Mumine.com ve Misafir Soru - Cevapları Forumundan Hanefi mezhebine göre seferilik Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1
    Kayıtsız Üye

    Reklam

    Hanefi mezhebine göre seferilik

    Reklam




    hanefi mezhebine göre seferilik


    Paylaş
    Hanefi mezhebine göre seferilik Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Bilindiği gibi, seferilik sebebiyle sağlanan kolaylıklardan biri de, namazların kısaltılmasıdır. Seferilik sebebiyle, kısaltılarak kılınması mümkün/kılınacak olan namazlar, beş vakit namaz içerisinde dört rekatlı kılınan (öğle-ikindi ve yatsı) farz namazlardır. Sünnet/nafile namazlarla ilgili olarak seferilik sebebiyle yeni bir düzenleme yoktur. Seferilikte genel olarak, farz/zorunlu olan sorumluluklar da kolaylıklar vardır. Nafileler, her zaman için kolaylığı olan, zorunluluğu olmayan bir özellik taşıdıklarından, seferi iken isteyen kılar, yada kılmaz. Kılan sevabını alır, kılmayan günahını almaz. Namazların kısaltılarak kılınabileceğinin delili, bir ayet (Nisa, 4/101) ve daha açık olarak Hz.Peygamberden rivayet edilen hadisler ve uygulamalardır (Buhari, Salat, 1; Müslim, Müsafirin, 1; İbn Mace, İkame, 73, 75; Ebu Davud, Sefer, 18).
    Seferi olan kişilerin, ilgili namazları dört rekat değil, iki rekat olarak kılmaları, Hanefilere göre azimet statüsünde ve “vacip” hükmündedir. Hanefilere göre dört rekat kılınması halinde, namaz sahih olmakla birlikte mekruh görülmüştür. Ancak Hanefiler, böyle yapan kişinin namazının sahih olması için, ikinci rekatta oturmuş olmasını şart koşarlar, çünkü bunu son oturuş hükmünde sayarlar. Seferi olan kişi, mukim imama uyarsa, namazını mukim gibi kılar. Kendisi, mukim cemaate imam olursa, Hanefilere göre cemaatin namazının sıhhati açısından, ikinci rekatta selam verip namazı bitireceğini kendilerinin namaza devam edip tamamlamaları gerektiğini cemaate söylemesi gerekir. Dört rekat kılarsa, kendi namazı sahihtir ancak cemaatin namazı sahih değildir. Bu hüküm, Hanefilerin imamet meselesi ile ilgili görüşlerinin sonucudur. Aynı şekilde kılınan namazı, örneğin Şafiiler sahih sayarlar. Bu nedenle, gerektiğinde Şafiilerin görüşü de rahatlıkla kullanılabilir. Bu tür açılımları anlamakta zorlananlar, isterlerse kullanmazlar, ancak kullananlara karşı da ağır konuşmamalıdırlar.
    Görüldüğü üzere, namazların kısaltılarak kılınmasını gereklilik derecesinde görenler Hanefilerdir. Hanefiler bu kanaate, seferinin namazının iki rekat olarak farz olduğu (Buhari, Salat, 1; Müslim, Müsafirin, 1), Allahın verdiği namazları kısaltma imkanını/hediyesini kabul etme gereği (Müslim, Müsafirin, 4) ve efendimizin seferlerinde namazlarını kısaltarak kılmış olması gibi (İbn Mace, İkame, 75; Buhari, Taksir, 11) rivayetleri ağırlıklı olarak kullanarak ulaşmaktadırlar.
    Diğer mezheplere göre de, seferi olan kişinin, ilgili namazları kısaltarak kılması mümkündür ve bu bazılarına göre sünnet, bazılarına göre de ruhsat olarak değerlendirilmiştir. Örneğin Şafiilere göre, seferinin namazları kısaltması ruhsat olarak değerlendirilmektedir. Buna göre, seferi olan, namazlarını her iki şekilde de kılabilecektir. Namazların kısaltılmasından bahsedildiği kabul edilen ayete bakılınca da (Nisa, 4/101), aksini düşünenler olmakla birlikte, bunun bir ruhsat olduğu anlaşılmakta, yani isteyenin iki, isteyenin de dört rekat olarak kılabileceği anlaşılmaktadır. Seferde namazları kısaltmanın ruhsat olduğuna dair Ebu Hanfe'ye nispet edilen bir kitapta da/Vasıyye'de şöyle bir ifade de bulunmaktadır(İmam-ı Azam'ın Beş Eseri/el-Vasıyye, Çev: Mustafa Öz, İFAV, İstanbul, 1992, s.90):"seferde namazları kısaltmak ve orucu tutmamak Kur'an ayetiyle bildirildiği üzere ruhsattır" والقصر والافطار في السفر رخصة بنص الكتاب
    Seferilik süresi, yolculuğun fiilen devam ettiği durumlarda süresizdir, bir yerde konaklanacak olursa, Hanefilere göre bu yerde 15 günden az kalınacaksa (Süknâ) seferi hükmü devam eder, Şafiilere ve Malikilere göre 3 tam günden ve Hanbelilere göre de 20 vakitten veya 4 günden fazla kalınacaksa seferilik biter, az kalınacaksa seferilik hükümleri uygulanır.
    Seferilik hükümlerinden faydalanabilmek için, Cumhura göre seferin kötü maksatlı olmaması gerekir. Çünkü, ruhsatlar kötülüklere alet edilemez. Hanefilere göre ise, maksadın iyi veya kötülüğü ayrı bir meseledir ve seferilik hükümlerinden iyi kötü herkes faydalanabilir. Hanefilerin görüşünün hukuk mantığı açısından daha isabetli olduğu söylenebilir. Ancak, yola çıkan kişinin, insanların mal ve can güvenliğini tehdit edecek bir amaç taşıması halinde namazı kısaltıp kısaltmamasını tartışarak, kısaltmazsa Allahın hediyesini kabul etmemiş olur gibi oldukça tuhaf bir sonuca da varmaya gerek olduğu kanaatinde değilim. Allahın emrine itaat etmeyen ve isyan eden bir maksatla yola çıkan birinin namazı kısaltmazsam günaha girmez miyim diye sorması bile günahtır! İlgili ayette “kafirlerin başınıza iş açacağından korkarsanız” namazı kısaltmanızda bir mahzur yoktur denildiğine bakılırsa, insanları korkutmak ve tedirgin etmek gibi sebeplerle dağa çıkanların, namazları kısaltıp kısaltmamalarının ne kadar değeri olacağı da, daha rahat anlaşılacaktır.
    Sonuç olarak, seferilik bazı mükellefiyetlerin hafifletilmesi ve düşmesi gibi sonuçları olan bir konudur. Namazları kısaltma dışında, hemen her mezhebin tercihi seferilik hükümlerinden faydalanmak değil, faydalanmamaktır. Namazların kısaltılmasında ise, Hanefiler kısaltmanın gereği üzerinde ısrarla dururlar, Şafiiler ise bu ruhsattır, kişinin kendi tercihine kalmıştır dilerse kısaltır, dilerse kısaltmaz görüşünü dile getirirler.
    Ulaşım ve yolculuk standartlarının değişip gelişmesi ve buna bağlı olarak klasik fıkıh kitaplarında tanımlanan seferiliği kastederek artık “yok böyle sefer” diyenler (Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır) ve konuyu tekrar konuşalım diyenler olmakla birlikte, yaygın kanaat bilindiği gibidir ve 90+ mesafeler, seferilik için yeter sayılmaktadır. Ancak, değişen standartlardan hareketle, seferi olur muyuz, olmaz mıyız gibi şüpheleri olanlar, seferi hükümlerini kullanmamayı tercih edebilirler, bunu namaz konusunda da yapabilirler. Seferi olduğundan şüphesi olmayan Şafiiler, namaz kısaltmayı en başından beri zaten ruhsat saydıklarına göre, bunu söylemek de bir mahzur olmasa gerek. Hanefi mezhebine göre amel eden biri de olsa, bu konuda diğer mezheplerin görüşüne uygun düşecek şekilde amel etmesinde bir sakınca yoktur. Seferi olduğu düşünülen kişinin dört rekat kılmasını, namaz kılmamak için bahane arayan biri gibi düşünmek hiç de haklı bir tavır değildir. Seferilik gibi binbir türlü ihtilafın olduğu bir konuda, ne yaptığını bilerek farklı tercihi olanlara karşı yumuşak olmak gerekir.


    Ramazan Bozkurt



hanefi mezhebine göre seferilik,  hanefilerde seferilik,  hanefi mezhebinde seferilik,  hanefi mezhebi seferilik,  hanefiye göre seferilik,  hanefilere göre seferilik,  hanefilerde seferilik süresi