Mumine.com ve Misafir Soru - Cevapları Forumundan Hadislerin açıklamasına göre, her bir cennetlik erkeğe kraliçe konumunda olacak iki dünya kadını eş kılınacaktır. Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1
    Kayıtsız Üye

    Reklam

    Hadislerin açıklamasına göre, her bir cennetlik erkeğe kraliçe konumunda olacak iki dünya kadını eş kılınacaktır.

    Reklam




    SELAM ALEYKUM HOCAM BEN BAZI KITAPLAR OKUDUM CINSEL HAYAT VE CENNET VE MALESEF ÜZÜCU BI SEYLER GORDUM VE KÖTÜ OLDUM BEN KISKANCAK BIRI DEGILDIM HOCAM KENDIMI TANIMAZ OLDUM ONLARI GORUNCE

    CENNET KITABINDAN
    Her bir Cennetliğin iki zevcesi / eşi-hizmetçisi olacaktır

    CINSEL HAYAT KITABINDAN
    Hadislerin açıklamasına göre, her bir cennetlik erkeğe kraliçe konumundaolacak iki dünya kadını eş kılınacaktır.Dünyada kadınlarla erkeklerin sayısı birbirine eşit olduğuna göre bu durum
    Cennet’te de taaddüd-i zevcât olacağını gosserie

    BUNLARI ACIKLARMIZINIZ LUTFEN BELKI BEN YANLIS ANLADIM

    BEN ZANNEDERDIM KI CENNETE SADECE BEN VE KOCAM OLACAGIMIZI ZANNETTIM MEGER 2 DUNYA KADINI OLACAKMIS VE ALLAHTAN HEP BUNLARI DILEMISTIM HEM DUNYADA HEM CENNETE SADECE IKIMIZ SEVGILERLE HOCAM ALLAHA EMANET OLUN


    Paylaş
    Hadislerin açıklamasına göre, her bir cennetlik erkeğe kraliçe konumunda olacak iki dünya kadını eş kılınacaktır. Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    ve aleykumusselam ve rahmetullah kardeşim iki dünya kadını değil eğer salih amel işleyip cenneti kazanırsanız cennettede beraber olursunuz inşl.unutmayın ki kişi sevdiğiyle beraberdir bu kitapların kaynakları sağlam mı?


    CENNET KITABINDAN
    Her bir Cennetliğin iki zevcesi / eşi-hizmetçisi olacaktır

    Mükemmeliyetin ve güzelliğin her türlüsüne meyilli ve en yüksek derecesini aşk derecesinde arzulayan insan için, Kur’ân-ı Kerim’de Cennet nimetleri açısından detaylı bilgiler verilmiş ve onun da ötesinde Allah’ın rızâsı vaâd edilmiştir.

    Ruhânî ve hissî bütün nimetleri içinde barındıran Cennet, aynı zamanda bedenî ve cismânî umum lezzetleri de ihtivâ eder. Yemek, içmek ve evlenmek Cennetin en yüksek nimetleri sırasında gösterilmiştir. Kur’ân-ı Kerim ve hadis-i şeriflerin beyânına göre; dünya hayatında kurulan âile hayatları, eşlerin her ikisi de Cennete liyakat kazanmaları halinde ebediyen beraber olacak ve karı-koca münasebetleri sonsuza kadar Cennette devam edecektir. Ancak, imandan nasibi olmayan ve inkâr üzerine ölen eş, Hazret-i Nuh ve Lût Aleyhisselâmların hanımları ve Âsiye’nin kocası olan Firavun da olsa ebediyen eşinden ayrı kalacak ve inkârının karşılığını dâimi olarak Cehennemde çekeceklerdir.

    İman ve salih amellerinden dolayı Cennete giden mü’min kadınları, Cenâb-ı Hak rahmet ve kudretiyle her türlü dünyevî ârızalardan arındırarak, tertemiz eşler sûretinde kocalarına iâde edecektir. Hûrilerden daha güzel olarak yaratılan o dünyalı kadınlar, eşlerine ebedî bir hayat arkadaşı olacak ve hûrilere sultan yapılacaktır. Hiçbir kıskançlık ve rekâbet duygusu olmaksızın sonsuza kadar sevdikleriyle birlikte Cennetten istifâde edeceklerdir.

    Dünya hayatındayken evlenemeden âhiret âlemine göçen iman etmiş erkek ve kadınlar, Cennette evlendirilecek ve orada evlenmemiş kimse kalmayacaktır. Fakat, çocuk olarak vefât edenler bu kayıttan âzâdedir. Kur’ân-ı Kerim’de geçen “Vildânün muhalledun” tâbirinden anlaşıldığına göre, mü’minlerin bulûğ çağından önce vefât eden çocukları doğrudan Cennete gidecek, lâkin dâimî çocuk olarak kalmak sûretiyle, çocuk sevmek ve okşamak zevkini anne ve babalarına tattıracaklardır. Ancak, bulûğ çağından önce ebeveynin teşvikiyle, mecbur olmadığı halde namaz kılan ve oruç tutan çocukları Cenâb-ı Hak büyükler gibi yaratacak ve amellerinin karşılığı bu farkı onlara ihsan edecektir. Kâfirlerin ölen çocukları da Cennete gidecek, fakat, hizmetçi olarak istihdam edileceklerdir. Akıl dengesi yerinde olmayanlarla hak dinden hâberdar olmayan Fetret Devri insanları da mükellef olmadıkları için Cennete gidecek ve kusurlarından muâheze olunmayacaklardır.

    – Dünyada iken başından birkaç nikah geçen bir hanım Cennette bu beylerinden hangisiyle birlikte olacak?

    – Efendim, önce Cennetin özelliğini hiç unutmamak gerekir. Bu özellik unutulursa bir çok sorunun cevabı da verilemez. O özellik şudur:

    Cennet eksiksiz mutlululuk yeridir. Cennete giren insan artık orada mutluluğunu gölgeleyecek en küçük şeyle karşılaşmayacaktır. Tam aksine, kendisini ne mutlu edecekse onların hepsine de orada hem de istediği şekilde kavuşacak, mahrumiyet asla söz konusu olmayacaktır.

    Bu temel ölçüden hareketle denebilir ki, hangi kocasıyla mutlu olacaksa, Cennette onunla olacaktır. Diğer bir ifadeyle dünyada hangi kocası kendisini memnun etmiş, mutlu kılmışsa Cennette de onunla olmayı tercih edecek; dünyadaki mutluluğuna ahirette daha da ileri safhada mutluluk katacaktır. Çünkü sevmediği, memnun olmadığı kimseyle birlikte olmak mutluluk yeri olan Cennette söz konusu olmayacaktır. Öyle ise sevenler Cennette de sevdikleriyle birlikte olacaklar, dünyadaki fani mutluluklarını Cennette ebedi mutluluğa çevireceklerdir. Bu konuda farklı manalara geldiği sanılan hadislerin verdiği özet hüküm budur.

    Nitekim halk dilinde ata sözü halinde söylenen meşhur hadis de bunu ifade etmektedir:

    – Kişi sevdiğiyle beraberdir!

    Ne yazık ki dünya öyle her arzuyu yerine getirmeye müsait bir mekan değildir. İnsan bütün isteklerine rağmen dünyada sevdiğiyle beraber olmayabiliyor. Şu kesin ki, dünyada beraber olamasa da ahirette olacaktır.

    Hatta içine hapsettiği aşkının icabını burada yaşayamayarak gidenler, orada sevdiklerine kavuşacaklardır.

    Buraya şöyle bir nükte de ilave edebiliriz.

    Madem kişi sevdiğiyle beraber olacaktır ahirette. Aman dikkat! Cennetlikleri sevin ki Cennette beraber olasınız. Allah korusun, Cehennemlikleri severseniz bu defa da sevdiğinizle birlikte olmak için Cehenneme girmek hiç de ihtimal dışı değildir. – Olur mu öyle şey demeyin? Olabilir. Sevginin gözü kördür derler. Kişi, kalkar Allahın sevmediğini sever. Onun gideceği yere de gider. Çünkü kişi sevdiğiyle beraberdir.

    Öyle ise Allahın sevdiklerini sevin ki, onunla birlikte olasınız ahirette. Bir yersiz sevgi kurbanı, hissine mağlup duygu insanı haline gelmeyesiniz.

    Burada hatırlanmasına ihtiyaç olan mühim bir başka husus ta şudur.

    Maneviyat büyükleri diyorlar ki:

    – Sakın dünyadaki evliliğinizde sevginizi kısa zamanda yok olacak suret ve dış güzelliğine bağlamayasınız. Tezden yok olacak olan yüz güzelliğini yegane sevgi sebebi saymayın. Çünkü bu dış güzellik kısa zamanda yok olur, sevmenizi gerektiren şey de yok olacağından aranızda sevgi sebebi kalmamış sayılır. Bu anlayış aileyi kısa zamanda sevgisiz bırakır. Halbuki sevgiyi kısa zamanda yok olacak dış güzelliğe değil de yaşlandıkça daha da artacak olan iman, ahlak, ihlas ve sadakat gibi güzel vasıflar üzerine inşa etme halinde, ailenin geleceği garanti altına alınır. Aradığı sevgi sebebinin ömür boyu sürdüğünü gören taraflar, aile bağını bir ömür boyu zayıflatmadan sürdürürler. Çünkü dindarlıktan kaynaklanan güzel ahlak, hanımla beyi cennette de birlikte kılar, dünyadan sonra ebedi hayatta da birlikte olmalarını sağlar, sevgilerini sanki ebedileştirmiş olurlar böylece. Bu yüzden de ebedi hayat arkadaşını kırmamaya, incitmemeye burada daha çok dikkat ederler.

    Bu hususta şu nokta hatırdan hiç çıkarılmamalıdır:

    – Cennette birlikte olacak hanımla bey, dünyadaki zaafların sahibi hanımla beyin aynısı olmayacaktır. İkisi de ayetin tabiriyle (tathir) olmuş, yani her türlü maddi manevi kirlerden kusur ve çirkinliklerden tümüyle temizlenmiş olarak Cennette birlikte olacaklardır. Hatta hayallerinde olan hanım ve bey nasıl idiyse, ikisi de aynen öyle duruma çıkacaklar, birbirlerini mutlu edecek cennet genciyle Cennet hurisi görüntüsüne gireceklerdir. Dünyada var olan bazı sevgiyi gölgeleyici görüntülerden de tümüyle arınmış halde buluşacaklardır Cennette..

    Böylece beyin dünyadaki hanımı her manasıyla hayran kalacağı bir Cennet hurisi haline geleceği gibi, hanımın dünyadaki beyi de her manada hayran kalacağı bir Cennet genci haline gelecek; dünyadaki gölgeli mutluluklarını Cennette gölgesiz şekilde daha ileri safhada yaşama imkanı bulacaklardır.

    Bu sebeple dünyadaki sevgilerini yalnız gençlik devresine ait geçici dış güzelliğe bağlamamalılar. Yaşlandıkça gelişen, Cennette ebedi hayat arkadaşlığını kazandıracak olan iman ve ahlak güzelliğine kilitlenmeliler ki, aile sevgisi ömür boyu sürmekle almasın, ebedi hayat arkadaşlığına dönüşme özellik ve güzelliği kazansın..

    Alıntı: Ahmed ŞAHİN






    CINSEL HAYAT KITABINDAN
    Hadislerin açıklamasına göre, her bir cennetlik erkeğe kraliçe konumundaolacak iki dünya kadını eş kılınacaktır.Dünyada kadınlarla erkeklerin sayısı birbirine eşit olduğuna göre bu durum
    Cennet’te de taaddüd-i zevcât olacağını gosserie
    Cennette Erkeklere Huri Verilmesi
    Hem dünya imtihanını kazanıp cennete girmeye layık olan takvalı bir kadın hurilerden üstün olacaktır Huriler bir nevi cariye veya hizmetçi gibi cennetlik olanlara hizmet edecektir Gılmanlarda böyledir Dünyadan giden kadınlar ise hizmetçi konumunda olmayacak erkeğin eşi ve kendisine hizmet edilen konumunda olacaktır Cennetteki ahvali ora şartlarına göre değerlendirmelidir

    Peygamber (sas) de Cennet ehlini şu şekilde tasvîr etmektedir

    "Cennet ehlinden her birinin iki kadını vardır ki, vücutlarının şeffaflığından baldır kemiklerinin ilikleri etinin üstünden görünür Ehl-i Cennet arasında ne ihtilaf vardır ne de düşmanlık; gönüller sanki bir gönül, sabah akşam Allah'ı tesbih ederler" (Buhârî, Bed'ül-Halk, 59, Sıfâtü'l-Cenne)

    Şu kadar var ki, dünyada iken iman etmiş ve salih kullar sınıfına girmiş kadınlar "hûrîler"den de üstündürler Çünkü onlar bir taraftan şeytanlarıyla, diğer taraftan nefisleriyle mücadele etmek zorundadırlar Onlar, bu mücadelede galip gelerek, Hakk'ın rızasını kazanmış ve Cennete girmeyi hakketmişlerdir Hûrîler ise kendi amelleri dolayısıyla cennete girmiş değiller Allah onları, diğer nimetler gibi Cennet ehli için yaratmıştır Peygamber (sas)'in aşağıdaki hadisi bunu teyid etmektedir

    Ümmü Seleme, Peygamber (sas)'e bir gün "Ya Rasûlüllah! dünyada ki kadınları mı, yoksa Cennetteki hûrîler mi daha iyidir?" diye sorar Rasûlüllah (sas); "Dünyadaki kadınların üstünlüğü, yüzün astara üstünlüğü gibidir" diye cevap verir Ümmü Seleme; "Niçin" deyince O, şöyle cevap verir; "Dünyadaki kadınlar namaz kıldıkları, oruç tuttukları ve birçok ibadetlerde bulundukları için" (Tabarânî'den naklen; Mevdûdî, Tefhîmü'l-Kur'ân Terc, VI 81)

    Hûriler Rahman-ı Zülcemâlin mü’min erkekler için cennette özel yarattığı ve dünyalık kadınların emrine verdiği çok güzel cennet kadınlarıdır Bir çok âyet onlardan bahsetmekte ve onları târif etmektedir Genel olarak “İri gözlerinin beyazı saf, siyahı koyu, gümüş berraklığında beyaz tenli kızlar” olarak anlatılan hûriler, “erkeklerine düşkün, başkalarında gözü olmayan, kimse tarafından dokunulmayan, inci tenli, yakut yanaklı, yaşıt genç kızlar” tarzında muhtelif âyetlerde tanımlanır O kadar güzel yaratılmışlardır ki, hadis-i şerifte “Hûriler yetmiş elbiseyi giydikleri halde, bacaklarının kemiklerindeki ilikleri görünüyor” denilmiştir

    Bu hakikati tefsir eden Bediüzzaman “İnsanın, ne kadar hüsünperver ve zevkperest ve ziynete meftun ve cemâle müştak duyguları ve hasseleri ve kuvâları ve lâtifeleri varsa, umumunu memnun edip doyuracak ve her birisini ayrı ayrı okşayıp mesut edecek maddî ve mânevî her nevi ziynet ve hüsn-ü cemâle, hûriler camidirler

    Demek, hûriler Cennetin aksâm-ı ziynetinden yetmiş tarzını, bir tek cinsten olmadığından birbirini setretmeyecek sûrette giydikleri gibi, kendi vücutlarından ve nefis ve cisimlerinden, belki yetmiş mertebeden ziyade ayrı ayrı hüsün ve cemâlin aksamını gösteriyorlar ‘Orada, canların çekeceği, gözlerin zevk alacağı her şey vardır’ âyetinin hakikatini gösteriyorlar” (Sözler s 813) Ancak, dünyalı kadınlar salih amelleri farkından dolayı daha güzel olarak yaratılacak ve birden fazla dünyada evlilik yapan mü’min kadınlar da tercih ettiği ile birlikte olmaya hak kazanacaktır