Mumine.com ve Misafir Soru - Cevapları Forumundan İslamda güzel kadın isimleri hakkında bilgi Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1
    Kayıtsız Üye

    Reklam

    İslamda güzel kadın isimleri hakkında bilgi

    Reklam




    islamda güzel kadın isimleri


    Paylaş
    İslamda güzel kadın isimleri hakkında bilgi Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Yeni doğan çocuğa kısa bir süre içinde güzel bir isim koymak anne ve babaların en önemli görevlerindendir. Çocuğa konulan isim hem bu dünyada hem de ahirette geçerlidir. Rasulullah (sav) sadece çocukların değil, büyük insanların ismiyle dahi ilgilenmiştir. Kötü bulduğu bazı isimleri değiştirme yoluna gitmiştir. Yine konulması gereken güzel isimler hakkında bilgiler vermiş, zaman zaman bizzat kendileri çocuklara isimler vermiştir.

    Rasulullah (sav) güzel isim koymanın önemini şöyle açıklıyor: “Sizler kıyamet günü isimlerinizle ve babalarınızın isimleriyle çağrılacaksınız. Öyleyse isimlerinizi güzel yapın.” (1)

    Bu çağırma işlemini Allah'ın görevlendirdiği bir melek Allahın izniyle yapacaktır. Hiç kimse kıyamet günü Allah (c.c.)’ın hoşlanmayacağı isimle O’nun karşısına çıkmak istemez. Öyleyse kötü olan isimlerin çocuklara verilmemesi gerekir.

    Rasulullah (sav)’ın isim konusundaki hassasiyetini daha iyi anlamak için şu hadis-i şerifi de görmek lazım. Yahya bin Said (r.a.) anlatıyor: Hz. Peygamber (sav) bol sütlü bir deve hakkında: “Bunu kim sağacak?” diye sordu. Bir adam ayağa kalkmıştı ki, Rasulullah (sav) adama: “İsmin ne?” diye sordu. Adam: “Mürre (acı)” diyince ona “Otur” dedi. Hz. Peygamber (sav) tekrar: “Bunu kim sağacak?” diye sordu. Bir başkası ayağa kalktı, ben sağacağım diyecekti. Hz. Peygamber (sav) ona da: “İsmin ne?” diye sordu. Adam: “Harb” diyince, ona da: “Otur” dedi. Rasulullah (sav): Bu deveyi bize kim sağacak?” diye sormaya devam etti. Bir adam daha kalktı. Ona da ismini sordu. O da “Ya’iş” (yaşıyor) cevabını alınca ona “Sen sağ” dedi.(2)

    Allahü Azimüsşan’ın has isimleri kullara isim olarak verilmez. Ancak sıfatları isim olarak verilebilir. Mesela; Kerim, Halim, Kadir, gibi kelimeleri insanlara isim olarak vermek caizdir. Ancak bu isimlerin başına bir (Abd) kelimesi ilave ederek söylemek ise pek güzel bir dikkattir. Zira (Abd) kelimesini ilave ederek söylediğiniz takdirde Kerim’i Abdülkerim olarak söylersiniz. Bu takdirde Kerim’in kulu demiş olacağınızdan mana pek güzel bir şekil alır.

    Nitekim Aziz isminin başına da bir (Abd) kelimesi ilave ederek söylediğinizde azizin kulu manasına Abdülaziz demiş olursunuz. Mecburi olmasa da güzel bir hassasiyet olur.

    Rasulullah(sav)’ın açıklamalarına göre en güzel isim olarak adlandırılanlardan bazıları şunlardır: Erkek ismi olarak, Abdullah, Abdurrahman, Muhammed, Peygamberlerin isimleri, Hasan, Hüseyin ve diğer İslam büyüklerinin isimleri tavsiye edilen isimlerdir. Kız isimleri olarak da, Aişe (Ayşe), Fatıma, Zeyneb, Hatice, Cemile, Zehra… gibi isimler güzeldir.

    Mahşerde her çocuk, konan ismiyle çağrılacaktır. Şayet çocuğun ismi kötü manaya gelen gayrimüslim ismi ise, mahşer halkı önünde isminden dolayı utanan çocuk,

    'Allah beni doğuştan Müslüman olarak dünyaya gönderdi, sen neden bana kötü manaya gelen ismi koydun?' diye isim koyandan davacı olacaktır. İsmin manasının böylesine ehemmiyetinden dolayıdır ki, Peygamber'imiz kötü manaya gelen yabancı isimleri iyi manaya gelen Müslüman isimleriyle değiştirme örnekleri vermiştir. Mesela (Uzza putun kulu) manasına gelen (abdu'l-uzza)'yı, Allah'ın kulu manasına gelen (Abdullah) ile değiştirmiştir. Ateş parçası manasına gelen (cemre)'yi de güzel kız manasına gelen (cemileyle) ile, Harp ismini de Hasan'la düzeltmiştir. Demek ki, Müslüman isminden maksat, mananın kötü olmamasıdır.

    Bununla beraber bazen isimlerde mana açık da olmayabiliyor. (Aleyna) gibi. Son zamanlarda çok rastladığımız bu (Aleyna)'nın ne manaya geldiğini pek bilemiyoruz. Çünkü, Kur'an'da geçen (aleyna) isim değildir. Sadece yer aldığı cümlenin içinde (üzerimize) manasına gelmektedir:

    - (Vema aleyna) bizim üzerimize, (illel'belağ) tebliğden başka bir görev yoktur, manasına gelebilen (bizim üzerimize)'yi, cümle içindeki yerinden çekip birine isim olarak verdiğinizde, ne manaya geldiğini anlamak zorlaşmaktadır. Belki de Yasin'deki bu (aleyna)'yı isim olarak seçenler, (bu çocuk bizim üzerimize Allah'ın bir ihsanıdır) demek istemekteler.

    Bir de kızlarımıza verilen Kezban ismi vardır ki, zannederim yanlış anlaşılan isimlerden biri de budur. Kezban'ı hep yalancı manasına anlayanlar, Kur'an'daki (tükezziban) ile karıştırmışlardır. Çoğu kimseler Farsçadaki (ev hanımı) manasına gelen (Kedban)'dan alınma Kezban'ı, Arapçadaki 'yalanlayan' manasına gelen tükezziban'dan alınma sanarak bu isimden hep ürkmüşlerdir.

    Bununla baraber iyi bir anlamı olmasına rağmen yanlış anlaşılacak isimler koymamaya dikkat etmenin faydalı olacağını düşünüyoruz.
    Bu nedenle kız çocukları için, Büşra, Beyza, Selma, Esma, Ahsen, Rabia, Saliha, Salime, Adile.. gibi kolay seslendirilen, yanlış yazma ve yanlış söyleme ihtimali olmayan tek isimler tercih edilebilir.
    Çocuğun isminin güzel olması bir fazilet olsa da ahirette özel muameleye tabi tutulacağı söylenemez. Çünkü ahirette insanın göreceği muamele onun ameline göre olacaktır.

    Sözün özü: Ebeveynler yavrularına karşı ilk görevlerini yerine getirirken, gayrimüslim kimliğini çağrıştıran yabancı isim koymaktan kaçınmalı ki, mahşerde koydukları isimlerle çağrılan çocuklarının şikayetine muhatap olmasınlar. Bu konuda elbette bizim gibi düşünmeyenler de olabilir: "Tercih size aittir, kim neye layıksa onu bulur." demekten başka sözümüz olamaz onlara da. Müddessir Sûresi'ndeki ayetin ikazı hepimiz için geçerlidir:

    -Herkes kendi tercihinin sorumlusudur!

    1- Ebu Davud, Edeb 69
    2- Muvatta, İsti’zan 24




  3. 3
    Kadın İsimleri


    Adalet : Doğruluk, zulmetmeme, haksızları terbiye.
    Adniye : Salih, Cennetlik.
    Afet : İnsanların önleyemediği büyük felaket.
    Afitab : Güneş ışığı.
    Ahu : Ceylan, maral.
    Aişe : Bolluk içinde rahat yaşayan.
    Amine : Korkusuz.
    Arzu : İstek, hasret. İstenilen beğenilen kadın.
    Asiye : Direk, acılı kadın.
    Aslı :Temelli, köklü.
    Aslıhan : Han soyundan olan.
    Asuman : Gök, gökkubbe, sema.
    Atiye : Bağış, verme, iyilik.
    Atıfet : Bir sebebi bulunmadan duyulan sevgi.
    Ayfer : Ay ışığı.
    Ayla :Kadın, eş hanım.
    Aylin : Ayın çevresinde görülen ışıklı daire, hale.
    Aynur : Ay gibi parlak.
    Ayperi : Peri gibi güzel.
    Ayten : Ay gibi parlak renkli.
    Ayşegül : Güleç, gül gibi renkli, canlı ve rahat ömür süren.
    Ayşen :Neşeli, parlak, sevimli.
    Azimet : Gidiş. Takva yolunu seçen.
    Azra : Bakire.

    Banu
    : Ev kadını.
    Begüm : Saygı değer kadın, hanım.
    Behiye : Güzel, alımlı kadın.
    Benan : Parmakla gösterilecek kadar güzel.
    Bengi :Sonsuz, tiryaki.
    Berat : Yapılan hayırlı bir iş yüzünden affetmek üzere verilen karşılık.
    Beren : Kuzu.
    Berin : Manen çok yüksek, yüce yaradılışlı.
    Berire :İhsan sahibi, sadık.
    Berna : Genç, cesur, civan.
    Besamet : Güler yüzlü.
    Betigül :Gül gibi kokan mektup.
    Betül : Erkeklerden çekinen, ibadete düşkün, namuslu ve çok temiz kadın. Hazret-i Fâtıma ve Hazret-i Meryem'in ünvanı.
    Beyhatun :Hakanın hanımı.
    Beylem :Çiçek demedi, buket, sunuş.
    Beyza : Çok beyaz, çok temiz, parlak.
    Bilge :Bilgisiyle davranışları birbirine uyan.
    Bilgehatun erin bilgi sahibi kadın.
    Binnaz : Çok nazlı.
    Birgül :Tek ve benzersiz gül.
    Buket : Demet, çiçek demedi.
    Burc :Taze dal, filiz.
    Burçin : Dişi geyik.
    Burcu : Güzel kokan.
    Büşrâ : Müjde, sevinç, hayırlı haber. Acele, çabuk.

    Cânân
    : Sevgili, dilber, gönül verilen. Tasavvufta Allah.
    Cangül : İç açıcı.
    Cavidan : Sonsuz, ölümsüz, ebedi.
    Ceyda : Yararlı, herkese iyilik yapan.
    Ceylan : İnce biçimli, güzel gözlü bir geyik cinsi.
    Cihanfer : Cihanı aydınlatan çok güzel kadın.

    Derya
    : Deniz, çok bol, pek çok.
    Destegül : Gül demeti, çiçek buketi.
    Dicle :Büyük ırmak. Irak'ta denize dökülen bir nehir.
    Didar : Yüz, çehre, suret, görüş, göz, görme gücü.
    Dilara : Gönül alıcı, sevgili.
    Dilber : Güzel, sevgili, gönül çekici.
    Dilbeste : Gönül bağlamış, âşık.
    Dildade : Gönül vermiş, düşkün, tutkun.
    Dildar : Gönlü hüküm altında tutan sevgili.
    Dilrüba : Gönül kapan, herkesi kendine bağlayan.
    Dilsafa : Gönlü ferah kedersiz.
    Dilşad : Gönlü sevinçli, yüreği şen.
    Dilşikâr : Gönül avlayan, kendine bağlayan.
    Dürdane : İnci tanesi, inci serpen.

    Ebru : Kaş.
    Eda : Tavırları hoş, nazlı.
    Efser : Taç.
    Ela: Sarıya çalar kestane rengi.
    Elif : Arap alfabesinin ilk harfi, dost, tanıdık.
    Emel : Güçlü arzu, umulan şey.
    Erva : Çok güzel, son derece cesur ve yiğit adam.
    Esma : İsmi olan.
    Esra : Gece yolculuğuna çıkan.

    Fatıma : Kendisi ve nesli Cehennem ateşinden kesilmiş.
    Fazilet : Erdem, iyi huyların ve üstün vasıfların hepsi.
    Ferdiye : Tek ve eşsiz.
    Ferah : Bol, geniş, neşeli, açık.
    Feray : Parlak, aydınlık ay.
    Ferhunde : Uğurlu kutlu.
    Feriha : Sevinçli, ferah.
    Ferihan : Razı, hoşnut, sevinçli.
    Ferişte : Melek.
    Ferzane : Hakim, filozof, bilgin, âlim.
    Figen : Çiçek demeti, gölge eden.
    Fitnat : Zihin açık, çabuk kavrayışlı.
    Firdevs : Sekiz Cennetten biri, altın ve gümüştendir.
    Firkat : Ayrı olan, sevgiden uzak kalan.
    Fulya : Güzel kokulu bir nergis.
    Füruzan : Çok parlak, aydınlık, parlayan, nurlu.
    Füsun : Büyü, sihir, efsun.
    Füsünkâr : Büyüleyici güzel.

    Gazal : Geyik, ceylan, ahu.
    Gönül :Kalb.
    Gözde : Göze girmiş, bir büyüğün sevip beğendiği.
    Gülbanu: Gül hanım.
    Gülberk : Gül yaprağı.
    Gülbin : Gül fidanı, gül dalı, gül bahçesi, güllük.
    Gülbiz : Gül saçan, gül serpen.
    Gülçehre : Gül yüzlü, yüzü gül gibi hoş.
    Gülcemal : Yüzü gül gibi güzel.
    Gülçiçek : Gül gibi taze, çiçek tazeliği taşıyan.
    Gülçin : Gül toplayan, gül derleyici.
    Güldemet : Gül buketi, gül demeti.
    Gülendam : Gül gibi ince, uzun, güzel vücutlu.
    Güleser :Yüzünde gülümseme eksik olmayan.
    Gülfam : Pembe, gül renginde.
    Gülfem : Gül dudaklı, gül ağızlı.
    Gülfer : Gül gibi parlak.
    Gülfeşan : Gül saçan.
    Gülfidan : Gül gibi genç.
    Gülhiz : Gül yetiştiren.
    Gülistan : Gül bahçesi, güllük.
    Gülizar : Gül yanaklı.
    Gülnar : Katmerli ve büyük gül, büyük çiçek.
    Gülnaz : Gül gibi ince ve narin, nazlanan.
    Gülsima : Gül yüzlü.
    Gülsüm : Yüzü dolgun. Ümmügülsüm: Gülsümün annesi.
    Gülter : Yeni açılmış gül.
    Gülşen : Gül bahçesi, gülistan.
    Güzide : Seçkin, seçilmiş, seçme.

    Hacer
    : Taş, kaya parçası.
    Hatice : Erken doğan kız çocuğu.
    Hale : Ayın çevresinde görülen ışık halkası.
    Halenur : Işıklı, aydınlık daire, hale.
    Hamiyet : Milli onur ve haysiyet.
    Handan : Gülen, şen.
    Hande : Gülen, alay eden.
    Harika : Tabiat dışı meydana gelen fevkalade olay.
    Hasna : Çok güzel kadın.
    Haver : Gün doğusu, ortak.
    Havle : Güçlü, kuvvetli, takatlı, kudretli.
    Havva : Bir şeyin kıvamı, olgun. Hazret-i Ademin hanımı.
    Hayrunnisa : Kadınların hayırlısı, iyisi.
    Hediye : İkram olarak verilen şey.
    Hicran : Ayrılık, ayrılığın verdiği unutulmaz acı.
    Hicret
    : Bir ülkeden başka birine göç etmiş olan.
    Hilâl : Yeni ay.
    Hoşeda : Davranışı hoş, hareketi güzel.
    Hoşendam : Boyu posu güzel, görünümü düzgün.
    Hoşkadem : Güzel ayaklı, uğurlu.
    Hoşneva : Güzel sesli.
    Hoşnigar :Tatlı, güzel bakışlı.
    Huban : Güzeller. Güzel olan.





  4. 4
    Huri : Cennet kızı gibi güzel.
    Huriye : Çok güzel.
    Hülya : Kuruntu, hayal.
    Hümeyra : Küçük kırmızı. Hazret-i Âişe’nin ünvanı
    Hürrem : Taze, şen şakrak, sevinçli. Güler yüzlü.
    Hürriyet : İradesine göre karar veren. Kendine ve başkasına zarar vermeyecek şekilde serbest.
    Hüsnâ : En güzel, pek güzel.
    Hüsnügül : Gül gibi güzel.
    Hüveyda : Apaçık, belli, besbelli.

    Itri : Kokulu, güzel kokulu.

    İclal
    : Saygı ve büyüklük gösteren, ikram eden.
    İffet : Namuslu, helali isteyen, haramdan kaçan.
    İkbal : Baht açıklığı, işlerin yolunda gitmesi.
    İrem : Şeddatın Cennet diye yaptırdığı ünlü bahçe.

    Jale : Kırağı, çiğ, şebnem.
    Jülide : Saçı dağınık.

    Kader
    : Hayrın ve şerrin Allah’tan geldiğine inanan.
    Keriman : Kerimin çoğulu, keremi bol, cömert.
    Kevser : Maddeten ve mânen çok, nesli kalabalık. Cennetteki meşhur havuz.
    Kezban : Ev kadını.
    Kısmet : Talih, nasip, kader.
    Kudret : Kuvvet, takat, güç, varlık, ehliyet, kabiliyet.
    Kutan :Kutlu, kutsal, mutlu.
    Kübra : En büyük en azametli.
    Kündem :İtaatli, saygılı.

    Lalezar
    : Lale bahçesi.
    Lamiha : Parlayan, parıldayan, parlak.
    Leman : Titrek.
    Lerzan . Titreyen, titrek.
    Letafet : Latiflik, hoşluk, yumuşaklık.
    Leyan : Konforlu, lüks hayat.
    Leyla : Uzun ve karanlık gece.

    Mahinev : Yeni doğmuş ay.
    Mahiye : Aylık.
    Mahpeyker : Ay yüzlü parlak ve nur yüzlü.
    Mahru : Ay gibi parlak yüzlü.
    Maide : Kurulmuş hazır sofra.
    Makbule : Kabul olunmuş, beğenilmiş.
    Maral dişi geyik.
    Mayda :Narin ince yapılı.
    Mebşure : Yüzü güzel, endamlı.
    Mefharet : İftihar eden.
    Mefkure : Ulaşılmak istenen en yüce amaç.
    Mehlika : Ay yüzlü.
    Mehpare : Ay parçası.
    Mehtap : Ay ışığı.
    Mehveş : Ay gibi güzel.
    Melahat : Güzel yüzlü.
    Melda : İnce ve taze.
    Melek : Masum, halim selim.
    Melis :Bal arısı.
    Menfuse : Pek hoş, çok hoşa giden, en güzel.
    Meriç : Ege denizine dökülen nehir.
    Merve : Kâbe yakınındaki küçük bir tepe.
    Meryem : Dinine bağlı.
    Mesadet : Mutlu.
    Mestinaz : Süzgün bakışlı.
    Mevhibe : Bahşiş, ihsan, bağış.
    Meysere : Zenginlik, rahatlık.
    Mihman : Misafir.
    Mihriban : Seven, güler yüzlü.
    Mihrimah : Güneş ile ay.
    Mihrinaz : Çok nazlı
    Mimoza : Yaprağına dokununca toplanan bir çiçek.
    Mualla : Yüce, yüksek.
    Muattar : Güzel kokulu.
    Muazzez : İzzet ve şeref sahibi, değerli.
    Muhabbet : Sevgi.
    Muhaddere : Namuslu, iffetli, örtülü müslüman
    Mukadder : Alın yazısına inanan.
    Mukaddes : Mübarek, temiz.
    Mübeccel : Yüceltilmiş, büyütülmüş, tebcil edilmiş.
    Müberra : Temize çıkarılmış, açıkca belirtilmiş.
    Mübeşşer : Müjdelenen, iyi haber verilip sevindirilen.
    Mübeyyen : Açıklanmış ortaya çıkarılmış.
    Müjde : İyi haber sevinçli haber.
    Müjgan : Kirpikler.
    Müjgen :Kirpik
    Münevver : Aydınlatılmış, kültürlü ve bilgili, aydın.
    Münteha : Netice, son yer.
    Mürüvvet : İnsanlık, mertlik, sevinçli günlerini görme.
    Müşerref : Şerefli kılınmış.
    Müveddet : Sevgi, dostluk, muhabbet.
    Müyesser : Kolayca yapılan nasip olan.
    Müzehher : Çiçekli, çiçek açmış, çiçeklenmiş.
    Müzeyyen : Süslü, süslenmiş, bezenmiş, donanmış.

    Nadide : Görülmemiş, az bulunur, çok değerli.
    Nakşıdil : Gönül nakışı.
    Nalan : İnleyen, ağlayan, sızlayan, figan eden.
    Narin : İnce yapılı, nazik ve kibar.
    Nazan : Nazlı, naz eden.
    Nazende : Naz edici, nazlı.
    Nazenin : Çok nazlı, narin, ince yapılı.
    Nazik : İnce, narin, zarif.




  5. 5
    Nazikendam : Narin yapılı.
    Nazile : Aşağı inen.
    Nazlı : Naz eden.
    Nebahat : Şan ve şeref sahibi.
    Necla : Kız evlat.
    Nedret : Az bulunan, ender.
    Nehar : Gündüz.
    Nemika : Mektup.
    Neriman : Pehlivan, kahraman, yiğit.
    Nermin : Yumuşak, nazik, kibar.
    Neslihan : Padişah soyundan gelen.
    Neslişah : Şah neslinden.
    Nesrin : Yaban gülü, mısır gülü, van gülü.
    Neşe : Sevinç içinde olan.
    Neşide : Ünlü mısra, beyit, manzume.
    Neval : Talih, kısmet, baht açıklığı. İhsan, bağış.
    Nevbahar : İlk bahar.
    Nevbaht :Talihi yeni.
    Nevber : Yeni yetişmiş turfanda sebze, meyve.
    Nevcivan : Taze, genç, delikanlı.
    Neveda : Herkesten ayrı bir edası olan.
    Nevin : Yeni, yepyeni, yeni şey.
    Nevinbal : Taze yeni yetişmiş fidan.
    Nevinur : Çeşitli görünümde ışıklar.
    Nevres : Yeni biten, genç taze.
    Nevsal : Yeni yıl.
    Nevvare : Nurlu, ışıklı, parlak, ağaç çiçeği.
    Nezafet : Temizlik, paklık.
    Nezahet : Temizlik, paklık, iç temizliği, incelik, rikkat.
    Nezaket : Naziklik, zariflik, incelik, terbiye, edep.
    Nida : Seslenen.
    Nigahban : Gözcü, bekçi.
    Nigar : Resim, nakış, resim gibi güzel.
    Nihal : Fidan, genç. Fidan gibi ince yapılı.
    Nihan : Gizli, sır, örtünmesi gerekli yerleri örten.
    Nilgün : Mavi renkli.
    Nilüfer : Bir su bitkisi
    Niran : Ateş, parlaklık.
    Nur : Işık, parıltı, aydınlık, nur.
    Nuran :Işıklı, nurlu, aydın.
    Nuray : Ay ışığı gibi.
    Nurbanu : Işıklı hanım, nurlu hanım.
    Nurcihan : Cihanın nuru, kâinatın ışıklı, parlak, nurlu.
    Nurçin : Işıklı.
    Nurhan : Aydın hükümdar.
    Nurhayat : Paralak hayat.
    Nurperi : Yüzü nur gibi parlayan peri gibi güzel.
    Nurşen : Işık gibi şen ve güler yüzlü.
    Nurşin : Çok lezzetli.
    Nükhet : Güzel ve hoş koku.


    Özge :Başka, yabancı, iyi, güzel, şakacı, cana yakın.
    Özlem : Hasret. Yeniden görme arzusu.


    Pakize : Çok temiz, hoş ve güzel saf, iyi, lekesiz.
    Pendiye : Öğüt veren.
    Peren : Ülker yıldızı.
    Peri : Çok güzel, çekici.
    Peride : Uçarak yükselmiş, rengini atmış.
    Perihan : Peri padişahı.


    Rahime : Müminlere çok acıyan kadın.
    Rahşan : Parlak, parlayan.
    Rana : Güzel, hoş görünen.
    Ravza : Bahçe, yeşilliği bol, çiçekli bahçe.
    Rayiha : Koku, güzel koku.
    Refhan : Varlık içinde yaşayan, bolluk içinde bulunan.
    Remide : Ürkmüş, korkmuş, ürkek, korkak.
    Rengin : Renkli, boyalı, güzel.
    Reside : Erimiş, yetişmiş, olgunlaşmış.
    Reyhan : Rızk, merhamet, güzel koku. Fesleğen.
    Rikkat : İncelik, naziklik.
    Rugeş : Canlı yüzlü, taze yüzlü.
    Ruken : Güler yüzlü, müjde veren.
    Rukiye : Büyüleyici güzellikte.
    Rumeysa : Büyük yıldız
    Ruşen : Aydın, parlak, belli, aşikar, apaçık, ortada.
    Ruzenin : Çiçek gibi güzel yüzlü.
    Rüveyda : Hoş, ince, nazik.
    Rüveyha : İncelik, zariflik.


    Saadet : Kavuşan, mutlu.
    Sabahat : Latif, yüzü güzel, cemal sahibi.
    Sabia : Yedinci.
    Saniye : İkinci.
    Sara : Halis, katkısız, saf.
    Sare : Sıçrayan, atlayan.
    Satıa : Meydana çıkan, yükselen, nur saçan, parlak.
    Seda : Ses.
    Seha : Eli açık, cömert.
    Sehavet : Cömertliği seven
    Seher : Gecenin son altıda biri olan vakit ki, bu zaman yapılan dualar makbuldür.
    Sekine : Gönlü rahat.
    Selamet : Sağlık, esenlik, kurtuluş, sâkin olma.
    Selma : Barışçı, itaatli, iyi yolda.
    Selvican : Selvi seven, selvi canlı.
    Semahat : Cömert, iyiliksever.
    Semra : Esmer, kumral renkte, esmer güzeli.
    Sena : Övme, methetme.
    Seniyye : Yüksek, yüce.
    Serap : Işığın yansımasından doğan yanılma.
    Sevde : Esmer güzeli.
    Sibel : Buğday başağı.
    Suna: Erkek ördek. Endamlı.
    Suzan : Yakan, yanan.
    Süeda : Saadetli, kutlu, uğurlu. Saidin çoğulu.
    Sükeyne : Sessiz, sakin, başlı, vakarlı.
    Sülün :İnce narin.
    Sümeyye : Ammar b.Yaser'in annesi. İlk İslam şehidi.
    Sündüs : Altın ve gümüş telle işlemeli ipek kumaş.
    Süveyda : Kalbin ortasındaki kara benek.


    Şahdane : Mutlu, bahtiyar, dindar, temiz yürekli.
    Şahika : Dağ tepesi, dağ doruğu.
    Şahmelek : Güzeller güzeli.
    Şaziment : Özellikleri kimseye benzemeyen.
    Şebnem : Gece nemi, çiğ, nem, rutubet.
    Şehnaz : Çok nazlı.
    Şehriban : Şehrin en büyük âmiri, vali.
    emsinisa : Kadınların güneşi.
    Şermende : Utangaç.
    Şermin : Utanan, sıkılan.
    Şermize : Küçük insan topluluğu.
    Şetaret : Şenlik, neşeli olma, sevinç.
    Şeybe : Beyaz saçlı, yaşlı, saçı ağarmış.
    Şeyda : Âşık, tutkun. Sevgiden aklını kaybetmiş.
    Şeyma : Bedeninde ben, alamet olan.
    Şirin : Tatlı, cana yakın sevimli.
    Şule : Alev, parıltı.
    Şükran : Teşekkür eden, minnettar kalan.
    Şükufe : Çiçek gibi güzel, tomurcuk.


    Tıflıgül : Gonca gül.
    Tiraje : Gök kuşağı.
    Tuba Cennet ağacı.
    Tülin : Ayna.
    Türkan : Padişaha saltanatta ortaklık eden eşi.


    Ulya : Pek yüce.


    Ülfet : Dost olan, yakınlık duyan.
    Ümeyme : Küçük anne.
    Ümmühan : Hükümdarın annesi.


    Vecahet : Güzel yüzlü, itibarlı, şerefli.
    Vedia : Emanet.
    Vedide : Dost, sevgili. Çok seven.
    Vesamet : Güzel olan.
    Vesile : Vasıta olan.
    Vildan : Yeni doğmuş çocuk.
    Vuslat : Dostuna, sevdiğine kavuşan.


    Yâdigar : Dost hatırası.
    Yârıdil : Gönül dostu, içten arkadaş.
    Yelda : Uzun ve siyah.
    Yeldem : Çabuk, çevik, çalak.
    Yeşim : Sert ve kıymetli yeşil taş.


    Zehra : Yüzü beyaz ve parlak, nurani yüzlü.
    Zekavet : Çabuk anlayan, tez kavrayan.
    Zerafet : Kibarlı, incelik, zariflik.
    Zerengül : Altın gibi gül.
    Zerişte : Altın tel, sırma.
    Zerrin : Altına benzeyen, altın gibi parlak ve kıymetli.
    Zeyneb : Görünüşü ve kokusu güzel, olgun ve dolgun.
    Ziba : Süslü, bezekli. yakışıklı güzel.
    Zinnur : Nur sahibi, nurlu, ışıklı, parlak, bahtiyar.
    Zişan : Şanlı, ünlü, çok tanınmış.
    Zübeyde : En seçkin, öz, hülasa, cevher.
    Zülal : Saf, berrak.
    Züleyha : Hızlı yürüyen, yolda emsalini geçen.
    Zülfibar : Dağılmış, yayılmış saç.
    Zülfiyar : Sevgilinin saçı.
    Zümrüt : Yeşil renkte, cam parlaklığında bir süs taşı.



  6. 6
    Kayıtsız Üye
    berire ismi güzelmi



  7. 7
    Kayıtsız Üye
    Arkadaslar kizima ikra ismini koydum keske bir isim daha koysaydim mesela sevval sizce olurmu



  8. 8
    Alıntı kayıtsız Nickli Üyeden Alıntı
    Arkadaslar kizima ikra ismini koydum keske bir isim daha koysaydim mesela sevval sizce olurmu
    neden olmasın şevval'in anlamı bayram'dır



  9. 9
    Kayıtsız Üye
    Bence güzel bir ad koyun derim(:



  10. 10
    Kayıtsız Üye
    Arkadaşlar bi kızım olucak doğumuna çok az kaldı ve biz hala için konusunda karar veremedik bildiğimiz güzel isimler varsa yardımcı olursanız sevinirim



  11. 11

    Cevap: İslamda güzel kadın isimleri hakkında bilgi

    bildiğimiz güzel isimler
    Münevver
    Halime
    Fatıma
    Süveybe
    Mahfuze
    Hadice


    Muminem Cevap: İslamda güzel kadın isimleri hakkında bilgi

islama uygun kız isimleri,  islamda kiz isimleri,  islami kiz isimleri,  Islama uygun kiz isimleri,  elif ismi koymak uygun mu,  caiz olan kız isimleri,  caiz olan isimler