Mumine.com ve Misafir Soru - Cevapları Forumundan Yağmur namazı var mı,dinde hükmü nedir? Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1
    Kayıtsız Üye

    Reklam

    Yağmur namazı var mı,dinde hükmü nedir?

    Reklam




    Yağmur namazı var mı,dinde hükmü nedir?




    Paylaş
    Yağmur namazı var mı,dinde hükmü nedir? Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Hanefî ve Malikî mezhebinde, yağmur namazında tekbir yerine istiğfar getirilir. Onlara göre, kıtlık, kuraklık, yağmursuzluk, insanların günahlarının bir sonucudur. O halde yağmur namazı baştan sona kadar istiğfar ve dua ile yerine getirilmelidir. Bütün harekatında tekbirler yerini istiğfar almalıdır.
    Şafii ve Hanbelî mezhebine göre, yağmur namazı bayram namazı gibi tekbirlerle kılınmalıdır. Birinci rekatta iftitah tekbirinden sonra yedi defa, ikinci rekatta ise beş defa tekbir getirilir. Onlara göre, her namazda tekbirler olduğu gibi yağmur namazında da tekbirler olmalıdır. Nitekim Abdullah b. Abbas şöyle demiştir:“Yağmur namazı bayram namazı gibi iki rekat olarak kılınır.”(Neylu’l-Evtar, IV/6). Madem bayram namazı gibidir, tekbirleri de öyle olmalıdır. Tekbirlerin getirilmesi istğfar ve duanın yapılmasına engel değildir.(bk. el-Fıkhu’l-İslamî, II/413-416).


    İstiska (Yağmur) Namazı:

    Yağmur yağmadığı zamanlarda Müslümanlar yağmur duasına çıkar, Allah`ın rahmet ve keremine iltica` ederek yağmur yağdırması için dua ve niyazlarda bulunurlar. Buna dinî tabiriyle istiska denir. İstiska`nın lügat mânası, yağmur yağmasını istemek demektir. İmam-ı A`zam`a göre, istiskadan murad, yalnız dua ve istiğfardır. Allah`ın yağmur yağdırmasını istemek için, cemaatle namaz kılınması ise, sünnet değil, belki câizdir. İnsanlar isterlerse tek başlarına da namaz kılabilirler. İmam-ı Muhammed ile Ebû Yûsuf`a göre ise, istiska için, müslümanların tıpkı Cuma namazı gibi toplu halde namaz kılmaları menduptur. Hatib minbere çıkmaksızın yerde bir değnek veya sopaya dayanarak bir de hutbe okur.

    Üç gün birbiri peşine yağmur duasına çıkılması müstahsen görülmüştür. Yine de yağmur gelmezse, duaya devam edilmelidir. Hadîs-i şerîfte: "Allah duada ilhâh edenleri, yani ısrarla taleb edenleri sever" buyurulmuştur. Dua günü ve duadan önceki 3 gün, oruç tutmak da menduptur. Çünkü oruçlunun duası makbuldür. Bu üç gün içinde, dargınlar barışmalı, sadakalar verilmeli, haksız yere alınan şeyler varsa, sahiplerine iade edilmelidir. Yağmur duasına çıkılırken başlar öne eğilerek mütevâzıâne bir halde, yayan olarak sahra gibi bir yere çıkılır. Önce tevbeler yapılır, umum mü`minler için mağfiret talebinde bulunulur, böylelikle İlâhî rahmetin celbine çalışılır. Müslümanlar yanlarına çocuklarını, ehlî hayvanlarını ve onların yavrularını da alırlar. Çocukları ve yavruları bir müddet için analarından uzaklaştırırlar, bu hazin manzara içinde zayıflara, ihtiyarlara dualar ettirilerek kendileri de âmin derler. Özet olarak söyleyecek olursak, hüzünlü, mütevâzıâne, huşû` içinde olarak Allah`tan rahmet ve inâyet istenir. Daha sahraya çıkmadan yağmur yağmaya başlarsa, buna bir şükrâne olmak üzere, yine sahraya çıkılır.

    Yağmur yağarken: "Allahümme sayyiben nâfian", yani, "Yâ Rabbi, bunu hakkımızda faydalı bir yağmur kıl" denir. Lüzumundan fazla yağınca da "Allahümme havâleynâ ve lâ aleynâ", "Yâ Rabbi, bunu zarar vermeyecek yerlere yağdır, bizim üzerimize yağdırma" diye dua edilir. Dua eden dilerse ellerini yukarı kaldırarak dua eder, dilerse ellerinin sırtı yukarı gelecek şekilde avuç içlerini yere doğru çevirerek niyazda bulunur. Çünkü Resûl-i Ekrem`in, yağmur duasında bu şekilde dua ettiği rivayet edilmiştir. Şâfiî âlimleri bu şekilde duayı, sadece yağmur duasına hasretmezler. Umumî olarak, Allah`tan bir dilekte bulunulduğu zaman ellerin içi ile; belâ ve âfetlerden kurtulmak, musibet ve şerlerden Allah`a sığınmak istendiğinde de, eller tersine çevrilerek dua edilmesini câiz görürler. Resûl-i Ekrem`den bize nakledilen yağmur duası şudur:

    اَللّهُمَّ اسْقِنَا غَيْثًا مُغيثًا هَنيئًا مَريئًا غَدَقًا مُجِلِّلاً سَحًّا عَامًّا طَبَقًا دائمًا اَللّهُمَّ عَلَى الظِّرَابِ وَمَنَابِتِ الشَّجَرِ وَبُطُونِ اْلاَوْدِيَةِ اِللّهُمَّ اِنَّا نَسْتَغْفِرُكَ اِنَّكَ كُنْتَ

    غَفَّارًا فَاَرْسِلِ السَّمَاءَ عَلَيْنَا مِدْرارًا اَللّهُمَّ اَسْقِنَا الْغَيْثَ وَلاَ تَجْعَلْنَا مِنَ الْقَانِطينَ اَللّهُمَّ اَنْبِتْ لَنَا الزَّرْعَ وَاَدِرَّ لَنَا الضَّرْعَ وَاَسْقِنَا مِنْ بَرَكَاتِ السَّمَاءِ وَاَنْبِتْ لَنَا مِنْ بَرَكَاتِ اْلاَرْضِي اَللّهُمَّ ارْفَعْ عَنَّا الْجَهْدَ وَالْجُوعَ وَالْعُرْىَ وَاكْشِفْ عَنَّا مِنَ الْبَلاءِ مَالاَ يَكْشِفُهُ غَيْرُكُ

    Allahümme eskınâ ğaysen muğîsen henîen merîen ğadekan mücellilen sehhan ammen tabekan dâimen. Allahümme ale`z-zırâbi ve menâbiti`ş-şeceri ve bütûni`l-evdiyeti. Allahümme innâ nestağfiruke inneke künte ğaffâren fe-ersili`s-semâe midrâren. Allahümme eskine`l-ğayse ve lâ tec`alnâ mine`l-kânitîn. Allahümme enbit lene`z-zer`a ve edirre lene`d-dar`a ve eskınâ min berekâti`s-semâi ve enbit lenâ min berekâti`l-arz. Allahümme`r-fa` anne`l-cehde ve`l-cûa ve`l-urye ve`kşif annâ mine`l-belâi mâ lâ yekşifühü ğayrüke.

    Meâli: Allahım, bize can kurtaran, içe sinen, bol, faideli, her tarafı kaplayan, her tarafa akıp giden her tarafı sulayan umumî bir yağmur ver!Allahım! Dağlar üzerine, ağaç köklerine ve vâdi içlerine indir. İlâhî, senden mağfiret diliyoruz, şübhe yok ki sen çok bağışlayansın, bize gökten bol yağmurlar yağdır... Allahım! Bizi yağmurla sula, bizi ümidlerini yitirmiş kimselerden eyleme. Ey yüce Hâlikımız, bizim için ekinleri bitir, memeleri sütle doldur, bizi göğün bereketlerinden sula, bize yeryüzünün bereketlerinden yetiştir. Ey Rabbimiz, bizden yoksulluğu, çıplaklığı, açlığı kaldır ve senden başkasının savamayacağı, üzerimizden kaldıramayacağı şu müthiş belâyı üzerimizden kaldır, başımızdan sav.

    Sorularla islamiyet