Mumine.com ve Misafir Soru - Cevapları Forumundan Günah işleyenlere, açık saçık giyinenlere beddua etme lanet okumak caiz mi? Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1
    Kayıtsız Üye

    Reklam

    Günah işleyenlere, açık saçık giyinenlere beddua etme lanet okumak caiz mi?

    Reklam




    Günah işleyenlere, açık saçık giyinenlere beddua etme lanet okumak caiz midir?


    Paylaş
    Günah işleyenlere, açık saçık giyinenlere beddua etme lanet okumak caiz mi? Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Konuyla ilgili bazı rivayetler vardır. Ancak lanet kelimesi genel olarak söylenmiş ve isim vermeden özellikler sıralanmıştır. Bu nedenle her açık giyinen kadına lanet etmek doğru olmaz. Genel bir ifade ile isim belirtmeden söylenebilir. Ayrıca belli kimseleri kasdederek lanet etmek ve buddua okumak da doğru değildir. Bu ve buna benzer hadisler tehdit ve sakındırmak içindir.

    Hz. Ebu Hureyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:


    "Ömrün biraz uzarsa, ellerinde sığır kuyruğu gibi bir şeyler taşıyan birtakım insanları çok geçmeden göreceksin. Onlar Allah'ın gadabına uğrayarak sabaha ererler, Allah'ın nefretine uğrayarak akşama ererler."

    Resulullah bir başka rivayette de:

    "Ateş ehlinden iki sınıf vardır, henüz onları görmedim: Yanlarında sığır kuyruğu gibi bir şeyler taşıyıp onu insanlara vuran insanlar; giyinmiş, çıplak kadınlar ki bunlar Allah'a taatten dışarı çıkmışlardır. Bunlar, başkalarını da baştan çıkarırlar. Başları deve hörgücü gibidir. Bu kadınlar cennete girmek şöyle dursun, kokusunu dahi almazlar. Halbuki onun kokusu şu şu kadar uzak mesafeden duyulur." buyurdular." [Müslim, Cennet 53, (2857), 52, (2128)]

    1. Alimlerimiz bu hadisleri, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın gaybtan haber verme nevine giren mucizelerinden olarak değerlendirmişlerdir. Çünkü hadislerde verilen bilgiler az bir zaman sonra gerçekleşmeye başlamıştır.

    Sığır kuyruğuna benzeyen şey, zabıta memurlarının kamçıları ile yorumlanmıştır. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'dan bir müddet sonra, bilhassa Emeviler devrinde halka zulmeden idareciler eksik olmamıştır. Mesele çoğu durumda "kamçılama seviyesi"nde kalmayıp idama kadar ulaşmıştır. İmam Malik, Ahmed İbnu Hanbel, İmam Âzam gibi nice büyükler bile bu zulümlerden nasiplerini almışlardır. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) halka zulmeden insanların akşam ve sabah Allah'ın hışım, gadab ve nefretlerine maruz kaldıklarını belirterek onların davranışlarını tel'in ediyor.

    2. Kâsiyat "giyinmiş kadınlar" demektir, âriyat da "çıplak kadınlar" demektir. Kadın, hadiste iki zıt özellikle anlatılmaktadır: "Giyinmiş fakat çıplak kadın." Alimler, bunu farklı yorumlara tabi tutarlar:

    * Bazıları kâsiyatı Allah'ın nimetine bürünmüş fakat şükür yönüyle çıplak, yani nimetlerin şükrünü eda etmeyen kadınlar diye yorumlamıştır.

    * Bir kısmı: Kadın kadınlık yönünü ortaya koymak, dikkatleri çekmek için, vücudunun bir kısmını örttüğü halde, diğer bir kısmını açar diye yorumlamıştır.
    * Bir kısmı da bedenini gösteren şeffaf elbiseler giyenler kastedilmiş demiştir.

    Bu açıklamaların hepsi doğrudur. İslamî tesettüre aykırı olan bütün giyimler bu hadiste ifade edilmiş durumdadır. İslamî tesettür sadece "giyinmek" aramaz, giyinmenin tarzını da ister.

    * Belirlenen sınırları örtecek büyüklükte olmalıdır; el, ayak ve yüz hariç bütün beden örtülmelidir.

    * Vücud hatlarını gösterecek darlıkta olmamalıdır. Çok dar giyinen "giyinmiş çıplak" hükmündedir. Batı menşeli modaları takip edenler bu hallere düşmektedirler.
    * Elbise bedeni göstermemelidir. Çok ince naylon ve şeffaf elbise giyenler de giyinmiş çıplak durumundadır.
    * Hadislerde yasaklanan bir başka kıyafet şöhret elbisesidir. Yani dikkatleri üzerine çekmek gayesini güden kıyafetler. İslam elbiseyi örtünmek için emrettiği halde günümüzde birçok çevreler elbiseyi örtünmeden çok dikkatleri üzerine çekme vasıtası olarak kullanıyorlar. Şu halde bu nev'e giren giyimler de giyinmiş çıplak manasına dahildir.

    3. Mâilat: Lügat olarak eğilen, meyleden kadın demektir. Alimler umumiyetle Allah'ın gösterdiği istikametten ayrılan, yanlış istikametlere meyleden diye anlamışlardır. Bazı alimler de bu tabirle sağını solunu oynatarak, kırıtarak yürüyenlerin kastedildiğini söylemiştir. Mümilat da başkasını baştan çıkaran, başkasına salınarak yürümeyi öğreten kadın manasına gelir.

    4. Başlarını deve hörgücü gibi yapacak kadınlar tabiri bilhassa günümüzün kadınlarını tasvir ediyor gibidir. Kadınlar, değişik saç modaları uygulayarak saçlarını muhtelif şekillerde bağlayarak tepelerinde hotos denen çıkıntılar teşkil etmektedirler. Mü'min kadınlar, gerek giyecekte ve gerekse baş tuvaletinde bu hadislerin tehdidini dikkatle gözönüne alıp cennetin kokusundan bile mahrum kalmaktan korkmalıdırlar.


    Sorularla Islamiyet