Mumine.com ve Misafir Soru - Cevapları Forumundan ukraynalı müslüman kadın Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1
    Kayıtsız Üye

    Reklam

    ukraynalı müslüman kadın

    Reklam




    ukraynalı müslüman kadın


    Paylaş
    ukraynalı müslüman kadın Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Bugüne kadar Müslüman olmuş birçok yabancıyla tanıştım, sohbet ettim.
    Her birinin Müslüman olma hikâyeleri bana ilginç gelmiştir. Ve merakla dinlemişimdir.
    Hiristyan bir ailede doğuyor, o terbiye ile yetişiyor.
    Hatta bazıları Müslümanlığı hiç bilmiyor, hiç duymamış olanları dahi var.…
    Ya da biliyorsa da Müslüman deyince çöl, deve, cahil insanlar,terörist, eve hapsedilmiş kadınlar olarak tanımlıyorlar…

    İşte bunlardan biri Ola Baturina şimdiki adıyla Zeynep Ersoy…

    Kendisi Ukraynalı, sekiz yıl önce Müslüman olmuş güzeller güzeli bir kadın. Zeynep’in hikâyesinde beni en çok etkileyen, Müslümanlığı kabul ettikten sonra, Kuranı öğrenmesi ve hafız olması…

    Hafızım dediğinde kulaklarıma inanamamıştım. Yanlış anlamışımdır diye tekrar tekrar “hafız mısın?” diye sordum. Kendinden emin bir şekilde ve bastıra bastıra “hafızım elhamdülillah” dedi. Zeynep’le ilk diyalogum telefonda oldu. Türkçeyi yarım yarım konuşuyordu. Kibar, nazik ama bir o kadar da ne dediğini bilen, kararlı, kendinden emin bir sesdi.

    Sohbet teklifimi biraz endişeli kabul etti. Buluştuk… Uzun uzun anlattı hikâyesini. Kimi zaman duygulandık, kimi zaman güldük. Müslüman olduğu için şükrediyordu. Kadın olduğu için şükrediyordu. Örtündüğü için şükrediyordu.

    Anılacağınız Zeynep’in sohbeti en az kendisi kadar güzeldi.

    KENDİMİ 8 YAŞINDA HİSSEDİYORUM

    Zeynep Hanım ne zaman Müslüman oldunuz?
    8 sene önce Müslüman oldum. İnsanlar kaç yaşında olduğumu soruyor. Gerçekte 38 yaşındayım. Ama kendimi 8 yaşında hissediyorum.

    İslam ile ilk nasıl tanıştınız?
    Ukrayna,Hıristiyan bir memleket ama komünizm dönemi olduğu için din yasaktı, insanlar kiliseye bile gidemiyorlardı. Kırım tarafında Müslüman çok Tatar vardı. Böyle bir din olduğunu okula giderken öğrendim. Derslerde Müslümanların da olduğunu öğrendim. Ama çok fazla içine girmedik, sadece bilgi olarak.

    GORBAÇOV SONRASI HERKES KİLİSEYE GİTMEYE BAŞLADI

    Aileniz dindar Hıristiyan mıydı?
    Hayır. Babam zaten komünist bir devlette çalışıyordu. Annemin hiçbir zaman kiliseye gittiğini ya da bir mum yaktığını görmedim. Mihail Gorbaçov gelene kadar böyleydi. Hatta hapis cezası alanlar dahi vardı. Gorbaçov sonrası herkes kiliseye gitmeye başladı. Dinleri olduğunu hatırladılar. Ben de ilk defa 17 yaşımda kiliseye gittim.

    İlk Kiliseye gittiğinizi hatırlıyor musunuz?
    Evet… Bir görev gibi mum yaktım, dua ettim. Birisinin öldüğünü duymuştum ona dua ettim. Ama içimde hiç bir şey yoktu.

    İslam’ı nerede öğrendiğiniz?
    Türkiye’ye geldiğim zaman öğrendim. Benim arkadaşım burada çalışıyordu. Benim de o zaman işim yoktu. Almanya’ya, Fransa’ya, Belçika’ya, Polonya’ya gittim baktım. Bir süre oralarda yaşadım. Geri döndüğüm zaman arkadaşım beni aradı. “Türkiye’ye gidiyorum istersen sen de gel” dedi. Kalkıp geldik. Uçağa bindiğim zaman; “Ben nereye gidiyorum” dedim.Çok endişeliydim.

    TÜRKİYEYİ ÇÖL VE DEVELERLE DOLU BİR ÜLKE BİLİYORDUM

    Türkiye’ye gidiyorsunuz diye korktunuz mu?
    Türkiye hakkında çok az bilgim vardı. Çöl gibi bir yer biliyordum. Develerle dolu bir ülke bekliyordum. Müslüman memleket ve herkes cahil diye düşünüyordum. Bizim memlekette 25 senelik bir film vardı. O film haremi, bir adamın 11 eşi olduğunu anlatıyordu. Tabii ki çok yanlışlık var ama böyle önyargılarla geldim.

    MÜSLÜMAN BİR ÜLKE AMA ÇOK FAZLA İSRAF YAPILDIĞINI GÖRDÜM

    Geldiğinizde ne hissettiniz?
    Türkiye’ye geldiğimde çok şaşırdım. At arabası da var, en lüks araba da var. Müslüman bir ülke ama çok fazla israf yapıldığını gördüm. Çöpe çok yemek atılıyor. Avrupa’da, zengin ülkelerde böyle bir şey yok. Mümkün değil…

    Türkiye ye gelir gelmez iş buldunuz mu?
    Hemen buldum. Çünkü her yerde tercüme gerekiyor. Arkadaşım Aksaray’da bir kargo şirketinde çalışıyordu. O beni çağırdı. Orada işe başladım.

    Bir yabancı bayan olarak sizi nasıl karşıladılar?
    İş yerinde herkes Rus olduğu için hiç sorun yaşamadım. Ama sokakta çok rahatsız ettiler.

    Müslüman ülkede sizi rahatsız etmelerine şaşırdınız mı?
    İslam’ı bilmediğim için şaşırmadım. Bilakis beğenilmek hoşuma gidiyordu.


    8 yıl önce İslam dinini seçen Ukrayna'lı Ola Baturina şimdiki adıyla Zeynep Ersoy, hayat hikayesini Nursel Tozkoparana anlattı...

    ANLADIMKİ BENİ İSTANBUL’A ÇEKEN EZANDI

    İşe başladıktan sonra ne oldu? Ne yaptınız?
    İlk geldiğimde 1 aylık vizem vardı. 1 ay sonra eve döndüm. Ama evde kalamıyordum. Ne yapsam olmuyordu. Uyuyamıyordum. Aklım fikrim İstanbul’daydı. Avrupa’daki birçok şehirdeki sosyal hayat İstanbul ile aynı olduğunu gördüm. Hiçbir fark yoktu. Ama oralara gitmek istemiyordum. Üç ay sonra İstanbul’a döndüğüm zaman anladım ki beni buraya çeken ezandı. Ezanı duyunca rahatlıyordum.

    Müslümanlara nasıl bakıyordunuz?
    Bizim memlekette Müslümanlar terörist olarak biliniyordu. Müslümanların cahil olduklarını düşünüyordum. Ama ezan beni çok etkiliyordu. Müslümanlar ezanı duyuyorlar ama namaza gitmiyorlar. Kendi dinlerinin emirlerini de yerine getirmiyorlar. Bu duruma çok şaşırıyordum. Yedi yıl böyle geçti Ben o zaman çalışıyordum ama Müslüman arkadaşım yoktu. Çünkü hep Ruslarla çalışıyordum.

    İlk irtibata geçtiğiniz Müslüman kimdi?
    Eşim Emrah’tı. Trabzonlu…

    Nerede tanıştınız?
    Emrah benim arkadaşımın arkadaşıydı. Arkadaşım beni aradı, “Ola bu akşam diskoya gitmek ister misin?” dedi. Ben de; “Olur, gidebiliriz” dedim. Kabul ettim. Emrah bizi diskoya bıraktı. İlk öyle tanıştık.

    GEREK KIYAFETLERİMDE GEREKSE DE HAREKETLERİMDE KURALIM YOKTU

    Emrah Beyi gördüğünüzde bir şey hissettiniz mi?
    Ben değil ama Emrah hissetmiş. Sonra bana anlattı. Arabaya binecek kişi olduğumu bile bilmeden sadece gördüğü anda kalbi vurmaya başlamış. Görmeden âşık oldu yani. Ben arabaya bindikten sonra nasıl araba kullandığını hiç hatırlamıyor. O zaman daha Türkçe bilmiyordum. Diskoda oturduğumuz zaman bana hiç bakmadı. Şaşırdım. Çünkü normalde bana bakarlar. Arkadaşımla Türkçe konuşuyorlardı ben anlamıyordum. Arkadaşım tercüme ediyordu. Emrah arkadaşıma benim gibi başka arkadaşı varsa evlenmek istediğini söyledi Arkadaşım beni tavsiye etti Korkudan ya da heyecandan hiç bir şey söylemedi. Bana hiç yakınlık göstermedi.

    Siz Emrah Bey hakkında ne düşündünüz?
    Çok yakışıklı birisiydi. O hareket etmezse ben etmeyi düşündüm. Ben O’nu çağırdım. O zaman çok açıktım. Gerek kıyafetlerimde gerekse de hareketlerimde, konuşmalarımda hiç kuralım yoktu.

    ALLAHÜ EKBER SESİNİ DUYUNCA “AŞK BİTTİ” DEDİ

    Emrah Beyi nereye çağırdınız?
    O’nu eve çağırdım. Sözlüğe bakarak konuşuyorduk. Sabah ezanı okunmaya başladı. Ezan okununca kalkıp banyoya gitti, abdest aldı. Ben ne olduğunu anlamadım. Şaşıp kaldım. Hayatımda ilk defa böyle bir şey gördüm çünkü. “Allahü Ekber” sesini duyunca “aşk bitti” dedi. Namaza durdu. Şaşkındım, çünkü hayatımda ilk kez Allah’a saygı gördüm. Gerçekten çok etkilendim.

    Sonra ne oldu?
    “Her şeyi bırak, bana gel” dedi. Benim için zor oldu dönüşmek, kurallara alışmak. Ama Allah O’na sabır verdi ve beni bekledi.

    MÜSLÜMANLIK TEMİZLİK,AKIL VE SAĞLIK DEMEK

    Ne kadar sonra evlenme kararı aldınız?
    O beni kendi evine aldı. Beraber yaşamaya başladık. Müslüman - Hıristiyan ayrımı yoktu. Kendisi ibadetlerini yerine getiriyordu. Ama bana hiçbir zaman; “Müslüman olursan evleneceğiz” demedi. Ama mesela o içmiyor diye ben de içkiyi bıraktım. Bir gün otururken bana hayatta en güzel şeyin Yaradan ile beraber olmak olduğunu söyledi. “Hayatın sonu Yaradan’ı görmektir. Sadece Müslümanlar bunu yapabilir” dedi. Ben O’na âşıktım. Müslüman olmak için ne yapmam gerektiğini sordum. Bana Kelime-i Şahadeti söyledi ve ben tekrarladım. Abdesti öğretti. “Müslümanlık temizlik, akıl ve sağlık demek” dedi. İlk bana bu kadar anlattı. Ben Müslüman oldum.

    Emrah Beyin ailesi ile tanıştınız mı?
    Annesiyle tanıştım. Dini nikâh olmadan birlikte yaşamanın günah olduğunu söyledi. Emrah Taksim’de eski bir cami var beni oraya götürdü. Küçükken evleneceği zaman dini nikâhını o camide kıymaya niyet etmiş. Dini nikâhımız orada kıyıldı.

    MÜSLÜMANLARI TERÖRİST GÖRDÜKLERİ İÇİN EMRAH'A KARŞIYDILAR

    Müslüman olduğunuzu kendi ailenize nasıl söylediniz?
    Bir yıl sonra Emrah ile beraber Ukrayna’ya gittik. Ailem O’nu kabul etmedi. Çünkü Müslümanları yanlış tanıyorlardı. Bizi ayırmaya çalıştılar. Kardeşim her fırsatta itiraz ediyordu. Kavga bile ettik. Müslüman bir erkekle evlenmeme karşı çıktılar. Çok sorunlar yaşandı. Müslümanları terörist olarak gördükleri için kızlarının böyle biriyle evlenmesine üzüldüler. Kötü bir tesadüf Moskova’ya gittiğimiz zaman 2 bin kişinin olduğu tiyatroya bir terörist grup girdi. Çoğunluğu çarşaflı, bombalı kadınlardı. 2 bin kişiyi rehin alıp 3 gün boyunca tuttular. Herkes çok korkmuştu.

    Ailenizi nasıl ikna ettiniz?
    Pasaport sorunum çıktı. 8 ay orada kaldım. Emrah 1 ay sonra vizesi bitince geri döndü. Ama bu 8 ayda neler neler yaşandı. Pasaport vermeyi istemediler. Ailem sorun çıkarttı. Ben artık oradan, ailemden kaçtım.

    KADİR GECESİ ALLAHA “BANA YOL GÖSTER “ DİYE DUA ETTİM VE DUAM KABUL OLDU

    Sonra?
    Türkiye ye Emrah’ın yanına geldim. İlk ramazana girdik. Bana; “Oruç tut” demedi. Kendisi de tutmuyordu. Biz evde 3 kişi yaşıyorduk. Onun erkek kardeşi de yanımızdaydı. O oruç tuttuğu için ben yanında sigara içmiyordum ama ona iftar hazırlıyordum Hatta beraber iftar etmek benim çok hoşuma gidiyordu. İlk buraya geldiğimde kıştı. O zaman da Ramazan’dı. İftar, sahur bilmiyordum ama herkes bir yerlere gidiyordu. Bir yemek telaşı olduğunu biliyordum. Kadir Gecesi’nde eşim bana o gecenin önemini anlattı. “Ne istiyorsan dua et” dedi.“Benim her şeyim var ne isteyeyim diye düşündüm. Ev, araba, para var.” Bana yol göster. Nasıl yaşamam lazım bana göster Allahım” diye dua ettim. Duam kabul oldu. Çünkü 30 yıl ne yaşadım, nasıl yaşadım, niçin yaşadım? Nereye kadar böyle olacak? Zamanın boş geçtiğini anladım. Yol istedim ve Elhamdülillah duamı kabul etti.

    Örtünmeye ne zaman karar verdiniz?
    Dua ettikten birkaç gün sonra yani Ramazan bittikten 3 gün sonra bana bir şeyler olmaya başladı. Değişik oldum. Bir kapı açıldı ve kendi kendime okumaya başladım. Çok enteresan bir duygu. Bana neler oluyor? diye soruyordum. Hayatımda ilk defa kendi kendimle tanışmaya başladım. Kâğıt kalem aldım ve aklıma ne geliyorsa yazdım 3 gün boyunca…

    Ne yazıyordunuz?
    Aklıma ne geliyorsa. Eşim gelip; “Sen ne yapıyorsun” diye soruyordu. Beni rahat bırakmasını ve kendimi bulmak istediğimi söylüyordum. Sürekli bana neler olduğunu soruyordu. Sanki aklımın içinde birisi konuşuyordu. Haber geldi sanki bunu duyuyordum. Ve biran delirdim diye düşündüm. Sonra aklıma Allahtan yol istediğimi ve kabul olduğu geldi. Ben ne yaptım ki bu şekilde beni kabul etti? Ben neyim ki? Bunları soruyordum. O zaman çok korkmuştum.

    KAYINVALİDEM DELİRDİĞİMİ DÜŞÜNMÜŞ

    Ne hissediyordunuz?
    Hayatın ne demek olduğunu anladım, uyanık oldum. Anladığım zaman ağlamaya başladım. Korktum. “Beni bu şekilde nasıl kabul etti?” dedim. Eşim bana bir şeyler olduğunu görünce annesini getirdi. Annesi de intihar edecek diye korkmuş. Delirdiğimi düşünmüş. Ben hareketlerimden utandım ve kendimden saklanmaya çalıştım. Ama saklayacak yeri nerede bulacaksın? Bir dönüş olduğunu anladım. Tam anlamıyla İslam’ı yaşamaya yöneldiğimi hissettim. Ondan sonra her yerde bir vesile olmaya başladı. Bütün soruların cevaplarını rüyada ya da gerçekten bulmaya başladım.

    Nasıl rüyalar görüyordunuz?
    Ben daha Kura’n-ı, duaları, sureleri bilmiyordum. Bir gece rüyamda kendi doğurdum bir çocukla beraber Sübhaneke okuyorum gördüm. Çocuk bana sert bakıyor ve “Sana kaç kere Kur’an’ın en önemli kitap olduğunu söylemek lazım” diyordu. Uyandığım anda hemen Kur’an getirmelerini istedim. Kayınvalidem beni bir hocaya yolladı. İki hafta ders aldım. Sonra hoca bir yere gidince yalnız kaldım. Ama başka hocaya gitmek istemedim. Kendi kendime açtım ve öğrenmeye devam ettim.

    İlk örtünmeniz nasıl oldu?
    Ramazan bittikten sonra Şevval ayında 6 gün oruç var biliyorsunuz. Baktım etrafımda herkes oruç tutuyor. Ben de tutmak istediğimi söyledim. İlk orucum 6 gün orucudur. Sonra da örtündüm.

    İlk ne giydiniz?
    Başımı kapattım, uzun kollu ve uzun etek giyindim. Benim güzel örtülü komşularım var. Bana tayt ve çorap giymem gerektiğini söylediler. Pardösü giymem gerektiğini söylediler. Gittim ve renkli yeşil bir pardösü aldım, çorapları giyindim. Kapandıktan sonra yaz geldi. Hatırlıyorum hava çok sıcaktı. Pazara gittim. Benimle beraber komşu kız da geldi. O yürüyor, ben de arkasındayım. Üzümler doluydu. Ve ben sormadan ağzıma atıyordum. Kız dönüp ne yaptığımı sordu. Ben de tadına baktığımı söyledim. “Bu Haktır.” Git helallik iste”dedi. Çünkü küçük üzüm ama diğer tarafta senin karşına neler çıkar” dedi. Önceden pazara giderken her şeyin tadına bakardım. Ama ben örtündükten sonra Allah bana yardım etti. Hemen uyarı geldi.

    Örtünmenize eşiniz ne dedi? Çünkü sizinle örtülü değilken evlendi…
    İlk zamanlar “Sen beni Müslüman yaptın şimdi çarşaf da giydireceksin” diye takılırdım. O karışmayacağını söyledi. “Sen nasıl istersen öyle yap” demişti. Beğendi, çok hoşuna gitti.

    Ne kadar zaman sonra çarşaf giyindiniz?
    Kapandıktan 4 ay sonra giyindim. Önce siyah pardösüye döndüm.

    Örtündükten sonra çevrenizdekilerin size bakışı nasıl oldu?
    Kimse bana bir şey demedi. Kendi kendime okuyordum, öğreniyordum ve yaşamaya çalışıyordum. Ben açıklığın ve kapalılığın ne demek olduğunu anladım. Ben hayatı, dünyayı anladıktan sonra kim bana ne diyebilir? İnsanlar konuşmaya geç kalıyorlar. Konuşuyorlar ama lazım olduğunda susuyorlar. Mesela bugün kandil, oruç tutulması gerektiğini söylüyorlar. Bana önceden söyleseler ben de oruç tutardım. Ama kandil günü söylüyorlar. Niçin dün söylemedin? diye soruyorum. Sonra kendi kendime kızdım. Ben kimden, niçin bekliyorum? Araştırmaya başladım. 6 gün oruç tutunca az geldi. Sonraki Ramazan 30 gün tuttum, az geldi. Başka bir oruç var mı diye araştırdım. Pazartesi, Perşembe sünnet orucu var, 3 aylar var, kandiller, Aşure’de 10 gün oruç var. Hepsini öğrendim.

    EŞİM “EĞER ÇARŞAF GİYERSEN AYRILIRIZ” DEDİ

    Çarşafı giymeye nasıl karar verdiniz?
    Çarşaflı arkadaşların hiçbir yeri gözükmüyor. Çok kıskanıyordum onları. Çarşafla daha Müslüman olmadan tanıştım. Bir arkadaşla beraber havuzda oturuyorduk. Hava çok sıcaktı. Yan tarafta çocuk havuzu vardı. Çocuklar orada oynarken 5 çarşaflı kadın onları bekliyordu. Hiçbir yerleri gözükmüyordu. Eldiven ve siyah gözlükleri de vardı. Çok şaşırmıştım. Bu sıcakta bu ne diye düşündüm. Onların benim için ne düşündüğünü de şimdi çok iyi biliyorum. Çarşafla ilgili iki rüya gördüm. İlk rüyadan sonra kalkıp eşime çarşaf giyinmeye karar verdiğimi söyledim. Eşim istemedi. “Utanıyor musun”? diye sordum. “Evet, utanıyorum” dedi. “Kimden? İnsanlar ne diyecekler diye mi utanıyorsun? Ben çarşaf aldım.”dedim Bana “eğer çarşaf giyersen ayrılırız” dedi. Ben de; “Tamam, ayrılmaya hazırım” dedim. Ve ikinci rüya geldi. Ben gidip çarşafı giyindim, eve dönüyorum. Bana baktı ve güldü, hiç bir şey demedi. Sonra da bana; “Ben senden razı oldum, Allah da razı olsun” dedi. Ondan sonra da resmi nikâh yaptık.

    MÜSLÜMANLAR İSLAMI TAM ANLAMIYLA YAŞAYAMIYORLAR, ÜZÜLÜYORUM

    Şimdi Müslümanlara nasıl bakıyorsunuz?
    Güzel bakıyorum ama üzülüyorum. Eksikler çok, hem de şımarıklık fazla. İslamiyet çok güzel bir din ama Müslümanlar İslam’ı tam anlamıyla yaşayamıyorlar. Bu yüzden üzülüyorum.

    Müslüman kadınların kıyafetlerini nasıl buluyorsunuz?
    Müslüman kadınların kıyafetinin böyle olması lazım. Niye utanıyorsun? Senin Rabbin Allah. Seni yarattıktan sonra başıboş bırakmadı. Erkeğin erkeğe, kadının kadına benzemesi lazım. Allahu Teâlâ bizi kadın olarak yarattı, kadın ol ya! Kadınlık ne kadar güzel bir şey. Beni kadın olarak yarattığı için çok şükrediyorum. Kur’an’da Nisa Suresi var. Nisa kadın demek, güzellik demek. Güzel ol. Benim eskiden birkaç elbisem vardı. Özel günlerde falan giyerdim. Ama şimdi her gün evde kraliçe gibiyim. Uzun elbiselerim var, hiç pantolonum yok. Çünkü pantolon erkek kıyafeti. Sen Allah’ın emrini yerine getirdiğin zaman sana aynı şekilde karşılık veriyor. Hayatın daha huzurlu oluyor.

    ÖRTÜNDÜKTEN SONRA KENDİMİ DAHA ÖZGÜR HİSSEDİYORUM

    Örtünmek hayatınızı zorlaştırdı mı?
    Bilakis kolaylaştırdı. Kendimi daha özgür hissediyorum. Zaten İslam en özgür kılan din. Şimdi beni eşim nerdesin, ne yapıyorsun? diye aramıyor. Çünkü biliyor ki bana evden bile çıkmak zor geliyor. Hayatımın en güzel ve özgür zamanını yaşıyorum. Niçin, nasıl, kimin rızası için yaşamak? Bu bambaşka bir tat.

    Aileniz Türkiye’ye geldi mi?
    Hayır gelmediler…

    ANNEM İSLAMIN FAYDASINI BENDE GÖRDÜĞÜNÜ SÖYLEDİ

    Görüşüyor musunuz?
    6 yıl görüşmedik. Annem beni son gördüğünde çok hastaydım. Birkaç zaman
    önce videodan görüştük. Annem İslam’ın faydasını bende gördüğünü söyledi. Çünkü, “Ben başka bir şey bekliyordum. Sen hastasın, zayıfsın, yorgunsun ama karşıma çok güzel biri oturdu. Bu nasıl oldu?” diye sordu. Ben İslam’ı hakkıyla yaşamaya çalışıyorum. Sağlığım çok iyi. Son 6 yıldır aspirin bile almıyorum. Hiç ilaç kullanmıyorum. Yaşanması gerektiği gibi yaşayınca elhamdülillah sağlık, sıhhatte oluyor. Yanlış anlaşılmasın. Hz. Peygamber ve Ashabı 40 gün içinde hastalanmayınca; “Allahu Teala bizi unuttu” derlerdi. Bu başka bir şey. Ne yapman gerektiğine dikkat ediyorsun. Sünnetleri yerine getiriyorsun. Hz. Peygamber bize örnek olacak şekilde yaşadı. Biz de onun gibi yaşamalıyız. Sen bir adım atınca gerisi gelir. Her şeyi yavaş yavaş öğrenirsin. Birden öğrenemezsin ki.

    AKLINDA LAİLAHE İLLALLAH, YASİN, TESBİHAT OLURSA BEYİN SICAĞI DÜŞÜNMÜYOR

    Aileniz artık sizi kabul etti…
    Babam vefat etti. Annem beğendi. Annemin Müslüman olması için dua ediyorum, Allahu Teala nasip edince her şey olur. İnsanlar bana nasıl giyindiğimi, sıcakta nasıl dayandığımı soruyorlar. Bir arkadaş hastaneye gitmişti, ben de yanındayım. Bir kadın geldi ve sıcaktan şikayet ediyor, bunalıyor. Ben ve arkadaşım pardösülüyüz. Açık tene güneş direk dokunduğu için yaktığını söylüyorlar. Ama ben başka bir şey olduğunu söylüyorum. Senin aklında La ilahe illalah, Yasin, İhlas, Fatiha, Tesbihat olursa beyin sıcağı düşünmüyor. Ama onlar hep güneşi düşünüyor. Yazın güneşin yakması çok normal. Kışın kar yağması gibi.

    BEN AYNI ZAMANDA HAFIZIM

    Ramazanı nasıl ihya ediyorsunuz?
    Mukabele okuyorum. Ben aynı zamanda hafızım.

    Ne diyorsunuz? Elhamdülillah. “Bu kitabı bana ver” diye dua etmiştim. Kuran okumayı öğrendim,rabbim kısmet etti hafızlığımı da yaptım. Hayatıma mana buldum. Bu gerçek, hakikat. Bu Kur’an bir mucize.

    Umreye ya da Hacca gittiniz mi?
    Hayır ama niyetim var. Allah biliyor. Ben sadece hayırlısını istiyorum. Başka bir şey istemem. Asla şikayet etmem. (Bitti)


    Nursel Tozkoparan'ın röportajı..
    Haber 7