Mumine.com ve Misafir Soru - Cevapları Forumundan İslamda kadinin yaradiliŞi ve toplumsal yerİ Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1
    Kayıtsız Üye

    Reklam

    İslamda kadinin yaradiliŞi ve toplumsal yerİ

    Reklam




    İslamda kadinin yaradiliŞi ve toplumsal yerİ


    Paylaş
    İslamda kadinin yaradiliŞi ve toplumsal yerİ Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    O, var eden, güzel yaratan, yarattıklarına şekil verendir." Başka bir ayette ise şöyle buyurulmuştur: Size şekil vermiş ve şeklinizi güzel yapmıştır. Yarattığı her şeyin bir anlam ve hikmeti vardır, yaratma gücüne sahip olan yüce Allah’tır. Her şeye bir yörünge ve ölçü tayin eden de hiç şüphesiz Allah’tır. “Ölçüyü koydu.” Varlıklar belirlenen yörüngeyi, sistemi aşacak olurlarsa düzenleri bozulur ve yok olup giderler. Rahman’ın bu yaratmasında bir düzensizlik bulamazsın.” Elbette ki her şeye bir düzen koymuş ve asla yarattığı hiç bir şeyde düzensizlik ve anarşi yoktur.. “her şeyi yaratıp bir ölçüye göre düzenleyen” O’dur. “Şüphesiz biz her şeyi bir ölçüye göre yaratmışızdır.” Ve “O’nun katında her şey bir ölçüye göredir.”

    Allah sizi topraktan, sonra nutfeden yaratmış, sonra da sizi çiftler halinde var etmiştir.

    Yüce Allah her şeyi çiftiyle yaratmıştır. Evrene baktığımızda gördüğümüz her şeyin bir eşini de beraberinde görürüz. Bu yaratılışın kanunu, Allah’ın kurduğu bir sistemdir. Özellikle canlılar aleminde her şeyin eri olduğu gibi her şeyin de dişisi de mevcut bulunmaktadır. Bu yaratılış sisteminin en iyi şekilde işlemesini sağlayan temel unsurlardan biridir. Allah her şeyi bir nizam ve ölçü içerisinde yaratmıştır.

    ''Şüphesiz, Allah (c.c) katında en değerliniz, O’na karşı gelmekten en çok sakınanızdır.” Üstünlük takvadadır. Takvalı kim olursa olsun üstün sayılmıştır. Bizde (örfi dinde) ise maddi güce sahip olan erkeğin üstün olduğu göz önünde tutulmuş ama İslam bu görüşü yıkmaya çalışmıştır. Hz. Ali’nin (a.s) buyurduğu gibi “En akıllınız, en çok sakınanız (takvalı olanınız) dır.” Üstünlük takvadaysa ve Allah’ın ayetleri herkese şamilse ve kadın da sakınıyorsa meleklerin derecesine hatta daha üstüne çıkabilir demektir. Sakınmayan erkek nasıl olurda sakınan kadından üstün olabilir? Erkek sakınmıyorsa esfeli safilin “aşağıların en aşağısı” haline düşüyorsa nasıl olurda Allah’ın aşağılık kıldık dediğini biz en üstün tutabiliriz? Aynı şekilde aşağıların aşağısına düşen kadını nasıl olur da alay-i illiyyin’e (yücelerin yücesine) çıkarabiliriz. İnsanlar ister kadın olsun ister erkek takvaları ölçüsünce değerlendirilmelidirler ve hak ettikleri değerleri onlara veren İslam olmalıdır. Hz. Ali’nin buyurduğu gibi “İnsanların en akıllısı, Allah’a en yakın olan kimsedir” Allah’a en yakın olan kimse en çok korunan kimse demektir. Allah’a göre akıllılığın değeri takva ölçüsüncedir.

    İster erkek ister kadın her ikisinin de çabasının sonucu kendisinedir. Kim çalışır iyi bir kul olma yolunda adım atarsa Allah ayırım yapmaksızın her ikisinden de kabul buyuracaktır. “İnsan için sadece çalıştığı vardır.”

    "Müslüman erkekler ve kadınlar, mümin erkekler ve kadınlar Allah'a itaat eden erkekler ve kadınlar, doğru olan erkekler ve kadınlar, namuslarını koruyan erkekler ve kadınlar, Allah'ı çok zikreden erkeler ve kadınlar... işte Allah bunların hepsine mağfiret ve büyük ecir hazırlamıştır.”

    Kadına yapılan zulüm ve işkence, onu aşağılayan her türlü sözlü ve fiili sataşma, onu hor ve zelil görmek, erkekten aşağı görmek, ona hakaret etmek, velhasıl kendisine yapılmasını istemediğini kadınına yapması ve layık görmesi, bunların hepsi cahiliye davranışlarının kalıntılarıdır. Kur’an ise bu tür davranışları şiddetle yermiş ve hesabının sorulacağını açıkça beyan etmiştir: “Kız çocuğun hangi suçtan ötürü öldürüldüğü kendisine sorulduğu zaman;”

    “Erkeklere kazandıklarından bir pay olduğu gibi kadınlara da kazandıklarından bir pay vardır.” ayetiyle erkeklerle arasındaki farkı kaldıran İslam, diğer yandan da kadınlara görüş belirtme ve oy verme hakkını tanımaktadır. Allah Resulü (s.a.a) Kur’an-ı Kerim’in emri ile kadınlardan biat alarak ve onları kabul ederek onlara bu hakkı yüzyıllar öncesinden vermiştir: “Sana biat etmek üzere geldikleri zaman, onları kabul et.” İmam Ali’ (a.s) “Ey insanlar! Şüphesiz Ademden ne kul ve ne de cariye doğmuştur. Tüm insanlar (kadın ve erkek) hürdür.” ve “kimsenin kölesi olma çünkü Allah (c.c) seni özgür yaratmıştır.” diyerek insana özgürlüğünü öğretmekte bu konudaki her türlü tereddüdü ortadan kaldırmaktadır.

    İslam, kadını öğretileri ışığında yüceltti. Öyle ki kadını ilahi risaletin bekçisi ve islami hüküm ve adabın beyan edicisi kılmış ve erkeklere bir emanet olarak vermiştir.

    Veda hutbesinde Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyuruyor: “Ey insanlar sizin kadınlar üzerinde hakkınız olduğu gibi, onların da sizler üzerinde hakları vardır. Ben size onlara iyi davranmanızı vasiyet ediyorum. Onlar size Allah’ın emanetleridirler.” Emanete yapılan hıyanetin sorgusu elbette olacaktır.

    Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de müminlerin sıfatlarından bahsederken şöyle buyuruyor: “Onlar emanetlerini ve sözlerini yerine getirirler.” Emanet edilen bir şey en güzel şekilde korunmak ve evin en güzel ve emniyet açısından en güvenilir yerine konmak zorundadır ki güzel korunabilsin ve emanet ehline sağlam bir şeklide ulaşabilsin.

    “Emanetlerini ve sözlerini yerine getirenler” “İşte onlar, cennetlerde ikram olunacak kimselerdir.”

    “İçinizden, kendileriyle huzura kavuşacağınız eşler yaratıp; aranızda muhabbet ve rahmet var etmesi, O’nun varlığının belgelerindendir. Bunlarda, düşünen kavim için dersler vardır.”
    “Yarattığı her şeyi güzel yaratan” Allah kadını da en “güzel yaratan,” dır. Allah (c.c) kadını da en güzel şekilde yaratmış ve ona hayat arkadaşını bağışlamıştır. Birbirini tamamlayan iki varlık! Onsuz (kadınsız) olunamayacağı gibi, onsuzluğunda (erkeksiz) düşünülemediği bir varlık! Yaratılışta birbirini tamamlayan iki insan.

    Eyyaşi tefsirinde zikredildiği gibi İmam Bakır’dan nakledilen bir rivayete göre “yüce Allah (c.c) Hz. Havva’yı Hz. Adem’in geri kalan toprağından yaratmıştır.” Erkeğin kaburga kemiğinden değil. Kadın da Allah’ın (c.c) yarattığı ve ona ayrı şekil verdiği bir insandır.

    Bir insan olarak kadını değerlendirirsek “Biz insanı en güzel şekilde yarattık.” Burada Allah (c.c) ister kadın ister erkek her ikisinin de en güzel şekilde yaratıldığını bildiriyor. Evet şu konuda birleşmemiz gerekir ki insan olarak kadın en güzel şekilde yaratılmıştır. Bu ayet sadece erkekleri bağlamadığı gibi sadece kadınları da bağlamaz. Her ikisini de bağlar. Çünkü kadın ve erkek “Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan, ondan eşini var eden ve ikisinden pek çok erkek ve kadın meydana getiren Rabbinizden sakının.” Allah’ın insan olarak belirttiği yaratıklarıdır. Her ikisi de Allah’ın kullarıdır. Şunu iyi anlamamız lazım ki Kur’an kadın ve erkek konusunda ayırımcılık yapmamaktadır. Kur’an açısından kadın ve erkek birdir. Sadece yaratılıştaki fiziksel bir takım farklılıkların bulunması erkeklerin kadınlardan manevi yönden üstün olduğunu göstermez.

    Allah’ın yaratılış düzeni kadının yaratılmasını gerektiriyordu ve de nasıl yaratılması gerektiğini de en iyi bilen Allah olduğuna göre kadını da en iyi ve güzel şekilde yaratmıştır.


    Alıntı