Kur'an-ı Kerim ve Kur'an Hakkında Yazılar Forumundan Kur’an Öğretiminin Kısa Tarihçesi Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Kur’an Öğretiminin Kısa Tarihçesi

    Reklam




    Başta Peygamberimiz ve ashab-ı kirâm olmak üzere İslâm tarihi boyunca Müslümanlar, Kur’an öğrenim ve öğretimine büyük değer vermişlerdir. Bu öğretim Kur’an’ın nüzulü ile başlamıştır.
    Hz. Peygamber kendisine vahyedilen ayetleri derhal vahiy katiplerine yazdırır ve diğer Müslümanlara bildirirdi. Onlar da bu ayetleri ezberlemeye çalışırlar ve yazarlardı. Böylece hem yazı hem de ezberleme yoluyla Kur’an talimi gerçekleşiyordu. Hz. Peygamber, daha Mekke’de iken Erkam’ın evinde bizzat Kur’an öğretimine başlamıştır. Aynı şekilde, hicretten iki yıl önce, Birinci Akabe biatından sonra Mus’ab b. Ümeyr’i Kur’an öğretmeni olarak Medine’ye göndermiştir. Mus’ab da Sa’d b. Zürâre’nin evine yerleşmiş ve öğretmenlik vazifesini burada yapmıştır. Ayrıca O, Müslümanlardan muhtelif şahısların evlerini de dolaşarak, onlara kur’an okutmuştur.
    Hicretten sonra da Hz. Peygamber’in mescidi “dâru’l-kurr┠gibi kullanıldı. Zira islamda ilk eğitim kurumu olan Suffa’da, esas itibariyle Kur’an tahsil ediliyordu. Suffenin yetersiz kalması üzerine Zamanla Peygamberimiz, Medine’nin çeşitli mahallelerinde de mektepler açmıştır. Hicri 2. yılda yine Medine’de, Mehremetü’bnü Nevfel’in evini de “Darü’l-Kurra” haline getirmiştir.

    Medine’den başka diğer beldelerde de Kur’an öğretimi gerçekleştirilmiştir. Taberi (310/922), hicri 11. yılın olaylarını anlatırken, Peygamberimiz’in Muaz b. Cebel’i mekteplere müfettiş tayin ederek Yemen’e gönderdiğini ve Muaz’ın orada köy köy gezerek mektepler kurduğunu ve onları idare ettiğini kaydetmektedir. Bu çalışmalar İslam’ın gelişmesine paralel olarak devam etmiştir.
    Müslümanlar daha sonra fethettikleri bütün bölgelere hâfız muallimler gönderdiler. Muaz b. Cebel ve sonra Abdullah b. Abbas Mekke’de, Abdullah b. Mesud Kufe’de, Ebu Musa el-Eş’ari Basra’da ve Ebu’d-Derda Şam’da Müslümanlara Kur’an dersi vermişlerdir.
    Kur’an’ın çeşitli kıraat vecihlerini konu edinen kıraat ilmi ortaya çıkıncaya kadar Kur’an öğretimi, kıraat alimleri ve hâfızlar tarafından ağızdan ağza fasılasız olarak, nesilden nesle nakledilerek gelmiştir. Bu arada Kur’an’ın kıraat farklılıklarından bahseden eserler de yazılmaya başlanmıştır. Bu eserler “Kurra halkaları” daru’l-Kur’an” daru’l-Huffaz” ve daru’l-Kurra” ların müfredatını oluşturmuştur.
    Bu öğretme işini ihtisas derecesinde öğreten okullar Eyyübiler zamanında “dârü’l-Kur’an, Anadolu Selçukluları zamanında “dâru’l-huffâz”, Osmanlılar zamanında ise “dârü’l-kurr┠adını almıştır.
    Daru’l-Kurralar tatbikat imkanı vermesi bakımından genellikle camilerde veya çevresinde tesis edilmiştir.
    Osmanlıların ilk dâru’l-kurrâ’sının Bursa Ulu Camii’nde İbnü’l-Cezerî (833/1429)’nin de hocalığını yaptığı Yıldırım Bayezid Dâru’l-Kurrâsı olduğu nakledilmektedir.

    İstanbul’da da birçok yerde daru’l-Kurralar bulunmaktadır Bunlar: Süleymaniye, Hüsrev Kethüda, Mehmed Paşa, Müftüzade, gibi yerlerdir. Yine İstanbul’da Atik valide, Molla Gürani, Mustafa Ağa, Çırçır ve Hoca Saadettin Efendi daru’l kurraları belli başlı Kur’an mekteplerindendir. Ayrıca diğer şehirlerde birçok yerde de Kur’an mektepleri bulunmaktaydı. Bu müesseseler, medreselerin ilgasına kadar varlıklarını ve faaliyetlerini devam ettirmişlerdir. Kur’an eğitimi bundan sonra da durmamış, bir müddet zor şartlar altında gizlice evlerde, bağ ve bayırlarda devam etmiştir. Bugün ise Anadolu insanının fedakarane gayretleri ile yapılan camiler, mescidler, Kur’an kursları, imam-hatip liseleri ve ilahiyat fakültelerinde Kur’an eğitim ve öğretimi devam ettirilmektedir.
    alıntı...



    Paylaş
    Kur’an Öğretiminin Kısa Tarihçesi Mumine Forum