Diğer Kategoriler ve Mezhepler Forumundan Ebu Hanife'ye Yöneltilen Sünnet Eleştirileri Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Ebu Hanife'ye Yöneltilen Sünnet Eleştirileri

    Reklam




    Ebu Hanife'ye Yöneltilen Sünnet Eleştirileri


    Genel olarak bilindiği gibi, Ebu Hanife fıkhî çalışmalarında delil olarak sünnete çok az müracaat etmiş, çoğu zaman ictihadıyla çözüme ulaşmayı tercih etmiştir Onun bu özelliği, diğer fakihler açısından en çok eleştirilen yönünü oluşturur Ancak, bu eleştiriler sırasında çoğu zaman bazı şartlar pek dikkate alınmaz Zira İmam Malik, Şafiî veya Ahmed b Hanbel’in aksine Ebu Hanife’nin Sünnet’e az müracaat etmesi haklı nedenlere dayanmaktaydı Çünkü o, diğer İmamlar gibi Sünnet’in hala yaşantıda etkin olduğu ve İslam dışı unsurların az görüldüğü Hicaz bölgesinde değil, İslam’a yeni girmiş ve her türlü inancın açıkça görüldüğü Irak bölgesinde yaşıyordu (Çok farklı inançların görülebildiği bir mozaik emsali idi Irak bölgesi Bu mozaik yapı, İslam'a yeni girenlerin, eski kültürlerinden İslam'a aktarımlarını kaçınılmaz kılıyordu HaTTaB) Özellikle bu bölgede mevzû/uydurma haber çok yaygın durumdaydı Birçok muhaddis de bunu açıkça teyid etmiştir Onlara göre Irak bölgesi, mevzû haberin darphanesi durumundaydı Hadisin tedvin edilmediği, hadis ilminin oluşmadığı ve hadis açısından her türlü olumsuz şartların mevcut olduğu bir zaman ve mekanda yaşayan Ebu Hanife, yanılarak mevzû habere dayanma ihtimalini dikkate alarak, sıhhatine güvenmediği haber yerine, ictihadına dayanmayı daha uygun bulur Yoksa Sünnet’i bile bile dışlamak gibi bir durum sözkonusu değildir O, hadis olduğu kesinlik kazanmış haberi, kendi re’yine aykırı dahi olsa tercih edip, onunla amel eder Bu nedenledir ki, “Peygamberden gelen her şeyin, başımızın gözümüzün üstünde yeri var” (Muhammed el-Hudârî, İslam hukuku Tarihi,210; Dr Abdulkadir Şener, Kıyas-İstihsan-İstislah,42) der Zaten hiçbir Müslümanın kendi görüşünü, bir Sünnet’ten üstün tutmasını beklemek mümkün değildir Çünkü insanlara nassları değiştirme veya onları istedikleri zaman dikkate alıp istedikleri zaman dikkate almama yetkisi verilmemiştir Bu açıdan inanç ve düşünme özgürlüğü, nasslarla belirlenen sınırlar dahilinde oluşur Bu sınırları taşan eğilimler, özgürlük değil, varoluşun temelini ve şartlarını yıkmak olur Bu açıdan, Ebu Hanife’nin kendi ictihadlarının Kur’an ve sünnet’in yanındaki konumunu gösteren şu sözleri oldukça anlamlıdır: “Bizim bu ilmimiz, gücümüzün yettiği en iyi bir re’ydir Birisi bundan daha iyisini ortaya koyarsa onu kabul ederiz” (Prof Dr Muhammed Ebu Zehra, Fıkhî Mezhepler Tarihi,185; Dr Abdulkadir Şener, Kıyas-İstihsan-İstislah,58) Bazı kişiler ona, bu ulaştığı neticenin şüphe götürmez bir hakikat olup olmadığını sorduklarında şu cevabı verir: “Bilmiyorum, belki de ulaştığım netice şüphe götürmez bir bâtıldır” (Prof Dr Muhammed Ebu Zehra, Fıkhî Mezheple Tarihi,81)
    Ebu Hanife'ye Yöneltilen Sünnet Eleştirileri
    Sık sık rey’ine müracaat ettiğive Sünnet’i dikkate almadığı ithamıyla eleştirilen Ebu Hanife’nin gerçek durumu buydu Onu eleştirenler kendilerinin Sünnet’i daha kolay elde edebilecekleri bir ortamda bulundukları halde, onun içinde bulunduğu şartları dikkate almadan eleştiride bulunduklarını fark etmiyorlardı Bu itibarla Hz Ömer’in, “Rey sahiplerinden sakınınız Çünkü onlar, Sünnet’in düşmanlarıdır Hadisleri öğrenip, hıfzetmekten aciz kaldıkları için rey ile konuşurlar ve böylece hem kendileri saparlar, hem de başkalarını saptırırlar” (Dr Abdulkadir Şener, Kıyas-İstihsan-İstislah,51,59; Prof Dr Subhi es-Sâlih, İslam Mezhepleri ve Müesseseleri,185) sözleri veya, Ahmed b Hanbel’in, “Hadisin zayıfı bile rey’den üstündür” (Ahmed b Hanbel,264-268) sözünü Ebu Hanife’yi eleştirmek için delil olarak kullanmak haksızlıktan başka bir şey olmaz Çünkü Hz Ömer, sırf ihmalleri nedeniyle sünneti öğrenmediği için rey’ine başvuran kişiyi veya Ahmed b Hanbel hadis olduğu bilinen fakat çeşitli nedenlerle kesin doğruluk derecesine ulaşmamış habere rağmen rey’e uymanın kötülüğünü dile getirmektedir Ebu Hanife’nin durumunun ise bunlarla hiçbir ilgisi yoktur Ebu Hanife, mevzû hadisin bol olduğu bir ortamda, doğrusunu tesbit edebilmek için oluşturduğu kriterlere uymayan haberleri mevzû kabul etmiş ve ictihada yönelmiştir Onun kurallarının katılığı ise, içinde bulunulan ortama göre zorunluydu (İbn Haldun, Mukaddime,2/481; Dr Abdulkadir Şener, Kıyas-İstihsan-İstislah,60) Onun bu ihtiyatı daha önce birçok kez sahabede de açığa çıkan durumdur Sahabe de şartlar değişip bozuldukça Sünnet’in sıhhatiyle ilgili ölçülerini katılaştırmak zorunda kalmışlardır Bu nedenle Ebu Hanife mazurdu Asıl mazur olmayanlar, onun, kendisine sahih hadis ulaştığında hiç tereddüt etmeden kendi görüşünden vazgeçeceğini söylemesine, olumsuz şartlar gereği rey’ine müracaat etmek zorunda kaldığını açıklamasına, rey’inin doğruluğunu iddia etmeyip ”belki de bâtılın kendisi” diye nitelemesine rağmen, kendilerine sahih hadis geldikten sonra bile hala Ebu Hanife’nin o konudaki görüşünü doğru kabul etme eğiliminde olmaya çalışanlardır Onların bu tavırları, ne İslam’ın bir gereğidir, ne de Ebu Hanife’nin sözlerinin tanıklığından anlıyoruz ki, o İmam’ın tasvip ettiği bir hareket tarzıdır (Dr Subhi es-Sâlih, Hadis İlimler ve Hadis İstılahları,266)

    Ebu Hanife’yi, Sünnet’i fazla dikkate almadığı iddiasıyla eleştirenler yanılıyorlardı Zira Ebu Hanife’nin Sünneti nakleden haberlere ihtiyatlı yaklaşımı, uygulamada farklı bile olsa, muhteva olarak sahabe veya diğer seçkin insanlarda da vardı Hadis rivayetinde ilk tedbirleri alarak, raviye yemin, şahit şartı getiren Hz Ebubekir, Ömer veya Ali’nin hadiste senedin sıhhatini dikkate alıp, senedi güvenilir olanları kabul eden muhaddisler, rivayette bulunan bir kişi karşısında ilgisiz kalıp, bu ilgisizlik nedeni sorulduğunda “Biz bir adamı, -Peygamber dedi- derken işittik mi gözlerimizi ona diker, onu can kulağıyla dinlerdik Yalanlar çoğalınca sadece bildiklerimizi dikkate alır olduk” diyen İbn Abbas, Ravinin Esca kabilesinden olması nedeniyle rivayetini kabul etmeyen Hz Ali’nin bu ihtiyatlı tutumları ile Ebu Hanife’ninki farklı niteliklere sahip değildir


    Celaleddin Vatandaş - "Vahiyden Kültüre"



    Paylaş
    Ebu Hanife'ye Yöneltilen Sünnet Eleştirileri Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    RABBİMrazı olsun zuhal bacım



ebu hanife hakkında eleştiri