Mumine.com ve Misafir Soru - Cevapları Forumundan Vekaleten Hac Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1
    Kayıtsız Üye

    Reklam

    Vekaleten Hac

    Reklam




    Ba Bam Vefat Etti Oglu Olarak Babamın Yerine Hacca Gideceğim Daha önce Hic Hac Yapmadım Gidebilirmiyim


    Paylaş
    Vekaleten Hac Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Kendisine hac farz olmadığı halde parası olmadığı için hac yapamamış ve vefat etmiş bir kimsenin hayırına hac yapılabilir. Vefat eden kimsenin yerine hac yapmak için illa miras bırakmış olması gerekmez. Bir evlat anne veya babası için kendi parasından da vekaletten onlar yerine hac yapabilir.

    Kendisine hac farz olduğu halde haccetmeden vefat edenler, hiç olmazsa kendisi yerine vekil olarak haccedilmesini vasiyet etmiş olmalıdır. Bu durumda mirasçıları, bıraktıkları mirasın üçte birinden masraflarını karşılayarak onun yerine vekâleten hacca gitmeli veya emîn bir kimseyi göndermelidirler.

    Vasiyet etmemiş olsa bile, haccını eda etmemiş hac yükümlüsü adına mirasçıları hacceder veya ettirirlerse, yükümlünün hac borcu ödenmiş olur. Şâfiî Mezhebi'ne göre, mirasçıları onun adına bu farîzayı yerine getirmekle yükümlüdürler.

    Rivayet edildiğine göre Has`am kabilesinden bir kadın Peygamberimiz'e gelerek, babasının binek üzerinde duramayacak kadar yaşlı olduğunu söylemiş ve kendisinin onun adına haccedip edemeyeceğini sormuş, Peygamberimiz de buna izin vermiştir (Buhârî, Hac, 1; Müslim, Hac, 407).

    İbn-i Abbas anlatıyor: Bir kadın hacca gitmeyi adamıştı, ama ömrü vefa etmedi, haccını edâ edemeden öldü. Kadının kardeşi Resûlullah'a (asm) gelerek ne yapması gerektiğini sordu. Resûl-i Ekrem Efendimiz (asm): "Ölen kardeşinin borcu olsaydı öder miydin?" diye sordu.

    Adam: "Evet ya Resulallah!" deyince,

    Allah Resulü (asm): "O halde Allah'a karşı olan borcunu da öde! Çünkü o ödenmeye daha çok lâyıktır."
    buyurdu. (Nesâî, Menâsik'ül-Hac, 7)


    Yine İbn Abbas (r.a) anlatıyor: Sinan b. Seleme el Cühenî’nin karısı, haccını yapamadan vefat eden annesinin yerine haccedip edemeyeceğinin Rasûlullah (s.a.v)’den sorulmasını istedi.

    Rasûlullah (s.a.v)’de: “Evet” dedi ve:

    “Annenin borcu olsa sen de onu ödemiş olsan borcu düşmüş olmaz mı? O halde annesi adına haccetsin.” (Buhârî, Cezaü’s Sayd, 33)


    Başka bir rivâyete göre, bir kadın Rasûlullah (s.a.v)’e haccetmeden ölen babasının durumunu sormuştu da:
    “Babanın yerine haccet” buyurdu. (Buhârî, a.y.; Tirmizî, Hac, 85; Nesai, Menâsik'ül-Hac, 8)


    Hacca vekaletle gidecek olan kimsenin yapması gerekenler nelerdir?

    1. Adına haccedilecek kişi vefat etmiş veya yaşlılık, iyileşme ümidi olmayan hastalık, kadının birlikte yolculuk yapacağı mahreminin bulunmaması gibi sebeplerle, bizzat haccetmekten devamlı olarak âciz olmalıdır. Bizzat haccetmekten devamlı olarak âciz olduğu konusunda galip zan bulunan kişi, adına vekâleten haccedildikten sonra haccedebilecek hale gelse bile, vekilin yaptığı hacla borcu ödenmiş olur. Fakat acz hâli geçici olan veya bizzat haccedebilecek durumda olan kişi adına vekâleten yaptırılan hac nâfile olur; ayrıca kendisinin haccetmesi gerekir.

    2. Adına haccedilecek kişiye hac, önceden farz olmuş olmalıdır.

    Üzerine hac farz olmayan kişi adına vekâleten yapılan hac nâfile olur. Bu kişiye daha sonra hac farz olursa, bizzat haccetmesi, hac etmekten aciz olması halinde ise, tekrar bedel göndermesi gerekir.

    3. Bedel gönderilecek kişi Müslüman, akıllı, ergenlik çağına ulaşmış veya mümeyyiz olmalıdır. Henüz buluğa ermemiş mümeyyiz çocuk, bedel olarak başkası adına haccedebileceği gibi kadının da başkası adına vekâleten haccetmesi câizdir. Hanefîlere göre bedel gönderilecek kişinin, daha önce haccetmiş olması efdal ise de şart değildir. Şâfiî ve Hanbelîlere göre, vekilin daha önce haccetmiş olması gerekir.

    4. Vekil, ihrama girerken sadece gönderen adına niyet etmelidir. Vekil kendisi için de niyet eder veya birkaç kişiden vekâlet alıp her biri için niyet ederse, kendi adına haccetmiş olur, aldığı paraları iade etmesi gerekir.

    5. Vekil için ücret şart koşulmamalıdır. Çünkü hac ibadettir. İbadetler ücretle değil, ancak Allah'ın rızâsını kazanmak için yapılır.

    Vekil hacla ilgili masrafları için kendisine verilen parayı israf etmeden ve aşırı kısmadan, normal şekilde harcar. Artan miktarı dönüşünde iade eder. Bunun geri alınmayıp hediye olarak vekile bırakılmasında bir sakınca yoktur.

    6. Bedel gönderilen kişinin hac masrafı, gönderen tarafından karşılanmalıdır.

    Başkası adına, kendi parasıyla hacceden kişi, kendisi için haccetmiş olur. Bu haccın sevabını başkasına bağışlayabilirse de bununla o kimsenin üzerindeki hac borcu ödenmiş olmaz. Şâfiîlere göre ödenmiş olur.

    7. Adına haccedilen kişi, kendisi için haccetmesini vekilden istemiş olmalıdır.

    İzin veya vasiyeti olmadan, bir kimse adına başkası tarafından yapılan hac ile, o kimse üzerindeki hac borcu düşmez. Şâfiîler'e göre düşer.

    8. Vekil, haccı bizzat kendisi yapmalıdır.

    Hastalık, tutuklanma gibi bir mazeretle gönderenin bilgi ve izni dışında, vekil görevi başkasına devrederse, aldığı parayı iade etmesi gerekir. Ancak bu konuda yetkili kılınmışsa, yerine başkasını vekil edebilir.

    9. Vekil, gönderenin isteğine uymalı, onun istediği haccı yapmalıdır.

    İfrad haccı istenildiği halde, vekil temettu` haccı yaparsa, gönderen adına değil, kendi adına haccetmiş olur, aldığı parayı iade etmesi gerekir. İfrad haccı istenildiği halde, kırân haccı yaparsa, Ebû Hanîfe'ye göre hüküm yine aynıdır. Ebû Yûsuf ve İmam Muhammed'e göre ise, istihsanen gönderen adına haccetmiş sayılır. Gönderen, ifrad, temettu veya kırân haccından birini ismen belirtmeksizin, sadece "hac yapılmasını" istemişse, ifrad haccı istemiş olduğu kabul edilir. Ancak "dilediğini yap" gibi bir ifade ile seçimi vekile bırakmışsa, vekil dilediği haccı yapabilir.

    10. Adına haccedilmesini vasiyet eden kişi, sarfedilecek paranın miktarını ve vekilin nereden gönderileceğini belirlemişse, buna uymak gerekir. Şayet belirlememişse, vasiyet edilen para veya mirasın üçte biri yeterli ise, vekil adına haccedilecek kişinin memleketinden, yeterli değilse yettiği yerden gönderilir.

    11. Vekil, gönderen adına yapılacak menâsiki tamamlamadıkça kendisi için umre yapmamalıdır.

    İster hac, ister umre için gönderilmiş olsun, vekil ancak gönderen adına yapılacak menâsiki tamamladıktan sonra, kendisi için umre yapabilir. Aksi halde yolculuğu kendi adına yapmış sayılacağından aldığı parayı iade etmesi gerekir.

    12. Vekil, yürüyerek değil, vasıtaya binerek haccetmelidir. Vasıta ücretini kendisine alıkoymak için, yürüyerek haccederse, kendisi adına haccetmiş olur.

    Başkası adına yapılacak nâfile hac için, vekilin Müslüman, akıllı ve mümeyyiz olması, adına haccettiği kişi için ihrama girmesi ve haccı ücret karşılığı yapmaması şartları yeterlidir. Başkası adına hacceden vekil, haccı ifsat ederse aldığı parayı iade eder. İradî olarak işlediği cinayetler için ödenecek fidye ve ceza kurbanlarının bedellerini kendisi karşılayacağı gibi, gönderenin izniyle bile olsa, temettu` veya kırân haccı yaptığı takdirde, kırân ve temettu` hedylerini de kendi parasıyla keser. İhsâr kurbanı ise, gönderenin parasından kesilir. Çünkü bunda vekilin kusuru ve dahli yoktur. (bk. Diyanet İslam İlmihali, Hac konusu; TDV. İslam Ansiklopedisi, Hac md.)

    Sorularla İslamiyet