Mumine.com ve Misafir Soru - Cevapları Forumundan Teheccüd namazı uyumadan kılınır mı Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1
    Kayıtsız Üye

    Reklam

    Teheccüd namazı uyumadan kılınır mı

    Reklam




    teheccüd namazı uyumadan kılınır mı


    Paylaş
    Teheccüd namazı uyumadan kılınır mı Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Geceleyin yatsıdan sonra uyumayan bir kimse teheccüd kılabilir mi yoksa kesin bir miktar uyuması mı lazım?
    Soru
    Yatsı namazı gece yarısından sonra kılınabilir mi ve yatsi namazinin vakti nezaman cikar? ve teheccüd namazi: gece uyanip kilinan namazdir. eger gec saatlere kadar kaliyorsak yani (uyumamisiz) teheccüd kilabilirmiyiz? yoksa teheccüd namazini sadece gecenin bir vaktinde uyandigimiz zaman mi kilinir?

    Yatsı vakti, Hanefîlerde fetvaya esas olan görüşe ve diğer mezheplere göre, batı ufkunda kırmızı şafağın kaybolduğu andan itibaren başlar ve fecr-i sadığın doğmasından biraz önceki zamana kadar devam eder. Delil Abdullah b. Ömer'den nakledilen şu hadistir: "Şafak kırmızılıktır. Şafak kaybolunca yatsı namazını kılmak farzolur" (es-San'ânî, I,114).

    Diğer yandan yatsı namazı için Tercih edilen vakit, gecenin üçte biri veya yarısı geçinceye kadar devam eder. Çünkü Allah elçisi şöyle buyurmuştur: "Ümmetime zorluk vermesem, yatsı namazını gecenin üçte birine veya yarısına kadar geciktirmelerini onlara emrederdim"(eş-Şevkânî, II,11).

    Enes (r.a), Hz. Peygamber'in yatsı namazını gecenin yarısına kadar geciktirip, sonra kıldığını bildirmiştir (eş-Şevkânî, II,12). Hz. Aişe (r.anhâ)'den de şöyle dediği nakledilmiştir. " Hz. Peygamber bir gece yatsı namazını geciktirdi. O kadar ki mescidde bulununlar uyumuştu. Sonra çıkıp namaz kıldı ve şöyle buyurdu: Eğer ümmetime zorluk vermesem bu vakit yatsı namazının vaktidir" (Buhârî, Mevâkît, 24; eş-Şevkânî, I, 12).

    Vitir namazının başlangıcı yatsı namazından sonradır, vaktinin sonu ise, sabah vakti girmeden hemen öncesine kadar olan zamandır (bk. Hamdi Döndüren, Delilleriyle İslâm İlmihali, İstanbul 1991, 313 vd.).

    Geç vakitlere kadar oturuduktan sonra iki rekat namaz kılıp yatmak güzeldir. Ancak Teheccüt namazının aslı biraz uyuduktan sonra kalkıp kılmaktır.
    Teheccüdnamazının vakti ile ilgili olarak gelen rivayetlerde gecenin ortası veya son kısmının namaz, dua ve istiğfarla ihya edilmesi tavsiye edilmiştir. Konuyla ilgili fiili sünneti anlatan çok sayıdaki rivayetlerde, Peygamberimizin (asm) yatsıyı kılıp vitri kılmadan uyuduktan sonra gecenin ortalarına doğru veya ortasından hemen sonra uyandığı, ondan sonra ibadete başladığı, bir süre namaz kıldıktan sonra vitir namazını ve daha sonrada sabah namazının sünnetini kıldığı ifade edilir.

    Uyanmamaktan korkan kişi vitir namazını kılıp ondan sonra yatması daha uygundur. Teheccüd namazı kılındıktan sonra yatılıp tekrar sabah namazı için kalkılabilir. Bunda bir mahzur yoktur.

    Teheccüd namazı, yatsı namazından sonra bir miktar uyuyup kalkınca kılınan bir gece namazıdır. İslâmın ilk devirlerinde henüz beş vakit namaz farz kılınmadan önce teheccüd namazı bütün mü’minlerin üzerine farzdı. Miraç’la birlikte beş vakit namazın farziyeti sâbit olunca, teheccüd namazı ümmet için nâfile bir namaz olarak kalırken, bir Peygamber hassası olması cihetiyle sadece Peygamberimiz (a.s.m.) için farziyeti devam etti. Bu da İsrâ Sûresinin 79. âyetinde beyan edilmiştir. Çünkü sadaka ve zekât almaması ve nikâh gibi mazı meselelerde sadece Peygamberimize has, onun zatına mahsus ibadetler vardır. Teheccüd namazı da bunların içine dahildir.

    Bu namaz iki rekâttan sekiz rekâta kadar kılınabilir. Yani, imkân nisbetinde iki, dört, altı ve sekiz rekât olarak kılınabilir. Mutlaka sekiz rekât kılınacak diye bir mecburiyet yoktur. Bu namazı insan kendi evinde kılabildiği gibi, gece çalıştığı iş yeri, fabrika gibi yerlerde uygun bir vakitte de kılabilir.

    Teheccüd namazının fazileti hakkında pekçok hadis rivayet edilmektedir. Bu hadislerden birisinin meâli şöyledir:

    “Gecenin üçte birisi kalınca her gece Rabbimiz Tebâreke ve Teâlâ şafak sökünceye kadar şöyle buyurur:

    ‘Kim Benden birşey isterse ona vereyim. Kim Bana duâ ederse onun duâsına icabet edeyim. Kim istiğfar ederse, ona mağfiret edeyim.”

    Hadisin râvisi Ebû Hüreyre Hazretleri şu cümleyi eklemektedir:

    “Bunun içindir ki, Sahabiler gece sonunda namaz kılmayı gecenin evvelinden daha çok severdi.” (İbni Mâce, İkametü’s-Salât: 182)

    Teheccüd namazını bir miktar uyuduktan sonra kalkıp kılmak daha faziletli ise de, yatağa girmeden önce teheccüd niyetiyle namaz kılmak da mümkündür.

    Bununla birlikte İbni Mâce’de ve Halebî-i Sagîr’de kaydedildiğine göre, Peygamberimiz (a.s.m.) vitir namazından sonra oturarak iki rekât nafile namaz kılardı. Birinci rekâtta İzâ zülzileti’l-ardu Sûresini, ikinci rekâtta ise Kul yâ eyyühe’l kâfirûne Sûresini okurdu. Bu hadisin izahında muhaddisler, bu namazı Peygamberimizin her zaman kılmayıp birkaç kere kıldığını söylemektedirler. “Geceleyin kıldığınız namazın sonunu vitir yapın,” mealindeki hadisinden de anlıyoruz ki, vitir namazıyla geceleyin kılınacak namaz tamamlanmış olmaktadır. Fakat teheccüd namazı müstesnadır. Çünkü, teheccüd namazı uyuduktan sonra kalkarak kılınan husûsî bir namazdır.
    Teheccüdnamazının vakti ile ilgili olarak gelen rivayetlerde gecenin ortası veya son kısmının namaz, dua ve istiğfarla ihya edilmesi tavsiye edilmiştir. Konuyla ilgili fiili sünneti anlatan çok sayıdaki rivayetlerde, Peygamberimizin (asm) yatsıyı kılıp vitri kılmadan uyuduktan sonra gecenin ortalarına doğru veya ortasından hemen sonra uyandığı, ondan sonra ibadete başladığı, bir süre namaz kıldıktan sonra vitir namazını ve daha sonrada sabah namazının sünnetini kıldığı ifade edilir.

    Uyanmamaktan korkan kişi vitir namazını kılıp ondan sonra yatması daha uygundur. Teheccüd namazı kılındıktan sonra yatılıp tekrar sabah namazı için kalkılabilir. Bunda bir mahzur yoktur.

    Teheccüd namazı, yatsı namazından sonra bir miktar uyuyup kalkınca kılınan bir gece namazıdır. İslâmın ilk devirlerinde henüz beş vakit namaz farz kılınmadan önce teheccüd namazı bütün mü’minlerin üzerine farzdı. Miraç’la birlikte beş vakit namazın farziyeti sâbit olunca, teheccüd namazı ümmet için nâfile bir namaz olarak kalırken, bir Peygamber hassası olması cihetiyle sadece Peygamberimiz (a.s.m.) için farziyeti devam etti. Bu da İsrâ Sûresinin 79. âyetinde beyan edilmiştir. Çünkü sadaka ve zekât almaması ve nikâh gibi mazı meselelerde sadece Peygamberimize has, onun zatına mahsus ibadetler vardır. Teheccüd namazı da bunların içine dahildir.

    Bu namaz iki rekâttan sekiz rekâta kadar kılınabilir. Yani, imkân nisbetinde iki, dört, altı ve sekiz rekât olarak kılınabilir. Mutlaka sekiz rekât kılınacak diye bir mecburiyet yoktur. Bu namazı insan kendi evinde kılabildiği gibi, gece çalıştığı iş yeri, fabrika gibi yerlerde uygun bir vakitte de kılabilir.

    Teheccüd namazının fazileti hakkında pekçok hadis rivayet edilmektedir. Bu hadislerden birisinin meâli şöyledir:

    “Gecenin üçte birisi kalınca her gece Rabbimiz Tebâreke ve Teâlâ şafak sökünceye kadar şöyle buyurur:

    ‘Kim Benden birşey isterse ona vereyim. Kim Bana duâ ederse onun duâsına icabet edeyim. Kim istiğfar ederse, ona mağfiret edeyim.”

    Hadisin râvisi Ebû Hüreyre Hazretleri şu cümleyi eklemektedir:

    “Bunun içindir ki, Sahabiler gece sonunda namaz kılmayı gecenin evvelinden daha çok severdi.” (İbni Mâce, İkametü’s-Salât: 182)

    Teheccüd namazını bir miktar uyuduktan sonra kalkıp kılmak daha faziletli ise de, yatağa girmeden önce teheccüd niyetiyle namaz kılmak da mümkündür.

    Bununla birlikte İbni Mâce’de ve Halebî-i Sagîr’de kaydedildiğine göre, Peygamberimiz (a.s.m.) vitir namazından sonra oturarak iki rekât nafile namaz kılardı. Birinci rekâtta İzâ zülzileti’l-ardu Sûresini, ikinci rekâtta ise Kul yâ eyyühe’l kâfirûne Sûresini okurdu. Bu hadisin izahında muhaddisler, bu namazı Peygamberimizin her zaman kılmayıp birkaç kere kıldığını söylemektedirler. “Geceleyin kıldığınız namazın sonunu vitir yapın,” mealindeki hadisinden de anlıyoruz ki, vitir namazıyla geceleyin kılınacak namaz tamamlanmış olmaktadır. Fakat teheccüd namazı müstesnadır. Çünkü, teheccüd namazı uyuduktan sonra kalkarak kılınan husûsî bir namazdır.

    Sorularla İslamiyet