Mumine.com ve Misafir Soru - Cevapları Forumundan Abdestin maddi ve manevi faydaları Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1
    Kayıtsız Üye

    Reklam

    Abdestin maddi ve manevi faydaları

    Reklam




    abdestin maddi ve manevi faydaları


    Paylaş
    Abdestin maddi ve manevi faydaları Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Su ile yapılan, yüzü, kolları, ayakları yıkamak ve başı da mesh etmekten ibaret olan özel bir temizliktir.

    Abdestin maddi – manevi bir çok faydaları vardır. Günde en az 5 sefer abdest alan bir Müslüman temizliği itiyad haline getirmiş olur ki, bu, onu hastalığa sebep olacak hallerden korur, mikroplardan arındırır. Bu, abdestin maddi faydasıdır.
    Abdestin manevi faydaları da çoktur. Peygamber Efendimiz Sallallahü ve Aleyhi Vessellem Enes bin Malik Hazretlerine hitaben : “Oğulcuğum ! Abdestini tam al ki, Hafaza melekleri seni sevsin ve ömrün uzasın” buyurmuşlardır.

    Abdest; aynı zamanda yüze nur, kalbe sürurdur. Küçük günahların affına bir vesiledir. Bu hususu Peygamber Efendimiz Sallallahü ve Aleyhi Vessellem şöyle belirtmişlerdir : ” Kim emredildiği şekilde abdest alır, yine emredildiği şekilde namaz kılarsa, geçmiş bütün günahları af olur.


    Abdest, mü’minin manevi silahıdır. Onunla kendini kötü his ve arzulardan korur. Zihnine hücum eden vesvese ve menfi fikirlerin tesirinden kurtulur. Yeter ki, her vakit abdestli olmaya dikkat etsin.

    Abdestli kimseler, çoğu zaman habis ve şerli varlıkların şerrinden abdestleri hürmetine kurtulur, kötülüklerinden uzak kalırlar.

    Bir hadis-i şerifte, abdestli iken vefat edenin şehitlik mertebesine çıkmasının dahi mümkün olacağı beyan buyurulmuştur.

    Müslümanların abdest azalarının mahşerde ayın on dörtü gibi parlak ve beyaz, yüzlerinin nurlu olacağı, yine hadis-i şeriflerle sabittir. Bu, diğer ümmetlere verilmeyen bir hususiyettir.


    islam, islami, islamisohbet, islami sohbet, islamichat, islami chat, islamnurum, asyasohbet, dini sohbet, din sohbet

    -----------------------------

    Abdest, temizlik, güzellik manalarına gelir.

    Abdest, Yüce dinimiz de bazı ibadetlerin yerine getirilmesi için yapılan maddi ve manevi temizlenme şeklidir.

    Sevgili Peygamberimiz (a.s.) şöyle buyurur:

    - “Kim emrolunduğu gibi abdest alır, emrolunduğu gibi namaz kılarsa, geçmiş (küçük) günahları af olunur.” (Buhari Vüdu:28)

    Bir başka hadislerinde de şöyle buyurmuştur:

    - “Evinizin önünden akan bir nehir olsa, günde beş defa bu nehirden yıkansanız, üzerinizde kirden pastan bir eser kalır mı? İşte günde beş vakit abdest ve namaz da böyledir; günahları siler süpürür.”

    Abdestli kimse kendini başka hisseder. Korunduğuna inanır. Peygamber (a.s.) “Abdest mü’minin silahıdır” buyurmuştur.

    İnsan abdestli ise, yalan söylememeye çalışır. “Abdestim var yalan söyleyemem” sözünü çık duymuşuzdur. Abdestli insan günah işlememeye çalışır. “Abdestimle söylüyorum” deyip, günahtan kaçınanlar çok görmüşüzdür. Peygamber (a.s.), abdestsiz iş yapmamıştır. Devamlı abdestli bulunmuş, abdestli yatmış, abdestsiz evinden çıkmamıştır. Abdestli bulunmayı ümmetime tavsiye etmiştir.

    Kur’an’da abdest alma emredilmiştir. Bu bir emirdir. Abdestli iken abdest alma güzel görülmüş ve “Nurun alâ nûr” yani nur üstüne nur olarak nitelendirilmiştir. Kur’an’a göre abdest almak, nurlanmaktır. Abdest alanın eli yüzü nurlu olur.

    Bir zamanlar kozmatikciler reklam yapacaklardır. Bir yüz, röportaj yapacak bir bayan ararlar. Gözlerini kestirdikleri 70 yaşındaki Ayşe nineye sorarlar:

    - Bunca yıllık güzelliği neye borçlusun, hangi kozmetiği kullandın?

    Ayşe nine cevap verir:

    - Ne kozmetiği evlat, biz günde beş defa abdest alır ve yüzümüzü seccadeye süreriz.

    Bugün ayni yaşta, iki yaşlı insan, biri abdestli namazlı yaşamış, diğeri kozmetikler kullanmış, özel bakım yaptırmış ve estetik ameliyatlar olmuş... ikisi arasında abdest nurunu fark etmemeniz mümkün değildir.

    Bir gün Peygamber (a.s.) a sormuşlar:

    - “Kıyamet gününde ümmetini nasıl tanıyacaksın. Ey Allah’ın Rasülu?” demişler. 0 da:

    - Bir kimsenin birbirine benzer atları arasında alnı ve üç ayağı ak bir atı olsa, onu tanıyamaz mı? demiş.

    Oradakiler:

    - “Evet tanır, Ey Allah’ın elçisi” demişler.

    Bunun üzerine Allah Rasulü şöyle buyurur:

    - “Öyle ise ümmetim el, yüz ayakları abdest nuru ile parlak olarak geleceklerdir.” (R.Salihın:1033)

    Bir günde peygamberimiz (a.s.) ashabına:

    - “Allah’ın hataları silmeye ve dereceleri yükseltmeye vesile kıldığı şeyleri size söyleyeyim mi?” demiş, onlar da:

    - “Evet söyle ya Rasülallah “ demişler.

    Peygamberimiz:

    - Zahmetine rağmen abdesti tam almak.

    - Mescide çok adım atmak.

    - “Bir namazdan sonraki namız beklemek.” buyurmuştur. (Prof. Dr. 1. Canan Hadis Ans:3578)

    Peygamber (a.s.)’ın abdestle ilgili birkaç hadisinde şöyledir:

    - “Abdestli olan abdestli olduğu müddetçe namazda sayılır.” (Ramuz el-Had is:3578)

    - “Kulun ilk hesap verecek olduğu şey abdestidir. Eğer abdesti güzel olursa, namaza sıra gelir.”

    - “Abdestli olarak uyuyan kimse, gece ibadet eden ve gündüz oruç tutan kimse gibidir.” (Age:259/12)

    - Beş şey oruç ve abdestte hayır bırakmaz:

    a) Yalan,

    b)Gıybet,

    c) Söz taşıma,

    d) Şehvetle haram bakmak,

    e) Yalan yere yemin etmek. (Age:279/7)

    - “Abdest aldığınız zaman el ve parmaklarının arasını iyice ovuşturup temizleyiniz.” Taharet:30)

    - “Abdest aldığın zaman, gözlerinize abdest suyundan içiriniz. Ellerinizin ıslaklığını da silkmeyiniz.” (Ramuz el-Hadis:40)

    - Kim güzelce abdest alıp sonra iki rekat namaz kılar Allah’a yönelirse, ona cennet vacip olur. (Buhari, Vüdu:24)ayak (Tırmizi- “Sizden biri uyuduğu zaman şeytan onun ensesine üç düğüm atar ve “uyu” der. O kişi uyanıp Allah’ın adını anınca düğümlerden biri çözülür. Abdest aldığında ikicisi çözülür. Namaz kıldığında üçüncüsü de çözülürü, sabah neşeli kalkar, değilse, morali bozuk olarak kalkar.”(Ramuz el Hadis:289/4)

    - “Namaz için güzelce abdest alanın o gün ayaklarını yürüdüğü, ellerinin tuttuğu, gözlerin baktığı, kulaklarının dinlediği, dilinin söylediği ve nefsinin arzuladığı kötü şeyler af olunur.” (Age:376/3)

    - “Bir kimse abdestli yatar ve o gece ölürse, şehid olarak ölür.” (Age:41 1/1)

    - “Abdestli olarak yatanın yanında bir melek bulunur. O melek o gece durmadan şöyle der: (Allah’ım affet. Zira o abdestli yattı) der, dua eder.”

    (Age:41 0/13)

    - “Kim benim aldığım gibi abdest alır ve iki rekat vesvesesiz namaz kılarsa, geçmiş günahları af olunur.” (Age:41 4/9)

    Bir kimse abdest aldıktan sonra kadir sûresini okursa sıddıklardan olur.İki kere okuyan şehitler dîvanındadır. Üç kere okuyan Peygamber gibi haşrolunur. (Age:438/7)

    Abdestin maddi ve manevi faydaları vardır. Abdest insanın abdest, organlarındaki kirleri temizlediği gibi, günah kirlerinden de temizler. Abdest, organlarının nurlanmasına neden olur.

    - Abdestli olana devamlı sevap yazılır.

    - Abdestli olan gece gündüz koruma altında olur. Melekler onun için dua eder.

    - Abdeste önem verenin ölümü kolay olur.

    - Abdest insanın derecesinin yükselmesine vesile olur.

    - Abdestsiz yapılan bir işin hayrı ve bereketi yoktur.

    - Cenab-ı Allah Musa Peygambere şöyle vahyetmiştir:

    “Ya Musa! Abdestsiz iken başına belâ gelirse, suçu başkasında değil, kendinde ara”

    - Demek oluyor ki, abdest belâ ve musibetlere karşı koruyucudur.

    - Şöyle denmiştir:”Devamlı abdestli bulunanlara Cenab-ı Allah altı haslet verir.”

    1- Melekler onun için devamlı sevap yazar.

    2- Uykuda iken insan ve cin şerrinden melekler korur.

    3- Bütün azaları Allah’ı zikreder.

    4- Cemaatle kılınan namazda iftidah tekbirini kaçırmaz.

    5- Abdestli iken Allah’ın korumasında olur.

    6- Ölümü kolay olur.

    Abdestsiz bir işin hayrıda olmaz, bereketi de olmaz. Çünkü; abdestsiz insan manevi yardım görmez.

    Bir harisinde peygamberimiz çok abdest almayı tavsiye ediyor “Ümmetim kıyamet gününde abdest nurlarından yüzleri, el ve ayakları parlak olduğu halde çağrılır. Yüzünün parlaklığını arttırmak isteyen kimse elinden geldiği kadar abdest alsın” buyuruyor. (R.Salihın: 1028)


    - “Özenerek abdest alanın abdest suyu ile günahları dökülür” (Age:1030) müjdesi de vardır.

    Büyüklerimiz abdestli bulunmaya, abdestsiz yatmamaya, abdestsiz evden çıkmamaya ve abdestsiz iş yapmamaya gayret göstermişlerdir.

    Analar yavruların abdestsiz emzirmemek için gayret göstermişlerdir. Bazı analar gece abdest almış öyle emzirmişlerdir. Bazı hallerde “Ben ona haram yedirmedim”, “Ben ona abdestsiz süt emzirmedim” sözlerini duymuşsunuzdur.

    Şöyle anlatırlar : Ahmet ve Mehmet Binan kardeşler vardır. Birgün Ahmet Bican, camide sohbet etmektedir. Cami kalabalıktır. Kardeşi Mehmet gelir ayakkabılıktan döner gider. Ahmet, kardeşinin bu tavrından gücenir. Annesine durumu anlatır. Annesi Ahmet’e : “Neden kardeşini üzdün?” deyince o, meleklerden yer bulmadığını, bu sebeple çıktığını söyler. Durumu annesi Ahmet’e anlatınca, Ahmet kendisinin neden melekleri göremediğini sorar. Annesi de ona şu olayı anlatır:


    - “Yavrum Ahmed! Sen küçüktün, ben namaz kılıyordum. Ağlamaya başladın, komşu kadın seni aldı süt verdi. Hemen seni aldım, ama birkaç yudum emmiştin, o kadın da abdestsizdi...”

    Bugün demirsiz, çimentosuz yapılan Mimar Sinan’ın camileri, minareleri, köprüleri, han, hamam ve sarayları hâlâ dimdik ayaktadır. Neden? bir tek taşı abdestsiz ve besmelesiz koydurmadığı söylenir.

    Bu konuda dünyanın en uzun ömürlü ve en huzurlu İmparatorluğu olan Osmanlı İmparatorluğunu yöneten padişahlar da çok hassas davranmışlardır.

    - “Mekke’den Medine’den gelen hiçbir mektubu abdestsiz ve besmelesiz ellerine alıp okumamışlardır.

    Memleket için kararlar alırken abdestsiz bir karar almamışlardır. Hatta abdestsiz imza bile atmamışlardır.”

    Abdülhamid Han, acil durumlarda gece uyandırılmasını istermiş, milletin işi yarına kalmasın dermiş. Bu konuda Başkatibi Esad Bey şöyle bir hatıra anlatır:

    - Bir gece yarısı önemli bir imza için Sultanın kapısını çaldım. Bir müddet sonra açıldı. Sultan elinde havlu ile yüzünü ve kolların kuruluyordu. Gülümseyerek “Bu vakitte mühim bir iş için geldiğini anladım. Abdest aldım. Onun için geciktim. Kusura bakma. Ben bu kadar zamandır bu milletin hiçbir evrakına abdestsiz imza atmadım.” “Getir imzalayayım” dedi. “Besmele çekerek imzaladı ve haydi güle güle” dedi.

    Gazneli Mahmud’un Vezirinin oğlunun adı “Muhammed”tir. Onu hep bu adla çağırır. Ama bir gün babasının adı ile çağırır. “Falancanın oğlu” der. delikanlı çok müteessir olmuştur. Bu olayı babasına anlatır. Vezir Gazneli Mahmud’a oğlu için neden kendi adıyla çağırdığını sorara. Bunun üzerine Mahmud şöyle der “Ben onu hep Muhammed adi ile çağırırken abdestli idim. Ama o anda abdestim yoktu, senin adınla çağırdım.”

    Olayları çoğaltmaya gerek yok. Büyük ve sağlam iş yapanlar hep böyle davranmışlardır.

    İbadetlerde dünya kaygısı olmaz. Maddi menfaat düşünülmez. Sağlık için yapılmaz. İbadetler, dinin emri ve gereği olduğu için yapılır. Diğer faydaları da görülür.

    Abdestin maddi faydaları da vardır. İnsan sağlığı için önemli yararları da vardır. Bunlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz:

    - Abdestin şartı, temiz sudur.

    - Abdest alırken en çok dışla temas eden organlar yıkanır.

    - Abdest vücuda rahatlık verir. Sinir sistemini rahatlatır. Peygamber (a.s.) : “Sizden biriniz sinirlendiği zaman abdest alsın.” demiştir. (Ebu Davut, Edep:4784)

    Üzerinde ağırlık olan, uykusu gelen kalkıp abdest alacak olursa, üzerinden ağırlık gidecek ve kendine gelecektir. Üzerinde yorgunluk belirtileri olan elini, yüzünü ayaklarını yıkayacak başını ve boynunu mesh edecek olursa, kan dolaşımı normale dönecektir.

    - İslâm’da her şeyin bir hikmeti vardır. Faydasız bir şey emredilmemiştir. Mesela; abdest nedir? Temizlik demektir. Temizlik de sağlı k demektir.

    - Abdest alırken ayak, baş el gibi vücudun uç noktalarının yıkanması, kan dolaşımının düzelmesi gibi bir yarar sağlar. Suyun deriye dokunmasıyla damarlar açılıp kapanarak esneklik kazanır ve damar tıkanıklıkları önlenmiş olur.

    - Günde beş defa abdest alan kimsenin trahom hastalığına yakalanmayacağı doktorların ifadesidir. İngiliz doktor bir müslümana : “Bu hastalığın sizde olmaması lâzım demiş ve abdest alıp almadığını sormuştur.”

    Peygamber (a.s.) Hz. Enes’e şu tavsiyede bulunmuştur:

    - “Ey Enes abdest al! Çünkü abdest sağlığı korur.” (İbni Kesir:6195)

    - Her yere temas eden ellerin, ayakların yıkanışı, açık olan ağzın, burnun ve kulakların temizlenmesi en güzel korunmadır. Ağız, burun ve kulak hatta göz temizlenmese mikroplar içeriye girecektir.

    - Vücut yıkanınca yorgunluk gider. Yüz yıkanmakla deri kuvvetlenir. Devamlı abdest alanlar ileri yaşlarda bile yüz güzelliklerini korurlar.

    Vücutta statik (durgun) elektrik vardır. Bu giderilmezse, deri altındaki kaslar gerilir. Sonunda da çalışmaz ve erken buruşma olur. Devamlı abdest alanın nur yüzlü olması bundandır.

    Peygamber Efendimizin düşündüren bir hadisin de şöyledir:

    - “Öfke şeytandandır, şeytan ateşten yaratılmıştır. Ateş ancak su ile söndürülür, o halde öfkelendiğiniz zaman onu yenmek için abdest alınız.” (Ebu Davut, Edep:3)

    Bir yabancı doktorun ifadesine göre “Yakında doktorlar abdest ve namazı reçetelere yazacaklardır.”

    Görülüyor ki abdestin diğer ibadetler gibi büyük faydaları vardır. İlmin gelişmesiyle daha nice nice hikmetler görülecektir.

    Hatırlatmak istediğimiz bir husus da abdestli duracağım diye ihtiyaç gidermeyi geciktirmemek gerektiğidir.Sağlık için zararlıdır. Bu konuda Hz. Peygamber (a.s.) da “Allah hamalın namazını kabul etmez” buyurmuştur.
    alıntı




abdestin manevi faydaları,  abdestin maddi ve manevi faydaları,  abdestin maddi manevi faydaları,  abdestin maddi ve manevi faydaları nelerdir,  abdest ve gusül abdestinin maddi ve manevi faydaları,  başı mesh etmenin faydaları,  Her kim emrolunduğu gibi abdest alır ve emredildiği şekilde