Kur'an-ı Kerim ve Kur'an Hakkında Yazılar Forumundan Kuran-ı Kerim Fihrist'i Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Kuran-ı Kerim Fihrist'i

    Reklam




    Kur’an’ın Diğer İsimleri Ve Vasıfları

    Kur’an-ı Kerim’in çeşitli isimleri vardır. Bunlar arasında en çok kullanılanı Kur’an’dır. Ona verilen bu çeşitli isimler Kur’an’da pek çok yerde geçmektedir. Bunlardan bazısı isim, bazısı da sıfat olarak kullanılmaktadır. Bu mukaddes kitabın isim veya vasıf olarak 90 küsür isminin olduğu söylenmişse de Zerkeşi Kur’an isimlerinin 55 olduğunu nakletmiştir.[71] En meşhurları şunlardır:

    1) El-Kitab: Kalemlerle tedvin edildiği için bu adı almıştır. Bu kelime Kur’an’da 230 yerde geçmektedir. İslâm hukukunda Kur'ân için daha çok "Kitap" ismi kullanılır. Birçok âyette "el-Kitâb" kelimesinin Kur'ân-ı Kerîm anlamında kullanıldığı görülür.

    “Elif Lam Mim. Kendisinde şüphe olmayan bu kitap muttakiler için bir hidayettir.” (Bakara: 2/1-2)

    2) El-Furkan: Bu kelime ayırmak anlamında bir mastardır. Kur’an, hak ile batılı, helal ile haramı tam anlamıyla ayırdığı için bu isimle adlandırılmıştır.

    “Alemlere uyarıcı olsun diye kuluna Furkan’ı indiren ne yücedir.” (Furkan: 25/1)

    3) Ez-Zikr: Anmak ve hatırlamak anlamına gelen bu kelime, Allah’ı andırıp, tanıttığı ve unutmamak üzere hatırlattığı için Kur’an’ın ismi olmuştur. Anmak; kalple, dille ve amelle olur.

    “Hiç şüphesiz Zikr’i biz indirdik biz; onun koruyucuları da gerçekten biziz.” (Hicr: 15/9)

    4) Et-Tenzil: Allah katından indirildiği için bu isim verilmiştir.

    “Gerçekten o, alemlerin Rabbinin indirmesidir.” (Şuara: 26/192)

    Allah, Kur’an’ı birçok vasıflarla vasıflandırmıştır. Her adlandırma veya vasıflandırma, Kur’an’ın manalarından bir manaya göredir:

    5-8) El-Huda (Hidayet), Er-Rahmet, Eş-Şifa, El-Mev’ıza (Öğüt):

    “Bu, kendisinde şüphe olmayan, muttakiler için yol gösterici bir kitaptır.” (el-Bakara, 2/2)

    “Ey insanlar, Rabbinizden size bir öğüt, sinelerde olana bir şifa ve mü’minler için bir hidayet ve rahmet geldi.” (Yunus: 10/57)

    9) En-Nûr:

    “Ey insanlar! Şüphesiz size Rabbinizden kesin bir delil geldi ve size apaçık bir nûr indirdik." (Nisa: 4/174)

    10) El-Mubarek:

    “İşte bu da bizim indirdiğimiz bir Kitab. Mubarek ve kendinden önceki kitapları tasdik edicidir.” (En’am: 6/92)

    11) El-Mubin (Apaçık):

    “Gerçekten size Allah’tan bir nûr, apaçık bir kitap geldi.” (Maide: 5/15)

    12) El-Büşra (Müjde):

    “Gerçekten onu, Allah’ın izniyle kendinden öncekileri doğrulayıcı ve mü’minler için hidayet ve müjde verici olarak senin kalbine indiren O’dur.” (Bakara: 2/97)

    13) El-Azîz (Kıymetli-Yüce):

    “Şüphesiz, kendilerine zikir gelince onu inkâr edenler; oysa o, azîz bir kitaptır.” (Fussilet: 41/41)

    14) El-Mecid (Şerefli-Üstün):

    “Hayır; o, şerefli-üstün olan bir Kur’an’dır.” (Buruc: 85/21)

    15) El-Beşir en-Nezir (Müjdeleyici-Korkutucu):

    “Bilen bir kavim için, müjdeleyici ve uyarıcı olmak üzere, ayetleri fasıllar halinde açıklanmış Arapça bir Kur’an’dır.” (Fussilet: 41/3-4)[72]

    16) er-Ruh:

    “Böylece sana emrimizden bir ruh vahyettik. Sen, kitap nedir, iman nedir bilmiyordun. Ancak biz onu bir nur kıldık; onunla kullarımızdan dilediklerimizi hidayete erdiririz. Şüphesiz sen, dosdoğru olan bir yola yönelip-iletiyorsun.” (eş-Şûrâ, 42/52)

    17) eş-Şifâ:

    “Kur’an’dan mü’minler için şifa ve rahmet olan şeyleri indiriyoruz. Oysa o, zalimlere kayıplardan başkasını artırmaz.” (el-İsrâ, 17/82)

    18) el-Mesânî:

    “Allah, müteşabih, ikişerli bir kitap olarak sözün en güzelini indirdi. Rablerine karşı içleri titreyerek-korkanların O’ndan derileri ürperir. Sonra onların derileri ve kalpleri Allah’ın zikrine (karşı) yumuşar-yatışır. İşte bu Allah’ın yoll göstermesidir, onunla dilediğini hidaye erdirir. Allah kimi saptırırsa, artık onun için bir yol gösterici yoktur.” (ez-Zümer, 39/23)

    19) Ümmü'l-Kitab:

    “Ha, Mim. Apaçık Kitab’a andolsun; Gerçekten Biz onu, belki aklınızı kullanırsınız diyeArapça bir Kur’an kıldık.” (ez-Zuhruf, 43/1-4)[73]

    Kur’an-ı Kerim’e bunlardan başka isim ve vasıflar da verilmiştir. Bunlardan bazıları şunlardır:

    “El-Müheymin, El-Hakk, El-Hakîm, El-Burhan, El-Vahy, El-Beyân, El-Belâğ, Et-Tezkire, El-Urvetü’l-Vüskâ, El-Fasl, El-Adl, es-Sıdk, el-Kasas, Kelâmullah, Hablullah, Ahsenu’l-hadis, el-Kayyim, Ümmü’l-Kitab

    alıntı


    Paylaş
    Kuran-ı Kerim Fihrist'i Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    "A" Harfi ile başlayan kelimeler

    Abdest" Kelimesi ile İlgili Ayetler

    Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla

    Ey iman edenler, sarhoş iken, ne dediğinizi bilinceye ve cünüp iken de -yolculukta olmanız hariç- gusül edinceye kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta veya yolculukta iseniz ya da biriniz ayak yolundan (hacet yerinden) gelmişseniz yahut kadınlara dokunmuş da su bulamamışsanız, bu durumda, temiz bir toprakla teyemmüm edin, (hafifçe) yüzlerinize ve ellerinize sürün. Şüphesiz, Allah, bağışlayandır, esirgeyendir. (Nisa Suresi, 43)

    Ey iman edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman, yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın. Başlarınızı meshedin, iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp iseniz temizlenin. Hasta iseniz, yahut yolculukta iseniz, yahut biriniz abdest bozmaktan gelmişse yahut kadınlara dokunmuşsanız, su da bulamamışsanız, temiz bir toprağa teyemmüm edin. Bunun için de yüzlerinizi ve ellerinizi o toprakla meshedin. Allah size bir güçlük çıkarmak istemiyor, fakat sizi temizlemek ve şükredesiniz diye de üzerinizdeki nimetini tamamlamak istiyor. (Maide Suresi, 6)
    'Acelecilik' Kelimesi ile İlgili Ayetler

    Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla

    De ki: "Ben, gerçekten Rabbimden kesin bir belge üzerindeyim, siz ise onu yalanladınız. Sizin kendisine acele ettiğiniz (azap) yanımda değildir. Hüküm yalnızca Allah'ındır. O, doğru haberi verir ve O, ayırt edenlerin en hayırlısıdır." (En'am Suresi, 57)

    De ki: "Kendisine acele etmekte olduğunuz şey benim yanımda olsaydı, benimle aranızda iş elbette bitirilmiş olurdu. Allah zulmedenleri en iyi bilendir. (En'am Suresi, 58)

    Allah'ın emri geldi, artık onda acele etmeyin. O (Allah), şirk koştukları şeylerden münezzeh ve Yücedir. (Nahl Suresi, 1)

    İnsan hayra dua ettiği gibi, şerre de dua etmektedir. İnsan, pek acelecidir. (İsra Suresi, 11)

    Onlara karşı acele davranma; Biz onlar için ancak saydıkça sayıyoruz. (Meryem Suresi, 84)

    Dedi ki: "Onlar arkamda izim üzerindedirler, hoşnut kalman için, Sana gelmekte acele ettim Rabbim." (Taha Suresi, 84)

    Hak olan, biricik hükümdar olan Allah Yücedir. Onun vahyi sana gelip-tamamlanmadan evvel, Kur'an'ı (okumada) acele etme ve de ki: "Rabbim, ilmimi arttır." (Taha Suresi, 114)

    İnsan aceleden (aceleci olarak) yaratıldı. Size ayetlerimi yakında göstereceğim. Şimdi hemen acele etmeyin. (Enbiya Suresi, 37)

    Dedi ki: "Ey kavmim, neden iyilikten önce kötülük konusunda acele davranıyorsunuz? Allah'tan bağışlanma dilemeniz gerekmez mi? Umulur ki esirgenirsiniz." (Neml Suresi, 46)

    De ki: "Belki de acele etmekte olduğunuzun (azabın) bir kısmı size yetişmiştir bile." (Neml Suresi, 72)

    Azap konusunda senden acele (davranmanı) istiyorlar. Eğer adı konulmuş bir ecel (tayin edilmiş bir vakit) olmasaydı, herhalde onlara azap gelmiş olurdu. Fakat kendileri şuurunda olmadan, onlara kuşkusuz apansız geliverecektir. (Ankebut Suresi, 53)

    Azap konusunda senden acele (davranmanı) istiyorlar. Oysa cehennem, o inkar edenleri gerçekten kuşatıp-durmaktadır. (Ankebut Suresi, 54)

    Şimdi onlar, Bizim azabımızı mı acele istiyorlar? (Saffat Suresi, 176)

    Onda acele edenler, (gerçekte) ona inanmayanlardır. İman edenler ise, ona karşı bir korku içindedirler ve onun gerçekten hak olduğunu bilirler. Haberiniz olsun; kıyamet-saati konusunda tartışanlar, gerçekte uzak bir sapıklık içindedirler. (Şura Suresi, 18)

    Derken, onu (azabı) vadilerine doğru yönelerek gelen bir bulut şeklinde gördükleri zaman, "Bu bize yağmur yağdıracak bir buluttur" dediler. Hayır, o, kendisi için acele ettiğiniz şeydir. Bir rüzgar; onda acı bir azap vardır. (Ahkaf Suresi, 24)

    Artık sen sabret; Resullerden azim sahiplerinin sabrettikleri gibi, Onlar için de acele etme. Onlar, tehdit edildikleri şeyi (azabı) gördükleri gün, sanki gündüzün yalnızca bir saati kadar yaşamış(olacak)lardır. (Bu,) Bir tebliğdir. Artık fasık olan bir kavimden başkası yıkıma uğratılır mı? (Ahkaf Suresi, 35)

    "Tadın fitnenizi. Bu, sizin pek acele isteyip durduğunuz şeydir." (Zariyat Suresi, 14)

    Artık gerçekten, zulmedenler için, (geçmişteki) arkadaşlarının günahlarına benzer bir günah vardır. Şu halde acele etmesinler. (Zariyat Suresi, 59)

    Eğer Allah'a güzel bir borç verecek olursanız, onu sizin için kat kat arttırır ve sizi bağışlar. Allah Şekûr'dur (şükrü kabul edip çok ihsan eden), Halim'dir (cezayı vermekte acele etmeyendir). (Tegabün Suresi, 17)

    Onu (Kur'an'ı, kavrayıp belletmek için) aceleye kapılıp dilini onunla hareket ettirip-durma. (Kıyamet Suresi, 16)


    'A'cemi' Kelimesi ile İlgili Ayetler

    Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla

    Andolsun ki Biz, onların: "Bunu kendisine ancak bir beşer öğretmektedir" dediklerini biliyoruz. Saparak kendisine yöneldikleri (kimse)nin dili a'cemidir, bu ise açıkça Arapça olan bir dildir. (Nahl Suresi, 103)

    Eğer Biz onu A'cemi (Arapça olmayan bir dilde) olan bir Kur'an kılsaydık, herhalde derlerdi ki: "Onun ayetleri açıklanmalı değil miydi? Arap olana, A'cemi (Arapça olmayan bir dil)mi?" De ki: "O, iman edenler için bir hidayet ve bir şifadır. İman etmeyenlerin ise kulaklarında bir ağırlık vardır ve o (Kur'an), onlara karşı bir körlüktür. İşte onlara (sanki) uzak bir yerden seslenilir." (Fussilet Suresi, 44