Mumine.com ve Misafir Soru - Cevapları Forumundan HIRİSTİYANLIK ne demektir Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1
    Kayıtsız Üye

    Reklam

    HIRİSTİYANLIK ne demektir

    Reklam




    HIRİSTİYANLIK ne demektir bilgi verirmisiniz


    Paylaş
    HIRİSTİYANLIK ne demektir Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Hıristiyanlık nedir?
    M. Ali Demirbaş


    İncil’de Allah’ın bir olduğu, Hz. İsa’nın, Allah’ın kulu ve Resulü olduğu yazılı idi. Hz. İsa’nın hak olan dini, az zaman sonra Yahudiler tarafından sinsice değiştirildi. Yahudi Bolüs [pavlos], İsevi görünerek, hakiki İncil’i yok etti. Sayısız İncillerin yazılmasına sebep oldu. Büyük Kostantin, bütün İncilleri birleştirmek için, miladi 325’te, İznik’te 319 papazı toplayıp, yazdırdığı yeni İncil’e eski dini olan putperestlikten de birçok şey sokturmuş, yeni bir Hıristiyanlık dini kurmuştu. Hz. İsa’nın ve Barnabas’ın yazdığı İncil’de Allah’ın bir olduğu bildirilmişti. Eflatun’un 3 tanrı fikri de yeni İncil’e kondu. Papaz Arius, bu yeni İncillerin yanlış olduğunu, bildirince aforoz edildi. Yeni Hıristiyanlık Arius’ün mezhebinden farklı idi. 6 defa meclis kurulup, yeni İnciller ortaya çıktı. Papaz Luther Martin ve Calvin son değişiklikleri yaptı. Bu yeni İncil’e inanan Hıristiyanlara Protestan denildi. Böylece, Hıristiyanlık, iyice değişti.
    Yahudiler, Hz. İsa’yı katletmek isteyince, İncil’i yakıp, ortadan kaldırdılar. O zaman, İncil yayılmamış idi. Çünkü, Hz. İsa’nın peygamberlik zamanı 3 yıl olup, iman edenler de pek az idi, çoğu da, okur yazar değildi. 325’te birbirine uymayan 40-50 İncil vardı. Arius mahkeme edilirken, dördü hariç diğer İncillerin yasaklandığı kilise tarihlerinde yazılıdır. Matta İncili’nin 15. fıkrasında, (Milletler yoluna gitmeyin ve Samiriyelilerin şehirlerine girmeyin) denildiği halde, 24. babın 14. fıkrasında, (İncil, bütün milletlere vaaz edilecektir) demektedir. Bunun gibi sayısız tenakuz vardır. Hıristiyan bilginleri, dört incildeki tezatlar yüzünden şaşkınlık içinde kalıp, Ekharn, Kiser, Haysi, Ghabuth, Wither, Fursen gibi araştırmacılar, (İncillerde ihtilaf çoktur) dediler.
    Joseph Barnabas’ın yazdığı İncil, miladi 325’e kadar İskenderiye kiliselerinde okunuyordu. Papa 5. Sixtus, 1585-1590’daki papalık zamanında, bunu İbranice’den İtalyanca’ya tercüme ettirdi. Prusya kralının müşaviri J.F. Gramer, bunu bulup prens Öjene [Eugen’e] hediye etti. Bu ölünce kitaplar Hofbibliyotheke kondu. Bu el yazma İncil, Viyana imparatorluk kütüphanesinde, hâlâ mevcuttur. Bu İncilde Hz. İsa diyor ki:
    Ben günah affedemem, günahları ancak Allah affeder. (Bab 71), Ben, Allah’ın resulünün yolunu hazırlamak için geldim. Bu Resul, bir müddet sonra, İncil tahrif edilip inananların 30 kişi kadar kalacağı bir zamanda gelir. O zaman, Allah elçisini gönderir. Onun başının üzerinde beyaz bir bulut bulunur. O, putları kırar. Onun sayesinde, insanlar Allah’ı tanır. Ben de hakiki olarak tanınırım. (Bab 72), O resul güneyden gelir. (Bab 96), O resulün adı Ahmeddir. ((Bab 97)
    Barnabas İncili Allah’ın bir olduğunu bildirmekte ve teslisi yalanlamaktadır. Bugünkü İncillerde ve Ahd-i atikte de, bütün tahriflere rağmen, Hz. İsa’dan sonra bir Peygamber geleceği yazılıdır. Yuhanna İncili’nin bu yazısı, 1886’da İstanbul’da Boyacıyan Agob matbaasında basılan Kitab-ı Mukaddesin Türkçe tercümesinin s.885’te, (O, gelince dünyayı günah, salah ve hüküm hususlarında ilzam edecektir) deniyor. Buradaki “O”nun Latince aslında, (Paraclet) yazılıdır. Bu kelime, “teselli edici” demektir. Papazlar her şeye rağmen, (benden sonra bir teselli edici gelecektir) ibaresini İncil’den kaldıramadı. Pavlos’un yazdığı ve Hıristiyanların Kitab-ı mukaddesten kabul ettikleri mektuplardan “Korintoslulara 1. mektubun, 13/ 8’de, (Peygamberler sona erecek, diller de kaybolacak [Latince gibi], ilim iptal olacak [Ortaçağ ilmi gibi], ama O kâmil gelince, yarım kalan ve kusurlu olan bilgiler ortadan kalkacaktır) deniliyor. [Bu yazı Türkçe Kitab-ı Mukaddeste de vardır.]



    Bugünkü Hıristiyanlığın esasları
    Hz. İsa 30 yaşında iken, Benî İsrail’e peygamber olarak gönderildi. Bozulan Yahudiliğin hükümlerini neshedip yürürlükten kaldırdı. Hz. İsa’ya inanmayan Yahudiler, onu Romalılara şikayet etti. Kudüs’teki Romalıların Yahudi valisi Pilatus, Hz. İsa’nın yakalanıp çarmıha gerilmesini emretti. Havarilerden biri olan Yehuda, onu Romalılara ihbar etti. Askerlerle beraber yerini göstermeye gidince, Allahü teâlâ Yehuda’yı Hz. İsa’nın şekline çevirdi. Askerler aradıkları İsa’nın bu olduğunu sanarak, Yehuda’yı çarmıha gerdiler. O anda Allahü teâlâ Hz. İsa’yı göğe çıkardı.
    Hak din olan İsevilik yayılmaya başlayınca, Yahudiler ile Yunanlılar ve Romalılar karşı çıktılar. Bolüs [Pavlos] adındaki bir Yahudi; İsa’ya inandığını söyleyerek asıl İncil’i yok etti. Ortaya çıkan kişiler 12 havariden ve Bolüs’ten işittiklerini yazdılar. Böylece birçok incil meydana geldi. Yunan felsefesi ile yetişen Bolüs, Havarilerden Barnabas’ın yakın arkadaşı idi. Bozuk fikirlerini ona da aşılamak istedi, başaramayınca, açıkça düşmanlığa başladı. Bolüs, İsevi görünüp kendisini din âlimi tanıtarak; “İsa, Allah’ın oğludur” gibi birçok şeyler uydurdu. Şarabın ve domuzun helal olduğunu söyledi. Bolüs’ün “İsa’nın haça gerilmesi, hikmet ve kurtuluştur” diyerek ortaya attığı anlamsız iddia; bugünkü Hıristiyanlığın esas felsefesini teşkil etti. Müslümanların kitaplarından alarak dünyanın güneş etrafında döndüğünü söyleyen Galile, incillerdeki yanlış bilgiye göre, Engizisyonca müebbet hapse mahkum edildi ve gözleri kör olarak öldü. Bugünkü Hıristiyanlıkta:
    1- Her çocuk günahkâr doğar. 2- Hz. İsa, oğul Allah’tır. 3- Allah, insanların günahını affettirmek için, kendi oğlunu haçta öldürtmüştür. 4- İnsanlar, Allaha dua edemez. Ancak papazlar dua edebilir ve insanların günahını affedebilirler. 5- Papa günahsızdır. Onun her yaptığı iş doğrudur.
    Hıristiyanlığın tekrar doğru yola girmesi için, çeşitli çalışmalar yapılmış, reformlar meydana gelmiştir. Papaz Luther, Protestanlığı kurarak bazı düzeltmeler yapacağım derken, Hıristiyanlığı büsbütün bozmuştur. Kilise, toplumun maddi, manevi bütün hayatına hakim olmuştur:
    a) Kilise günahları itiraf ettirir ve papazlar günah çıkarır. b) Hıristiyanlıkta baba, oğul ve kutsal ruh adına vaftiz olmak kilisenin emridir. c) Nikah kilisede kıyılır. Kilise dışında yapılan nikah geçersizdir.
    Son zamanlarda Hıristiyanlıkta Allah inancı hususunda önemli gelişmeler olmaktadır. Katolik Kilisesinin ve Vatikan’ın ileri gelenleri ve bilim adamlarından meydana gelen bir heyetin 7 yıllık bir araştırma sonucunda hazırladığı Evrensel Kateşizm adlı el kitabında, Katoliklerin de İslamiyet’teki gibi “Tek Allah” inancında olmaları gerektiği belirtildi. Papalığın direktifi ile hazırlanan bu kitap 1992’de Fransa’da piyasaya çıktı. Hıristiyanların bu yeni el kitabının, şimdiye kadar bu amaçla hazırlanan diğer papalık yayınları arasındaki en önemli farkı, Allah inancının “Baba-oğul-Ruhül-Kudüs” şeklinde olmaması gerektiğinin açıkça belirtilmesidir. Kitapta (Allah’a yaratılmış varlıkların sıfat ve suretlerinin hiçbirisi yakıştırılamaz; çünkü Allah, tek yaratıcı olup ne erkek, ne kadın ne de insandı) denmekte, bu yeni inancın İslamiyet’teki Allah inancı gibi olması gerektiği açıkça belirtilmektedir.
    İnsan hakları, yaratılış esasları ile cinsiyet konuları üzerinde durulan, Vatikan’ın bu yeni eserinde; “Huzurlu yaşamanın anahtarı Yaratan’ı benimsemek ve Tek Allah’ın varlığına inanmaktır” denilmektedir. Bu eser, bilim adamlarınca bir yaratıcıya inanma açısından çok önemli bir gelişme olarak kabul edilmektedir.



    Hıristiyanlığı bozanlar kimlerdir?
    Hz. Âdem’den beri gelen Allah’ın dini Hz. İsa’dan sonra nasıl bozuldu? Kim bozdu? Daha önce haram olan şeylerin helal edilmesi nasıl oldu? Üç tanrı inancı nereden geldi?
    CEVAP: Fransızların Saint Paul dedikleri Bolüs=Paulus=Pavlos adında bir Yahudi, peygamber Yahudilerden gelmedi diye, İsevi görünüp, kendini din âlimi tanıttı. Hz. İsa’dan sonra ilk işi, hakiki İncili yok ettirmek oldu. İsa, Allah’ın oğlu dedi. Şarabı ve domuzu helal etti. Kıblelerini Kâbe’den güneşin doğduğu tarafa döndürdü. Allah hem bir, hem üç dedi. Yahudi dönmesinin sözleri ilk yazılan dört İncil’e, özellikle Luka’nın İnciline karıştı. Hz. İsa’nın sohbetinde bulunan, Hz. İsa’nın arkadaşı, yardımcısı yani Havarilerden olan Barnabas, Hz. İsa’dan işittiklerini doğru olarak yazdı. Fakat bozuk dört İncillere aldananlar, fırka fırka ayrıldı. Birbirine uymaz 72 fırka hasıl oldu. Pavlos’un düşmanlığı anlaşılarak Kudüs’te iki kere hapsedildi. Sonra Roma’ya götürüldü. Neron tarafından orada başı kesildi.
    Pavlos’un hayatı incelenirse, hep Havarileri kötülediği ve onları gözden düşürmeye çalıştığı açıkça görülür. Pek çok Hıristiyan papazı, Pavlos’u Hıristiyanlığın tek kurucusu kabul eder. Çünkü bu papazlara göre, Hz. İsa ve Havarileri iman ve ibadet bakımından Yahudiliğe, [Hz Musa’nın dinine] bağlı kalmışlardır. Pavlos buna karşı çıkmış, Yahudilikteki bütün ibadetleri terk ettirmiş, böylece Hz. İsa ve Havarilerin bildirdikleri dine zıt bir din ortaya çıkarmıştır. Bu din, Havari Petrus’un, tebliğ etmeye çalıştığı Nasraniliğin dışında, Pavlos’un fikirlerinden meydana gelen bir din oldu. Papazlar, Pavlos’u, Aziz kabul etmektedir. Pavlos’un yazdığı mektuplar Ahd-i cedid’in sonunda, kutsal kitabın bir kısmını teşkil eder. Luka’nın yazdığı Resullerin işleri kısmı, Pavlos’un hal tercümesidir. Pavlos’un yazdığı mektuplar da, dört İncile ayrılan yerden az değildir. Pavlos’un bildirdiği şeylerin çoğu, Hıristiyanlığın iman esaslarını teşkil eder. Mesela der ki: (Günah, ruh ve beden için ölüm, Hz. Âdem’in yasak olan meyveden yemesi ile başladı. Hz. Âdem’in neslinden gelen bütün bebekler, bu günah pisliğine bulaşmış olarak doğdular. Tanrı, biricik oğlunu yeryüzüne gönderdi ve Hz. Âdem’den beri gelen günahtan kurtardı.) Pavlos böyle saçma inançla Nasranilikten intikamını almıştır. Hıristiyanlar ise, ona hâlâ Resul Pavlos diyerek, onu Hıristiyan azizi kabul ederler. Hz. İsa’yı hiç görmemiş bir kimsenin sözleri ile, dinlerinin inanç ve ibadet esaslarını tespit ediyorlar. Böyle bir dinin de, Allah’ın gönderdiği en son ve en kâmil din olduğunu iddia edebiliyorlar.
    İzhar-ül-hak’ta deniyor ki: Pavlos’un çelişkileri çoktur. Resullerin işleri kitabında deniyor ki:
    Onunla beraber yolculuk edenlerin nutku tutuldu. Sesi işitiyor ama kimseyi görmüyorlardı. (Bab 9/7)
    Benimle beraber olanlar nuru gördüler. Ama bana söz söyleyenin sesini işitmediler. (Bab 22/9]
    Bab 26’da ise sesten hiç bahsedilmiyor. Yani üç ifade birbirini tutmuyor. Yine deniyor ki:
    Rab ona dedi ki: Kalk şehre gir, ne yapman gerekiyorsa sana söylenecek. (Bab 9/ 6)
    Rab bana: Kalk Şam’a git, orada ne yapılması gerekeceği sana söylenir. (Bab 22/10)
    Kalk ayakta dur. Çünkü hem gördüğün şeylerde, seni şahit tayin etmek için sana göründüm. Seni, kendilerine göndereceğim milletlerden de kurtaracağım. (Bab 26/17,18)
    9. ve 22. babdakilerden, onun yapacakları, şehre vardıktan sonra, kendisine açıklanacağı söylenmiş iken, 26. babdakilere göre, sesi işittiği yerde ne yapacağı kendisine söylenmiştir.
    Nur görünce hepimiz yere düştük. (Bab 26/14)
    Halbuki, 9/7 babda, onunla beraber bulunanların nutku tutulur, ses çıkaramaz olurlar. 22 babda ise, nutku tutulmak diye bir şey yok. Hıristiyan düşünürler, İncilleri bu çelişkilerden kurtarmaya çalışıyorlar!