Mumine.com ve Misafir Soru - Cevapları Forumundan Mezhebi olmayan müslüman sayılır mı Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1
    sarı zeybek

    Reklam

    Mezhebi olmayan müslüman sayılır mı

    Reklam




    Bir kişi ayet ve hadis dışında hiçbir ictihat sahibini tanımaz ve imamı azam gibi bir alime saygılı olmakla birlikte onun ve diğer dört mezhep imamının arkasından gitmenin bidat ka-
    dar tehlikeli olabileceğini iddia etmesinin ne kadar tutarlı bir görüş olduğunu öğrenmek is-
    tiyorum.
    2- İmamı azam ebu hanife hz. için bir ictihadında imanın kişilerde sabit olduğu bu yüz-
    dende artmasının veya eksilmesinin söz konusu olamıyacağını söylediği iddia ediliyor ve oy-
    saki müslümanların hayırlı bir iş yapıp Allah cc. ın onların sevaplarını artırarak kendilerine
    bir inayet nasip ettiğinde onların imanlarının katlanarak arttığını belirtiyorlar ve bu durumda
    imamı azamın konuyla ilgili ictihadının doğru olamıyacağı tezini savunuyorlar.
    3-Tarikatlar ile ilgili
    a-tarikat ehli olmayan bir kimsenin hakikati bulamıyacağı bulsada başarılı olamıya-
    cağı illaki bir mürşidinin olması gerektiği mutlakmıdır
    b-Allh cc. ile kul arasına girme konusunda bu mürşit konumunda bulunan zatların
    fonksiyonu nedir.
    c-bu mürşitler kul u denetleyenmidir yoksa hakikatı öğretenmidir.
    d-bu mürşitler keramet ehlimidir
    e-tarikatlar peygamber sav.efendimizin bir vasiyetimidir ya da ayet ve hadisler-
    deki yeri nedir, teşekkürler.


    Paylaş
    Mezhebi olmayan müslüman sayılır mı Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Bir kişi ayet ve hadis dışında hiçbir ictihat sahibini tanımaz ve imamı azam gibi bir alime saygılı olmakla birlikte onun ve diğer dört mezhep imamının arkasından gitmenin bidat ka-
    dar tehlikeli olabileceğini iddia etmesinin ne kadar tutarlı bir görüş olduğunu öğrenmek is-
    tiyorum.
    2- İmamı azam ebu hanife hz. için bir ictihadında imanın kişilerde sabit olduğu bu yüz-
    dende artmasının veya eksilmesinin söz konusu olamıyacağını söylediği iddia ediliyor ve oy-
    saki müslümanların hayırlı bir iş yapıp Allah cc. ın onların sevaplarını artırarak kendilerine
    bir inayet nasip ettiğinde onların imanlarının katlanarak arttığını belirtiyorlar ve bu durumda
    imamı azamın konuyla ilgili ictihadının doğru olamıyacağı tezini savunuyorlar.
    3-Tarikatlar ile ilgili
    a-tarikat ehli olmayan bir kimsenin hakikati bulamıyacağı bulsada başarılı olamıya-
    cağı illaki bir mürşidinin olması gerektiği mutlakmıdır
    b-Allh cc. ile kul arasına girme konusunda bu mürşit konumunda bulunan zatların
    fonksiyonu nedir.
    c-bu mürşitler kul u denetleyenmidir yoksa hakikatı öğretenmidir.
    d-bu mürşitler keramet ehlimidir
    e-tarikatlar peygamber sav.efendimizin bir vasiyetimidir ya da ayet ve hadisler-
    deki yeri nedir, teşekkürler.
    1-Dört mezhebe uymayan müçtehid seviyesindeyse elbette sorun olmaz.
    2-İman sabittir ama amel ile kuvvetlenir ve zayıflar. tıpkı bir mücevher gibi.. silindiğinde parlar ama kir içinde bırakılınca ışıldamaz.
    3-Bir yol gösterici elbette şarttır ama bu duruum cahiller içindir. Mürşidden kasıt sadece tarikat şeyhi değildir, irşad edebilen herkes bu kapsama girer.
    4-5- Mürşid irşad eder.
    6-Keramet şart değildir, istikamet şarttır.
    7-TARÎKAT:
    Sözlükte "yol, hal ve gidiş, kat, tabaka" gibi anlamlara gelen tarîkat, bir tasavvuf kavramı olarak, Hakk'a ulaşmak için tutulan, bir takım kuralları bulunan yol demektir. Mutasavvıflara göre tüm insanlar, hatta bütün yaratıkların alıp verdiği nefesler sayısınca Allah'a giden yol vardır. İlk devirde sûfiler, kendilerinden daha deneyimli durumda olanlardan faydalanmakla birlikte, bugün bildiğimiz şekliyle teknik anlamda tarikat kurmamışlar, herbiri kendine göre bir yol tutmuştu. Bunlar, görüşlerini ve manevî tecrübelerini sohbet yoluyla çevresinde bulunanlara aktarıyorlardu. Bugünkü anlamda tarîkatlar (organize tasavvuf hareketi), yaklaşık VI/XII. yüzyılda ortaya çıkmaya başlamış ve daha sonra da müesseseleşmiştir. Buna göre şeyh adı verilen bir öğretmen gözetiminde, müridin (manevî arınmayı isteyen), Allah'a ulaşma konusunda takip ettiği usûle veya metoda tarîkat adı verilir. Tarîkatlar genel olarak üçe ayrılır: Tarîk-i ahyâr, ibâdet ve takvâ yoluna ağırlık veren tarîkat; tarîk-i ebrâr, çile çekerek ve nefse karşı savaşarak Hakk'a ve kurtuluşa ulaşmayı amaçlayan tarîkat; tarîk-i şuttâr, aşk ve vecd ile kurtuluşa erişmeyi amaçlayan tarîkat.

    Tarîkatlar zamanla çeşitli kollara ayrılarak sayıları artmıştır. Tarikatların bir kısmı zikri, gizli (sessizce) kalp ile, bir kısmı da açıktan dil ile yapmaktadırlar. Tarîkatlar, kurucusu olan şeyhlerin adlarıyla anılırlar. Meselâ, Hacı Bayram Veli'nin kurduğu tarîkata Bayramiyye, Hacı Bektâş Veli'ninkine Bektaşiyye denilir. (M.C.)



mezhebi olmayan,  mezhebi olmayanlar,  herkesin mezhebi olmalı mıdır