Mumine.com ve Misafir Soru - Cevapları Forumundan Epilepsi ( SARA ) hastalığı nedir? Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1
    Kayıtsız Üye

    Reklam

    Epilepsi ( SARA ) hastalığı nedir?

    Reklam




    Epilepsi ( SARA ) hastalığı nedir?


    Paylaş
    Epilepsi ( SARA ) hastalığı nedir? Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Epilepsi Nöbeti ve Hastalığı Nedir?

    Epilepsi yada günlük dilimizdeki deyimle sara denen hastalığı, tarihin ilk dönemlerinden beri insanların tanıdığı, Babil'de bulunmuş ve Sümerlilere ait çivi yazısı tabletlerden anlaşılmıştır. Bu hastalık, nöbet dediğimiz ve beynimizin kabuk kısmında yada derininde (limbik sistem gibi) yerleşmiş bir grup sinir hücresinin (nöronun), eşzamanlı olarak, birden başlayan, gereksiz (anormal), gelip geçici ve aşırı bir etkinliğine (deşarjına) bağlıdır. Bir süre devam edip geçen ve arada bir tekrarlayan bu aşırı ve gereksiz etkinlikler beynimizin işlevlerinde geçici bozulmalara yol açmaktadır. Nöbetler sırasındaki gelip-geçici bozukluklar bilinç kaybından iskelet kaslarımızda kasılmalara yada ani gevşemelere kadar değişik görüntülerle dışlaşırlar. Bu bakımdan, bir epilepsi nöbetine karmaşık bir bilgisayarda zaman zaman ortaya çıkan ve sistemin işleyişini bozan yada durduran, gelip geçici elektriksel kısa devre olayı gibi bakabiliriz. Gerçekten de, beyindeki her sinir hücresinin çalışması biyolojik elektriksel bir faaliyetle birliktedir.


    Beynimizde milyarlarca sinir hücresi aralarında son derece karmaşık bağlantılarla belli sistemler oluşturmuştur ve işleyişi sırasına özel elektriksel bir aktivite ortaya çıkar. Normal koşullarda sinir hücrelerinin etkinliği, bağlantılarındaki hücrenin faaliyetini uyarıcı ve baskılayıcı, karşıt kimyasal ileticiler tarafından dengelenerek ayarlanmaktadır. İster uyarıcı kimyasalların (glutamat gibi) aşırılığına isterse de baskılayıcı olanların (GABA gibi) azlığına bağlı olarak, bir grup sinir hücresinde dengenin bozulma sonucu etkinlik aşırılaştığında ortaya epilepsi nöbeti çıkabilmektedir. Bu açıdan bakıldığında nöbet oluşturmak, merkez sinir sistemimizin potansiyel bir özelliği olarak görülmektedir. Epilepsi hastalığında nöbet oluşturan sinir hücrelerinin bulunduğu beyin bölgesine göre nöbetin gösterileri de değişmektedir. Bu noktada belirtilmesi gereken önemli bir husus, bir epilepsi nöbeti ile epilepsi hastalığı arasında farktır. Bir epilepsi nöbeti her kişide, hatta bütün omurgalı hayvanlarda beyindeki duyarlı dengeleri bozun çeşitli etkenler tarafından uyandırılabilmektedir. Örneğin, beyne verilen bir elektrik şoku, aşırı uyarıcı bazı kimyasal maddelerin alınması , kan şekerinin aşırı düşmesi, kan kimyasında belli değişiklikler gibi etkenler büyük nöbet dediğimiz bir sara nöbetini uyandırabilmektedir. Ancak, böyle bir nöbeti geçiren bir kişi epilepsi hastası sayılmaz. Bu nitelikteki nöbetlere kışkırtılmış nöbetler denir. Oysa, epilepsi hastalığında nöbetler beynimizde doğuştan gelen yada sonradan oluşmuş bir değişiklik sonucu tekrarlama özelliğini taşırlar. Beynimizde böyle bir değişikliği oluşturan etkenler başında genetik yatkınlık, doğum sırasında beynin örselenmesi, menenjit yada ansefalit gibi geçirilmiş beyin ve zarlarının iltihapları, bir beyin tümörünün gelişmesi, başa gelen ve beyni zedeleyen şiddetli darbeler yada beyin damar hastalıkları sonucu beyinde oluşan değişiklikler gelmektedir.

    Epilepsi nöbetleri olan her yaştan kişilere, bütün toplumlarda, her bin kişiden 7 - 10'unda görülecek şekilde (% 0.7 - % 1), oldukça yakın oranlarda rastlanmaktadır. Tarihte epilepsi hastalığı olan ünlü kişiler arasında Jül Sezar, V. van Gohg, F. Dostoyevski ve Neyzen Tevfik ilk akla gelenlerdir. Bu noktada epilepsinin bir psikiyatrik hastalık olmadığını, epilepsili kişilerin çoğunun toplumdaki görevlerini yerine getirebilen kimseler olduklarını ve hiç kimsenin epilepsi hastalığı bakımından mutlak anlamda korunmuş sayılamayacağını belirtmek gerekir.


    Epilepsi nöbetleri , jeneralize (genelleşen) ve parsiyel (kısmi, fokal) nöbetler olarak başlıca iki ana gruba ayrılırlar. Jeneralize nöbetlerde anormal biyoelektriksek boşalım bir anda beyin bütününe yayılmakta ve ortaya, bedenin iki yanında kasılmalar ve çırpınmalar (jeneralize tonik-klonik nöbet) yada tipik absans nöbetlerinde olduğu gibi gözlerin dalarak bilinç kaybı ile hareketliliğin donup kalması veya yaygın kas tonusu artışı (tonik nöbet) yada azalması (atonik nöbet) şekillinde nöbetler çıkmaktadır. Parsiyel nöbetler anormal biyoelektriksel etkinliğin beyin yarı kürelerinden birinin kabuk kısmındaki belli bir bölgesinden yada limbik sistemindeki (şakak lobunun iç kısmındaki bir yapıda) anormal deşarj üretebilen sinir hücreleri topluluğundan kaynaklanan nöbetlerdir. Nöbetin kaynaklandığı yere göre temsil ettiği beden bölgesinde istem dışı kasılma yada peş peşe hareketler (parsiyel motor nöbet) veya bir duyu değişikliği algılanması olmakta, bazen de limbik sistemden doğan nöbetlerde olduğu gibi, daha karmaşık parsiyel nöbet gösterileri ( eski terminolojide temporal, psikomotor nöbetler) dışlaşabilmektedir. Basit olsun, kompleks olsun bu parsiyel nöbetler giderek jeneralize nöbete dönüşebilmektedir. Bu durumda ikincil olarak jeneralize olmuş parsiyel nöbetten söz edilir.


    Kaynak:Pr.Dr.Esat Eşkazan



danalarda sarahastaligi