Soru ve Cevaplarla İslam ve Kültür Soruları Forumundan Kur’an-ı kerim Nuh (a.s)nin gemisinin Cudî’ye oturduğunu açıkça söyler. Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Kur’an-ı kerim Nuh (a.s)nin gemisinin Cudî’ye oturduğunu açıkça söyler.

    Reklam




    Ağrı Dağı fiyaskosundan sonra ecnebiler Cûdî Dağı’na yöneldi. Kur’an-ı kerîm geminin Cûdî’ye oturduğunu açıkça söyler. Tefsirler Cûdî’nin Musul yakınlarında bir dağ olduğunda müttefiktir. M. Ö. 250 senelerinde yaşamış Babilli râhip Berossos tufanı anlatırken, geminin Cordyean Dağları’na oturduğunu ve kalıntılarının hâlâ mevcut olduğunu, hatta halkın bundan muska yaptığını söyler. Bu dağlar Van Gölü’nün güneybatısındadır. Burada ise Cûdî Dağı vardır. Hazreti Nuh’un yaşadığı Mezopotamya’nın hemen kuzeyinde, 2000 m râkımıyla geminin konabileceği en uygun yegâne yüksek dağdır. Tufanın bitip bitmediğini anlamak için gönderilen güvercin ağzında zeytin dalı ile dönmüştü. Ağrı Dağı’nda, değil zeytin, hiçbir ağaç yetişmezken, Cûdî’nin güneybatısı zeytinliktir. Dağın eteklerinde tufandan kurtulan gemideki seksen kişinin ilk kurduğu Semânîn veya Heştan (Seksenler) denilen bir köy vardır. Dağın hemen altında Şırnak vardır ki Şehri Nuh demektir. Hazreti Nuh’un kabri de buraya çok yakın Cizre’dedir. Ararat Doğu Anadolu mânâsına geldiğine göre, Cûdî’nin Tevrat’taki Ararat Dağları’ndan sayılmaması için bir sebep yoktur.


    Bazıları Cûdî’nin her dağa şâmil bir cins isim olduğunu söyler. Nitekim Zeyd bir Amr bin Nüfeyl bir şiirinde “Allah’ı tekrar tekrar tesbih ederim. Bizden önce de zaten cûdî (dağlar) ve yerdeki diğer cansız varlıklar da tesbih etmişlerdi” diyor. Ancak öyle anlaşılıyor ki Kur’an-ı kerim indiğinde Cûdî artık belli bir dağın ismi hâline gelmişti. Çünki kısa bir zaman sonra gelen âlimler bu dağın bugünki Cûdî Dağı olduğunu tasrih etmişler, hatta diğer dağlara nazaran tevâzu ettiği için bununla şereflendirildiğini söylemişlerdir.

    Derler ki: “Allah üç dağa üç kişi ile ikram etti. Hazreti Nuh ile Cûdî’ye, Hazreti Musa ile Tûr’a ve Hazreti Muhammed ile Hira’ya.” Başka bir âyette geçen “Onu, yani Nuh’un gemisini sizin için bir ibret kılalım” ifadesinden, bazı tefsir âlimleri geminin kalıntılarının kaybolmayacağı neticesini çıkarmıştır. Hazret-i Peygamber’den “Bu gemiden, bu ümmetin ilklerinin yetişeceği bir şeyler geri kalmış bulunuyor” dediği rivâyet olunur. İnsanları gemiyi aramaya sevk eden biraz da bunlar olsa gerektir



    Prof Dr Ekrem Buğra Ekinci


    وَقِيلَ يَا أَرْضُ ابْلَعِي مَاءَكِ وَيَا سَمَاءُ أَقْلِعِي وَغِيضَ الْمَاءُ وَقُضِيَ الْأَمْرُ وَاسْتَوَتْ عَلَى الْجُودِيِّ ۖ وَقِيلَ بُعْدًا لِلْقَوْمِ الظَّالِمِينَ

    HÛD 44. (Nihayet) "Ey yer suyunu yut! Ve ey gök (suyunu) tut!" denildi. Su çekildi; iş bitirildi;
    (gemi de) Cûdî (dağının) üzerine yerleşti. Ve: "O zalimler topluluğunun canı cehenneme!" denildi.


    Diyanet Vakfı Meali:


    Paylaş
    Kur’an-ı kerim Nuh (a.s)nin gemisinin Cudî’ye oturduğunu açıkça söyler. Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Hazreti Nuh aleyhiselamın kavmi helak olmadan önce hazreti Nuh'a büyük bir gemi yapılmasını ve kendisine ve Allahu tealaya itimat eden kimseler ile birlikte binmesi istenir en son sadece onlar kurtulur.