Mumine.com ve Misafir Soru - Cevapları Forumundan Alkollü ölmenin günahı nedir? Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1
    Kayıtsız Üye

    Reklam

    Alkollü ölmenin günahı nedir?

    Reklam




    Alkollü ölmenin günahı nedir?


    Paylaş
    Alkollü ölmenin günahı nedir? Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    İçki büyük günahlardandır Ancak Allah’ın affı, merhameti ve mağfireti geniştir Kim günahı terk eder ve Allah’a dönerse, Allah’ın af ve mağfiretinin—inşâallah—onunla olacağına dâir kuvvetli haberler ve müjdeler vardır Allah bütün günahları bağışlar ve siler(4) Yeter ki kul Rabb’ine bir adım atsın; Allah kulunu koşarak kucaklar Yeter ki kul hiçbir şeyi Allah’a ortak koşmayarak O’na dönsün; yerle gök dolusu günahları da olsa Allah affeder (5)
    İçkili iken veya cünüp iken ölmek konusunda zâhirî nazarda her hangi bir hüküm söylememiz doğru olmaz Hoş bir tecellî değildirTevbeye fırsat bulamadan veya kendisine tevbe nasip olmadan ölümün kapıyı çalması, insanın tüylerini ürperten bir vahâmettir Biz yine de, Allah’ın affetmesini temenni edelim İç yüzünü bilemeyiz
    İçki aldıktan sonra sarhoş olup olmamak hiçbir şeyi değiştirmez, günahı hafifletmez
    İçkili iken veya sarhoşken namaz kılınmaz Fakat halk arasında içki aldıktan sonra kırk gün namazın kabul olmayacağı veya namazın kılınmayacağı tarzındaki söylenti doğru değildir Sarhoşluk geçtikten sonra nedâmet edilebilir, pişmanlık duyulabilir, bir daha içki kullanmamaya içtenlikle söz verilebilir, tevbe ve istiğfar yapılabilir ve tabiî ki namaz kılınabilir Kul ile Allah arasına kim girebilir ki?


    Dipnot


    5-Riyâzu’s-Sâlihîn, 412

    --------------------------------

    İçki içmek büyük günahlardandır. Ancak kişiyi kafir etmez. İçkili iken ölen kişiye de kafir olarak öldü denilmez. Büyük bir günahla Allah'ın huzuruna çıkmış olur.
    Bir işin günah olması için o işi yapan kimsenin bazı şartları taşıması gerekir.


    Kişinin mükellefiyet altına girmesi ve dinî hükümlerden sorumlu tutulabilmesi için,


    a. Müslüman,

    b. akıllı,
    c. Bâliğ olması şarttır.
    Buna göre mükellefiyetin birinci şartı olarak kişinin Müslüman olması gerekmektedir. Müslüman olmayan kimseler, Allah'a ve Peygambere îman edip İslâm dînine girmedikçe, Allah'ın ibâdetle ilgili emir ve yasaklarına muhatap değildirler.

    Mükellefiyetin ikinci şartı da, âkıl olmaktır. åkıl demek, ne yaptığını bilen, iyi ile kötüyü birbirinden ayırdedecek temyiz kabiliyetine sâhip olan kimse demektir.
    Mükellefiyetin son şartı da, kişinin bâliğ olması, yani, bülûğa ermiş bulunmasıdır.Kız olsun, erkek olsun aklı başında bulunan bir Müslümana namazın farz olması için buluğ dediğimiz erginlik çağına ermiş olması gerekir. Genellikle erkek çocukları 12-15, kız çocukları ise 9-15 yaşlan arasında erginlik çağına girerler.
    Eğer bu yaşa geldikleri halde belirti yoksa 15 yaşından itibaren mükellef sayılırlar.

    Erkek çocuğu buluğa erdiğini, ihtilam denilen rüyada iken cinsî boşalma ile; kız çocuğu ise aybaşı veya âdet denilen halin ortaya çıkmasıyla yani, rahimden kan gelmesiyle erginlik devresine girmiş olurlar. İnsanın bu devreden sonra namaz, oruç ve hac gibi ibadetleri yerine getirmesi farzdır.

    Ancak namaz ve oruç gibi ibadetlerin daha önceki yaşlarda çocuğa öğretilip, alıştırılması tavsiye edilmiştir. Hayrı serden, iyiyi kötüden ayırma yaşı olarak bilinen bu temyiz devresi hususunda çeşitli rivayetler yardır.
    Meselâ bir hadis-i şerifte, kız-erkek ayırımı yapılmadan yedi yaşma gelen çocuğa namazın emredilmesi ifade edilir. (Ebû Dâvûd, Salât 26) "Çocuk sağını solunu tefrik edince namazı emredin" mealindeki haber de çocuğun belli bir anlayış seviyesine gelmesini esas almıştır. Çocuğun süt dişlerini dökmeye başlaması devresi veya yirmiye kadar sayabilmesi şartını namazı öğretme yaşı olarak ifâde edilmesi de birbirini destekleyen hususlardır. (İbni Ebî Şeybe, Musannaf, 1: 347)

    Yani, bu devre ve yaşa gelen çocuğa namazla ilgili bilgiler verilir, namazın nasıl kılınacağı, farzları, vacipleri, sünnetleri, namazda okunacak sûre ve dualar öğretilir. Yavaş yavaş namaz kılmaya alıştırılır. On yaşını geçtikten sonra da artık namaz kılmasını temin edici tedbirler alınır, çocuğa namazın önemi anlatılır, bir yaratılış ve kulluk vazifesi olduğu açıklanır. İkna ederek, makul bir şekilde namaz kılması sağlanır. Çünkü, artık çocuk bu yaştan sonra her vakit buluğ çağına erebilir. Bu bir hazırlık devresi sayılır. Buluğ alametleri görülünce de farz olan vazifesini yapmaya devam eder.

    Esas itibariyle namazın farz olması buluğ çağıyla başladığına göre, ancak ondan sonra kazaya kalan namazların kılınması farz olur. Çünkü, farz olan bir namazın edası gibi kazası da farzdır.
    Kızların ilk âdeti görmeden, erkeklerin de ilk ihtilam olmadan önceki kılamadıkları namazları kaza etmesi farz olmamakla birlikte kaza etmelerinde de bir mahzur yoktur. Kılınmasında sevap vardır.
    Demek ki, bir insanın kaza borcu ancak buluğ devresinden itibaren başlar. Daha önce başlanacağına dâir söylenen sözlerin bir yeri yoktur.

    Netice olarak buluğ çağına girmiş akıllı her müslümanın, İslam’ın emrettiği farzları yapması ve yasakladığı haramları terk etmesi gerekir. Bu şartları taşıyan biri, iyi veya kötü yaptığı her şeyin karşılığını görecektir.

    Sorularla İslamiyet




alkollü ölmek,  ickili ölmek,  alkollü olarak ölmek,  alkollü ölmenin günahı,  alkollüyken ölmek,  alkollü iken ölmek,  içkiliyken ölmek