Özel Gün ve Gecelerimiz ve Mevlid Kandili [Kutlu Doğum] Forumundan Kutlu Doğum Günü Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Kutlu Doğum Günü

    Reklam






    Kutlu Doğum Haftası Hakkında Bilgi


    KUTLU DOĞUM HAFTASI 20 – 26 Nisan tarihleri arasındadır.

    Mevlid Nedir?
    Mevlid doğum zamanı demektir. Peygamberimizin doğumu ve bunu anlatan eser anlamında kullanılmaktadır.

    1989 yılından beri kutlanmakta olan Kutlu Doğum Haftası fikri nasıl doğdu?

    Peygamber Efendimizin (s.a.v) dünyayı teşrifleri olan Mevlid-i Nebevi, yüzyıllardır milletimiz tarafından ‘Mevlid Kandili’ olarak kutlanmaktadır.
    Mevlid Kandili ilk kez 13. asırda Erbil Atabeği Muzafferüddin Gökbörü tarafından iki ay süreyle kutlanmaya başlandı. Mevlid Kandili münasebetiyle ilim adamları bir araya gelip ilmi, fikri sohbetler yapıyor, halk sokaklarda mevlidi bir bayram havasında kutluyordu.

    Süleyman Çelebi’nin kaleme aldığı Vesiletü’n Necat isimli şiirin, Mevlid adıyla, yüzyıllardır sevinçte, tasada, doğumda, ölümde okuna gelmesi ve bu geleneğin bugün de canlı bir şekilde devam etmesi, Peygamber sevgisi etrafında teşekkül eden milli ruhun ifadesidir.

    Yüce dinimiz, huzurlu ve mutlu dünyanın en büyük hayat kaynağıdır. Bu noktadan hareketle dini tefekkürü cami dışına taşırmak, değerli ilim adamlarımızın araştırmalarını ve düşüncelerini halka aktarabilmek için Mevlid kandilini hayırlı bir vesile telakki eden Türkiye Diyanet Vakfı, yüzyıllar önce bir ilim ve kültür bayramı şeklinde kutlanan Mevlid geleneğini canlandırmayı amaçlamıştır. Bu düşünce ile Peygamberimizin doğum gününü içine alan haftayı, “Kutlu Doğum Haftası” olarak ilan etmiştir.

    Bir gelenek haline gelen Kutlu Doğum Haftasının gayesi nedir?

    Mevlidi, Türk kültürünün sağlam bir mesnedi, milletimizi birlik ve bütünlük içinde aydınlık geleceğe taşıyacak sağlam bir gelenektir. Hafta dolayısıyla hazırlanan programlar belirlenirken gözetilen amaç hep bu olmuştur. Yüzyıllardır görülmüştür ki Türk Milleti inançlıdır, hoş görülüdür, dinî inançlarını bir kavga konusu olarak değil, barış ve huzur kaynağı olarak görmektedir.

    Mevlid’le ifadesini bulan kültür atmosferi, bu geleneğin devamıdır. 1989’dan beri icra ettiğimiz programlardan devşirdiğimiz fikir ve kültür iklimi, Türkiye Diyanet Vakfı’nın hayırlı bir yolda olduğunu göstermektedir. Unutulmamalıdır ki, insanlık için en güzel rehber; bütün güzellikleri bünyesinde toplayan ve güzel ahlâkı tamamlamak için gönderilen Hz. Peygamber, model ise Peygamberimizin insanlığa sunduğu modeldir. Çünkü O, tam bir anarşi ve kargaşa ortamında, insanlık için bir güneş olmuş, çirkinlikleri güzelliklere tebdil etmiştir. İnsanlık O’nun getirdiği yüce değerler ve prensipler doğrultusunda büyük medeniyetler kurmuş, kaybedilen haklarına kavuşmuş, fıtratında var olan yüce değerlerin farkına varmış, kadın erkek Allah’ın ve cemiyetin huzurunda eşit olmanın hazzını tatmıştır.

    İslam medeniyeti Kur’an ve Hz. Peygamberin sünnetinden kaynaklanan, evrensel ahlak ilkeleri ve insan hakları ile ilmi anlayış üzerine bina edilmiştir. Zira İslam Medeniyetinin esası, İslam dininin hikmet ve adaleti üzerine kurulmuş olduğundan, ilmi ve irfanı öğretmiş, zulmü ve zoru yasaklayarak, haksızlıklara karşı koymayı hedef almıştır. Şurası bir gerçektir ki Cenab-ı Hak, insanın kendisi ile olan ilişkisini iman ve ibadete bağladığı halde, insanın diğer insanlar ve eşya ile ilişkilerini ahlak ve hukuk kurallarına bağlamıştır. Kamil bir insan, bu ilişkilerini yerli yerince ve dengeli bir biçimde yapan kişidir. İşte Hz. Muhammed, bunu sağlayan ve bize örnek olan insandır.




    Paylaş
    Kutlu Doğum Günü Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in doğum gününü kutlamanın Kur’an ve Sahih sünnetten hiçbir delili yoktur! Âlimlerin dediği gibi:“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in doğum gününü kutlamak haramdır!!!”
    Değerli âlim Muhammed bin Salih el-Useymin (Rahmetullahi Aleyh) kendisine Mevlid-i Nebevi’yi kutlamanın hükmü sorulduğunda, o şöyle cevap vermiştir:
    Birincisi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in doğduğu gece kesin olarak bilinmemektedir. Aksine günümüzdeki bazı tarihçiler, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in doğduğu gecenin Rebiül-Evvel ayının 9. gecesi olduğu ve 12. gecesi olmadığı gerçeğine varmışlardır. O halde 12. gece yapılan kutlamanın tarihi yönden hiçbir dayanağı yoktur!
    İkincisi: Mevlid-i Nebevi’yi kutlamanın dini yönden de hiçbir dayanağı yoktur! Çünkü Mevlid-i Nebevi’yi kutlamak Allah (Azze ve Celle)’nin dininden olmuş olsaydı, Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunu yapardı veya ümmetine bunu bildirirdi. Eğer Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunu yapmış veya ümmetine bildirmiş olsaydı, bu kutlama günümüze kadar hadis kitaplarında korunmuş olurdu. Çünkü Allah-u Teâlâ bu konuda şöyle buyurmaktadır:
    “Zikr’i (Kur’an’ı) kesinlikle biz indirdik ve onu elbette biz koruyacağız!”
    Hicr 9
    Böyle bir şey olmadığına göre, bu kutlamanın Allah (Azze ve Celle)’nin dininde olmadığı anlaşılmış olur. Allah (Azze ve Celle)’nin dininde olmadığına göre, bizim onunla Allah-u Teâlâ’ya ibadet etmemiz ve O’na tevessülde bulunmamız caiz değildir!!!
    Allah-u Teâlâ, rızasına ulaşmamız için bize belli bir yol tayin etmişse ki bu yol Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in getirmiş olduğu dindir! Allah’ın kulları olduğumuz halde, O’nun rızasına ulaşmamız için kendi yanımızdan bir yol çıkarmamız nasıl caiz olsun?!
    Allah (Azze ve Celle)’nin dininden olmayan bir şeyi O’nun dinine yerleştirmek olan bu hareket, Allah-u Teâlâ’nın hakkına yapılan bir tecavüzdür! Yine bu hareket, Allah-u Teâlâ’nın şu sözünü yalanlamayı içerir:
    “Bugün size dininizi kemâle erdirdim. Üzerinize nimetimi tamamladım ve din olarak da size İslâm’ı seçtim.”
    Mâide 3
    Biz deriz ki, eğer bu kutlama dinin kemalinden olsaydı, Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in vefatından önce olması gerekirdi. Dinin kemalinden değilse, bu takdirde dinden olması mümkün değildir! Çünkü Allah-u Teâlâ:
    “Bugün size dininizi kemâle erdirdim..” buyurmaktadır. Herkim, Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in vefatından sonra ortaya çıkmış olmasına rağmen, bu kutlamanın dinin kemalinden olduğunu iddia ederse, onun bu sözü yukarıdaki ayeti yalanlamayı içerir.
    Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in doğum gününü kutlayanlar, bu hareketleriyle Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i yüceltmek, onu sevdiklerini göstermek ve Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in doğum gününü kutlamada o duygu için gayretlerine canlılık kazandırmak istediklerinde şüphe yoktur.
    Bütün bunlar, ibadettir; Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i sevmek, ibadettir. Hatta bir insan, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in nefsinden, evladından, babasından ve insanların hepsinden daha çok sevmedikçe tam iman etmiş olmaz. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i yüceltmek, ibadettir. Aynı şekilde onun şeriatına meyletmek olan Onun aşkıyla yanıp tutuşmak da yine dindendir.
    Bu sebeple Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in doğum gününü kutlamak, bid’at ve haramdır! Üstelik bu kutlamada ne şeriatın, ne hissin, ne de aklın onayladığı büyük çirkinlikler olduğunu işitmekteyiz. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in doğum gününü kutlayanlar, içerisinde Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hakkında aşırıya giden kasideleri, nağmelerle söylemektedirler. Öyle ki bu kimseler, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i Allah’dan daha büyük bir hale getirmişlerdir. Bu durumdan Allah’a sığınırız!!!
    Yine, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in doğum gününü kutlayanlardan kimisinin akılsızlıklarını ve saçmalıklarını işitmekteyiz. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in doğduğu kıssayı okuyan mevlidhan;
    ‘Mustafa dünyaya geldi’ dediği anda herkes tek kişinin ayağa kalktığı gibi ayağa kalkarak şu anda Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ruhu aramıza geldi, ona saygı göstermek için ayağa kalkalım demektedirler. Bu hareket, aptallığın ve akılsızlığın tâ kendisidir!!!
    Sonra bu kimselerin ayağa kalkmaları âdâbtan değildir! Çünkü Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendisi için ayağa kalkılmasını çirkin görürdü! Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ashabı, insanlar içerisinde onu en çok sevenler olmalarına ve onu bizden daha fazla yüceltmelerine rağmen, o hayatta olduğu halde kendisi için ayağa kalkılmasını çirkin görmesinden dolayı Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) için ayağa kalkmadıklarına göre, uydurma hayallerle ayağa kalkan bu insanlara ne demeli?!
    Bu bid’at, yani Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in doğum gününü kutlama bid’atı, asırların en hayırlısı olan ilk üç asır sahabe, tâbiin ve etbâut-tâbiin asrı geçtikten sonra meydana gelmiş ve bu bid’atla birlikte dinin esasıyla ters düşen bu çirkin şeyler meydana gelmiştir! Bunun yanında erkeklerle kadınların birbirine karışması gibi daha başka çirkin şeylerde meydana gelmiştir!!!
    Muhammed bin Salih el-Useymin’in fetvâ ve risâleleri: 2/298, 300




  3. 3
    Rasullulahın doğum günü dini bir vecibe olarak kutlanmıyor ki
    nerden nereye çekmişsin o zaman bu fetvayı veren değerli alime
    göre halk arasında kutlanan bütün örf adetlerin haram olması gerek
    bu kutlamaları dinin bir rüknü olarak görmek tabiiki haramdır
    ama bu bir gelenek yani dinle değil örfle alakalı
    insanlar sevdikleri kişilerin,yakınlarının doğum gününü
    kutlarlar taşkınlık yapmamak harama meyil etmemek
    şartı ile alimler buna cevaz vermişlerdir bu ümmet
    Alemler rahmet gönderilen son peygamberin doğumu ile
    mutluluklarını dile getiriyor yeni nesillere onun sevgisini aşılıyorlar
    bu yanlış mı acaba şimdi dersin ki peygamber sevgisini kitaplardan
    okutarak yada hadisleri anlatarak öğretilsin ama bu etkinliklerin
    genele hitap ettiği için ne mahzuru olabilir ki bir şeyi putlaştırmaya
    çalışılmadıktan sonra bu konuda İslamoğlu hocamın üç MUHAMMED
    kitabındaki anlatmak istediklerine aynen katılıyorum her ne kadar bazı kesim
    tepki vermişsede da aslında bu abartıların yanlışlığını belirtiyor
    geçenlerde bir televizyon proğramında sokaktaki adama soruyorlar
    ilk insan kim verilen cevap Atatürk bir başka cevap hz.İsa cevabı veren amcanın başında bere sanırsın camiden yeni çıkmış
    son peygamber kim verilen cevap bilmiyorum üstelik bu cevabı veren tesettürlü bir
    bayan kardeş aynı soruya bir başka cevap konuşma aksanından yabancı olduğu anlaşılan
    orta yaşlı bir bayan Müslümanlara göre Muhammed ama bize göre İsa'dır
    yine bir soru kıble neresi cevap mescid-i Akasa
    Ayet nedir yalnızca bir doğru cevap hadis nedir cevap valla hiç bilemicem
    Allahıma yemin olsun ki eksiği var fazlası yok sinirden saçlarım çekildi
    Dr.Arif Arslan hoca şok oldu tek dediği söz yeniden başlamak gerek...
    siz hala uğraşıdurun kutlu doğumlarla kaza namazları ile
    milli günlerdeki kutlamalar yas saygı duruşları vs bence onlar
    ele alınmalı bunlar konuşulmuyor niye korku belası
    ama Allahın azabından korkmayıp maneviyata inanca saldıranlar
    diğer tarafta kullar için tek ayak üstüne kalkar,doğum günü
    ölüm günü haftalarca kutlaya kutlaya bitiremezler
    kimse birşey diyor mu yok, üstelik saygı göstermek zorunluluğu doğuyor.



  4. 4
    bak güzel kardeşim oku ALLAHIN il emri ben şunun peşindeyim dinimizde böyle birşey yok diyosun ve bu bir gelenek diyosun dinimizde olamayan birşeyi yaparsak bu gelenek değil ne denildiğini sen daha iyi biliyorsundur elbet diğer meselelerde önemli ama gördüğümüz çarpıklıkları söylemeyelim mi bildiğim doğruyla her zaman mücadele ederim ben bunları gördükçe duramıyorum varsa delilin hadisle gel yoksa lütfen yazılarıma yorum yapma