Mumine.com ve Misafir Soru - Cevapları Forumundan islamın kadın ile ilgili temel kuralları Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1
    Kayıtsız Üye

    Reklam

    islamın kadın ile ilgili temel kuralları

    Reklam




    islamın kadınla ilgili temel ilkeleri


    Paylaş
    islamın kadın ile ilgili temel kuralları Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    İSLAMIN KADINLA İLGİLİ TEMEL İLKELERİ

    Kadın insan olma açısından erkekle eşittir:
    Daha önce diğer toplumlarda "kadın insanmıdır,değilmidir?" tartışması yapılmaktaydı.kimisi akıllı hayvan,kimisi yarım kalmış bir erkektir diyordu.islamın, insanlık değeri açısından temel ilkesi kadın erkek eşitliğidir. Cenab-ı Hak buyuruyor: "Ey insanlar ! sizi tek bir nefisten yaratan Rabbinizden korkun." (nisa 24) Allah kadın mümin ile erkek mümin arasında cinsiyet bakımından hiçbir fark gözetmez."Kim salih ameller işlerse,kadın veya erkek mümin olsun,cennete girecek ve onlara zerrece zulmedilmeyecektir."(nisa 124)

    Allah Teala akıl sahiplerinin davasına şöyle cevap vermiştir:"Şüphesiz,Ben sizden kadın olsun,erkek olsun, hiçbir amel sahibinin amelini zayi etmem.sizin kiminiz kiminizdendir."(Ali İmran 195)

    Erkekte insan olarak görülen bütün belirtiler, bütün görevler,hiçbir fark olmaksızın kadında da aynen gözlenir.bu halde erkek nasıl insan ise kadında öyle insandır.tabiatıyla,aynı türden olan bireyler arasında bazı tür özellikleri şiddet ve zaaf bakımından farklılıklar gösterebilir.bireylerden biri ne tür yetenek ve erdemlere sahipse diğeride bu yetenekleri elde edebilir.insan türüne mahsus olan olgunlaşma yeteneğini her ikiside gösterebilir.dolayısıyla Allaha iman ve buyruklarına uyma yolunda her ikiside eşittir.iman mertebesine varan mümin ve mümineler için "velayeti amme" ye katılma bakımında da hiçbir eşitsizlik söz konusu değldir.kadın ve erkek iman edenler birbirlerinin velisidirler. ilim,hikmet,irfan ve fıkh derecelerinde yükselme, ilim edinme,öğrenme,dünya görüşünü seçme ve düşünce açıklama hürriyeti bakımından ve birde seçme hakkı açısından da kadın ile erkek arasında hiçbir ayrım yoktur

    Kadın, gelecek nesli yetiştirirken,ona önemle Allahın Rahman ve Rahim isimlerinin tecellisini öğretir.sevgi ve şefkat öğretir.bunu yapabilmesi içinde kadının herşeyden önce kendisinin bu şekilde yaşaması gerekir.buda ona gösterilen köle muamelesi ile değil hür ve düşünen mümin olma sıfatıyla olur.ona verilen bu değerin getirdikleri erkeğinkinden çok daha öndedir
    Kadın ve erkek arasında cinsiyet ayrımı ve görev bölümünün doğurabileceği bazı tali farklar vardır şöyle ki; insanlık değeri ve insan hakları birbirine eşit olan kadın ve erkek; toplum içinde görev bölümü yapar ve insanlığın müşterek değer ve hedefleri yolunda olgunlaşırken,yaradılışdaki bazı farklılıktan dolayı erkeği bazı konularda "primus inter pares" konumuna (eşitler arası öncelik)getirebilir.burada erkeğe öncelik tanınması ona bir imtiyaz değildir aksine erkeğe yüklenen bir görev ve külfetten dolayıdır.durum itibariyle kadın ve erkek cinsi arasındaki uyumlu işbirliğinin sağlanabilmesi için, yaradılışdan gelen bazı farklılıkları göz önünde bulundurarak iş bölümü için yol gösterici olarak temel ilkelere yer verilmesi gerekmektedir

    Evlilik birliği kurmada ve sona erdirmede eşitlik:
    Evlilik birliğini kurmada iki tarafın rızasının aranması açısından kadın ve erkek arasında hiçbir fark yoktur.Evlenecek olan tarafların birbirlerin görmeleri ,meşru şartlarda konuşmaları onların hakkıdır. kadında evlenirken bağımsız tercihini kullanır ve kimse kadını istemediği bir istikamete zorlayamaz.bu bakımdan nikah akdi yerine getirilirken, kadının iradesine öncelik tanınır ve "icap" ta bulunma yetkisi verilir.ilk söz hakkı kadınındır.bundan sonra erkek icabı kabul eder.İslamda,nikah akdi karşılıklı bir güven sözleşmesi ve sorumluluğu ağır bir antlaşmadır
    Sosyal hayatta nikahın getirdiği düzenlemeler vardır,fakat bu nikahın kıyılmasında ve nikah akdinin devamında değil bilakis iki tarafın anlaşmalarında ve muhabbetlerindedir.iki taraf arasında kin ve nefret hakim olur, evlilik hayatı iki taraftan birine veya her ikisine azap olursa, nikah büyük bir esaret haline gelir ve o zaman boşanma olur.Kuranı Kerimde :"Fakat o, sarp yokuşu aşamadı.o sarp yokuş nedir bilirmisin?boyunduruk altında birisni azat etmektir." buyurulmuştur.boşanma sadece zorunlu durumlarda ve sadece zaruret halinde katlanılabilecek bir çözümdür. boşanma konusunda erkek tazminat (mehir) borçlusu olarak boşanabileceğinden bir süre bekledikten,gerekli sulh teşebbüsleri yapıldıktan sonra, iki adil şahit önünde, boşanma sözünü söyler ve boşanır
    Kadınında boşama hakkı vardır.ancak kadın mehir ödeme yükümü altında olmayıp aksine mehir isteme hakkını kullanmak için de mahkemeye başvurmalıdır.kadın kocasına yükleyeceği hiçbir suçu olmadığı takdirde sırf onu sevmediği,ondan soğuduğu için boşamak istiyor ise mehir talep etmediğini hakim önünde beyan ederek boşanabilir.kocasına atfedilecek bir kusuru var ise mehir talep edebilir.her iki durumdada dava açabilir

    Örtünme kuralı:
    İslamda, erkeklere kadınlardan önce bu konuda ahlaki buyruk getirilmiştir.kadının örtünme bakımından erkekden daha fazla yükümlü olmasının sebebi de erkeğin, yaradılış icabı "gözünü haramdan sakınma" yükümü gibi her iki cins içinde riayet edilmesi gerekli konuda zayıf oluşu.Allah erkeği böyle yaratmıştır fakat bu denetim altında olmalıdır.İslam,gözünü haramdan sakınma yükümlülüğünü her iki cins içinde getirmiş ve erkeğin daha kolay tahrik edilebilme özelliğinden ve oluşabilecek sakıncalardan korunmak amaçlı genç kızlar ve kadınlar için kapsamlı bir örtünme yükümlülüğü getirmiştir.örtünmenin amacı kadın üzerinde erkek hakimiyetini simgelemek değildir.örtünme konusunda mümin erkeklere düşen görevler vardır.onlarda kadınların örtünmesinin kendilerinden dolayı olduğunun bilinciyle hareket etmelidirler.örtü kadının saygınlığı,kendisini her türlü istismara karşı koruyucu siperi; onu sevgi,şefkat,merhamet,iffet ve daha gerçek kadınlık değerleriyle tanıtıcı şiarı; fiziki güzelliğini ve cazibesini, herkesin beğenisine arz edilmiş bir meta gibi herkesle değil,sadece nikahlı eşiyle paylaşması için dışa karşı perdesidir.onun gerçek kadınlık hasletleriyle güzelleşmesinin sembolüdür.örtü onun ruhunu zayıflıktan,aklını zevk düşüncesinden ,gözlerini başkalarının şehvetli bakışlarından ve şahsiyetini de lekelenmekten korumada etkili bir vasıta ve tedbirdir.İslam,kadının dürüstlüğüne çok önem verir.yine İslam,kadını ahlakının,karakter ve şahsiyetinin korunması ile çok ilgilenmiştir.

    Miras hukukunda eşitlik:
    İslam,insan varlığının devamında kadını erkekle en az aynı seviyede görmesinin yanısıra,ona miras hakkı da tanımıştır.kimse onu bu mirastan mahrum edemez.fakat paylaşmada fark vardır.bu fark,erkeği tercih etme veya ona üstünlük vermek değildir.
    Kadın ve erkek mirasçıların birlikte bulunduğu bazı durumlarda kadının bir, erkeğin iki pay almasının sebebi de kadının hor görülmesi değil,boşanma konusunda da etkisi görüldüğü gibi, bir çok mali görevi kadına değil erkeğe yüklenmiş olmasıdır.erkek hanımı dahil olmak üzere ,ailesinin ve muhtaç yakınlarının ihtiyaçlarının giderilmesinde tek sorumludur.kadına kural olarak hiçbir mali görev yüklenmemiş olmasına rağmen mirasta hak sahibi kılınmıştır.kadının aile geçindirme hukuki borcu olmadığından , miras payı da ona göre düzelenmiştir.kısacası hukuk bakımından farklılık yoktur,paylaşım farklılığı vardır.Kuranı Kerimin "Allah size çocuklarınız hakkında,erkeğe kadının payının iki misli (miras vermenizi) emreder."(nisa 11) ayeti bunun açık ifadesidir.hukuk insanların ehliyetlerine göre olur;ama paylaşım, ihtiyaçlara göre olur.


    Tanıklık konusunda eşitlik:

    Sivil sözleşmelere şahitlik yapmak gibi durumlarda iki erkek veya bir erkek,iki kadın şahit gerekir. Bakara suresinin 282.ayetinde iki erkek tanık bulunmadığı takdirde bir erkek ile birlikte iki kadını tanıklığın aranması, vadeli borçlanmalar alanındadır.buda kadını hiçbir zaman erkekden aşağı görmek değildir. bu muamele ,sözleşmeyi yapan grupların haklarının emniyeti içindir.çünkü kadın ,kural olarak erkek kadar pratik hayatta tecrübeli değildir.özellikle o dönemde kadınlar iş hayatında faal olmadıkları için, ilgilenmedikleri ticari konularda, tanık oldukları bir borçlanmayı ileride unutabilirler, yazılı delil başlı başına yeterli olmadığı için de bu unutma ileride bir kişinin hakkının zayi olmasına neden olabilirdi.imza atmanın yaygın olmadığı , okuyup yazma bilenlerin ve bu konuda kadınların sayısının az olması , kadınların iş hayatı ile ilgilenmedikleri bir dönemde , iş hayatının güvenliğini sağlamak için getirilmiş bir kuraldır.sadece vadeli borçlanmalarla sınırlı olarak düzenlemeye gidilmiştir.

    · Kaynaklar:
    HATUN ( Musa Carullah)
    İLAHİ HİKMETTE KADIN (Hüseyin Hatemi )
    HİCAB (Ebul Ala Mevdudi)
    MÜSLÜMAN KADININ KİMLİĞİ (Abdülkadir El-Telidi)
    BÜYÜK KADIN İLMİHALİ ( Rauf Pehlivan)
    HANIMLARA ÖZEL İLMİHAL (DR.Faruk Beşer)
    YENİÜMİT (arşiv )
    İSLAMDA KADIN HAKLARI ( Prof. Dr. Haydar Baş)