Mumine.com ve Misafir Soru - Cevapları Forumundan Cisim nedir, neye cisim denir? Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1
    Kayıtsız Üye

    Reklam

    Cisim nedir, neye cisim denir?

    Reklam




    Cisim nedir, neye cisim denir? cisim hakkında kısa bir bilgi verebilirmisiniz.


    Paylaş
    Cisim nedir, neye cisim denir? Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    CİSİM


    Uzunluğu, genişliği, derinliği olan ve bu ne-denlerle evrende yer kaplayan şeye cisim de-nir. Başka bir ifadeyle bir yer kaplayan, aynı zamanda kütlesi ve ağırlığı olan ve doğada ele-ment, bileşik ya\ia bunların karışımları halin-de bulunan şeyler cisim olarak tanımlanabilir. Sözgelimi kimya biliminde çişimin; kütleyle elektriğin bir arada madde halinde görünüşü şeklindeki tanımı böyledir.
    Cismin oluşmasında proton, nötron ve elek-tron tanecikleri temel birimler olup bunların her birinin belli bir kütlesiyle elektrik yükleri bulunmaktadır. Bu üç taneciğin belli oranlar-
    da birleşmcleriyle elementler meydana gelir. Bugün sayıları yüzü bulan elementler proton oranına göre belirlenmektedir. Bir atom, pro-ton ve nötronların bir arada toplandığı çekir-dek ile bunun etrafındaki elektronlardan oluş-muş bir yapı özelliği arzeder. Kimyasal alanda ortaya çıkan her tür olay, yani birleşme ve ay-rılmalar atomun elektron yapısındaki değişim-lere bağlıdır. Doğada atomların çekirdekleri sağlam yapılı olduklarından, geleneksel müda-hale yöntemlerinin etkisi ne kadar şiddetli ol-sa bile, hiçbir değişiklik göstermezler. (Geç-mişte simyacıların altın elde etmek için baş-vurdukları işlemlerin başarısız olmalarının ne-deni böylece anlaşılır olmaktadır.)
    İzafiyet teorisine göre, kütleyle enerji arasın-da herhangi bir fark sözkonusu olmadığı İçin, cisim büyük şiddetle yoğunlaştırılmış bir ener-jiden ibaret görülmektedir. Bu anlamda De-nıokriios tarafından cismin meydana getirile-mez (yaratılamaz) ve yok edilemez şeklinde belirtilen temel özellik olarak ileri sürülen gö-rüşünün doğruluğu tartışmalı hale gelmekte-dir. Çünkü cisim başka enerji biçimlerinden meydana geldiği gibi, aynı oranda başka ener-ji şekillerine de dönüşebilmektedir ki, enerji-nin ışığa dönüşümü böyledir.
    Cisim, duyularla algılanır. Basit ve mürek-kep olmak üzere ikiye ayrılır. Mürekkep cisim de mailde ve suret olmak üzere iki öğeden olu-şur.
    Bir başka açıdan cisimleri dış görünüşlerine, sertliklerine, iletkenliklerine, yoğunluk, uçucu-luk veya ışığı geçirmelerine vb. göre çeşitli sı-nıflara ayırmak mümkündür. Ancak cismin ka-tı,.sıvı, gaz halinde bulunması uygun şartların oluşmasıyla ilgilidir. İnsan bir kısım nitelikleri algılar ve bu algılamada düzenli bîr tekrar gö-rürse yani aynı nitelikleri sürekli olarak birlik-te algılarsa, o takdirde belirli bir cismin varlı-ğından sözedilcbilir. Bu bakımdan bir cismin mekanda insandan (algılayan süjeden) bağım-sız bir şekilde varolduğu kabul edilir. Böylece bir cismin üç boyutlu «İması ve bir kütlesinin bulunması şeklinde iki niteliğinin vurgulanma-sı mümkün olur.
    Ne var ki, cismin bu şekilde tanım felsefede tartışmalara yol açmıştır. Buna göre algıların dışında, bu algıların nedeni olarak bağımsız cismin varlığını kabul edenler (ki bunlara Re-alistler denilir) ve bunların karşısında algıları-mızdan cisme geçebilmek İçin bîr sıçrama yap-mak gerektiğini, çünkü algımızı cisme bağla-yan herhangi bir şeyin sözkonıısu edilemeye-ceğini, dolayısıyla tek güvendiğimiz şeyin algı-larımız olduğunu savunan görüş vardır. Sonuç, olarak cisim üc kastedilen doğrudan doğruya algılarımızdan başkası değildir ki, bu görüş sa-hiplerine de Sübjektif İdealistler, denilir.
    İslâm düşüncesinde cismin, cevherden ve cevherle kaim olan arazdan meydana geldiği hususunda ittifak vardır. Cisim, atomların bir-leşmesinden meydana gelen ve bölünebilen bir varlık olarak görülmüş, bu düşünceyle ele alınmıştır.
    İslam Kelama lan arasında gerek tanım, ge-rekse açıklamada farklılık gösteren cismin söz-lük anlamı, İri yaratılışlı ve şahsi leştin im iş var-lıkların yapı ve uzuvlarıdır. Genel olarak akıl-cı filozofların anlayışına uygun bir tarzda ci-sim en, boy, derinlik olmak üzere üç boyutlu varltk şeklinde tanımlanır. Parçalanması veya parçalara ayrılması cismin esasını değiştir-mez.
    Demek oluyor ki, Kclamcılar arasında cis-min ianımı, cevheri ferilerin (atomların) bir-leşmesiyle meydana gelen ve aynı zamanda bö-lünebilen varlık şeklinde kabul görmüştür. Cürcani'y^ göre cisim, varlıkların esası olan beş cevherden biridir (Tarifen). Bütün bunlar-dan sonra Kelamcıların ve filozofların ianım ve açıklamaları şu hususların teshilini müm-kün kılar: a) Parçalanabildi ve esasları başlı başına güç olan parçacık (cüz)ların birleşmele-ri sonucunda cisim oluşmaktadır; b) Bölünc-meyen en küçük cevherlerin birleşmesi cismi meydana getirmektedir. Yani sonsuz ve başlı başına bir güç olan cevherin münferit halin-den cisim ortaya çıkar. Böylece cisim asılları güç olan; fakat sonsuz olmayan parçacıklar-dan oluşmaktadır.
    Cisim, cevherle arazdan meydana gelir. Cev-her kendi zatıyla kaimdir, başlı başına yer tu-tarvevarlığını hissettirir. Buna 'Ayaıı'da denilir. Araz ise başkasına bağlı olarak yer tutar ve varlığını hissettirir. Ayan, basit ve mürek-kep olmak üzere ikiye ayrılır. Basit olanına Ccvherü'l-Fcrd'adı verilir. Bölünemcyen bu en küçük parçaya 'Cüz'ü lâ Yctecezzâ' denir. Mürekkep Ayan ise en az iki cevherin birleş-mesinden meydana gelir.
    Eş'arilerve Mutezile, Özellikle de Karmati-Icr cismin ianım ve açıklamalarında farklı an-layış sergilerler. Ayrıca Eş'ari Kclamcılar cev-her-i ferdin cisim haline dönüşmesinde başka bir cevher-i ferd İle kaynaşması konusunda an-laşmazlığa düşmüşlerdir. Sözgelimi Bakıllani (ölm.1013), cevlıer-İ ferdin (atom) mekanda bulunmuş halini "kevn" (oluş) olarak nitelen-direrek, onun durma, hareket etme, ayrılma ve birleşme şeklinde dört konumda bulunaca-ğını ileri sürer. Bu bağlamda cismin meydana gelmesinde cevher-i (ercilerin birleşmelerinin doğal sonucu olarak dürtüşme, bitişme, kay-naşma ve ayrılma durumlarını birer "araz" biçi-minde değil, dışarıda kalan bir kavram olarak düşünmekledir. Oysa Kelamcıların birçoğu cismin meydana gelmesinde cevlıer-İ fertlerin kaynaşma ve bitişmelerinde sözkonıısu edilen dört "araz"ı onların dışında kalan gerçek var-lıklar şeklinde düşünürler.
    Mutezile İse "araz"ın belirli sayıda olduğu ve sonsuz olamayacağı görüşündedir. Fakat bu "araz"ııı gerçek bir varlık olduğunu kabul et-meyen bazı Eş'ari Kelamcılar, "kcvıV'in ko-num ve durumuna göre "araz" türlerinin arta-bileceğini ileri sürerek İmkan alanında kalan "araz"ın sonsuz olabileceğini ifade ederler.
    Kısacası cismin en küçük parçalara kadar ay-rılabileceği ya da bir durumdan başka bir du-ruma geçebileceği kabul edilmekle beraber, bu değişim cismin özünde değil, sadece nite-liklerinde olmaktadır. Bu bakımdan Vaci-bü'l-Vücud'un cismi konusunu açıklamak mümkün olabilmekledir. Cismin cevher ve arazlardan oluştuğunu benimseyen Kelamcı-lar, gerçekle aıom teorisini açıklamaktadırlar. Fakat bunların atomculuğu Demokritos'un maddeci atomculuğundan ayrı olarak Allah'ın birliğini, cismin ayrı oluşunu ve ebediliğini ka-nıt için kullanan bir sistem olmuştur.
    Özetlemek gerekirse Kelamcılar, cismin cev-herle arazdan meydana geldiğini kabul eder-ler. Allah hakkında cisim lafzım kullanmazlar. Cismi meydana getiren cevher ve araz hadis-tir, sonradan varolmuştur. Ama Allah kadim-dir. Varlığın temelinde cevherin olduğunu ka-bul eden gruba Cevheriyye adı verilir. Cevhaiy-ye'nin bir grubu maddi cevheri, diğer grubu da ruhi cevheri inkar ederler. Arazziyye'yc gö-re ne cevher, ne madde, ne ruh vardır.
    Cemil ÇİFTÇİ Bk. Araz; Cevher.



cisim nedir kısaca,  cisim neye denir,  cisim nedir kısa yazı,  cisim neye denir kısaca