Mumine.com ve Misafir Soru - Cevapları Forumundan buluğ çağı sorunları nelerdir Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1
    Kayıtsız Üye

    Reklam

    buluğ çağı sorunları nelerdir

    Reklam




    buluğ çağı sorunları nelerdir


    Paylaş
    buluğ çağı sorunları nelerdir Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Bu dönemde oluşan hızlı biyolojik değişiklikler gence iki özellik kazandırmaktadır. Birincisi cinsel üremeyi sağlayan cinsel olgunlaşmadır. Diğeri ana-baba tarafından korunma ve bakılma gerekliliğini azaltan fiziksel büyüme ve güç kazanmadır. Etyolojik açıdan ergen bu iki özelliği kazanarak " karşı cinse yönelir ve daha bağımsız davranabilir ". Yani, gencin topluma katılabilmesi, erişkinler arasında yerini ve konumunu alabilmesi, bu gelişme döneminde belli bilgi, beceri ve deneyimi kazanmasına bağlıdır. Erişkin dünyasının aradığı olgunluğa erişebilmesi için bu beklentileri karşılıyabilmesi gerekir.
    Ruhsal-toplumsal gelişimin bu evresinde, yukarıdaki hedeflere ulaşabilmek için tüm gençlerin kazanmak zorunda oldukları döneme özgü beceriler vardır.
    Bunlar:
    1-Beden imgesini kabullenme ve bundan rahatsız olmama
    2-Cinsel kimlik rolünü belirleme ve kabullenme
    3-Kişisel değerler sistemini geliştirmek
    4-Ebeveynlerden bağımsızlığını kazanma (özerklik)
    5-Bir yetişkin kimliği edinme
    6-Üretken bir birey olmaya hazırlanma (mesleksel kimlik)
    Biyolojik değişmeler, ruhsal ve davranışsal değişikliklere koşut olarak sürerken birbirlerini etkilerler. Belirtildiği gibi biyolojik gelişme ruhsal süreçleri, ruhsal süreçler de kişiler arası etkileşim biçimlerini ve kişilik işlevlerini etkiler. Hatta bazı durumlarda belirleyici olabilir.Biyolojik cinsellik olmadan cinsel kimlik gelişmesi, cinsel kimlik olmaksızın da kimliğin ve benlik kavramının oluşması güçtür. Gençlik, çocuklukla erişkinlik arasında yer alan, gelişme, ruhsal olgunlaşma ve yetişkin yaşama hazırlık dönemidir. Puberte ile başlayan hızlı büyüme gençlik çağının sonunda bedensel cinsel ve ruhsal olgunlukla biter. Genellikle ilk puberte belirtileriyle başlayan "gençlik çağı" büyümenin durmasına kadar sürer (biyolojik açıdan) ve yaklaşık 12-21 yaşlarını kapsar. bir anlamda tüm "teenagers" ya da delikanlılık döneminde olanlar ergen gibi kabul edilebilir. Gençlik çağının tanımı bedensel ve cinsel gelişmeye göre yapılınca, başlangıcı da, bitişi de belirsiz olmaktadır. Çünkü ergenliğe girişte bireysel farklılıklar vardır. Erken veya daha geç olabilmektedir. Genellikle 12-15 yaş arası, ergenlik gelişmesini içine alan ilk gençlik dönemi olarak tanımlanır. Bazı yapıtlarda puberte (erinlik) ve adolesans (ergenlik) süreçleri bir arada ve ergenlik dönemi adı altında incelenirken; bazı yapıtlar ergenliği, erinliği izleyen bir dönem olarak tanımlamaktadır.
    Genel olarak ergenlik 3 kısma ayrılarak incelenir.
    Bunlar:
    1.Ön Ergenlik (12-14 yaş)
    2.Orta Ergenlik (15-17 y.)
    3.Geç Ergenlik (18-21 y.)



  3. 3
    ERGENLİK DÖNEMİ VE SORUNLARI
    ‘









    Hayatımızdaki en önemli varlıkların, çocuklarımızın zorlu dönemeçlerinden biridir ergenlik. Ergenlik büyüme çağı değildir, büyüme çağının sadece bir parçasıdır. Çocuklukla yetişkinlik arasında ki dönemdir. Kişinin çocukluktan çıkıp yetişkin olma yolunda ilerlediği, cinselliğini tanıdığı ve keşfettiği, bir durum, bir tutum, adeta bir yaşam tarzıdır. Ergenlik bireyin anne-baba denetiminden çıkıp bagımsızlığını kazanmasına kadar sürer.

    Kızlarda ergenliğe giriş ilk adet görmeyle başlar, günümüzde kızların ortalama ergenliğe giriş yaşı 13 tür. Erkeklerin ergenliğe giriş yaşı da ortalama 13 tür. Kızlarda hem ergenlik hem de hızlı boy atma erkeklerden önce başlar. Bu yüzden 11-14 yaşındaki kızlar genellikle kendi yaşlarındaki erkeklerden daha uzun ve daha ağır olurlar. Erkeklerde hızlı boy uzaması hem daha geç başlar hem de daha geç biter. Kızların fıziksel gelişimi en geç 20 yaşında biter; hatta Doğu ülkelerinde kızlarda büyümenin üst yaş sınırı l6-17'ye iner. Oysa erkeklerin fıziksel gelişimi ve boylanmaları 23-25 yaşlarına kadar sürebilir.

    Ergenlik nasıl bir dönemdir?

    Ergenliğin ilk yıllarında ana- babaların çocukları hakkında genellikle şöyle konuştukları görülmektedir. Asi, hırçın, evde huysuz, dışarıda sıkılgan, durgun ve dalgın, sorumsuz kendi başına buyruk, alıngan ve karamsar, ters ve olur olmaz şeye ağlıyor, ders çalışmıyor, kaide ve kuralları tanımıyor, küstah konuşmalar yetişkinleri kaygılandırıcı ama ergenliğin ilk yılları için normal sayılabilecek davranışlardır.

    Çünkü ergenlik;


    • Ergenlik adeta bir savaş dönemidir. Fizyolojik açıdan; hormon savaşlarının yaşandığı, psikolojik açıdan; kişilik ve kimlik savaşlarının yaşandığı hayatımızın en zor dönemidir.
    • Her yaşta uyum, duygusal gerginliği de beraberinde getirir. Çünkü yeni durumlara uyum, hem zihinsel, hem de davranışlarda değişikliği gerektirir. Ergenlik duygusal gerginliğin yogun oldugu bir dönemdir.
    • Bireyin duygularında istikrarsızlığın görüldüğü bu dönemde, birgün çok mutlu ve enerjik olan gencin ertesi gün mutsuz ve içine kapanmış olduğuna sıkça rastlarız.
    • Ergenlik dönemindeki birey duygularını çok dolu ve coşkulu yaşar. Bu coşkuyu mimik ve hareketlerinde ve ses tonlarında hissedebiliriz.
    • Yine ergenlik, karşı cins ve gelecekle ilgili hayallerin çok yogun kurulduğu bir dönemdir.
    • Bu dönemde gençler çogu zaman yalnız kamak isterler. Kendisi ile başbaşa kaldığı zamanlarda tutum ve davranışlarının ve üstlendiği rollerin muhasebesini yapar.
    • Ergenlik dönemindeki gençlerde yorgunluk ve çevreye karşı ilgisizlik çok sık görülür.Ergenlik vucut enerjisinin çokça büyümeye harcandığı bir dönemdir.
    • Bu dönemde yeni şeyler deneme merakı çok artar, Genellikle ergenler büyüklerin dünyasına ait şeyleri denemek ister. (makyaj yapma, içki, sigara, araba kullanma, v.b.)
    • Ergenlerde bedensel değişime karşı çekinme olabilir. Kendilerini saklamak isteyebilirler.
    • Ergenlik zaman zaman öfke patlamalarının yaşandığı bir dönemdir.

    Ebeveynler nasıl davranmalı?


    • Bu zorlu dönemde en büyük iş ailelere düşüyor. Bireyin fark edilme ve takdir edilme ihtiyacının yogun oldugu ergenlik döneminde, bu ihtiyacı aile içerisinde gideremeyen genç, farklı ve yanlış arkadaş gruplarında bu ihtiyacını giderme yolunu seçebilir.
    • Ergenlik dönemi, zaten zor bir dönem geçiren gençler için çocuklukta sağlanamayan eğitim ve otoritenin, yada baskıcı bir aile yapısının hayata geçirilebileceği bir dönem değildir. Aksine sevgi ve sefkatin eksik edilmemesi gereken bir dönemdir.Bu dönemde bireylerin yaşadığı özgüven problemleri, karşı cinsle yakınlaşmada yaşanan problemler, okul ve aile içi problemlerle depresyonlarda artış görülür. Ebeveynlerin çok hassas olması gereken bir dönemdir.
    • Arkadaşların ve arkadaş gruplarının çok önem kazandığı bu dönemde, ergen bireyin arkadaşları tanımadan eleştirilmemelidir. Görüşmesinde sakınca gördüğünüz arkadaşlarını evinize davet edip, onlarla zaman geçirip, arkadaşındaki yanlış tutum ve davranışları çocugunuza anlatarak ve onu da ikna ederek, görüşmemesini istemeniz dogru bir yaklaşım şekli olacaktır.
    • Yine bu dönemde fark edilmek ve birey olduğunu ispatlama çabası içinde olan gençleri, aile konularına dahil etmek, aile kararlarında onada söz hakkı vermek ve fikir alışverişinde bulunmak yararlı olacaktır.
    • Gençlerin sinirli ve gergin olduğu zamanlarda onlarla konuşmaya çalışmak yararsızdır. Böyle durumlarda gencin sakinleşmesi beklenmelidir.
    • Yine bu dönemde evdeki genel ortamın gergin olmamasına dikkat edilmeli ve gençlere gereksiz nasihatlardan kaçınılmalıdır.
    • Ergen ailesi tarafından sevildiğinden, anlaşıldığından ve değer gördüğünden emin olmalıdır.

    Psk Danışman ısmail Sönmez _Alıntı