Mumine.com ve Misafir Soru - Cevapları Forumundan Kuranda ve sünnette var olan bir hükmü yasak edenin şeriatte hükmü nedir? Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1
    Kayıtsız Üye

    Reklam

    Kuranda ve sünnette var olan bir hükmü yasak edenin şeriatte hükmü nedir?

    Reklam




    Mesela bağlı bulunduğumuz bir tarikat şeyhi veya bir cemaat lideri veya icdihatlarını taklid ettiğimiz bir mücdehit çıkıp dese BEN FBU HÜKMÜ KALDIRIYORUM BU HÜKÜM HER NE KADAR KURANDA VE SÜNNETTE VARSA BİLE. Bizim bu şahısa karşı takınacağımız ISLAM hukuku çerçevesinde durum nasıl olmalıdır?

    Sünneti falanca kişiye karşı olan düşmanlığından dolayı terk edenin durumu nedir şeriatte?

    Mesela ben desem ben falanca kişiye karşı olan düşmanlığımdan dolayı şu sünneti terk ediyorum benim ISLAM hukukunda durumum nedir?


    Paylaş
    Kuranda ve sünnette var olan bir hükmü yasak edenin şeriatte hükmü nedir? Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    KABENİN MUTLAK ADİL OLAN RABBİNİN ADI İLE



    Sünen-i Nesei Cild 5 Hac kitabı HADİS NO 2671 Ebu Vail (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Subey b. Ma’bed başından geçen bir olayı şöyle anlatıyor: “Ben Hıristiyan bir bedevi idim sonradan Müslüman oldum. Cihada çok düşkündüm. Bana hac ve umrenin farz olduğunu gördüm. Kabilemden Hüreym b. Abdullah denilen bir kimseye bu konuyu sordum. O da: Hac ve umreyi birlikte yap sonra kolayına gelen bir kurbanı kes dedi. Ben de hac ve umre için ihrama girdim. Uzeyb denilen yere gelince Selman b. Rabia ve Zeyd b. Sûhan ile karşılaştım. Benim hac ve umre için ihrama girdiğimi görünce biri diğerine bunun devesi kadar bile anlayışı yok dedi. Bunun üzerine ben hemen Ömer’e gelerek, “Ey Müminlerin emiri dedim. Ben Müslüman oldum, cihada karşı da çok düşkünüm kendime hac ve umrenin farz olduğunu görür görmez Hüreym b. Abdullah’a geldim ve hac ve umrenin kendime farz olduğunu söyledim. O da: “Hac ve umreyi ikisini birlikte yap sonra da kolayına gelen bir kurbanı kesiver” dedi. Ben de hac ve umre için ihrama girdim. Uzeyb’e geldiğimde, Selman b. Rabia ve Zeyd b. Sûhan ile karşılaştım, bunlardan biri diğerine: “Bunda devesi kadar bile anlayış yok” dedi diye şikayette bulundum. Bunun üzerine Ömer: “Sen Peygamber (s.a.v)’in yaptığını yapmışsın ve onun yolundasın” dedi. (Ebu Davud, Menasik: 24; İbn Mâce, Menasik: 38)


    HADİS NO 2673 Mervan b. Hakem (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Osman’ın yanında oturuyordum. Ali’nin hac ve umreyi beraber yaptığını duydu ve: “Biz bundan yasaklanmamış mıydık?” dedi. O da: “Evet” dedi ve: “Ben Rasûlullah (s.a.v)’in ikisini birlikte yaptığını duydum. Senin emrinle Rasûlullah (s.a.v)’in sözünü terk edemem” diye cevap verdi. (Buhârî, Hac: 34; Müsned: 717)

    HADİS NO 2674 Mervan (r.a)’dan rivâyete göre, Osman Temettü haccı yapmayı yasaklamıştı. Ali’nin hacla umreye birlikte ihrama girip niyet ettiğini görünce: “Benim yasaklamama rağmen sen hacla umreyi beraber mi yapıyorsun” dedi. Bunun üzerine Ali: “İnsanların birinin emriyle Rasûlullah (s.a.v)’in sünnetini terk edemem” diye cevap verdi. (Buhârî, Hac: 34)

    HADİS NO 2677 İmran (r.a), Mutarrıf’den naklediyor: Rasûlullah (s.a.v) hacla umreyi birleştirdi yani Temettü haccı yaptı daha sonra bu uygulamayı yasaklayan bir ayet olmadığı gibi Rasûlullah (s.a.v)’de bu uygulamayı yasak etmedi. Ancak bir kişi bu konuda kendi görüşüne göre uygulama yaptı. (Buhârî, Hac: 36; Müslim, Hac: 23)


    HADİS NO 2678 Mutarrıf b. Abdullah (r.a)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: İmran b. Husayn bana şöyle demişti: “Rasûlullah (s.a.v) ile birlikte temettü haccı yapmıştık.” (Müslim, Hac: 23; İbn Mâce, Menasik: 40)


    HADİS NO 2681 Bekir b. Abdullah el Müzenî (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Enes’ten işittim şöyle diyordu: “Rasûlullah (s.a.v)’den işittim hac ve umreye birlikte niyet etmişti, bunu İbn Ömer’e anlattım. Bana sadece hac için ihrama gir dedi. Daha sonra Enes’le karşılaştım, ona İbn Ömer’in söylediklerini aktardım. Enes dedi ki: “Siz bizi çocuk mu sanıyorsunuz? Rasûlullah (s.a.v)’in umre ve hacca birlikte niyet ettim dediğini bizzat duydum.” (Buhârî, Hac: 34; Tirmizî, Hac: 10)


    HADİS NO 2683 Abdurrahman b. Harmele (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Said b. Müseyyeb’ten işittim şöyle diyordu: “Ali ve Osman hac için beraberlerdi. Yolda bir konaklama yerinde Osman hac ile umrenin birlikte yapılmasını yasakladı. Ali onun yola çıktığını gördüğünüz zaman siz de çıkın dedi. Ali ve arkadaşları umre için ihrama girdiler Osman da onları engellemedi. Bunun üzerine Ali: “Temettü haccının yapılabileceği konusunda Rasûlullah (s.a.v)’in uygulaması sana haber verilmedi mi?” dedi. Osman: “Evet haberim var” dedi. Bu sefer Ali: “Rasûlullah (s.a.v)’in temettü haccı yaptığını duymadın mı?” dedi. Osman da: “Evet duydum” dedi. (Müslim, Hac: 23; Buhârî, Hac: 37)


    HADİS NO 2684 Nevfel b. Haris b. Abdulmuttalib (r.a) şöyle anlatır: Sa’d b. Ebî Vakkas ile Dahhak b. Kays’ın, Muaviye b. Ebu Süfyan ile haccettiği sene yapılan temettü haccı konusunda şöyle der: Dahhak Sa’de: “Bu şekilde ALLAH’ın emirlerini bilmeyenler yapar” dedi. Sa’d: “İyi konuşmadın ey kardeşimin oğlu” deyince, Dahhak şöyle dedi: “Ömer temettü haccını yasak etti.” Bunun üzerine Sa’d: “Rasûlullah (s.a.v) böyle yaptı, biz de aynısını yapmıştık” diye cevap verdi. (Müslim, Hac: 23; Muvatta', Hac: 17)


    HADİS NO 2685 İbrahim b. Ebu Musa (r.a) anlatıyor: Ebu Musa’da temettü haccının yapılabileceğine fetva verirdi. Bir adam kendisine: “Ağır ol! Halife’nin bu konudaki yeni emirlerini sen herhalde bilmiyorsun” dedi. Hemen giderek Ömer’i buldum ve durumu ondan sordum. Ömer şöyle dedi: “Peygamber (s.a.v)’in böyle yaptığını biliyorum fakat erak denilen yerde insanların hanımlarıyla beraber olduktan sonra saçlarından sular damlayarak hacca gitmelerini hoş bulmuyorum” diye cevap verdi. (Müslim, Hac: 23; Tirmizî, Hac: 12)


    HADİS NO 2686 İbn Abbas (r.a)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Ömer’in şöyle dediğini duydum: “Ben Umre ile haccın birleştirilmesini yani Temettü haccını yasakladım. Her ne kadar Rasûlullah (s.a.v)’in yaptığını ve ALLAH’ın Kitabında olduğunu bilmeme rağmen” (Bazı maslahatlardan dolayı yasaklamıştı.) (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)


    HADİS NO 2687 HATavus (r.a)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Muaviye, İbn Abbas’a: “Merve’de Peygamber (s.a.v)’in saçlarını kısalttığımı bilmiyor musun?” dedi. İbn Abbas: “Hayır” diye cevap verdi. Başka bir zaman İbn Abbas şöyle demiştir: “Bu Muaviye, Peygamber (s.a.v)’in temettü haccını yaptığını bilmesine rağmen yasaklamıştır.” (Buhârî, Hac: 128; Tirmizî, Hac: 74)

    HADİS NO 2688 Ebu Musa (r.a) anlatıyor: Rasûlullah (s.a.v), Bahta da iken yanına vardım, “İhrama nasıl girdin?” diye sordu. “Rasûlullah (s.a.v)’in girdiği gibi” diye cevap verdim. “Kurbanı sevk ettin mi?” dedi. “Hayır” dedim. “Öyleyse Kâbe’yi tavaf et. Safa ile Merve arasında say yap sonra da ihramdan çık” buyurdu. Ben de: “Kâbe’yi tavaf edip, Safa ile Merve arasında da say ettikten sonra kabilemden bir kadına uğradım. O da saçlarımı düzeltip taradıktan sonra başımı yıkayıverdi. Ben daha sonraları Ebu Bekir ve Ömer’in halifeliği zamanında bu konuda Peygamber (s.a.v)’den duyduğuma göre, fetva veriyordum. Yine bir hac mevsimindeydi adamın biri bana; “Halifenin hac konusundaki yeni emrini bilmiyorsun galiba” dedi. Ben de insanlara: “Ey İnsanlar, benim size hac konusunda söylediklerimi yapmakta acele etmeyin. Şimdi halife gelecek onun söylediklerini yapın” dedim. Halife gelince: “Ey Müminlerin emiri! Hac konusundaki yeni emriniz nedir?” diye sordum. Ömer şöyle dedi: “Eğer ALLAH’ın Kitabına bakarsak ALLAH orada: “Hac ve Umrenizi ALLAH için tamamlayın” buyurmakta, Peygamber (s.a.v)’in sünnetine bakarsak Peygamber (s.a.v): “Kurban kesinceye kadar ihramlıya haram olan hiçbir şeyi yapmamıştır.” (Buhârî, Hac: 32; İbn Mâce, Menasik: 40)

    HADİS NO 2689 Mutarrif (r.a)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: İmran b. Husayn bana: “Rasûlullah (s.a.v), hac ile umreyi birleştirip temettü haccı yapmıştı. Biz de onunla birlikte temettü haccı yapmıştık. Ancak bir kişi var ki kendi görüşünü uygulamaktadır” dedi. (Buhârî, Hac: 36; Müslim, Hac: 23)