Mumine.com ve Misafir Soru - Cevapları Forumundan Şeytan Çok abİd İdİ Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1
    Kayıtsız Üye

    Reklam

    Şeytan Çok abİd İdİ

    Reklam




    Rivayette vardır ki, İblis ateş alevinden yaratılmış ruhani bir şahıs olup, yedi yüz yetmiş beş bin sene fütur getirmeden ve gevşeklik göstermeden Yüce Allah’a(Celle Celaluhu) ibadet etmişti. İtaat ve ibadette o kadar ileriye gitmişti ki;


    Dünya semasında âbid (çok ibadet eden) olarak,
    İkinci kat semada râki (çok ruku yapan) olarak,
    Üçüncü kat semada sâcid (çok secde eden) olarak,
    Dördüncü kat semada hâşi (çok saygılı) olarak,
    Beşinci kat semada kânit (çok itaatkar) olarak,
    Altıncı kat semada müctehid (çok gayretli) olarak,
    Yedinci kat semada zâhid (masivayı terk eden ve sadece Yüce Allah’ı arzulayan) olarak anılıyordu.


    Emri altında yetmiş bin melek vardı. Yeşil zümrütten kanada sahipti. Cennette Rıdvan meleğiyle birlikte bin sene kaldı. Duası müstecap olanlardandı. Bir gün Cenab-ı Hak tarafından yazılmış şu ibareyi gördü:
    - “Bütün kullarım içinden bana çok yakın görünen birisi var ki, ben ona bir şey emredeceğim. O ise onu yapmayacak ve emrimi yerine getirmeyecek. Ben de onu kapımdan kovacak ve bütün ibadetlerini etrafa saçılmış toz zerreleri haline getireceğim. Senelerce yaptığı ibadet ve itaatlerin, hayır ve hasenatın en küçük bir karşılığını göremeyecek”


    İblis bu mealdeki ibareyi görünce aklı Allah’a isyan etmeyi bir türlü kabul etmediğinden dedi ki:
    - “Ya Rabbi! Bana izin ver de, o kimseye lanet okuyayım ve beddua yapayım”
    Kendisine izin verildi. O da Cenab-ı Hakk’ın emrine isyan edecek olan o kula (ki bu kul İblis’in kendisi olacaktır) bin sene lanet okudu.
    Ne zaman ki, Cenab-ı Hak meleklere Hazreti Âdem’e inkıyad secdesi etmelerini ve onu üstün tanımalarını emretti. İblis’in de aralarında bulunduğu bütün melekler secde emrini itirazsız, tereddütsüz, kemal-i itaat ve tam iştiyakla yerine getirdiler. Fakat o zamana kadar binlerce sene abid ve zahid olarak görünen İblis, Hazreti Adem’e secde etmeyi kibir ve gururuna yediremediğinden; daha doğrusu emre itaatteki inceliği kavrayamadığından ve gerçek kulluğun manasını idrak edip de onu bütün duygularıyla hazmedemediğinden; secde ve inkıyad emrini içine, özellikle aklına sindiremedi ve bu emre isyan etti. Cenab-ı Hak onu rahmet kapısından ebediyen kovdu ve o güne kadar yaptığı bütün hasenatını boşa çıkardı.


    İblis’in ibadet, mücahede ve riyazat olarak bunca meşakkatlere ve zorluklara katlanmasına rağmen; samimi olmadığından ötürü Yüce Allah’ın ilminde şaki olarak yerini aldığını ve yüce Rahmetten kovulduğunu duyan ve gören Hazreti Cebrail ile Mikail uzun bir müddet ağlayıp durdular. Vakitleri hep ağlamakla geçiyordu. Yüce Allah her ikisine de bu kadar ağlayışlarının sebebini (kendisi daha iyi bildiği halde) sorunca; onlar şöyle dediler:
    - “Ey Rabbimiz! Sen’in mekrini şimdi daha iyi anladık. Sen’in mekrin bize de ulaşıp, İblis’in başına gelenlerin bizim de başımıza gelmesi korkusundan ötürü ağlıyoruz. Ya biz de göründüğümüz gibi Sen’in ilminde de böyle değilsek; halimiz nice olur”
    Yüce Allah da onlara şöyle ferman etti:
    - “İşte hep böyle olun da, mekrimden hiçbir zaman emin olmayın”


    Bu hadise bizi ümitsizliğe sevketmemeli. Aksine bir taraftan Mekr-i İlahiden korkmaya, diğer taraftan da Rahmet-i İlahiyeyi reca etmeye ve O’ndan ümitvar olmaya sevketmeli.


    Paylaş
    Şeytan Çok abİd İdİ Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Şeytanın şerrinden Mevlamıza sığınırız Allah razı olsun.