Mumine.com ve Misafir Soru - Cevapları Forumundan çocuklukta yardım severliğin önemi Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1
    Kayıtsız Üye

    Reklam

    çocuklukta yardım severliğin önemi

    Reklam




    lütfen bana yardımcı olun rica ediyorum hemen 15 dakikaya kadar çok acele bana lazım çok teşekkür ederim...


    Paylaş
    çocuklukta yardım severliğin önemi Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Günümüzde anne babaların en sık yakındığı konulardan birisi çocuklarının “sorumsuz” olmalarıdır. “Yatağını toplamaz, giysilerini kaldırmaz, ödevini hatırlatmadan yapmaz.” şeklinde başlayan yakınmalar listesi giderek uzamaktadır. “Onun için her türlü fedakarlığı yapıyoruz ama ondan beklediğimiz şeylerin hiç birini yerine getirmiyor.” “İleride kendi kendine yetebilecek mi, hep başkalarına mı dayanacak ?” “On bir yaşına geldi ama ev işlerinde en ufak bir sorumluluk almıyor, odasını bile ben topluyorum.” “Ne zaman bir yardım istesem çok işi olduğunu söyler ama saatlerce arkadaşıyla telefonda konuşabilir.”
    Çocuklar küçükken yardım etmeye çok isteklidirler. Bir eşyayı taşımaya yardım etmek üç yaşındaki bir çocuğu çok mutlu edecek bir iştir. Çocukların başkalarına yardım etmeye bu kadar istekli olmalarının nedeni yeni şeyler öğrenme, yeni beceriler kazanma isteği, erişkinler gibi olma çabasıdır. Küçük çocuklarda rahatça gözlenebilen yardımcı olma hevesi büyüdükçe kaybolmaya başlar. Bir anne on yaşındaki kızı için bu değişimi “Okul öncesi dönemde bizlere yardımcı olmaya o kadar istekliydi ki şimdi kendisine ait işleri bile yapmamasına inanamıyorum.” diyerek ifade etmişti. Çocuklar doğuştan yardım etme güdüsüne sahip oluyorlarsa sonra neden pek çok anne babanın yakındığı gibi sorumsuz, bencil, kendini düşünen bireyler oluyorlar ?
    Sorumluluk kazandırabilmenin önündeki engeller:
    1. Bazı anne babalar çocuklarının daha çok küçük olduğunu ona kıyamadıklarını söylerler. “Nasıl olsa okula başlayınca bir sürü sorumluluğu olacak, şimdiden bıktırmayalım.” düşüncesiyle çocuk okula başlayıncaya kadar ondan hiçbir yardım beklemez. Altı yaşına kadar evde en ufak bir sorumluluk almamış olan çocuk okula başladığında sorumlulukları üstlenmekte zorlanacaktır. Sorumluluk vermeye ne kadar geç başlanırsa çocuğun sorumluluğu alması o kadar zor olur.
    2. Çocuk küçükken bazı işleri onun yapmasını istemek, ona öğretmeye çalışmak annenin o işi tek başına yapmasından daha fazla zaman ve sabır ister. Birçok anne baba yeterince sabırlı olamama ya da zamanın kısıtlı olması gibi nedenlerle çocuğa fırsat tanımak yerine her işi kendileri yaparlar.
    3. Anne babanın titiz, mükemmeliyetçi tutumu da çocuğun sorumluluk almasını aksatabilir. Yatağını topladıktan sonra annesinin beğenmeyip düzelettiğini fark eden çocuk aynı işi tekrar yapmaya istekli olmaz.
    4. Bazı anne babalar ise çocuğun küçükken sorumluluk alması gerektiğine inanırlar ama bunun için yeterince kararlı bir tutum gösteremezler. Çocuğa oyuncaklarını toplamasını söylerler ama çocuk toplamayınca yine kendileri toplarlar.
    5. Çocukların bazıları yaşıtlarına göre daha yavaştırlar. Başladıkları işi bitirmeleri çok uzun sürer. Böyle bir çocuk karşısında anne baba ondan herhangi bir iş istemekten kaçınır. Çocuk kreşe giderken söylenen “O kadar yavaş hazırlanıyor ki geç kalacağız diye her sabah ben giydiriyorum, annesi yediriyor." ifadesi okula başladıktan sonra da devam eder.
    6. El becerileri iyi olmayan, sakarlığı olan çocuklara da döküp saçar, iyi yapamaz diye sorumluluk verilmez. Yemeği ağzına verilir. Sonra da “Kocaman oldu, hala kendi işini kendisi yapamıyor.” diye yakınılır. Bu çocukların kendilerine güvenebilmeleri, becerilerini geliştirebilmeleri ve sorumluluk almayı öğrenmeleri için daha fazla fırsata gereksinimleri vardır.


    Çocuklar küçükken anabalarının onlara verdiği işleri sorgulamazlar. Gerekli ya da gereksiz olarak ayıramazlar. Verilen her iş yeni bir beceri kazanma, yeterlilik ve keşif duygusu verir. Ancak büyüdükçe kendilerinden beklenen işlerin çoğu onlara göre gereksiz gelmeye başlar. Anne babalar onları sorumsuz olmakla suçlarken, onlar bu düşünceye katılmazlar. Bir genç yatağını toplamanın ya da giysileri katlayıp dolaba asmanın gereksiz olduğuna inanıyorsa bu konuda sorumluluk almayacaktır.
    Başkalarına yardım etme ve sorumluluk birbirine paralel gelişen duygulardır. Çocuklarda sorumluluğun gelişmesini sağlayan en etkili yol onlara başkalarına yardım etme fırsatları tanımaktır. Erken dönemlerde doğuştan sahip olunan yardım etme güdüsü anne baba tarafından uygun şekilde desteklenmezse giderek azalır.
    Sorumluluklarını bilen ve yerine getiren çocuklar yetiştirebilmek her şeyden önce çocuk yetiştirmenin temel ilkelerine uymayı gerektirir. Bu temel ilkeler, çocuğun kendisine ve başkalarına saygılı, sorumluluklarını bilen, sağlıklı iletişim kurabilen, sorunlar karşısında uygun çözümler üretebilen, zorluklarla baş edebilen, çeşitli travmaları başarıyla atlatabilen birer erişkin olmasını sağlayacak olan ilkelerdir. Sorumluluk konusunda sorun yaşayan anne babaların öncelikle çocukla olan iletişimlerini, evdeki kural/sınırları, çocuğa ayrılan zamanı, övgü/eleştiri dengesini gözden geçirmeleri gerekir.
    Sorumluluk gelişimini destekleyen yaklaşımlar:
    1. Çocuklar anne babanın söyledikleriyle değil, onların davranışlarını gözlemleyerek öğrenirler. Birçok konuda olduğu gibi, anne baba önce sorumlu bir birey olma konusunda çocuğa örnek olmalıdır. Çocuklar oldukça dikkatli gözlemcidirler. Çocuğunun odasının dağınıklığından yakınan bir babaya çocuğun cevabı “Ama baba sen de giysilerini yatağın üstüne bırakıyorsun, hep annem kaldırıyor. Çoraplarını kirli sepetine atmadığın için annemle bir çok kez tartışmıştınız.” olmuştu.
    2. Anne babanın yardım işlerinde görev almasını izlemek çocuğun bu tür işlere katılma isteğini arttırır. Erişkinlerin çevreyi koruma, vatandaşlık görevleri, işine önem verme, aileye zaman ayırma gibi çocuğa örnek olması gereken pek çok sorumluluğu vardır. Bu sorumluluklarını yerine getirmeyen, eve geldiğinde işinden yakınan, “Bir an önce emekli olsam da rahat etsem.” diyen babanın çocuğu da okuldan ve derslerden yakınacak, “Şu okullar bir bitse.” diye bekleyecektir.
    3. Anne baba mümkün olan en erken yaşta, çocuğa yapısı ve becerilerine uygun olabilecek bazı işleri vermeye başlamalıdır. Çeşitli işlerde yardımcı olmanın keyfini yaşamak çocuk için sorumluluğun ilk adımlarıdır.
    4. Çocuğun yapmadığı işlere odaklanmak yerine daha geniş açıdan bakarak onun yardımcı olduğu alanları da görmeye çalışmak önemlidir. Yapılan yardım ne olursa olsun bunun önemini çocukla konuşmak onu heveslendirecektir. Başkalarının yanında kendisinden övgü ile söz edilmesi bazı çocukların çok hoşuna gider ve övülen işi sürdürmeye devam ederler.
    5. Ev işleri bir çok kişi için sevimsiz, bıktırıcı ve monoton işlerdir. Bu işlerin aile üyeleri tarafından yardımlaşarak yapılmasına çocuklarla aile toplantısı ile konuşularak başlanabilir. Yapılması gereken işlerin listesi birlikte hazırlanır. Hangi işin tek başına hangilerinin yardımlaşarak yapılabileceğine karar verilir. Çocuk henüz yatağını kendi başına toplayamıyorsa bu iş için bir süreliğine iki kişilik bir takım oluşturulabilir. İş bölümü yapıldıktan sonra bu işlerin yapılmaması durumunda neler yapılacağı da konuşulmalıdır. Çocuğun böyle bir toplantıda söylediklerinin dinlenmesi ve dikkate alınması onun verilen görevi üstlenmesini kolaylaştıracaktır.
    Çocuğun bir konuda sorumluluğu tamamen üstlenmesi için o işin gerçekten ona bırakıldığını görmesi gerekir. Yapılmayan işler için tekrar tekrar hatırlatmaya devam etmek, söylenmek, nutuk çekmek ya da onun yerine yapmak gibi davranışlar, sorumluluğu anne babanın taşımaya devam ettiğini gösterir. Onlar bunu yapmaya devam ettiği sürece çocuk sorumluluğu üstlenmez. Devamlı hatırlatmak, söylenmek yerine aile toplantısında işin yapılmaması durumunda yapılacak şeyler konusunda verilen karar uygulanmalıdır. Çocuklar bir süre anne babanın kararlılığını test edebilirler. Bu noktada öfkelenmeden, kararlı ve tutarlı tutumunu sürdürmekle sonuca ulaşılabilir. Bir hafta kadar sonra tekrar bir araya gelinir ve alınan kararların uygulanıp uygulanmadığı konuşulur. Kararlaştırılan önlemler yeterli değilse yeni kararlar alınır.
    Sorumluluk bir çantayı taşımaya benzetilirse, anne babanın çantanın bir sapından tutmaya devam etmesi sorumluluğu tamamen bırakmaması anlamına gelir. Sorumluluğu tamamen bırakabilmek , çantaya hiç dokunmamaktır. Çocuk bırakılan sorumluluğu hemen üstlenmeyecek ve belki de çanta bir süre yerde kalacaktır. Ailelerin en büyük endişesi ise çocuğun sorumluluğu hiçbir zaman üstlenmemesi ve doğacak olumsuz sonuçlardır. Gerçektende anne baba işleri tamamen çocuğa bıraktıktan sonra bir süre çocuk o işleri üstlenmeyecek yani çanta ortada kalacaktır. Bu noktada kararlılıktan vazgeçilmemeli, yapılmayan işlerle ilgili belirlenen mantıksal sonuçlar uygulanmaya devam edilmelidir. Belirlenecek sonuç çocuğun yaşına, gelişim düzeyine uygun olmalı ve kararlar çocukla birlikte alınmaya çalışılmalıdır.


    Dr. Özlem SÜRÜCÜ
    Çocuk Psikiyatristi



çocuklukta yardım severliğin önemi,  çocuklukta yardımseverliğin önemi,  çocuklukta yardım severligin önemini anlatan şiir,  çocuklukta yardım severligin önemi,  yardımseverliğin önemi,  cocukluta yardım severligin önemi nedir,  çocuklukta yardım