Diğer Kategoriler ve Mezhepler Forumundan Şafii Ekolü Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Şafii Ekolü

    Reklam




    Şafii Ekolü

    a) Bu ekolün kurucusu, daha önce de belirttiğimiz gibi, İmam Muhammed b İdris eş-Şafii’dir 150-767 yılında Gazze’de doğmuş ve 204/819 senesinde Mısır’da vefat etmiştir Soyca Kureyşlidir Oldukça hareketli bir hayat geçiren Şafii, genç yaşında Hicaz’â gelip ilk öğrenimini Mekke’de yaptıktan sonra Medine’ye gitmiş ve bu şehrin büyük bilgini İmam Malik b Enes’den dokuz yıla yakın bir süre ilim tahsil etmiştir İmam Malik’in vefatından sonra Yemen’de bir süre görev yapmış, çölde Huzeyl kabilesinin yanında kalarak arapçasını geliştirmiş, Irak’a gelince İmam Ebu Hanife’nin öğrencisi İmam Muhammed b el-Hasan eş-Şeybani’nin iltifatına mazhar omuş ve onun himayesinde uzun süre Bağdat’da kalmış, bu İmamın ilim ve feyzinden istifade etmiş ve ömrünün son yıllarını Mısır’da geçirmiştir[1]
    “Fıkıh öğrenmek isteyenler Ebu Hanife’ye muhtaçtır”[2] Diyen İmam Şafii, önceleri İmam Malik ve Hadisçilerin yolundan gittiği halde, sonraları bilgi ve tecrübesi artınca kendisine özgü bir hukuk ekolü geliştirmiştir İmam Şafii’nin mezhebi eski ve yeni olmak üzere ikiye ayrılır Iraktaki görüş ve ictihadların onun eski mezhebini oluşturur Mısır’a gelince eserlerini gözden geçirmiş, önceki ictihadlarının bir kısmını değiştirmiş ve eserlerini öğrencilerine yeniden yazdırmış (imla etmiş) tir ki bunlar da, Şafii’nin yeni mezhebini meydana getirir[3]
    Edebiyat ve şiirde hayli ilerlemiş olan İmam Şafii, Kur’an’ı Kerim, Fıkıh, Hadis ve Kelam ilimlerinde çok güçlü idi Burad hemen ilave edelim ki Şafii, irade ve kader gibi kelamı konular üzerindeki konular üzerindeki tartışmalardan ve kelamcılardan hoşlanmazdı Çok keskin bir zekaya, sağlam bir muhakeme ve anlatım gücüne sahip olan İmam Şafii, Maliki ve Hanefi ekolleri, diğer bir deyişle Hadisçilerle Re’y taraftarları arasında orta bir yolu benimsemiş, İslam hukukunda hem hadislere hem de akıl ve düşünceye önem vermiştir
    İmam Şafii’nin ictihad yaparken dayandığı delilleri şöylece özetliyebiliriz:
    Kitab (Kur’an-ı Kerim) ve sünnet
    İcma’
    Sahabilerin ittifak halindeki sözleri
    Sahabilerin ihtilaf halindeki sözleri
    Kıyas[4]
    İmam Şafii, Hanefilerin “İstihsan” ve Malikilerin “İstıslah” prensiplerini reddetmiştir Ayrıca burada, Şafii’nin Kitab ve sünneti aynı derecede ve birinci kaynak olarak kabul etmiş olmasına dikkati çekmek isteriz Yani İmam Şafii, hüküm istinbat ederken İslam hukukunun asıl kaynakları olarak Kitab ve Sünneti kabul etmekte ve öteki kaynakları bunlara dayandırmaktadır O, Kur’an’ın bir açıklaması ve esas itibariyle vehya dahil olarak kabul ettiği sahih (sabit) sünneti, hukuki hükümlerin kaynağı olma bakımından Kitab’la aynı mertebede görmektedir Haber-i ahad bile olsa, kendi tabiriyle, “Sabit” olan sünnet’e asla muhalefet edilmemelidir Şafii, “ahih bir hadis bulunursa işte benim mezhebim odur” der ve şayet Sünnet’e aykırı görüşleriyle karşılaşırsa onlara uymamasını söylerdi[5]
    b) İmam Şafii’nin eserleri iki kısma ayrılır:
    1- Bağdad’da iken yazdığı veya öğrencilerine yazdırdığı eserler Bunlar, Fıkıh usulüne dair olan er-Risale ve Furu’a dair olan el-Mebsut (veya el-Hucce) adlı kitaplarıdır Bu kitaplaerı Ebu Ali el-Hasan ez-Za’feranı (ö 260/873) rivayet etmiştir Bu kitaplar, İmam Şafii’nin eski mezhebini oluştururlar[6]
    2- 199/200 h Yılında Mısır’da el-Mebsut adlı eserini yeniden gözden geçirmiş ve bazı kısımlarını değiştirerek el-Umm adı altında öğrencilerine yazdırmıştıri Ayrıca Şafii, er-Riale’sini de Mısır’da yeniden gözden geçirmiştir Şafii’nin yeni mezhebini yansıtan bu eserlerini Mısır’da Rabi’ b Süleyman el-Muradi el-Müezzin (ö 270/884) rivayet etmiş ve yaymıştır[7]
    İmam Şafii’nin er-Risale’si kendi türünde, yani fıkıh usulü konusunda bize kadar ulaşan en eski eserdir Henüz Türkçeye çevrilmemiş olan bu ölmez eser, İngilizce ve Urduca ya çevirilmiştir[8]
    el-Umm ise ibadet, muamelat, münakehat ve ukubat (ceza hukuku) gibi fıkıh konularını ele almaktadır Bu eserin yedinci cildinde de Hilafu Ali İbn Mes’ut, Hilafu Malik, İbtalu’l-İstihsan gibi bölümlerin yanında icma’ ve kıyas üzerinde durulmuş, hadisleri tanımayanlarla haber-i ahad’i reddedenlerin görüşlerini eleştiren bölümlere yer verilmiştir Bu ciltte ayrıca İmam Şafii, Ebu Yusuf’un İhtilafu Ebi Hanife ve İbn Ebi Leyla ve er-Reddu ala Siyeri’l-Evzai adlı eserleriyle İmam Muhammed b el-Hasan eş-Şeybani’nin er-Reddu ala Ehli’l-Medine adlı eserini rivayet etmiştir
    c) İmam Şafii’nin öğrencilerine gelince, bunları üç sınıfa ayırmak mümkün olup ünlüleri şunlardır:
    1- Mekke’deki öğrencileri: Ebubekr el-Humeydi (ö219/834), Ebu İshak İbrahim b Muhammed (ö237/851), Ebubekr Muhammed bİdris (ölümü belli değil), Ebu’l-Velid Musa b Ebi’l-Carut (ölümü belli değil)
    2- Bağdat’daki öğrencileri: Ebu’l-Hasan es-Sabbah ez-Za’farani (ö260/873), Ebu Ali Huseyn bAli el-Kerabisi (ö256/869), Ebu Sevr el-Kelbı (ö240/854), Ebu Abddirrahman Ahmet b Muhammed b Yahya el-eş’ari (ölümü belli değil), Ahmet bHanbel (ö241/855) ve İshak b Rahuye (ö238/852)
    3- Mısır’daki öğrencileri: Harmele bYahya (ö243/857), Ebu Yakup Yusuf b Yahya el-Buvayti (ö231/845), el-Buvayti, İmam Şafii’nin görüşlerini el-Muhtasar adı altında toplamıştır Ebu İbrahim İsmail bYahya el-Muzeni (ö264/877) de Şafii’den işittiği görüş ve rivayetleri el-Muhtasar adlıeserinde derlemiştir Bu eser, el-Umm’un kenarında basılmıştır[9] Rabi’bSüleyman el-Cizzi (ö257/870) de Şafiinin yakın öğrencilerindendir Rabi’ b Süleyman el-Muradi el-Müezzin (ö240/884), eski Mısır (Fustat)’daki Amr bel-As camiinde müezzin idi Bu zat, Şafiinin Mısır’daki en yakın öğrencisi olup onun yeni mezhebini dikkatle rivayet etmiştir
    d) Şafii mezhebinin yayıldığı yerler ise, Mısır Suriye, İran, Maveraunnehr, Kafkasya, Azerbeycan, Hindistan, Filipin, Seylan, Malaya ve Endonezya adaları gibi İslam ülkeleridirYurdumuz Doğu bölgesinde de Şafii mezhebine bağlı olanlar çoktur
    Bu mezheb, özellikle Mısır’da yayılmıştır: çünkü İmam Şafii, hayatının en son ve en verimli kısmını burada geçirmiştir Şafii mezhebi, Irak’ta da yayılmıştır Zira Şafii, görüşlerini yaymaya önce burad başlamıştır Irak yoluyla Horasan ve Mevaraunnehr’de de yayılma imkanına kavuşan Şafii mezhebi, fetva ve öğrenimi buralarda Hanefi mezhebiyle paylaşmıştır Bununla birlikte bu memleketlerde Hanefi mezhebi hakimdi
    Mısır’da iktidar Eyyubilerin eline geçince, bu ülkede Şafii mezhebi daha da güçlenmiş, hem devlet hem de halk üzerinde büyük bir otoriteye sahip olmuştur Şafii mezhebinin bu durumu, Kölemenler devrinde Sultan Zahir Baybars’a kadar sürüp gitmiştir Bu Sultan, kadıların dört mezhebe göre tayin edilmesi fikrini ortaya atmıştır Bunun üzerine her mezhebin kendi kadısı, mensuplarının davalarına bakmış ise de, Şafii mezhebi daha etkili olmuştur Şafii mezhebinden sonra sırasıyla Maliki, Hanbeli ve Hanefi mezhebleri geliyordu Ancak Osmanlılar Mısır’ı fethedince Hanefi mezhebini birinci sıraya almışlardır Kavalalı Mehmed Ali Paşa Mısır’a hakim olunca, Hanefi mezhebinin dışındaki mezheblerle resmiyette amel edilmesini yasaklamış ise de, Maliki ve Şafii mezhebleri halk üzerindeki otoritelerini korumuşlardır[10]
    Şamlılar, 302/914 yılında ölen Ebu Zur’a ed-Dimaşki eş-Şafii diye bilinen Muhammed b Osman Şam kadılığına tayin edilinceye kadar, Evzaı mezhebine bağlı idiler Ancak Şafii mezhebi burada da yavaş yavaş halk üzerinde etkili olmaya başlamıştı Mağrib ve Endülüs’te Şafii mezhebinin önemli bir yer işgal etmediği söylenebilir Bu mezhep, Yemen taraflarında Zeydi ve kısmen İran’da Cafer’i mezhebiyle üstünlük mücadelesi yapmaktadır[11]



    Paylaş
    Şafii Ekolü Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Şafii mezhebi önemli alimlerden olan İmam Şafii adıyla anılan dört büyük mezheplerden bir tanesidir. İslamiyetin bütün alanlarında eğitim görmüş ve kendini çok iyi yetiştiren günümüzde de onun düşüncelerinden faydalanan alimlerdendir.



şafi ekolu