Diğer Kategoriler ve Mezhepler Forumundan Hanefi mezhebine göre cemaatle kılınan namazı terketmenin hükmü nedir Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Hanefi mezhebine göre cemaatle kılınan namazı terketmenin hükmü nedir

    Reklam




    Peygamber Efendimiz (s.a.s), namazın cemaatle kılınmasına çok ehemmiyet vermiş ve her vesile ile bunu teşvik ‎etmiştir. “Nefsim kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, ateş yakılması için odun toplanmasını emretmeyi, ‎sonra da namaz için ezan okunmasını, daha sonra bir kimseye emredip insanlara imam olmasını, sonra da cemaatle ‎namaza gelmeyenlere gidip evlerini yakmayı düşündüm.” hadisi O’nun cemaate verdiği önemi göstermektedir. ‎Nitekim fukaha, bu hadisten hareketle cemaate farz, vacip ve sünnet-i müekkede hükmünü vermişlerdir. Ahmed b. ‎Hanbel Hazretleri; “Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin ve rüku edenlerle birlikte rüku edin.” (Bakara, 2/43) âyet-i ‎kerimesi ve arz ettiğimiz hadis-i şeriften hareketle, namazın cemaatle kılınmasının farz-ı ayın olduğu hükmüne ‎varmıştır. Şafiî fukahası, namazın cemaatle kılınmasını farz-ı kifaye olarak kabul ederken, Hanefî ve Malikîler ise ‎sünnet-i müekkede olduğunda ittifak etmişlerdir. ‎

    İnsanlığın İftihar Tablosu (s.a.s), “Cemaatle kılınan namaz tek başına kılınan namazdan 27 derece daha ‎üstündür.” buyurmuş ve cemaatle kılınan namazın sevap açısından daha faziletli olduğunu bildirmiştir. Sevab-ı ‎uhrevînin umuma terettüp etmesi itibarıyla, bir ferde verilen sevaptan diğerlerinin mahrumiyeti söz konusu değildir. ‎O sevabın tamamı, nuraniyet sırrıyla herkesin defterine işlenir. ‎

    Bu hadisler, aynı zamanda bize, Allah yolunda yapılan ibadet ü taat ve seyr u sülûkteki ferdî muvaffakiyetlerin, ‎mutlak mânâda mükâfat ve karşılık göreceğini, ancak neticede bunların yine ferdiyet plânında kalıp, hiçbir zaman ‎cemaat hâlinde edâ edilme keyfiyetine ulaşamayacağı hakikatini öğretmektedir. Bu husus; namaz, oruç, hac vs. ‎ibadetlerde olduğu gibi, iman ve Kur’ân yolunda yapılan gayretlerde de mevzuubahistir. ‎

    Ancak, devamlı olarak tek bir ferde, Allah’ın vadettiği şeylere ulaşma teminatının olmadığının da mutlak olarak ‎bilinmesi gerekir. İnsan, iman ve Kur’ân adına tek başına harikulade bir şeyler yapsa bile bu, daima ferdiyet plânında ‎kalır. Fakat bir iş, duygu ve düşüncede aynı değerleri paylaşan bir topluluk hâlinde edâ edildiği takdirde, iştirak-ı ‎âmâl-i uhreviye düsturundan hareketle, o insanların her bir ferdi bu amelden kazanılan sevaptan hissedar olur.‎


    SIE


    Paylaş
    Hanefi mezhebine göre cemaatle kılınan namazı terketmenin hükmü nedir Mumine Forum

4 mezhebe göre namazın hüküm çizelgesi,  hanef göre farz ve sünnet namaz cetveli,  cemaatle kılınan namazın hükmü,  mezheplere göre namazın hüküm çizelgesi,  namazsı terketmek mezhep