Mumine.com ve Misafir Soru - Cevapları Forumundan Niçin Peygamber Efendimizin (asm) ismi anıldığında salavat getirmek mecburi de Allah'ın ismi anıldığında celle celaluhu demek mecburi değil? Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1
    Kayıtsız Üye

    Reklam

    Niçin Peygamber Efendimizin (asm) ismi anıldığında salavat getirmek mecburi de Allah'ın ismi anıldığında celle celaluhu demek mecburi değil?

    Reklam




    Niçin Peygamber Efendimizin (asm) ismi anıldığında salavat getirmek mecburi de Allah'ın ismi anıldığında celle celaluhu demek mecburi değil?


    Paylaş
    Niçin Peygamber Efendimizin (asm) ismi anıldığında salavat getirmek mecburi de Allah'ın ismi anıldığında celle celaluhu demek mecburi değil? Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Bilindiği üzere Efendimiz (asm) Hazretlerinin adı anıldığında duyan her Müslüman’ın salavat getirmesi ihmal edilmez bir görevi, unutulmaz bir vefa borcudur.

    O kadar ki, O’nun irşadıyla var oluş hikmetini anlayan her Müslüman’ın üzerine bu salavatın ömründe bir keresi farz, sonrakileri vacip, tekrarlarda ise sünnet olduğu bildirilmiş, "salavatın terki ise şefaatten mahrumiyete sebeptir", denmiştir.

    Nitekim Ahzab Suresi ayet 56 da Rabbimiz de salavat getirmeyi emretmektedir:
    "Şüphesiz Allah ve melekleri Peygambere salat ederler. Ey iman edenler! Siz de O’na tam bir teslimiyetle salat ve selam edin!.."
    Bu ayetin emri gereği olarak ömürde bir defa salavat getirmek farz, sonraları her ilk duyuşta vacip, aynı yerde tekrarlanmalarda ise sünnet olduğu ifade edilmiştir. Anlaşılan odur ki, getirilen salat–ü selamdan hem Rabbimiz, hem de melekleri razı olmakta, ayrıca melekler salavat getirenlere de dua etmekteler.
    Hadis kitaplarında görüyoruz ki, Efendimizin (asm) Cennet’teki makamının yükselmesine sebep olan salavatı okuyan insana melekler, “Allah da senin makamını yükseltsin!” diye dua etmekte, öteki melekler de bu duaya amin demekteler. Salavat getiremeyene ise, “Allah da senin makamını yükseltmesin!” diye tepki göstermekte, öteki melekler de bu tepkiye amin diyerek iştirak etmekteler. Demek ki, Efendimizin (asm) adını duyunca salavat getirenler meleklerin hayır duasını alır, getirmeyenler ise bedduasına maruz kalırlar. Ayrıca, Peygamberimiz (asm) de, adını duyduğu halde salavat getirmeyen vefasız ümmetine kırılmakta, bunu da “burnu sürtülsün” sitemiyle dile getirmektedir.

    Salavatlar Efendimize (asm) has bir dua olduğundan, O’na mahsus duayı Rabbimiz reddetmez. Bu niyetle bizler de özel dualarımıza redde uğramayan salavatla başlar, salavatla bitirirsek, iki makbul dua arasına aldığımız duamızın kabul olacağını ümit ederiz.

    Efendimize (asm) getirilen salavat, günahının affına sebep denemez. Çünkü O’nun böyle bir durumu söz konusu değildir. Makamının yükselmesine vesiledir. O yüzden Efendimizin (asm) makamını kimse tahmin ve tespit edememektedir. Çünkü her saniye, iyiliğine sebep olduğu ümmetinden nehirler gibi salavat duaları akmakta, böylece yükselmenin hiç durmayıp kıyamete kadar da devam edeceği anlaşılmaktadır.

    Allah Teala'nın ismi anılınca "celle celaluhu" demek, "O'nun şanı ne yücedir" anlamına gelmektedir. "Allah" ismi Allah'ın bütün esma ve sıfatlarını kapsayan bir isimdir. "Allah" denilince Rahman, Rahim, Kerim, Rezzak ve diğer isimleri de kapsadığından, sanki hepsi birlikte anılmış olur. Bu bakımdan sadece "Allah" ismi anmakla da Allah Teala'yı tazim etmiş oluruz.



  3. 3
    Hadis No : 1884


    Ravi: Ebu Mes'ud el Bedri

    Tanım: Biz Sa'd İbnu Ubade'nin meclisinde otururken Resulullah (sav) yanımıza geldi. Kendisine, Beşir İbnu Sa'd: "Ey Allah'ın Resulü! Bize Allah Teala Hazretleri, sana salat okumamızı emretti. Sana nasıl salat okuyabiliriz?" diye sordu. Efendimiz şu cevab verdi: "Şöyle söyleyin "Allahümme salli ala Muhammedin ve ala al-i Muhammed, kema salleyte ala İbrahime ve barik ala Muhammedin ve ala al-i Muhammedin kema barekte ala al-i İbrahime inneke hamidun mecid (Allah'ım! Muhammed'e ve Muhammed'in aline rahmet kıl tıpkı İbrahim'e rahmet kıldığın gibi. Muhammed'i ve Muhammed'in alini mübarek kıl. Tıpkı İbrahim'in alini mübarek kıldığın gibi." (Resulullah ilaveten şunu söyledi): "Selam da bildiğiniz gibi olacak" [Tirmizi dışındaki Kütüb-i Sitte kitaplarında, Ebu Humeyd es-Saidi (ra)'den gelen bir rivayet şöyle: "Ashab sordu: "Ey Allah'ın Resulü sana nasıl salat okuyalım?" Resulullah (sav): "Şöyle söyleyin," dedi: "Allahümme salli ala Muhammedin ve ala ezvacihi ve zürriyyetihi kema salleyte ala İbrahime ve barik ala Muhammedin ve ala ezvacihi ve zürriyyetihi kema barekte ala İbrahime inneke hamidun mecid (Allahım! Muhammed'i zevcelerine ve zürriyetine rahmet kıl, tıpkı İbrahim'e rahmet kıldığın gibi, Muhammed'i zevcelerini ve zürriyetini mübarek kıl, tıpkı İbrahim'i mübarek kıldığın gibi. Sen övülmeye layıksın? şerefi yücesin)." Ka'b İbnu Ucre'den gelen bir rivayet de şöyle: "Resulullah (sav) yanımıza gelmişti: "Ey Allah'ın Resulü," dedik, "sana nasıl selam vereceğimizi öğrendik. Ama, sana nasıl salat okuyacağız (bilmiyoruz)?" "Şöyle söyleyin!" dedi: "Allahümme salli ala Muhammed'in ve ala al-i Muhammedin kema salleyte ala İbrahime inneke hamidun mecid, Allahümme barik ala Muhammedin ve ala al-i Muhammed, kema barekte ala ali İbrahime inneke hamidun mecid."]
    Kaynak: Buhari, Da'avat 33, Enbiya 8; Müslim, Salat 65, 66, 69 (406, 407); Muvatta, Kasru's-Salat 66, 67, (1



    Hadis No : 1885


    Ravi: Enes
    Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim bana (bir kere) salat okursa Allah da ona on salat okur ve on günahını affeder, (mertebesini) on derece yükseltir." (Yine Nesai'de Ebu Talha (ra)'dan gelen bir rivayet şöyle: "Bir gün Resulullah (sav), yüzünde bir sevinç olduğu halde geldi. Kendisine: "Yüzünüzde bir sevinç görüyoruz!" dedik. "Bana melek geldi ve şu müjdeyi verdi: "Ey Muhammed! Rabbin diyor ki: "Sana salavat okuyan herkese benim on rahmette bulunmam, selam okuyan herkese de benim on selam okumam sana (ikram olarak) yetmez mi?")
    Kaynak: Nesai, Sehv 55, (3, 50)



    Hadis No : 1886


    Ravi: İbnu Mes'ud
    Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kıyamet günü bana insanların en yakını, bana en çok salavat okuyandır." (Yine Tirmizi'de Hz. Ali (ra)'den kaydedilen bir rivayette şöyle denir: "Resulullah (sav) buyurdular ki: "Gerçek cimri, yanında zikrim geçtiği halde bana salavat okumayandır.")
    Kaynak: Tirmizi, Salat 357, (484), Da'avat 110, (3540)



    Hadis No : 1887


    Ravi: İbnu Mes'ud
    Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Yeryüzünde Allah'ın seyyah melekleri vardır. Onlar ümmetimin selamını (anında) bana tebliğ ederler."
    Kaynak: Nesai, Sehv 46, (3, 43)

    Avf bin Malik (ra) rivayet ediyor:
    “İnsanların en cimrisi, yanında benim adım anılıp da bana salâvat getirmeyendir.” (Deylemî)
    “Asıl cimri, yanında ismim anıldığı halde bana salâvat getirmeyendir.” (Tirmizî)

    Allahumme Salli Ala Seyyidina
    Muhammedin ve Ala Ali Seyyidina MUHAMMED




peygamber efendimizin ismini söylerken niçin salavat,  peygamber efendimizin adı anıldığında,  neden s.a.v. deriz,  peygamber efendimizin ismi anıldığında,  hz muhammedin ismini söylerken neden s.a.v deriz,  Peygamber efendimiz bana benim adı anıldığında salavat getirmeyenin burnu sürtülsün demiştir neden,  her kim hz.muhammed s.a.v adini duydugunda selavat