Mumine.com ve Misafir Soru - Cevapları Forumundan islamiyetten önce müslümanlık varmıydı Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1
    Kayıtsız Üye

    Reklam

    islamiyetten önce müslümanlık varmıydı

    Reklam




    islamiyetten önce müslümanlık varmıydı


    Paylaş
    islamiyetten önce müslümanlık varmıydı Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Hz. Muhammed (Sav)’E Peygamberlik Verilmeden Önce İslamiyet Var Mıydı?

    Soru

    Peygamberimi! e (s.a.v) peygamberlik verilmeden önce islamiyet var mıydı? Şu ayeî-i kerimenin manası nedir?
    “İbrahim yahudi de Hıristiyan da değildi, ama doğruya yönelen bir müslimdi;puta tapanlardan değildi.” 254
    Ayette bahsedilen islam, bizim bildiğimiz islamiyet midir yoksa ondan farklı bir şey mi? 255

    Cevap

    İslamiyet, niyet ve kalbim Allah Teala’ya teslim etmektir. Yani, dini sadece Allah’a has kılarak O’na ibadet etmektir.
    Yukarda geçen ayetin manası şudur; Allah Teala tüm peygamberlerini islamla gönderdi. Onlara kitaplar indirdi. İslam, Allah’ı birlemek, ibadeti sadece O’na has kılmaktır. İşte bu, bütün peygamberlerin dinidir. Bir başkasınm dini değil. Dünyada yaşayan diğer dinler ise islam ölçülerinin dışındadır. Onlar semavi değildirler. O dinler için Allah ne bir peygamber ne de her hangi bir kitap göndermemiştir.
    Tüm Peygamberlere gönderilen din, Islamdır. Bu nedenle Allah Teala Peygamberine hitapla şöyle buyuruyor.
    “Ey MuhammeD! Senden önce gönderdiğimiz her peygambere; Benden başka ilah yoktur, bana kulluk edin, diye vahyetmişizdir” 256
    Demek ki her peygamber şu davetin aslına uygun olarak gelmiş; Allah’a ibadet, tağutlardan sakınmak,
    Doğrusu Allah katında din; İslam’dır” 257
    Allah katında İslam’dan başka din yoktur.
    “Kim islamiyetten başka bir dine yönelirse, onunki kabul edilmeyecektir. O, ahirette de kaybedenlerdendir.” 258
    Nuh (a.s)’un da kavmine şöyle dediğini görüyoruz.
    “Eğer yüz çevirirseniz bilin ki, ben sizden bir ücret istemiyorum. Benim ecrim Allah’a aittir. Müslümanlardan olmakla emrolundum.” 259
    Hz. İbrahim;
    “Rabbi Ona; teslim ol, buyurduğunda; Alemlerin Rabbine teslim oldum, demişti. İbrahim bunu oğullarına vasiyet etti. Yakup da; Oğullarım! Allah dini size, seçti, siz de ancak O’na teslim olmuş olarak can verin, dedi.” 260
    Hz. Musa kavmine şöyle sesleniyor
    “Musa; Ey Milletim! Allah’a inanıyorsanız ve teslim olmuşsanız O’na güvenin, dedi.” 261
    Hz. isa’ya inanan Havariler de şöyle söylemişlerdi.
    “…Biz Allah’ın yardımcılarıyız; Allah’a inandık, O’na teslim olduğumuza şahit ol.” 262
    Fravun’un sihirbazları iman ettikten sonra.
    “Rabbimiz! Bize sabır ver ve canımızı müslim olarak al.” 263 (O demişlerdi.
    Hz. Süleyman Sebe Melikesi Belkıs’a bir mektup gönderdiğinde besmeleden sonra şöyle diyordu.
    “Sakın bana karşı başkaldırmayın ve teslim olarak gelin.” 264
    İslam tüm peygamberlerin dinidir. Aynı zamanda tüm peygamberler, içinde yaşadıkları toplumu İslama davet etmişlerdir. Hz. Muhammed (s.a.v), bu dini tamamlamak ve kamil bir şekle ulaştırmak için gönderildi. Allah Resulü bu gerçeği şu şekilde izah ediyor. “Ben, güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.” (Ahmet, Buharı ve Hakim) Hz. Muhammed (s.a.v), daha önce gönderilen dinleri tamamlamak ve onları ekmel bir şekle sokmak, önceki peygamberlere verilen kitapları doğrulamak amacıyla gönderilmiştir.
    İslam, tüm peygamberlerin dinidir, ibrahim (a. s) hakkında onun yahudi veya hiristiyan olduğunu söylemek ne kadar garip bir şey değil mi?
    “İbrahim, yahudi de, hıristiyan da değildi. Ama doğruya yönelen bir müslimdi; Puta tapanlardan değildi.” 265
    O, hanif dinine mensuptu. Dolayısıyla İbrahim (a.s) bizim müslüman olarak isimlendirebileceğimiz bir peygamberdir. O, her hangi bir dine mensup olamaz. Bu nedenle Allah Teala dinimize İslamdan başka bir ad verilmesini istememiştir. Bu din semavidir. Allah Teala onu kullarına hidayet olsun diye indirmiş, peygamberlerini de bu dinle göndermiştir. Hıristiyanların kendi dinlerini ‘Mesihlik’ diye isimlendirdikleri gibi müslümanlar da kendi dinleri olan islamı ‘Muhammedilik Dini’ diye isimlendiremezler.
    İslam, bütün peygamberlerin ortak olduğu genel bir din statüsündedir.
    “Allah, Nuh’a buyurduğu şeyleri size de din olarak buyurmuştur. Ey Muhammed! Sana vahyettik; İbrahim’e, Musa’ya ve İsa’ya da buyurdu ki; Dine bağlı kalın, onda ayrılığa düşmeyin.” 266
    Demek ki İslam, tüm peygamberlerin kendisiyle gönderildiği faziletlerin, ahlak prensiplerinin ve inançların toplandığı bir merkez konumundadır. Aynı zamanda da bütün peygamberlerin neh-yedildiği yasakların daha doğrusu haramların ortak bir merkezidir.
    Ayrıca peygamberlere gönderilen dinlerin şer’i hükümlerinde bir öncekinin bir sonrakine göre farklılık arzeden yönleri vardır. Bu şer’i hükümler asırların, zamanların, ortamların ve toplumların değişmesiyle değişiklik göstermişler.
    “Her biriniz için bir yol ve bir yöntem kıldık” 267
    Bu sebeple bir peygamberin şeriatında haram olan bir şey diğer bir peygamberin şeriatında helal olabiliyordu. Örnek olarak Hz. İsa’yı verebiliriz. Kur’an Hz. İsa hakkında şöyle diyor.
    “Benden önce gelen Tevrat’ı tastik etmekle beraber size yasak edilenlerin bir kısmını helal kılmak üzere, Rabbmizden size bir ayet getirdim. 268
    İslam şeriatı Önceki dinlerin şeriatlarını neshetmiştir. Onlardan geriye yararlı yönleri kalmış, eksik ve hurafe yönlerini de yine Peygamber (s.a.v)’le son şeklini alan dinimiz düzeltmiştir. Sonuç olarak, İslam dini tüm zaman ve mekanlarda geçerliliğini koruyabilecek genel ve ebedi bir şeriat getirmiştir.