Mumine.com ve Misafir Soru - Cevapları Forumundan Kücük Ve Büyük Günahlar Nelerdir Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1
    Kayıtsız Üye

    Reklam

    Kücük Ve Büyük Günahlar Nelerdir

    Reklam




    Kücük Ve Büyük Günahlar Nelerdir


    Paylaş
    Kücük Ve Büyük Günahlar Nelerdir Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Büyük Günahlar

    Büyük günahlara “kebâir” denilir. Onların belli başlıları şunlardır:

    Allah’a ortak koşmak, adam öldürmek, zina iftirasında bulunmak, zina etmek, cihattan kaçmak, sihir yapmak, yetimin malını yemek, ana-babaya karşı gelmek, kul hakkı yemek, Mekke’nin hareminde günâh işlemek, faiz yemek, hırsızlık yapmak, içki içmek, kumar oynamak.

    Bir Müslüman hafife almadan, kalbinde tasdik olduğu halde büyük günah işlerse, dinden çıkıp kâfir olmaz.

    Kebâirin (büyük günahların) en büyüğü Allah’ı ikinci sıraya koyarak Allah’ın bazı özelliklerine sahip sayılan bir varlığı öne almaktır. Bu, Allah’a şirk koşmak olur.. Buna ekberu’l-kebâir denir.

    “Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz, bunun altındaki günahı, bağışlama düzenine uyan için bağışlar. Kim Allah’a ortak koşarsa, ona büyük bir iftirada bulunmuş olur.” (Nisa, 4/48)

    Günahların büyük ve küçük diye ikiye ayrılması ayetler ve hadislerle sabittir. İlgili ayetler şunlardır:

    “Eğer yasaklandığınız büyük günahlardan kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi şerefli bir yere sokarız.” (Nisa, 4/31)

    “Onlar (mü’minler), büyük günahlardan ve hayâsızlıktan kaçınırlar; kızdıkları zaman da kusurları bağışlarlar.” (Şura, 42/37)

    “Ufak tefek kusurları dışında, büyük günahlardan ve edepsizliklerden kaçınanlara gelince, bil ki Rabbin, affı bol olandır. O, sizi daha topraktan yarattığı zaman ve siz annelerinizin karınlarında bulunduğunuz sırada (bile), sizi en iyi bilendir. Bunun için kendinizi temize çıkarmayın. Çünkü O, kötülükten sakınanı daha iyi bilir.” (Necm, 53/32)

    De ki: “Gelin, Rabbinizin size neleri haram kıldığını sıralayayım: Hiçbir şeyi Allah ile bir tutmayın, anaya babaya iyilikten geri durmayın, yoksulluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin, onların ve sizin rızkınızı veren Allah’tır. Fuhşun açığına da gizlisine de yaklaşmayın, Allah’ın dokunulmaz kıldığı cana kıymayın, haklı sebeple olursa başka(doğruları gösterir içerikte). İşte bunlar, Allah’ın size yüklediği görevlerdir, belki aklınızı kullanırsınız.

    Rüşt çağına ulaşıncaya kadar yetimin malına yaklaşmayın, onun iyiliğine olan bir yolla olursa başka. Ölçü ve tartı işlemlerini tam ve dengeli yapın. Biz kimseyi gücünden fazlasıyla yükümlü tutmayız. Yakınınız da olsa söz söylediğinizde adaletli olun. Allah’a verdiğiniz sözü tam olarak yerine getirin. İşte Allah sizden bir de bunları istemiştir, belki aklınızı başınıza alırsınız.

    İşte bu benim dosdoğru yolumdur; onu takip edin, başka yolları takip etmeyin, yoksa o takip sizi benim yolumdan ayırır. Bunlar da Allah’ın sizden istekleridir, belki korunursunuz. (En’am 6/151-153)

    “Rabbin kararını vermiştir; ondan başkasına kulluk etmeyeceksiniz ve anaya babaya iyilikte bulunacaksınız. Onlardan biri, ya da ikisi yanında ihtiyarlayacak olursa sen onlara of! deme ve ilgisiz davranma, ikisine de saygı dolu sözler söyle.

    Onları merhamet kanatlarının altına al. De ki; “Rabbim! Küçükken onlar bana nasıl iyilikte bulundularsa sen de onlara o şekilde iyilikte bulun.”

    Rabbiniz içinizde olanı en iyi bilendir. Siz iyi davranırsanız o, yanlıştan dönenleri bağışlar.

    Yakınlarına, yoksullara ve yolda kalanlara hakkını ver ama saçıp savurma.

    Saçıp savuranlar şeytanların yoldaşlarıdır. Şeytan Rabbine karşı çok nankördür.

    Rabbinden beklediğin bir ikramın peşinde olduğun için uzak durursan onlara teselli edici sözler söyle.

    Ne eli sıkı ol, ne de onu büsbütün aç. Yoksa hem dile düşmüş, hem de açıkta bırakılmış olarak oturur kalırsın.

    Senin Rabbin, düzenine uyan ve gerekli güce sahip olan için rızkı yayar. O, kullarının içini bilir ve her şeyi görür.

    Yoksulluk korkusuyla evladınızı öldürmeyin. Onların rızkını biz veririz; sizinkini de. Onları öldürmek büyük bir yanlıştır.

    Zinaya yaklaşmayın; o, çirkin bir iştir, kötü bir yoldur.

    Allah’ın dokunulmaz kıldığı insanı öldürmeyin; haklı sebeple olursa başka. Kim haksız yere öldürülürse onun velisine yetki vermişizdir; o da katili öldürme işinde aşırıya kaçmasın. Çünkü o yardım görmüştür.

    Güçlü haline ulaşıncaya kadar yetimin malına el sürmeyin; daha iyi bir sebeple olursa başka. Bir de verdiğiniz sözü yerine getirin. Çünkü verilen söz sorumluluk doğurur.

    Ölçerken tam ölçün ve doğru tartıyla tartın. Böylesi hem hayırlıdır, hem de sonu daha güzel olur.

    Bilgi sahibi olmadığın şeye körü körüne uyma. Kulak, göz ve gönül; bütün bunlar ondan sorumlu tutulur.

    Yeryüzünde şımarık şımarık yürüme. Çünkü ne yeri yarabilirsin ne de dağların boyuna ulaşabilirsin.

    Buradakiler kötü olanları Rabbin katında çirkin görülmüştür.

    Bunlar, Rabbinin sana vahyettiği hikmetler, doğru hükümlerdir. Allah’ın yanında bir başka tanrı oluşturma; yoksa yerilmiş ve kovulmuş olarak Cehennem’e atılırsın. (İsra 17/23-39)

    Allah’ın Elçisi şöyle demiştir:

    “Felâkete sürükleyen yedi şeyden sakınınız.”

    -Ey Allah’ın Elçisi nelerdir onlar?

    -Allah’a ortak koşmak, sihir, haklı sebeple olması bir yana Allah’ın dokunulmaz kıldığı bir canı öldürmek, faiz yemek, yetim malı yemek, düşmana toplu hücum yapılacağı sırada savaştan kaçmak ve kötü yolla ilgisi olmayan namuslu mümin kadınlara zina iftirasında bulunmaktır.” (Buhârî, Sahih, Vesâyâ, 23; Müslim, Sahih, İman 145 (89)



    Küçük Günahlar

    KÜÇÜK GÜNAHLAR



    1. Bakması caiz olmayan kimselere bakmak; şahitlik müstesna. Her göz kıyamet gününde ağlayacaktır, yalnız haramlardan gözlerini yumanlar, yolunda uykusuz kalan gözler, korkusundan nâşi ağlayıp gözlerinden az da olsa su çıkaranlar hariç. Gözler, şeytanın zehirli oklarından zehirli bir oktur. Her kim bu bakmayı korkusundan nâşi terk ederse, onun imanı kuvvetlenir. İmanın tadını kalbinde bulur.
    2. Şehvetsiz yabancı kadını öpmek; genç delikanlı da böyledir.
    3. Şehveti teskin için meniyi el ile getirmek,
    4. Başkasının avret yerini şehvetsiz tutmak ve değmek; kadın ve erkek birdir.
    5. Yabancı bir kadınla yalnız kalmak; ihtiyar dahi olsa, velev ki, süt ana ve süt kardeş dahi olsa,
    6. Hayvanlara bile olsa lanet etmek,
    7. Zaruret olmadıkça yalan söylemek kebâirdendir.
    8. Müslümanları şiirle hicvetmek,
    9. Kastı olmadan nâsın evlerinin içine bakmak,
    10. Üç günden fazla bir müslümanla özürsüz küsmek,
    Nefs-i Emmâre / 53
    11. Hakikatim bilmediği şeyde muhasama (hasımlaşmak) ve muhakemeye kıyam etmek,
    12. Şeriat hakkına riayet etmeksizin başkası ile muhasama.
    13. İsteği ile gülmek,
    14. Dünya nimetleri için ağlamak; bazısına göre kebâirdendir.
    15. Yürürken tekebbür etmek,
    16. Erkeklerin ipekli elbise giymeleri,
    17. Fâsık ile az bir müddet oturmak; devamlı olursa günah-ı kebîre olur.
    18. Kerahet vakitlerinde namaz kılmak; cenaze namazı dahi böyledir,
    19. Bayram günleri (Ramazan bayramının birinci ve Kurban bayramının dört günü) oruç tutmak,
    20. Mescidlere necaset sokmak, necasetti olması muhtemel çocuk ve deli sokmak,
    21. Necaseti esvabına ve bedenine bulaştırmak,
    22. Kıbleye yüzünü veya arkasını çevirerek bevl etmek,
    23. Kıbleye ön ya da ardını dönerek def-i hacet etmek,
    24. İnsanların görmediği yerde bile avret mahallini açmak,
    25. Zaruretsiz, boşuna avret yerini açmak,
    26. Orucunu bozmadan niyetlenip ertesi günün orucuna eklemek,
    27. Keffaret yapmadan muzaheret (erkeğin karısının herhangi bir uzvunu nikâhı haram olanlardan birininkine benzetmek) ettiği hanımına yakın olmak ve öpmek,
    28. Bir kadının yalnız sefere çıkması,
    29. Almayacağı malın kıymetini arttırmak için fiyatına zam yapmak,
    30. İhtikâr yapmak,
    31. Başkasının pazarlık ettiği mala sahip çıkıp pazarlığa kalkmak,
    32. Alışveriş olduktan sonra bozmaya çalışmak,
    33. Başkasının talip olduğu ve velisinin vereceğine dair söz verdiği kızı veya kadını istemeye kalkmak,
    34. Parasına tamamen aldatarak, bedeviye mal satmak,
    35. Köylünün malını şehre girmeden, elinden ucuza almaya çalışmak,



  3. 3
    Küçük ve büyük günahların mahiyeti ve büyük günahların sayısı konusunda, İslam bilginleri arasında görüş ayrılıkları vardır. Bazı bilginler, ayet-i kerime ve hadis-i şeriflerde, büyük suç olduğu beyan edilen fiiller büyük günahtır, demişlerdir.-Bazı bilginler ise, ayet ve hadis-i şeriflerde (namaz kılmamak, zekat vermemek gibi) hakkında tehdit ve azap bildirilen şeyler büyük günahlardandır, demişlerdir. Bir hadis-i şerifte ise, tevbe edilmeyip, ısrarla işlenen küçük günahların da büyük günaha dönüşeceği, ifade buyrulmuştur.

    Gerçek şu ki;

    büyük ve küçük günah izafi terimlerdir. Nitekim sevaplar da böyledir. Daha büyüğü ile karşılaştırılan her şey küçüktür. Daha küçüğü ile karşılaştırılan bir şey ise, karşılaştırıldığı şeye göre büyüktür. Bu itibarla aynı günah, kendinden küçüğü ile mukayese edilirse, büyük sayılır; kendisinden büyüğü ile mukayese edilince de küçük olur. Mutlak ve en büyük günah, şirk ve küfürdür. Ondan büyük günah yoktur. Hadis-i şeriflerde büyük olduğu belirtilen günahlar: Allah'a şirk koşmak, cana kıymak, sihir yapmak, faizcilik yapmak, yetim malı yemek, zina yapmak, yalan
    olarak zina suçlamasında bulunmak, savaştan kaçmak, hırsızlık yapmak, içki kullanmak, yalancı şahitlik yapmak, yalan yere yemin etmek, başka-sının malını gasbetmek... gibi tiil ve davranışlardır. Büyük günahlardan dolayı Allah affetmez ise kul azap görür. Küçük günahlardan dolayı da kulun azap görmesi ehli sünnet görüşüne göre caiz görülmüştür.
    Allah'a şirk koşmak dışındaki tüm günahların şartlarına uygun olarak tevbe edilmesi halinde affedileceği bildirilmiştir. Bu konuda Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyrulmuştur:
    "Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah bütün günahlan bağışlar."(Zümer, 53).
    "Eğer yasaklandığınız büyük günahlardan kaçı-nırsanız sizin, küçük günahlarınızı örteriz ve sizi şerefli bir yere sokarız."(Nisa, 31)


    diyanet