Mumine Ahlak ve Kötü Ahlak / Kötü huy ve Sıfatlar Forumundan Gurur ve kibir nedeniyle söylenen yalanlar Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Gurur ve kibir nedeniyle söylenen yalanlar

    Reklam




    Kibir, şeytana ait bir özelliktir ve insanın güzel ahlaktan uzaklaşmasına, şeytanın ahlakına benzer bir ahlaka sahip olmasına neden olur Şeytan, kibiri, kendini beğenmişliği ve akılsızca yaptığı gururu nedeniyle, Allah'ın sözüne uymamış, itaatsizlik yapmış ve bu nedenle cennetten kovulmuştur

    Gururu için itaatsizlik ve kötü ahlak gösteren şeytanın aslında gururu daha da çok kırılmıştır ve lanetlenmiş ve aşağılanmış olarak kovulmuştur

    Allah, şeytanın yaptığı itaatsizlikle küçük düştüğünü bir ayetinde şöyle haber vermiştir:

    (Allah cc) "Öyleyse ordan in, orda büyüklenmen senin (hakkın) olmaz Hemen çık Gerçekten sen, küçük düşenlerdensin" (Araf Suresi, 13)

    Şeytan, en büyük aşağılanmayı ise cehennemde yaşayacak ve herşeyin üstünde gördüğü gururu yüzünden sonsuza kadar azap içinde kalacaktır

    Şeytan, insanları da kendisi gibi doğru yoldan saptırmak için kesin karar vermiştir Bu nedenle, tüm gücünü insanları günaha sürüklemek için kullanır İnsanların gurur ve kibirlerini de, aynı kendisinde olduğu gibi, onların aleyhinde teşvik eder Bu nedenle kibir, kendini beğenmişlik, hata veya kusur kabul etmemek, kendini her zaman üstün ve yeterli görmek, bir insan için olabilecek en önemli tehlikelerdendir Bu özellikler insanları hep günaha yöneltir; ve insanların itaatsiz, asi, sinirli, saldırgan, alaycı, küstah olmalarına neden olur Allah bir ayetinde bunu şöyle bildirir:

    Ona: "Allah'tan kork" denildiğinde, büyüklük gururu onu günaha sürükler, kuşatır Böylesine cehennem yeter; ne kötü bir yataktır o (Bakara Suresi, 206)

    "Büyüklük gururu"nun insanı sürüklediği günahlardan biri de yalandır İnsanlar, çoğu zaman kibirlerinden dolayı bazı gerçekleri kabul etmek istemez ve hemen yalana başvururlar Örneğin, böyle biri, işinde bir hata yaptığında bunu kabul etmek istemez; bilgisiz veya beceriksiz görüneceğini düşündüğü ve insanların gözünde küçük düşeceğini sandığı için, hemen yalan söyler Ya da bir şeyi almayı unuttuğunda, onu unuttuğunu söylemek istemez, onun yerine "gittim ama kalmamıştı" der

    Oysa, yalan insanı çok daha küçük durumlara düşüren bir beladır Ama bazı insanlar, karşılaştıkları olaylarda, sağlıklı düşünemeyerek, sırf o an kendilerini kurtarabilmek için hemen yalan söylerler Halbuki yalanların birçoğu anlaşılır ve bu kez insanların gözünde daha da küçük düşerler Ayrıca, insanın bir de ahirette alabileceği karşılık ve bu yüzden düşebileceği çok daha aşağılık bir durum olduğunu unutmaması gerekir

    Allah bir ayette, insanlara hevalarına uyup, sözü değiştirerek adaletten sapmamaları gerektiğini şöyle bildirmektedir:
    …Öyleyse adaletten dönüp heva (tutkuları)nıza uymayın Eğer dilinizi eğip büker (sözü geveler) ya da yüz çevirirseniz, şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır (Nisa Suresi, 135)

    Samimi bir mümin, hiçbir zaman kendini, kendi çıkarlarını Allah'ın hoşnutluğunun ve sevgisinin üstünde tutmaz Allah'a olan sevgisi ve bağlılığı, Allah'ın hoşnut olmayacağı şeyler yapmasına engel olur

    Ayrıca bir insan eğer gerçekten bir şeref veya üstünlük istiyorsa, bunu dine inanmayanların metodları ile yapmamalıdır Gerçek üstünlüğün nasıl kazanılacağı Kuran'da yazılıdır Allah'a ve Kuran'a uyan ise, gerçekten üstün olur Kuran'da Allah şöyle buyurmaktadır:

    Oysa izzet (güç, onur ve üstünlük) Allah'ın, O'nun Resûlü'nün ve mü'minlerindir Ancak münafıklar bilmiyorlar (Münafikun Suresi,
    Kim izzeti istiyorsa, artık bütün izzet Allah'ındır Güzel söz O'na yükselir, salih amel de onu yükseltir Kötülükleri tasarlayıp düzenleyenler ise; onlar için şiddetli bir azap vardır Onların tasarladıkları 'boşa çıkıp bozulur' (Fatır Suresi, 10)

    Alışkanlık ile söylenen yalanlar


    İnsanların önemli bir kısmının dilleri yalan söylemeye alışmıştır Özellikle çocukluk ve gençlik yıllarında bazı insanlar, hiç tereddüt etmeden yalan söyleyebilmektedirler Örneğin, arkadaşlarıyla gittiği yeri söyleme konusunda gençlerin birçoğunun ağzı yalana alışıktır Ya da, insanlara genelde bir şeyi neden yapmadıkları sorulduğunda, yanlış bir şey yaptıklarında, bir şeyi unuttuklarında yaptıkları açıklamalar yalan olabilmektedir Ağzı yalan söylemeye alışık olan bu insanlar, bu tür yalanları çoğu zaman hiç düşünmeden söylerler Biraz düşünseler, samimi verdikleri cevapta kendileri için bir sakınca olmayacağını göreceklerdir Ancak, çocukluklarından itibaren bu tür durumlarda yalan söylemeye alıştıkları için, yine bu yönteme başvururlar

    Yalanın ortaya çıktığı başka bir durum ise, insanların fikirlerine başvurulduğu anlardır Bazı insanlar bir konu hakkında düşünceleri sorulduğunda, genellikle gerçek düşüncelerini dile getirmek yerine, karşı tarafın duymak istediklerini veya çıkarlarına ters düşmeyecek olan cevabı vermeyi tercih ederler Karşı tarafın istediği cevabı vermenin altında ise ya korku ya da karşısındaki insanın rızasını kazanma isteği yatmaktadır

    Kendi çıkarına ters düşmeyecek cevabı vermek, dinden uzak yaşayan kimseler arasında yaygın bir davranıştır Bu tür insanlar savunma mantığı ile hareket ederek, "tabii ki kendi çıkarlarımı korumak zorundayım" şeklinde bir anlayış geliştirmişlerdir Bu mantık, toplumun din ahlakından uzak yaşayan bireyleri tarafından çok normal karşılanır Hatta Kuran ahlakını yaşayan bir insanın, adaleti gözetmek amacıyla kendi çıkarını zedeleyecek bir açıklamada bulunması "güzel ahlak" olarak değerlendirilmez; bunun yerine bu üstün ahlaklı kişiye "saflık" veya "iş bilmemezlik" gibi yakıştırmalarda bulunulur

    İnsanların kendi çıkarlarını korumak için zararsız gördükleri yalanlar çeşitlendirilebilir Örneğin, birçok insan, bir arkadaşı borç para istediğinde imkanı olduğu halde vermek istemiyorsa hemen yalana başvurur Vermek istemediğini söylemez hatta karşı atağa geçerek kendisinin de "borç para aradığı" veya "işlerinin çok kötü gittiği" yalanını söyler Bu taktik, karşı tarafın isteğini baştan engelleme amacı taşımaktadır Kuran ahlakından uzak yaşayan insanların arasında yaygın olarak rastlanılan bu davranış bir ahlak bozukluğu olarak görülmemektedir

    Bunun dışında yalanı, belli bir maksada dayandırmadan, alışkanlık haline getiren insanlara da rastlamak mümkündür Bu yalanlar çoğu zaman, kişinin konuşacak bir konusu olmamasına veya dikkat çekmek istemesine de dayanabilir Örneğin kimseyi ilgilendirmediği halde gece bir kere uyanan bir insan, sabah kalkınca "bütün gece uyumadım" diyebilmektedir Böyle bir insan sadece birkaç saat aç kalınca da, "bütün gün hiçbir şey yemedim" der veya başı hafif ağrır, ama çok ağrıdığını ve ağrıdan hiçbir şey yapamadığını söyler

    Bunlar hiç kimseye zarar vermeyecek, küçük yalanlar olarak algılanabilir Ancak aslında küçük veya büyük tamamı yalandır ve Allah katında hoşnut olunmayacağı bildirilmiş davranışlardır

    Alay etmek ve kızdırmak için söylenen yalanlar


    Yalanın sebeplerinden biri, karşıdaki kişiyi kızdırmak, o kişiye onu saymadığını ve umursamadığını göstermektir Sözgelimi, verdiği bir randevuya geciken kişi, beklettiği arkadaşının "bu saate kadar neredeydin?" sorusuna, yalan olduğu çok açık olan bir cevap verebilir Burada aslında amacı, karşısındaki kişinin beklemesini umursamadığını, onun taleplerine değer vermediğini belirtmek ve onu kendi deyimleriyle "enayi" yerine koyarak kızdırmaktır

    Alay etmek için yalan söylemek de yaygın görülen bir ahlaksızlıktır Örneğin alay etmek niyetinde olan bir insan, arkadaşını olmamış bir olayın gerçekleştiğine inandırır Arkadaşının anlattıklarına inanması, bu hayali olayı inanarak başkalarına anlatması, bunun sonucunda çevresinde "saf" görülmesi, yalan söyleyen ve aynı zamanda alaycı olan insanı eğlendirir Bu insan, arkadaşının saflığı ile alay eder, kendisini ise çok kurnaz ve zeki zanneder Oysa hem Allah'ın razı olmayacağı bir tavır sergilemiştir, hem de itici ve sevilmeyen bir insan olmuştur Dolayısıyla kendi kurduğu tuzağa kendisi düşmüş, başkalarını küçük düşürmek isterken kendisi küçük düşmüştür

    Allah yalan gibi alayı da yasakladığını Hucurat Suresi'nde şöyle bildirmektedir:

    Ey iman edenler, bir kavim (bir başka) kavimle alay etmesin, belki kendilerinden daha hayırlıdırlar; kadınlar da kadınlarla (alay etmesin), belki kendilerinden daha hayırlıdırlar (Hucurat Suresi, 11)
    Bazı insanlar, umursuzca, hiç düşünmeden, birkaç dakika için kendilerini alay ederek ve yalan söyleyerek eğlendirmek isterken, aslında Allah'ın hoşnut olmadığı ve Kuran'da kötü ahlak olarak bildirdiği davranışları göstermektedirler Kuran'ın mantığı ile düşünmeyen insanlar, kendilerine bu yaptıklarının kötü bir davranış olduğu söylendiğinde, "bunda ne var ki, sadece eğleniyorduk" diyebilmektedirler Oysa, alay etmek ve yalan söylemek kötü özelliklerdir

    Bu iki özelliğin içinde yaşadıkları toplumda yaygın olması, hatta çoğu kişi tarafından bir alışkanlık haline getirilmiş olması da, bu özelliklerin İslam ahlakına uygun olmadıkları gerçeğini değiştirmez

    Ve dolayısıyla bu tavırları meşrulaştırmaz Ayrıca bu insanlar bir kez vicdanlarının sesine kulak verseler ve herkesin kendileri gibi olduğu bir ortamda yaşamak isteyip istemeyecekleri sorusunu cevaplandırsalar gerçeği göreceklerdir Hiçbir insan çevresindekilere karşı sergilediği bu kötü davranışların kendisine yapılmasını istemez, bunu isteyip istemediği sorulsa şiddetle reddeder.


    alıntı


    Paylaş
    Gurur ve kibir nedeniyle söylenen yalanlar Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Yalan söylemek bir insanın zor durumundan kaçmak için sığındığı en basit yoldur. Bir kere yalan söyleyen artık alışkanlık haline geldiği için zor kuratarır bu nedenle başlamamak daha iyi.



ahlaksızkişilerin özelliklerin,  kibirli insanlara söylenen sözler,  gurur söylenecek sözler,  kibirli insanlara söylenecek sözler,  kibirlilere söylenecek sözler