Mumine.com ve Misafir Soru - Cevapları Forumundan Rüya görememenin sebepleri nelerdir? Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1
    kayitsiz üye

    Reklam

    Rüya görememenin sebepleri nelerdir?

    Reklam




    mastürbasyon çok yaptığım için mi ruya göremiyorum yaşım 23 en fazla 2 kere gördüm rüya sizce sebebi ne((((((((


    Paylaş
    Rüya görememenin sebepleri nelerdir? Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    RÜYA
    Düş olarak da bilinir, uyku sırasında canlı, çarpıcı, görsel ve işitsel var sanılarla (halüsinasyon) ortaya çıkan yaşantı. Çok sıradan ve gerçeğe yakın olabileceği gibi, fantezilerle yüklü, gerçeküstü rüyalara da rastlanır. Rüyalara çok eski çağlardan bu yana büyük önem verilmiş, rüyaların kökeni ve önemine ilişkin kavramlar yüzyıllar büyük ölçüde değişmiştir.

    Uyanık geçen yaşamla rüyaların ayırt edilmesi konusu uzun süre tartışma konusu olmuştur. Birçok kültürde bu ayrım net değildir; rüyada yaşananların uyanıkken yaşananlar kadar gerçek olduğu varsayılır. Eski çağlarda rüyaları tanrıların gönderdiğine inanılır, rüyaların geleceğe ilişkin kehanetler yada hastaları iyileştirecek bilgiler içerdiği düşünülürdü. Eski Mısırlılar yaklaşık dört bin yıl önce rüya yorumlarını derlemişlerdi;
    Kitabı Mukaddes de içinde olmak üzere birçok Ortadoğu ve Asya kaynaklı metinde kehanet içeren rüyalardan söz edilir. Eski Yunanlılarda da rüyaların kehanet gücüne inanılırdı. Bununla birlikte Aristoteles rüyaları görece bilimsel bir yaklaşımla ele almış, duyu izlenimlerinin ve coşkuların rolünü vurgulamıştır. Rüyaların kökeninde tanrısal bir varlık olduğuna ilişkin yaygın inanış 19. yüzyılın ortalarına doğru gerilemeye başladı. Bu dönemde rüyalar üzerine ayrıntılı bir inceleme yapan Alfred Maury, rüyanın uyku sırasında duyu izlenimlerinin yanlış yorumlanmasından kaynaklandığı sonucuna vardı. Buna göre, uykuda duyulan gürültü rüyada gök gürültüsü ve fırtına görülmesine yol açıyordu.
    Çağdaş rüya kuraları ise rüyaların uyanıklık halinin uzantısı olduğunu vurgular.

    20. yüzyılın ikinci yarısında rüya araştırmaları rüya sürecinin fizyolojisi ile rüyaların içeriği üzerine yoğunlaştı. Araştırmacılar rüyanın görüldüğü anın tam olarak belirlenmesini sağlayan fizyolojik ip uçları buldular. Rüya, hızlı göz hareketleri ( REM : “rapid eye movement” ), uyanıklıktakine benzer beyin dalgaları ve fizyolojik etkinlikte artmayla ortaya çıkan ve REM uykusu olarak adlandırılan dönemde görülür. 1950’li yıllarda REM uykusunun bulunmasından bu yana yağılan deneylerde REM uykusu belirtileri görülen denekler uyandırıldığında çoğu yoğun, canlı, görüntüler içerene rüyalar gördüklerini bildirmiştir. REM dışındaki uyku dönemlerinde uyandırılan denekler daha ender olarak rüya gördüklerini bildirmiş, bu rüyalar daha zor hatırlanmıştır. Bu bulgular REM uykusu ile canlı, kendiliğinden hatırlanabilen rüyalar arasında bir bağlantı olduğunu düşündürür. Öte yandan, gece korkuları, karabasanlar, enürezi ve uyurgezerlik gibi davranış bozukluklarının sıradan rüya görmeyle ilişkili olmadığı bulunmuştur.

    REM uykusu, uyku süresince yaklaşık 90 dakikada bir ortaya çıkar. Uzunluğu 10 dakikadan başlar, giderek artar. On yaşından 60’lı yaşların ortasına değin insanda uykuda geçen zamanın yaklaşık dörtte biri REM dönemi oluşturur. Bu süre çeşitli ilaçların alınmasına yada uyuyanın REM sırasında uyandırılmasına bağlı olarak gördüğü rüya sayısını arttırır.
    Hızlı göz hareketlerinin saptanmasıyla kişinin rüya gördüğü başkaları tarafından belirlenebilirse de, gördüğü rüyanın içeriğinin yalnız kendisi farkındadır.


    Bu nedenle, rüyaların incelenmesinde rüya gören kişinin uyandıktan sonra verdiği bilgiden başka kaynak yoktur. Bununla birlikte rüyaların incelenme biçimi rüyaların içeriğini etkileyebilir. Örneğin, evde görülen rüyaların, laboratuar koşullarında görülenlerden daha kişisel ayrıntılar içerdiği saptanmıştır. Rüyalarda duyum sananlardan rahatsızlık verici olanlar, hoş duyguların iki kat fazla bildirilmektedir. Rüyaların çoğunun içeriğinin, rüya gören kişinin yakın tanıdıkları ve iyi bildiği ortamların simgelerinden oluştuğu, rüyalara eşlik eden yabancılık ve gariplik duygusunun, rüyadaki keskin zaman ve mekan atlamalarından kaynaklandığı düşünülür.

    Rüyalar bilimsel ve duygusal sorunlarda oldukça yaratıcı çözümlerin ortaya çıkmasına yardımcı olmuş, sanatta yeni akımlara kaynaklık etmiştir. Bunun bilim alanında iyi bir örneği benzen molekülünün yapısını bulmaya çalışan Kekule von Stradonitz’in rüyasında kendi kuyruğunu ısırılan bir yılan görmesiyle benzenin halka yapısında olduğunu fark etmesidir. Rüya görme sırasında bilinç dışında bir tür bilişsel çözümlemenin ortaya çıktığı, bunun da bilinçli iç görüyü kolaylaştırdığı sanılmaktadır.

    alıntı








  3. 3
    İstimna

    “(Öyle mü''minler) ki, onlar ırzlarını koruyanlardır Şu var ki zevcelerine yahut sağ ellerinin malik olduklarına (kendi cariyelerine) karşı (olan durumları) müstesnadır Çünkü onlar (bunlarla ilişkilerden dolayı) kınanmış değildirler O halde kim bunların ötesine geçmek isterse şüphe yok ki, onlar haddi aşanlardır” (el-Mu’minûn, 23/5-7)

    Mastürbasyon (El İle Meni getirmek) İstimna Hakkında
    Müfessirler “Kim bunun ötesine geçmek isterse” âyetini; “Yani kim bunlardan başka -kendilerine helâl olmayan- eş ve cariyeleri arzu ederse bu tip kimseler çok aşırı giden, Allah''ın sınırlarını aşan kimselerdir Bu ifade mut''a adı verilen geçici nikâhın ve elle yapılan istimnanın (mastür¬basyonun) haram olduğuna delâlet etmektedir” (Tefsir-i Münîr, Vehbe Zuhaylî; bkz diğer tefsir kitapları ) şeklinde tefsir etmişlerdir

    Âyet-i kerimenin bu mutlak ve umum manasından hareket eden pek çok âlim (Şafiî, Malikî ve bazı Hanefî âlimleri), âyette zikredilmiş olan iki meşru vasıta dışında kalan; hayvana temas, istimna, bakmak gibi her çeşit cinsî tatmin yollarının aynen mut''a nikâhı gibi haram kılınmış olduğunu söylemiştir
    Fıkıh âlimleri, zorla boşalma ve elle istimna (mastürbasyon) durumunda tazir, tedip ve azarlamanın meşru olduğunda ittifak etmişlerdir

    İstimna Hakkında Bazı Hadisler:

    Bu meyanda Peygamberimiz (sav)’den:

    - “Elini nikâhlayan (eliyle istimna yapan) kıyamet günü eli hamile olarak gelir” (Beyhakî, Şuabu’l-İmân 5233)

    - “Elini nikâh eden melundur” (el-Ezdî, Duafâ; er-Râfiî, Kebîr, Babu’n-Nikâh)

    - “Yedi kişi vardır kıyamet günü Allah; ne onların yüzüne (rahmet nazarıyla) bakar, ne onları (günahlarından) temizler, ne de sâlih amel ehliyle bir araya getirir Ateşe ilk giriciler olarak onları cehenneme atar Ancak tevbe edenler müstesna! Ancak tevbe edenler müstesna! Ancak tevbe edenler müstesna! Kim tevbe ederse Allah onun tevbesini kabul eder (günahlarını bağışlar) (Bunlar); eliyle nikâh eden (eliyle boşalan), Lût Kavmi’nin ameliyle amel eden (yapan), bu ameli kendisine yaptıran, içki müptelası, (Allah’tan) yardım istettirene kadar anne-babasını döven, kendine lanet ettirene kadar komşusuna eziyet eden, komşusunun helaliyle (hanımıyla) zina yapan” (Câmiu’l-Kebîr, İmam Suyûtî; Beyhakî, Şuabu’l-İmân 5470) gibi bazı hadisler rivâyet edilmiştir

    İstimnanın Hükmü:

    El ile istimnanın hükmü hususunda mezhep âlimleri ihtilaf etmişlerdir Bu hususta serdedilen görüşler kısaca şunlardır:

    1- Hanefi Mezhebi:

    a) Dört Mezhebe Göre İslam Fıkhı, A el-Cezirî:

    - “Mastürbasyon yapmak helâl olmaz Çünkü bu, fıtratı çiğnemektir Bu da mastürbasyonun haram olduğunu ifade eder Çünkü bu, insanî fıtratın dışına çıkan ve ilâhî yasakları çiğneyen kimselerin işidir Yüce Allah (cc) buyuruyor: “Evlenmeye imkân bulamayanlar, Allah, fazlından onların ihtiyacını giderinceye (lütfü ile zenginleştirene) kadar, iffetli kalsınlar” (en-Nûr, 24/33) Yani, Cenâb-ı Allah kendilerini fazlıyla zengin kılıp, meşru evlenme yollarını onlara kolaylaştırıncaya kadar; şehveti frenleme hususunda sabretsinler Günahı her ne kadar zinadan daha az da olsa mastürbasyon, yine de Kitap ve Sünnet’le haram kılınmıştır Bunun günahı zinanınkinden daha azdır”

    - “El ile istimna yapan kişiye şer’î hâkimin bu suçtan dolayı caydırıcı ve uygun bir tazir cezası tatbik etmesi gerekir Elle meni getirmek (mastürbasyon), büyük bir suçtur Şeriat koyucunun yasakladığı ve Rasûlullah (sav)’in sakındırdığı çirkin bir günahtır Çünkü bu, sıhhî ve içtimaî bazı hastalıklara neden olur Failinin bu günahtan dolayı tevbe etmemesi halinde kıyamet gününde eli gebe olarak mahşer meydanına getirileceği, hadisle haber verilmiştir”
    (Dört Mezhebe Göre İslam Fıkhı, A el-Cezirî c7 s3082)
    b) İbn-i Âbidîn, Reddu-l Muhtar:


    - “Cevhere''de zikredilmiştir ki; el ile istimna haramdır Bunu yapan kimseye tazir cezası uygulanır”

    - “İstimna bi’l-yed (el vs, ile boşalma) ‘Elini nikâh eden melundur’ (el-Ezdî, Duafâ) hadisinden dolayı tahrîmen mekruhtur Ama zinadan korkarsa, üzerine bir vebal olmaması ümit edilir Bilakis zinadan kurtulmak ancak bununla olacaksa, yapılması vacip olur Çünkü daha hafiftir Burada Feth''in ibaresi şöyledir: ‘Şehveti galebe çalar da onu teskin için yaparsa cezalanmaması umulur’ Erkeğin menisini, karısının veya cariyesinin eli ile indirmesi caizdir (İbn-i Âbidîn, Reddu-l Muhtar)

    - “Ulema boşalma işini ‘el ile’ diye kayıtlamışlarsa da, bir kimse âletini meselâ kendi uylukları arasına sokarak veya göbeğiyle menisini indirirse aynı hükme tabidir Bir kimse âletini duvara veya onun gibi bir şeye sokarak menisini indirse yahut eline bir sargı dolayarak hararetine mâni olmak sureti ile bu işi eli ile görse yine günahkâr olur”

    - “Zeylâî''nin istimna hususundaki hükmü şöyledir: Zeylâî, istimnanın helâl olmadığına; ‘Onlar ki iffetlerini korurlar’ âyet-i kerimesi ile istidlâl etmiş ve ‘Cima için ancak zevce ile cariyeden istifade mubah kılınmıştır’ diyerek bu da, bu ikisinden başka bir şeyle şehveti gidermek ve teskin etmenin helâl bir şey olmadığına delildir’ demiştir”

    - “Ebu-l Leys; ‘Bir kimse zina edeceğinden korkarsa, el ile menisini getirerek şehvetini teskin etmesi vacip olur’ demiştir”

    2- Şafiî Mezhebi:

    İstimnanın haramlılığına hükmeden İmam Şafiî ve Şafiî uleması, istimna ile ilgili hadisler zayıf olduklarından bu hadislere değil, haramlılık hükmünü, Mü''minûn sûresinin; “(Öyle mü''minler) ki, onlar ırzlarını koruyanlardır Şu var ki zevcelerine yahut sağ ellerinin malik olduklarına (kendi cariyelerine) karşı (olan durumları) müstesnadır Çünkü onlar (Bunlarla ilişkilerden dolayı) kınanmış değildirler O halde kim bunların ötesine geçmek isterse şüphe yok ki, onlar haddi aşanlardır” âyetine dayandırmışlardır

    3- Mâlikî Mezhebi:

    İstimnanın haramlılığına hükmeden Malikîler haramlılık hükmünü, “Ey gençler topluluğu! Sizden, evlenebilen evlensin Çünkü evlilik; gözü daha fazla haramdan sakındırır, avret yerini daha fazla iffetli kılar Evlenemeyen, oruç tutsun Doğrusu oruç, onun şehvetini kırar (frenler)” (Buhârî, Nikâh) hadis-i şerifine dayandırmış ve şöyle demişlerdir: “Burada Rasûlullah (sav) evlenmeye gücü yetmeyenlere oruç tavsiye etmiştir Eğer istimna mubah olsaydı bir çare olarak onu tavsiye etmek daha kolaydı” (İbrahim Canan, K Sitte, c3, s316-17; Tefsir-i İbn-i Kesir, Mü’minûn sûresi, 5-7; Dört Mezhebe Göre İslam Fıkhı, A el-Cezirî, c7, s3082)

    4- Hanbelî Mezhebi:

    Bu hususla alakalı olarak Hanbelî mezhebinde muhtelif görüşler vardır
    - Şerh-i Ğâyeti’l-Müntehâ; Şerh-i Münteha’l-İrâdât:
    “Zaruret olmaksızın eliyle istimna eden kimsenin –ister erkek olsun ister kadın farketmez- yaptığı bu iş haramdır ve tazir cezası verilir Zira bu masiyettir Ancak livata veya zinaya düşmekten veya sıhhatine zarar geleceğinden korkar da istimna yaparsa bu durumda haram olmaz ve tazir cezası verilmez İstimna mubah değildir Ancak evlenmeye gücü yetmezse o zaman mubah olur”

    - Kâfî Fî Fıkh-ı İbn-i Hanbel, İbn-i Kudâme:

    “El ile istimna haramdır Zira bu fiil neslin kesilmesine sebep olacağından livata gibi haramdır Ancak zinaya düşmekten korkarsa mubah olur”

    İhya Ulûmi’d-Din’den İstimna İle İlgili Bir Rivayet:

    Rivayet olundu ki; İbn-i Abbas (ranhumâ) insanlara sohbet ettikten sonra herkes dağılmış, geriye bir genç kalmıştı İbn-i Abbas (ranhumâ):
    “Oğlum! Bir ihtiyacın mı var, ne bekliyorsun?” diye sorunca genç:
    “Evet, soracağım bir mesele var; fakat insanlardan utandığım için onların yanında soramadım Aynı şekilde sizden de sıkılıyor ve hayâ ediyorum” dedi İbn-i Abbas (ranhumâ):

    “Âlim, baba menzilesindedir İnsan babasına söyleyebileceği her sözü âlime de söyleyebilir, söyle bakalım derdin nedir?” dedi Genç:

    “Ben bekâr bir gencim, zinadan korunmak için elimle istimna ediyorum” dedi İbn-i Abbas (ranhumâ) yüzünü yan tarafa çevirerek:

    “Yazıklar olsun sana Çirkin bir hareket, gerçi zinadan ehvendir Fakat cariye ile evlenmek bundan daha iyidir” dedi (İhyâ Ulûmi’d-Dîn, c2 s79-80)

    İstimnayı terk etmek için yapılması gerekenler:

    1- İstimna eden kişi önce bu günahtan derhal tevbe ve istiğfar etmelidir

    2- Evlenmeye gücü yetiyor ise hemen evlenmelidir

    3- Eğer evlenmeye maddî veya manevî engellerden dolayı gücü yetmiyor ise, istimna yapmasına sebep olacak bütün etkenleri terk etmelidir Rasûlullah (sav)’in tavsiyesine uyarak oruç tutmalıdır

    4- Yeme, içme hususlarında zaruret miktarı ile kifayet etmeli, yeme içmeyi azaltmalıdır

    5- Harama bakmamalıdır

    6- Şehvet uyandıracak sesleri dinlememelidir Şarkı vs dinlememeye azami dikkat etmelidir

    7- Harama ve haram düşüncelere sevk edecek ortamlara girmemelidir

    8- Vakitlerini ibadet ve itaatle, kendisine ve çevresine faydalı olacak amellerle doldurmalıdır

    9- Aklına haram düşüncelerin gelmesine sebebiyet verecekse yalnız kalmaktan kaçınmalıdır

    10- Kötü ahlâk sahibi arkadaşları varsa terk etmelidir Çünkü kişi arkadaşının dini üzeredir Kendisini ibadet ve itaate yönlendirecek, bu hususlarda yardımcı olacak arkadaşlar edinmelidir

    11- Bu tür kötü fiillerden uzaklaşmak için Cenâb-ı Hak’tan sürekli yardım talep etmeli, niyaz hâlinde olmalıdır

    Kadınların durumu:

    Kadın ve erkek istimnanın hükmü hususunda eşittirler.


    İbrahim Canan, K Sitte, c3, s316-17;
    Tefsir-i İbn-i Kesir, Mü’minûn sûresi, 5-7;
    Dört Mezhebe Göre İslam Fıkhı, A el-Cezirî, c7, s3082






  4. 4
    Kayıtsız Üye
    sagolasın ama ben sorumun cevabını alamadım çok sagolasın diğer paylaşımların için.



  5. 5
    Kayıtsız Üye
    Her insan rüya görür. Olay gördüğün rüyayı hatırlayamamaktadır. Bazen hatırlarsın bazen hatırlamazsın. Bunun bazı bilimsel teknikleri var.
    Burada cevap arama. İnternette bununla ilgili bir sürü makale var. İstersen rüyada, rüyada olduğunu bile anlayabilirsin (Lucid rüya).



  6. 6
    Kayıtsız Üye
    aslında çok göreceli bir kavram bu konuyu çok ama çok iyi araştırmak lazım sağlık sorunuda olabilir



  7. 7
    Kayıtsız Üye
    Neden hiç rüya görmüyorum



  8. 8
    Kayıtsız Üye
    Ben hiç rüya görmüyorum ama bazen de gördüğüm zaman hayatımda kötü birşeyler ayda iyi şeyler oluyor ama ne zaman olacağı belli olmuyor olunca o yaşananlar bana ruyami andırıyor yaşanan bazı bölümler ruyami yorumluyor



  9. 9
    Ben hiç rüya görmüyorum

    Rüya ile amel edilmez şeytani rüyalar,rahmani rüyalar ve bilinç altı dediğimiz rüyalar var bunları ayırt edebilmek zordur rüya başlı başına bir ilimdir ,bu konuda bilgisi olan insana anlatmak gerekir şayet kötü rüya gördü iseniz anlatmayın.




rüya görmeme nedenleri,  rüya göremiyorum,  neden rüya göremiyorum,  neden rüya görmüyorum,  rüya görememenin sebepleri,  rüya görmemenin nedenleri,  rüya göremiyorum neden