Mumine.com ve Misafir Soru - Cevapları Forumundan İmam Rabbani’nin Mektubat’ında geçen, "Dur Muhammed Allah namaz kılıyor" ifadesi ne anlama geliyor? Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1
    Kayıtsız Üye

    Reklam

    İmam Rabbani’nin Mektubat’ında geçen, "Dur Muhammed Allah namaz kılıyor" ifadesi ne anlama geliyor?

    Reklam




    İmam Rabbani’nin Mektubat’ında geçen, "Dur Muhammed Allah namaz kılıyor" ifadesi ne anlama geliyor?


    Paylaş
    İmam Rabbani’nin Mektubat’ında geçen, "Dur Muhammed Allah namaz kılıyor" ifadesi ne anlama geliyor? Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Soru

    İmam Rabbani’nin Mektubat’ında geçen, "Dur Muhammed Allah namaz kılıyor" ifadesi ne anlama geliyor?
    Değerli kardeşimiz;
    - İmam-ı Rabbanî, ilgili ifadeyi şöyle değerlendirmiştir: “Dur ya Muhammed! Ayağını daha yukarı bir basamağa atayım deme! Çünkü namaz hakikatinden daha yüksek bir basamak yoktur. Evet, o ibadet ki, tenezzüh ve tecerrüd mertebesine lâyıktır; herhalde onun, kıdem tavırlarından zuhur etmesi ve vücub mertebelerinden sadır olması lâzım gelir. Bütün ibadetleri ihtiva eden namazın asıl makamı bu mukaddes vücub mertebesidir. Orası her türlü mülahazanın ötesinde olan Zat-ı akdesin mutlak vücub-u vücud mertebesidir. Ve “La ilahe illellah” kelime-i tayyibenin makamıdır.

    Bu makamda La mabude illellah= Allah’tan başka mabud yoktur/hakiki mabud yalnız Allah’tır. Alah’tan başka ibadete mustahak hiç bir varlık yoktur” şeklinde ifade edilebilen hakiki Mabudiyet hakikati bütün çıplaklığıyla ortaya çıkar.

    Kabe hakikati ve Kur’an hakikati bu mukaddes, keyfiyetsiz, misilsiz, zamansız-mekansız mertebenin birer cüzüdür, namaz ise bütün ibadetleri içine alan pek geniş bir kemalat mertebesisidir.

    Bununla beraber namazın hakikati dahi daha üstün ve mukaddes bir mertebe için bir ibadettir. Enbiyadan pek kâmillerin en büyük velilerin basamakları; bütün ibadetlerin nihayeti olan namazın hakikati makamının nihayetine kadardır.” (Arapça Mektubat, 3/77).

    - Şunu belirtelim ki, bu gibi tasavvurlar bizim için oldukça yabancıdır. Çünkü, bu konuyu tam anlayabilmek için o mertebeleri ve onunla ilgili tasavvufi ifadeleri iyice hazmetmek gerekir. Bu sebeple, bu konunun hakikatini İmam-ı Rabbanî gibi kutsi zatların okyanus gibi geniş olan batınî ilimlerine havale ederken, zahiri ilimler açısından şöyle bir açıklamanın doğru olacağını düşünüyoruz:

    İlgili hadis rivayeti şayet sahih ise, bunu şöyle anlayabiliriz: Bilindiği üzere, “Salat” kelimesi, İnsanlar için dua ve kulluk, Allah için rahmet ve meğfiret ifade eder. Buna göre, bu hadisin manasını şöyle anlayabiliriz:

    “Dur yâ Muhammed! Bir kul olarak imkân-vücup arası bir makam-ı mualla olan miracın zirvesi ve bir hakikati olan “salat” mertebesinin sonuna gelmiş bulunuyorusun. Bundan ötesi vücb-u vücud mertebesidir ve Allah’ın salatıdır. Sen bir abd olarak Rabbine kulluk yaparken, dua edip yalvarırken, rabbin de sonsuz rahmetini senin üzerine yağmur gibi yağdırır. Onun için artık dur, sonsuz rahmetin bütün tecellilerine mazhar olacak bir konumdasın ve kulluğun zirvesindesin.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet




tecerrüd namazı