Mumine.com ve Misafir Soru - Cevapları Forumundan ben kimim niçin bu düyaya geldim nereye gideceğim bunları hadisle açıkla Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1
    Kayıtsız Üye

    Reklam

    ben kimim niçin bu düyaya geldim nereye gideceğim bunları hadisle açıkla

    Reklam




    ben kimim niçin bu düyaya geldim nereye gideceğim bunları hadisle açıkla


    Paylaş
    ben kimim niçin bu düyaya geldim nereye gideceğim bunları hadisle açıkla Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Ben kimim Niçin Bu Düyaya Geldim Nereye Gideceğim Bunları Hadislerle

    Unutma Sen Rabbinin Yarattığı En Şerefli Varlıksın

    Allah insanoğlunu ruhlar alemindeyken insanı ana rahminde büyütüp sonra insan olarak yer yüzüne getirmiştir. Dünya imtihan dünyasıdır; Allah insana verdiklerine karşılık kulun ona şükredip şükretmediğini tartmak için insanoğlunu bu dünyada imtihana tuttu. Nereye gideceğimize gelirse

    Ölen insan kabre ve ardından ahiret yurduna ve mahşere yolculuk yapar dünyada yaptıklarının karşılığı orada verilir İman edip salih amel işleyenler Allahın va'di olan cennete İman etmeyip iyilikte bulunmayanlarsa hak olan cehenneme gidecektir.

    Sizden herhangi birinizin hilkati annesinin karnında. bir araya getirilir." Bir araya getirilmekten (cem1) kasıt, dağınıklıktan sonra onun parçalarını birbirine eklemektir. Kurtubî -Allah'ın rahmeti üzerine olsun- şöyle demektedir: "Bundan maksat şudur: Meni, itici şehvanî kuvvet ile rahime atıldığında dağınık bir şekilde yayılır. Yüce Allah onu rahimin doğum mahallinde bir araya getirir.

    Her doğan çocuk millet (İslâm fıtratı) üzere doğar." (Müslim, S. Müslim Terc ve Şerhi, c. 8, s. 135)
    Ebû Abdurrahman Abdullah b. Mes'ûd (r.a)'dan, dedi ki: Doğru sözlü ve doğru sözlü olduğu tasdik olunan Rasûlullah (s.a) bize şunu anlattı: "Sizden her birinizin hilkati annesinin karnında kırk gün süre ile nutfe olarak bir araya getirilir. Sonra bunun kadar bir süre alaka (sülük gibi yapışan ve kan emen bir kan pıhtısı) olur. Sonra bunun kadar bir süre mudga (bir çiğnemlik et) olur. Sonra ona melek gönderilir, melek ona ruh üfler ve şu dört hususu yazmakla emrolunur: Rızkını, ecelini, amelini, bedbaht mı, mutlu mu olacağını. Kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayan Allah hakkı için, hiç şüphesiz sizden herhangi bir kimse Cennet ehlinin ameli ile amel eder. Nihayet kendisi ile Cennet arasında ancak bir arşin kalmışken, kitap (da yazılan kader) onun aleyhine ileri geçer ve o da Cehennemliklerin ameli ile amel eder, böylelikle oraya girer. Ve hiç şüphesiz sizden herhangi bir kim*se Cehennemliklerin ameli ile amel eder. O kadar ki, kendisi ile Cehennem arasında ancak bir arşınlık mesafe kalır da, kitap onun hakkında ileriye geçer, o da Cennet ehlinin ameli ile amel eder ve Cennet'e girer.

    Hz. Aişe radıyallahu anhâ'nın anlattığına göre, bir yahudi kadın, yanına girdi. Kabir azabından bahsederek:
    "Seni kabir azabından Allah korusun!" dedi. Aişe de Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a kabir azabından sordu. Aleyhissalâtu vesselâm:
    "Evet, kabir azabı haktır. Onlar kabirde azap çekerler, onların azabını hayvanlar işitir!" buyurdu. Hz. Aişe der ki:
    "Bundan sonra Aleyhissalâtu vesselâm'ı namaz kılıp da, namazında kabir azabından istiaze etmediğini hiç görmedim."
    Buhâri; Cenâiz 89; Müslim, Mesâcid 123, (584); Nesâî, Cenâiz 115, (4,104,105).