Mumine.com ile Misafir Soru - Cevapları Forumundan kolay kuran öğrenme yöntemi Hakkında Kısa Bilgi.
  1. 1
    Kayıtsız Üye
    Misafir


    kolay kuran öğrenme yöntemi






    kolay kuran öğrenme yöntemi








    kolay kuran öğrenme yöntemi Mumine Forum

  2. 2
    Özel Üye
    Üyelik tarihi
    30 Mart 2012
    Bulunduğu yer
    ruhumdaki ıssız çöllerden
    Mesajlar
    8.247
    Reklam




    Kur’an-ı Kerim, insanlığın kurtuluşu için, kulların ihtiyaçlarına göre en son gönderilen ve kıyamete kadar da hükmü geçerli olan ilahî kitaptır. Peygamber Efendimiz, Kur’an-ı Kerim’i, bize okumuş, öğretmiş ve onun getirdiği hayat ölçülerini bizzat uygulayarak açıklamıştır. Bir Müslüman’ın Kur’an-ı Kerim’e karşı vazifesini beş maddede özetleyebiliriz: Öğrenmek, okumak, anlamak, uygulamak ve başkalarına öğretmek.

    Asr-ı saadetten itibaren Müslümanlar Kur’an’ın en doğru şekilde okunmasına ve sonraki nesillere aktarılmasına özel bir önem vermişlerdir. Kur’an eğitiminin verimliliği, ders hocasının nitelikliliği ve kullandığı yöntemlerle doğru orantılıdır. Bu sebeple Kur’an eğitiminde, ancak mânevî motivasyonu çok iyi, öğrencilerle güzel iletişim kurabilen, dersin özel öğretim yöntemlerini iyi bilen vasıflı öğreticiler başarılı olabilirler.

    Kur’an-ı Kerim dersi din eğitimi verilen müesseselerde temel bir derstir. Bu dersten başarılı olan öğrenciler İslami ilimlerdeki diğer alanlarda daha başarılı ve istekli olmaktadır. Kur’an dersinde verimliliği artırmak için ders hocasının kalitesi, vasıflılığı, yetişmişliği ve yenilikleri takip ederek gelişmiş yöntemleri kullanması önemli rol oynamaktadır. Kur’an’ı çok güzel okuyan her insan, Kur’an’ı çok güzel öğretebilir diye bir kural yoktur. Kur’an kıraati ve sesi güzel olan nice insanlar vardır ki istenilen düzeyde bir Kur’an eğitimi verememektedirler. Fakat orta düzeyde ses ve kıraata sahip olan ya da ses güzelliği olmadığı halde harflerin mahreç ve telaffuzlarını çok iyi uygulayan, tecvitli okuyuşu mükemmel olan bir çok öğretici / hoca/ öğretmen iyi bir Kur’an eğitimi verebilmektedir. Bunun altında yatan sebep de bu işe kendini vermek ve öğretim teknik ve yöntemlerini çok iyi bilmek olsa gerektir. Bu sebeple İmam Hatip Liselerinde de Kur’an dersleri için mesleğinde mâhir, okuyan ve okutan, yöntem ve teknikleri iyi bilen, talim çalışmasına ağırlık veren öğretmenlerin görevlendirilmesi tercih edilirse daha güzel neticeler alınabilecektir.

    Her ilmin kendine mahsus öğretim yöntemleri olduğu gibi Kur’an-ı Kerim okumayı öğrenmenin ve öğretmenin de özel yöntemleri vardır. Kur’an-ı Kerim’i Arapça’nın fonetiğine uygun olarak öğrenmek ve okumak ancak bu yöntemlerin iyi bilinip uygulanmasıyla mümkündür. Kur’an öğreniminde kulağa hitap çok önemlidir. Harflerin mahreçlerinin ve telaffuzlarının iyi bir okuyucudan dikkatli bir şekilde dinlenerek kavranılması gerekir. Kur’an-ı Kerim eğitimi, hoca merkezli bir eğitimdir. Kimse bir hocanın kendisinden ya da sesinden duymadan Kur’an okumayı doğru bir şekilde öğrenemez ya da okuyamaz. Kur’an-ı Kerim’i, “Fem-i Muhsin” (iyi bir okuyucu) diye vasfedilen bir hocadan dinleyerek, onun okuyuş şeklini kavrayarak, müşâfehe (Talim) usûlü ile ders alarak öğrenmek gerekir. Kaset ve CD lerden de öğrenirken durum böyledir. Dinlenilen bölümleri dikkatli bir şekilde tekrarlayıp hocanın okuyuşuna benzetmek önemlidir.

    Biz bu tebliğimizde Kur’an öğretiminde yöntem ve teknikler üzerinde duracak, çeşitli etkinliklerle verimli bir Kur’an öğretimi için nasıl bir eğitim yapılabileceğini kademe kademe anlatmaya çalışacağız. Bu çalışmayı kaleme alırken hocalarımızdan gördüklerimiz, meslektaşlarımızın uygulamaları ve çoğunlukla da meslekî tecrübelerimizden istifade edilmiştir. Bizim niyetimiz, az da olsa Kur’an öğretiminde uygulanan yöntem ve tekniklerin kayda geçilmesi, sonraki nesillere aktarılması ve Kur’an eğitimi veren hocalarımızın uyguladıkları yöntemlerin bir mukayesesini sağlamaktır. Mesleğe yeni başlayan hocalarımıza da bazı tecrübeleri aktarabilmektir.

    Mesleğinde maharetli, bir ömür Kur’an’a hizmet ederek yüzlerce “Hafız ve Ehl-i Kur’an” yetiştiren hocalarımızın bu yöntemlerden daha güzelleriyle eğitim yaptıklarından hiç şüphe yoktur. Bizim niyetimiz bu alandan yapılabilecek daha vasıflı çalışmalara bir basamak olabilmektir. Kur’an-ı Kerim öğreten hocalarımızı ve ilmiyle, malıyla, canıyla ve hizmetleriyle kendilerini bu yola adayan mü’minleri hayırla ve rahmetle yâd eder, bu küçük çalışmanın Rabbimizin kelamı Yüce Kitabımız Kur’an’a hizmette küçük de olsa bir katkısının olmasını temenni ederiz... Tevfîk Allah’tandır…

    ELİF-BÂ ÖĞRETİMİ

    Kur’an öğreniminde/öğretiminde birinci basamak elif-bâ öğretimidir. Elif-bâ öğretiminde harflerin doğru ve düzgün telaffuzla öğretimi çok önemlidir. En önemlisi de harflerin isimleri üzerinde çok durmadan üstün, esre ve ötre ile harflerin okunuşlarını uygulayarak okutmaya başlamaktır. Çünkü harflerin isimlerini öğrenen öğrencilerin harekeli okuyuşa geçmeleri çok zor olmaktadır. Öğrenci, harfi “Cim” diye öğrenince “جَ جِ جُ” diye okumakta zorlanmaktadır. Harfleri harekelerle birlikte kavrayan öğrencilerin okumaya geçmesinin daha kolay ve çabuk olduğu bir çok defa gözlemlenmiştir. İlk derste (أَ إِ أُ ), (بَ بِ بُ ), (تَ تِ تُ )şeklinde öğretilerek başlanabilir. Ya da bütün harfleri önce “üstün” hareke ile okunuşu (أَ بَ تَ ثَ جَ ( kavratılır. Sonra “esre” ile, sonra da “ötre” ile bütün harflerin okunuşu kavratıldıktan sonra yine (أَ إِ أُ ),

    (بَ بِ بُ ), (تَ تِ تُ )şeklindeki okunuşa geçilebilir. Aynı harekelerle harflerin başta, ortada ve sonda yazılışları pekiştirildiğinde okumak kolaylaşacaktır.

    Başka bir yöntem olarak bütün harfleri isim olarak değil de ses olarak öğretmek de olabilir. Bugün ilköğretim okullarında birinci sınıflarda okuma-yazma öğretilirken bu yöntem uygulanmaktadır. Bu konuda bir sınıf öğretmeni ile de görüş alışverişinde bulunulabilir. Seslerin öğretiminden sonra harekelerin öğretimine geçilebilir.
    Elif-bâ öğretiminde kelimelerin, öğretici tarafından yüksek sesle, net olarak telaffuzuna da ağırlık verilmeli ve öğrencilere kulak aşinalığı kazandırılmalıdır. Mahreç yakınlığı olan harfler tahtaya yazılarak özellikle seslendirilmeli ve yazı ile de gösterilmelidir. Şimdi de Elif-bâ öğretim sürecinde hangi uygulamaların olabileceğini görelim :

    Sınıf ortamında bütün öğrencilere aynı Elif-bâ okutulur.
    Elif-bâ öğretiminde yazı çalışmalarından da destek alınır.
    Harflerin elif, ba, cim, sad, ayn gibi isimlerini öğretme üzerinde fazla yoğunlaşmadan harekelerle okunuşa (sesli okumaya-sesi fark ettirmeye) geçilir.
    Harekelerle beraber harflerin başta-ortada ve sonda yazılışları da öğretilir.
    Kelime öğretimine geçildiğinde harflerin önce ayrı ayrı, sonra da bitişik yazılışları gösterilir.
    Cezm öğretilirken bütün harflerin cezimli okunuşu yapılır. Alfabe tahtaya yazılarak ( أَبْ إِبْ أُبْ أَتْ إِتْ أٌتْ ) şeklinde harekeli elif ile okutulur. Bu esnada harflerin mahreçleri doğru, açık ve net bir sesle telaffuz edilerek koro çalışması yapılır. Sonra da örneklere geçilir.
    Şeddelerin öğretiminde aynı sistem kullanılır. Önce tahtaya yazılan alfabe üzerinden bütün harfler şeddeli olarak (أَبَّ إِبَّ أُبَّ أَتَّ إِتَّ أُتَّ ...) şeklinde harekeli bir elif ile okutulur. Harflerin mahreçlerinin iyi kavratılması için yüksek sesle ve doğru telaffuzlarla koro çalışması yaptırılır. Sonra da örneklere geçilir.
    Medlerin öğretiminde harflerin mahreçlerini ve medleri daha güzel kavratmak için önce bütün harfler elif, vav ve yâ medli olarak ( آ إِى أُو باَ بِى بُو )şeklinde okutulur. Koro çalışması yapılır. Sonra da örneklere geçilir.
    Harekeler, cezm, şedde ve medlerle ilgili örnek alıştırmalarla konular iyice kavrandıktan sonra tenvin konusuna geçilebilir.
    Vav ve yâ şeklinde yazılan elif, zamir, el takısı, okunmayan elif ve elif-lam, uzatma işaretleri (Med işaretleri) ve mukattaa harflerinin öğretimiyle elif-bâ tamamlanır.[2]
    Elif-bâ kitabındaki örnekler ve alıştırmaların hepsi olmasa da bir kısmı koro çalışmasıyla okutulur. Bu çalışmayla öğrencilerin Kur’an okumaya alıştırılması ve telaffuzlarının düzeltilmesi sağlanmış olacaktır.
    Öğrencilerin Kur’an okumaya geçme heyecanlarını canlı tutmak için namaz dua ve sureleri üzerinde fazla durmadan Fatiha ve Bakara 1-5. ayetlerden okuma çalışmalarına başlanılır. (Gerek görülürse sadece namaz duaları elif-bâ’dan okutulabilir.) Bu ilk okuyuşlarda öğretmen her bir kelimeyi koro çalışmasıyla okutur. Sonra da aynı yere kendilerinin çalışmalarını ister.
    Elif-bâ’yı bitirip yüzünden okumaya başlayan öğrencilere kolaylık olması için daha önceden çok dinledikleri ihtimaline binaen Yasin suresinden başlatmak da iyi bir yöntem olabilir. Böylece Kur’an’ın çok okunan bir suresine çalışmaları ve ileride de daha kolay okumaları mümkün olacaktır.
    Elif-bâ okuturken harfleri mahreçleriyle beraber düzgün kavratmaya dikkat edilir. Bunun için de harf talimi yaptırılır. Harflerin mahreç ve telaffuzlarının iyi kavranılabilmesi için bu çalışma önemli bir adımdır. Harflerin cezimli, medli ve şeddeli okunuşları ara sıra koro halinde tekrar edilir. Öğrencilere de tekrarlatılarak mahreçlerin iyice kavranılıp kavranılmadığı kontrol edilir. Harflerin mahreç ve telaffuzlarının düzgün öğretilmesinde eğitim CD’lerinden yararlanılır.
    Harflerin mahreç ve telaffuzlarını öğretirken bazı harf gruplarının öğretimine özen gösterilir. Bu harflerin okunuşları iyi kavratılır. Özellikle şu üç harf grubu üzerinde dikkatle durulmalıdır. :
    ( ث س ص) (ظ ز ذ )ح خ هـ) )

    Elif-bâ öğretimi sürecinde Kur’an-ı Kerim’i öğrenme ve okumanın faziletiyle ilgili hadisler okunup kısaca yorumlanabilir ve öğrenciler Kur’an okumaya teşvik edilebilir.

    YAZ KUR’AN KURSLARI İÇİN ÖZEL ELİF- BÂ


    Ülkemizin şartlarını göz önüne aldığımızda, Kur’an-ı Kerim okumayı bilenlerin çoğunun, Kur’an eğitimini ilk defa yaz kurslarında almaya başladıklarını görürüz. Çocukluğumuzda, hepimizin yolunun Kur’an-ı Kerim öğrenmek için mutlaka bir yaz kursuna uğramış olması da bunun en güzel göstergesidir. Son yıllarda, özellikle ilköğretim çağındaki öğrenciler, çeşitli sosyal ve kültürel faaliyetlerle de desteklenen yaz kurslarına yoğun ilgi göstermektedir. Velilerin bu kurslardan beklentisi, çocuklarının öncelikle Kur’an okumayı öğrenmeleridir. Bu sebeple, heyecanla başlayan yaz kurslarının hedeflerinden biri, çocuklarımızdaki Kur’an öğrenme sevdasını diri tutmak, bir diğeri de velilerin beklentilerine cevap vermek olmalıdır. En önemlisi de Yaz Kursu bitmeden Kur’an okumaya başlatıp yüzüne okumayı geliştirebilmektir.

    Yaz Kurslarına gelen ve henüz elif-bâ’yı tamamlayamadan kurstan ayrılan bir çok öğrenci olabildiği gibi Kur’an okumaya geçip pekiştirmeye fırsat bulamadan da ayrılanlar olmaktadır. Bir sonraki yıl yine elif-bâ dan başlayan bu çocukların Kur’an öğrenmeye olan ilgileri azalmaktadır. Bu sebeple Yaz Kur’an kurslarına gelen öğrencilerin daha kısa sürede Kur’an öğrenmelerini sağlamak için Yaz Kur’an Kursları için özel hazırlanan bir elif-bâ okutulmalıdır.

    Tecrübeler göstermiştir ki, elif-bâyı kısa sürede ve sağlıklı bir şekilde bitirip Kur’an okumaya geçmek, çocuklarımızın Kur’an okuma heyecanlarını sürdürmede önemli rol oynamaktadır. Kur’an öğrenmek isteyenlerin iki hafta gibi kısa bir sürede Kur’an okumaya başlamalarının hedeflendiği, 10 Derste Kur’an öğretmeyi esas alan Yaz Kursları için kısa bir elif-bâ, üyesi olduğumuz bir komisyon tarafından hazırlanmıştır.[3]



  3. 3
    Özel Üye
    Üyelik tarihi
    30 Mart 2012
    Bulunduğu yer
    ruhumdaki ıssız çöllerden
    Mesajlar
    8.247
    B.YÜZÜNE KUR’AN OKUMAYI GELİŞTİRMEK

    Elif-bâ’yı tamamlayıp Kur’an okumaya yeni başlayan öğrencinin moral ve desteğe çok ihtiyacı olur. Kelimeleri birbirine bağlarken zorlanabilir. Bu bölümde hoca çok okuyacak öğrenci de çok tekrar edecektir. Koro okuyuşuyla çalışılırken bazen aynı kelimelerin okunuşunu tek tek de dinlemek gerekir. Bu seviyde öğretim yapılırken tam bir sayfayı değil de birkaç satırı defalarca okutarak, okumayı geliştirmek öncelikli hedef olmalıdır. Bu süreçte yapılabilecek önemli uygulamalar şöyledir:

    Kur’an-ı Kerîm okumaya geçen öğrencilere Kur’an’ın ilk sayfalarından satır satır yüzüne okuma çalışmaları yaptırılır.
    Azâmî üç satırı, kelime kelime veya birkaç kelime halinde koro okuyuşu ile talim usulüyle okutulur.
    Öğrencilerin aynı satırları yaklaşık 15-20 defa okumalarını sağlanır.
    Birkaç sayfa bitinceye kadar aynı metot uygulanır. Öğrenciler belirli bir seri okuyuşa ulaştıkları tespit edildikten sonra “üç satır” sınırı beş satıra çıkarılır ve aynı metotla yapılacak olan yüzüne çalışmaları bu kez beş satır üzerinden yürütülür. Bu şekilde okutmaya bir süre devam edilir.
    Daha sonra öğrencinin durumuna göre yarım sayfaya geçilebilir. Yarım sayfayı çok okuma metodu öğrencinin okuma hızına göre bir müddet devam ettirilir.
    Yarım sayfayı güzel okuyan öğrenci artık bir sayfaya geçirilir. Koro okuyuşu ile çalıştırılıp öğrencilerin ders dışı en az on defa okuyarak derse gelmeleri sağlanır.
    Kalabalık sınıflarda öğrenciler arasında gruplar oluşturup kendi içlerinde birlikte çalışmaları ve birbirlerini dinlemeleri sağlanabilir. her bir öğrenciyi dinleme fırsatı olmayacağı takdirde bir ya da yarım sayfa okuyuşlarını tamamen dinlemek yerine bir miktar dinlemek okuma seviyelerini ve derse hazırlık durumlarını ölçmek için yeterli olacaktır.
    Sınıf içerisinde öğrencilere okutulurken her bir ayeti farklı bir öğrenciye okutarak okunan bölümlerin devamlı takip edilmesi sağlanabilir. Yüzüne okumalarda derste kimin okuyacağı kur’a ile ya da hocanın seçtiği sıraya göre olursa öğrenciler kendilerini her an derse hazırlıklı olmak durumunda hissederler. Bir ayet dahi olsa olabildiğince çok öğrenci derste okutulur. Bir öğrenciye tam sayfa ayırıp diğer öğrencilerin okumasına zaman yetmemesi gibi bir duruma düşülmesinden sakınılır.

    C. YÜZÜNE KUR’AN OKUMAYI HIZLANDIRMAK (SERİ OKUMAK)

    Kur’an-ı Kerim’i takılmadan seri okuyabilmek için hızlı okumayı geliştirmek gerekir. Bu kademede en çok dikkat edilmesi gereken “az yeri çok defa okumak” ve okuma hızını yükseltmektir. Bu uygulamayı bir süre devam ettirmede sabır ve azim göstermektir. Çünkü başlangıçta okuma hızı gelişmiyor gibi algılanabilir fakat bir süre devam edildikten sonra kolaylıkla seri okuyuşun gerçekleştiği görülecektir. Harfleri tam tanıyamadan, hızlı okuyuşu kavrayamadan öğrencilerin tecvitli okumakta zorlandıkları akıldan çıkarılmamalıdır. İstisnalar olabilir fakat öncelikle öğrenciler hızlı okuyuşu kavramalıdırlar. Bu süreçteki uygulamaları şöyle sıralayabiliriz:

    Yüzüne okumayı geliştiren öğrencilere “çok sayfa okutmak yerine aynı sayfayı çok defa okutmak” tercih edilir. Çalıştığı bölümü-yarım sayfa da olabilir- en az 20 defa okuması istenir. Öğretmenin defterine öğrencinin her bir okuyuşu için hangi tarihte, hangi sayfayı, kaç defa okuduğu ve kendisine not olarak ne takdir edildiği mutlaka öğretmenin defterine not edilir. Böylece öğrencinin okuma süreci hoca tarafından takip edilmiş olur. Bir süre bu çalışmaya devam edilirse iyi bir netice alınacaktır.
    Bir süre sonra “Dakikalı okuyuş”a geçerek öğrenciler arasında tatlı bir yarış başlatılır. Buna göre sınıf seviyesini dikkate alarak belirli bir sürenin altında okuyan öğrenciler şampiyon ilan edilebilir. Günün şampiyonları belirlenebilir. Öğrencilerin hangi gün, kaç dakikada okuduğu öğretmenin defterine kaydedilir. Dakikalı okuyuşta öğrenci seviyesini belirlemek için aşağıdaki veriler örnek bir puanlama olarak alınabilir.
    Bir tam sayfayı 1-30 saniye arasında okuyana pekiyi
    Tam sayfayı 1:30-2:00 saniye arasında okuyana iyi
    Tam sayfayı 2: 00- 2:30 saniye arasında okuyana orta
    Tam sayfayı 2: 30 saniye ve daha aşağısında okuyana zayıf not takdir edilebilir.
    Hızlı okuma çalışmaları, ezber okumaları ve tertil ile yüzüne okutma çalışmaları devam ederken de parelel olarak sürdürülebilir. Bu çalışma diğerlerine mani olmaz. Öğrenciler dakika tutarak birbirlerini de dinleyebilirler. Önemli olan “yüzüne takip çizelgesiyle” belirli bir kıvama gelinceye kadar bu çalışmayı devam ettirmektir.
    Daha verimli bir çalışma için öğrencilere aşağıdaki gibi bir çalışma kâğıdı –yüzüne takip çizelgesi- verilebilir. Verilen çizelgede 20 günlük bir zaman dilimi olursa öğrenci her bir sayfayı 20 defa okursa, yirmi günde 400 sayfa okumuş olur. Aynı sayfayı defalarca okuduğu için kelime ve ayetlere aşinalık kazanacaktır. Belirli bir sayıda okumaları ve okudukları sayıyı kaydetmeleri istenir. Bunun en büyük faydası da öğrencinin kendi gelişimini takip etmesini ve daha düzenli çalışmasını sağlar. Bu çalışma öğrenci velisinin gözlemlemesine de yardımcı olur. Sınıfa getirilen “yüzüne takip çizelgelerini” öğretmenimiz toplar ve her öğrencinin okuyuşu ile ilgili kısa değerlendirmeler yazar. Tekrar kendisine iade eder. Öğrencinin okuduğu sayı ve sınıftaki süresi öğretmenin defterine kaydedilir.
    “Mermeri delen suyun çokluğu değil, sürekliliğidir.”



    Hızlı okumayı kazandırmada öğrencinin okuma hızına göre okuma sayısı farklı verilebilir. Okuma sayısı her öğrenciye aynı sayıda verilmek zorunda değildir.
    Çok okuyuş ve dakikalı okuyuş metodu uygulanırken ev ödevi vermeden önce koro okuyuşu ile sayfa en az bir defa çalışılır.
    Sınıfta öğrenci sayısı çok olursa her bir öğrenciyi tek tek dinlemek mümkün olmayabilir. Bu durumda kalfa sisteminden ya da grup çalışmalarından yararlanılır. Öğrenciler birbirlerinin okuyuşlarını dinleyebilirler.

    DOĞRU VE DÜZGÜN OKUMAYI GELİŞTİRMEK (TECVİTLİ OKUMA)

    Bu bölüm, doğru ve güzel Kur’an okumayı kavratmak, tecvit kurallarına uygun olarak güzel Kur’an okumayı öğretebilmek için neler yapılabileceğini içerir. Kur’an’ı doğru, tecvitli ve güzel okumayı çabuk kavramanın en önemli yolu olabildiğince fazla talim çalışması yapmakla ve hocayı iyi dinlemekle mümkündür. Bunun yanında CD destekli çalışmak da öğrenme sürecini hızlandırır. Bu süreçte neler yapılabileceğini şöyle sıralayabiliriz:

    Önceleri Arapça’nın fonetiğine ve tecvit kurallarına uygun olarak okuyabilmek için harf talimine ağırlık verilir. Harfler tahtaya yazılarak cezm, şedde ve med harfleriyle koro çalışmasıyla okutulur.
    آ إِى أُو باَ بِى بُو ...)) (أَبَّ إِبَّ أُبَّ أَتَّ إِتَّ أُتَّ ...) أَبْ إِبْ أُبْ أَتْ إِتْ أُتْ ...) )
    Özellikle de aşağıdaki metotlar uygulanarak talim çalışması yapılır.

    Yüzünden okunacak bölüm önce hoca tarafından ağır ağır bir defa okunur ve tutulan (idgam-gunne) ve uzatılan (medler) yerleri öğrenciler kurşun kalemle işaretlerler.
    İkinci bir adım olarak öğrencilerin seviyesine göre kısa bölümler halinde hoca okur, öğrenciler koro hâlinde tekrar ederler. Arada bir öğrencilere tek tek veya küçük gruplar hâlinde okutularak düzgün telaffuz edip etmediklerini kontrol edilir.
    Vakit kalırsa bu sayfayı okumak isteyen öğrencilerden ayet ayet dinlenir.
    Ertesi günkü derste bütün öğrencilerden bu sayfadan okudukları bölümler hataları düzeltilerek dinlenir.
    İmkânlar ölçüsünde yüzüne okunan veya ezberlenecek olan bölümler CD veya kaset ortamında öğrencilere verilir. Böylece evde, yolda veya boş zamanlarında devamlı dinlemelerine, düzgün öğrenmelerine, kulak aşinalığı kazanmalarına ve ezberlemelerine yardımcı olunur.
    Kur’an-ı Kerim’i doğru, düzgün ve tecvitli okumayı öğrenmenin en güzel yolu öğrencinin öğretmenini taklit etmesinden geçer. Doğru bir telaffuz ancak mâhir bir okuyucu “fem-i muhsin”den öğrenilir. Kur’an dersinin “hoca merkezli” olmasının sırrı da buradadır. Elbette bu durum öğrenci merkezli anlayışa aykırı değildir. Çünkü Kur’an kıraatinin sanat yönü de vardır. Bir hocadan veya üstad’dan talim edilmesi şarttır. Bu sebeple öğreticinin sınıfta talim üzere çokça okuması ve öğrencilerin de çokça tekrar etmesi gerekir. Hocanın okuyuşunu, ağız ve dudak hareketlerini öğrenciler pür dikkat takip etmelidir. Hoca ayetleri kısa öğrencilerin kavrayabileceği kadar kısa bölümler halinde hatta bazen kelime kelime okumalıdır. Bu şekilde hoca, aynı bölümü birkaç defa okumalı; öğrenci hocanın ilk okuyuşunu dinlerken mushafa, ikinci okuyuşta hocasına dikkatle bakmalı, üçüncü okumayı da kendisi yapmalıdır.
    Yüzüne ve ezber derslerinde -şartlar uygun olursa- öğrenciler kendi okuyuşlarının ses kaydını yaparlar. Ses kayıtlarını dinleyerek hatalarını tashih etmeye çalışırlar. Bu etkinlik Kur’an okumadaki gelişim süreçlerini çok daha iyi gözlemlemelerini sağlar. Bu çalışma öğretmenin desteği ile yapılır ve öğrenciye hataları fark ettirilirse öğrencinin okuma seviyesinde kısa sürede ilerleme kaydettiği görülecektir.



  4. 4
    Özel Üye
    Üyelik tarihi
    30 Mart 2012
    Bulunduğu yer
    ruhumdaki ıssız çöllerden
    Mesajlar
    8.247
    TECVİD ÖĞRETİMİ
    Kur’an-ı Kerim’i tecvitli olarak okumak ve okutmak bir Kur’an hocasının üzerinde durması gereken en önemli husustur. Tecvit konularının anlatımında sade, kolay ve anlaşılır bir dil kullanmak gerekir.[4]Maksat kavram ezberletmek veya ayrıntılara boğmak olmayıp temel kavramlarıyla beraber kuralları öğretip uygulamaya ağırlık vermektir. Şu da unutulmamalıdır ki Kur’an öğrencisi, hocasından öğrendiği gibi okuyacak ve başkalarına da öğretecektir. Öğretirken de onun okuyuş tarzı, üslûb ve yöntemlerinden yararlanacaktır. Tecvit öğretiminde kural ve uygulama dengesi iyi korunmalıdır. Hafız olduğu halde uyguladığı kuralları anlamayan veya anlatamayan ya da bütün kuralları bildiği halde uygulamayı iyi yapamayan öğrencilerin varlığı bu anlamda düşündürücüdür. Şimdi iyi bir tecvit öğretimi sürecinde neler yapılabileceğini görelim:

    Tecvit konuları peyderpey, kısa ve özlü bir şekilde anlatılır. Bu kısa anlatımlar öğrencilere sınıfta yazdırılır veya fotokopi olarak verilirse daha kalıcı olur. Ya da ders kitabındaki metinler esas alınarak konular işlenir. Tecvit öğretiminde Kur’an kursu veya lise seviyesi öğrencileri için çok lüzumlu olmayan ya da seviyesinin üstünde olan ayrıntılara girilmez. (Medd-i Lazım’ın çeşitleri, Medd-i Ârız’ın vecihleri gibi)
    Öğretilen tecvit kuralıyla ilgili örnekler verilir. Sonra da bu örnekler üzerinde adım adım kural açıklanır ve uygulaması yapılır. Tahtaya yazılan örnekler veya yansıtılan Kur’an sayfası üzerinde de öğrencilerin adım adım açıklama yapması ve tecvitli olarak okuması istenir.
    Anlatılan tecvit konularıyla ilgili sınıfta Kur’an-ı Kerim’den örnekler buldurulur. Bulunan örnekler öğretmen tarafından okunur. Öğrencilerden de okumaları istenir. Bir sonraki ders için yeni örneklerin bulunması, yazılması ve sınıfta okunması ödev olarak istenebilir.
    Tecvit öğretiminde şekil ve çizimlerden olabildiğince yararlanılır. Konuların anlatımında aşağıdaki gibi bölümlere ayrılarak, tahtaya çizilen şekil üzerinde bir anlatım yapılabilir. Buradaki amaç ana hatlarıyla tecvit konularını öğrencinin algılamasını ve bir bakışta görmesini sağlamaktır.
    TECVİDİN BÖLÜMLERİ

    MEDLERLE İLGİLİ OLANLAR
    TENVİN VE SAKİN NUNLA İLGİLİ OLANLAR
    SAKİN MİMLE İLGİLİ OLANLAR
    İDĞAMLAR
    RA HARFİNİN HÜKÜMLERİ
    KALKALE, ZAMİR, LAFZATULLAH VE SEKTE
    VAKIF İŞARETLERİ
    OKUNUŞU ÖZEL OLAN KELİMELER
    Yukarıda belirtilen sekiz ana başlık üzerinden temel tecvit konularını işlemek kolay olacaktır. Belirtilen bölümler kısa, öz, şekillerle, etkinliklerle ve örneklerle açıklandığında kolay bir tecvit öğretimi yapılabilir.

    Tecvit öğretiminde bulmaca ve testlerden yararlanılabilir. Sınıfa asılmak üzere bir tecvit tablosu da hazırlanabilir. Test sorularını ve bulmacaları öğrencilere hazırlatmak konuların öğrenciler tarafından özümsenmesinde çok faydalı olacaktır.
    Tenvin ve sakin nunla ilgili tecvit konularını anlattıktan sonra, tahtaya Arap alfabesinin bütün harfleri yazılır. Tenvin ve sakin nunla ilgili her bir tecvit kuralı için bir şekil (kare, daire, dikdörtgen, üçgen, altıgen vs.) belirlenir. Aynı tecvit kuralı ile ilgili harfler aynı şekil içerisine alınır. Sonra da şekillerin içindeki harflerin, hangi tecvit kuralının harfleri olduğu sorulur. Böylece öğrencilerin zihninde harflerin hangi tecvit kuralıyla ilgili olduğu geometrik şekillerle kodlanmış olacaktır. Bu etkinlikten sonra sakin nun )( مِنْ ile hocanın okutmasıyla koro çalışması yapılarak bütün harflerin okunuşu tecvitli olarak gerçekleştirilir.
    Yüzüne ve ezber çalışmalarda bazen okunacak sayfa veya surenin çalışma kağıtlarına yazılması ve Medd-i tabii hariç bütün tecvitlerin gösterilmesi ve tariflerinin yapılması istenir. Öğretmen bu çalışma kağıdını alır, inceler ve geri verir. Kavranılamayan tecvitler varsa işaret koyar ve eksikliklerin tamamlanmasını ister. (Bu çalışmada öğrenciler tekrardan kaçınmak için numara sistemini kullanabilirler. Her yeni tecvite bir numara verirler. Aynı tecvitle ilgili örnek geldikçe de numarayı kelimenin altına yazmakla yetinirler. Altına da dipnot sistemi gibi tecvitin adını ve tanımını yazarlar).
    Kur’an öğreticisi sınıfta tecvit konularından yüzüne veya ezber okuma zamanlarında bazen sözlü yoklamalar da yapabilir.
    Tecvit öğretimi tamamlanınca Kur’an-ı Kerimden bir sayfanın fotokopisi verilerek yazılı yoklama veya etkinlik çalışması yapılır. Öğrenci bu sayfadaki tecvitleri gösterir. Sayfa arkasına da bütün bu tecvitlerin tanımını kısaca yazar. Hükümlerini bildirir. Öğrenciler sınıf içi etkinliklerde bu sınav veya çalışma kâğıdını aralarında değiştirirler ve birbirlerinin eksiklerini bulmaya çalışırlar. Bu çalışma onların daha dikkatli olmalarını, konuları daha iyi kavramalarını sağlayacaktır.
    Öğrencilerin de yardımıyla A4 veya A5 kağıtlarına tecvit afişleri hazırlanabilir. Konun başlığı ve bir örneği uzaktan da görülecek şekilde boyalı kalemlerle yazılır. Yüzüne veya ezber okumalarda öğrenci tecvit hatası yaptığında hocası tarafından afiş gösterilerek uyarıda bulunulur. Bu etkinlikle ders daha zevkli, tecvit uygulama hatasının düzeltilmesi ise daha kalıcı olacaktır.
    Öğrencilere tecvit konuları dağıtılarak ilgili konunun uzmanı olmaları görevi verilir. Sınıf içerisinde arkadaşlarının hatalarını bulmaları istenir. Uzmanlar 10. madde de geçen etkinliğin afişlerini de hazırlayabilirler.

    EZBER ÇALIŞMASI YAPMAK VE EZBERLEMEK / EZBERLETMEK

    Ezberlemenin Kur’an eğitiminde özel bir yeri vardır. Kur’an hafızlığı tamamen ezbere dayanır. Namazlarımızda okuduğumuz sure, ayet ve duaları ezberden okuruz. Her müslümanın namaz kılacak kadar Kur’an’dan bir bölümü ezberlemesi ve namazda okuması gerekir. Ezber kabiliyeti çok iyi olanlar ve onu kullanmayı bilenler Kur’an kıraatinde daha başarılı olabilmektedir. Kur’an ezberinde / ezberletilmesinde başarılı olmak için ezberleme yöntemlerini iyi bilmek, uygulatmak, koro okuyuşunu çok uygulamak ve öğrencinin ezber okuyuşlarını itina ile dinleyerek hatalarını tashih etmek gerekir. En önemlisi de yüzünden okumayı geliştirerek ezberlemeye zemin hazırlamaktır. Bu bölümde Kur’an dersindeki ezber sürecinin çeşitli etkinliklerle nasıl sürdürülebileceğini göreceğiz:

    Ezberlenecek sure veya bölümler sınıfta hoca tarafından birkaç defa okunur. Okunan bölümlerde tecvit kuralı gereği uzatılan (medli) ve tutulan (İhfa-idgam, iklab) olan yerleri kurşun kalemle işaretlerler.
    Ezberlenecek bölüm öğrencilere koro çalışmasıyla doğru bir şekilde öğretilir. Bu tür bir çalışmayla öğrencilerin derse katılımlarının sürekliliği sağlanabileceği gibi ezberlerin de en az hata payıyla ders içinde yapılması mümkün olacaktır. Koro çalışmasıyla Kur’an öğretiminde çok önemli bir yeri olan kulağa hitap, üst düzeyde gerçekleşmiş ve sûrelerin-duaların büyük bir bölümünün ezberlenmesine katkıda bulunulmuş olacaktır.
    Koro okuyuşu sırasında öğretmen, okunan kelimeleri veya kısa bölümleri öğrencilere tek tek ya da grup olarak tekrar ettirir. Böylece öğretmenimiz, onların kavrayış düzeyini ve düzgün okuyup okuyamadıklarını kontrol eder.
    Koro okuyuşu sonunda ayet ayet veya ezberletilecek bölümün tamamı bazı öğrencilere okutulur. Sonra da öğrencilerin çalışılan bu yeri belirlenen bir tarihe kadar ezberlemeleri istenir.
    Dua ve surelerin ezberletilmesinde uygun şartlarda şöyle bir yöntem de kullanılabilir. Ezberlenecek dua veya kısa sure tahtaya yazılır. Dört-beş defa koro çalışmasıyla birlikte okunur. Sonra da baştan, sondan ya da aralardan kelimeler silinerek öğrencilerin koro okuyuşu yapmaları istenir. Böylece daha dersteyken ezberlemelerine zemin hazırlanmış olur.
    Ezberletirken sınıf içi etkinlik olarak bir başka yöntem de şöyledir : Öğrenciler birkaç gruba ayrılır. Varsa her gruba ezberlenecek sûreyi ya da duayı iyi bilen bir öğrenci yerleştirilir. Sınıf içerisinde bir zaman verilerek öğrencilerden ezber çalışmaları istenir. Sonra da koro halinde gruplardan ilgili bölümü ezberden okumaları istenir. Öğrenciler gruplarının toplu okuyuşu ile cesaretlenecekler, arkadaşlarının seslerinin yardımıyla okumaya çalışacaklardır.
    Öğrenciler ezberlerini saf ve duru bir zihinle, sakin bir mekanda, önce ayet ayet ezberlemeli sonra da birleştirerek bir bütün halinde ezbere okumaya çalışmalıdır. Ezberledikten sonra da en az on defa ezberden okuyarak ezberlerini pekiştirmeleri tavsiye edilir.
    Ezberlenen bölümü öğretmen dinlerken öğrencinin hatalı okuduğu yerleri onun mushafında veya (önceden çalışma kağıdına ya da defterine yazmışsa) yazılı bir metinde işaretler ve bu hatalarını düzeltmesini ister.
    Ezberlenecek sure veya bölümlerin daha düzgün öğrenilmesi için öğrenciler tarafından çalışma kağıdına anlamlarıyla beraber yazılması ve kelimelerin altında var olan tecvitlerin gösterilmesinin istenmesi güzel olur. Bu arada bir konuyu da hatırlatmakta fayda vardır. Öğrencilerin ezberlerini, tercih ettikleri tek bir kitaptan veya mushaftan yapmaları tavsiye edilir. Farklı yazı hatları ve Mushaflar zihin dağınıklığına sebep olabilir.
    Ezber çalışmalarında başarılı öğrenciler diğer öğrencileri beklemeden sıradaki ezber bölümlere geçebilirler.
    Önceki sınıflarda ezberlenen ayetlerin ve surelerin tamamı, sonraki sınıflarda fırsat buldukça yeni ezberlerle birlikte tekrar ettirilir.
    Ezberletilecek bölümler CD veya kasetten dinletilir. Öğrencilerin evlerinde dinlemeleri istenir. Tahtaya yazılarak veya ekrana yansıtılarak koro çalışması ile sınıfta çalışılmasına ağırlık verilir.
    Ezberlenen dua ve sûrelerin anlamı aynı mealden veya kitaptan öğretilir. Etkinlik olarak sınıf gruplara ayrılarak bir gruptan ayetin Arapça’sını diğer gruptan da anlamını koro halinde okumaları istenebilir. Ezberlenen ayet ve surelerin anlamından sınav yapılması Kur’an’ı anlama etkinliği olarak güzel olur.
    Ezberleme yöntemleri öğrenciden öğrenciye değişebilir. Fakat bir takım temel yöntemlerde birlik olabilir. Bu açıdan sınıf içerisinde ezberleme yöntemleri üzerine bir tartışma ve konuşma yapılabilir. Öğrencilere bu konuda rehberlik yapılır. Tebliğimizin sonunda ezberleme yöntemiyle ilgili bir metin vardır. Uygun görülürse fotokopi ile çoğaltılıp öğrencilerin istifadesine sunulabilir.
    Öğrencilerin durumuna göre namaz surelerinin mealleri ezberletilebilir. Bu surelerin kısaca tefsirleri işlenebilir. İbadetlerdeki bilinç ve huzur açısından bu çalışma çok faydalı olacaktır.


    Nazif Yılmaz