Mumine Ahlak ve Kötü Ahlak / Kötü huy ve Sıfatlar Forumundan Tutulmayan Sözler Salgın Bir Hastalık; Ahde Vefa Göstermemek Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Tutulmayan Sözler Salgın Bir Hastalık; Ahde Vefa Göstermemek

    Reklam







    TUTULMAYAN SÖZLER SALGIN BİR HASTALIK; AHDE VEFA GÖSTERMEMEK

    Söz vermek, verdiği sözde durmak, yaptığı her işte ve anlaşmada sadık kalmak ‘ahde vefa’dır Yani, özü ve sözü bir olmaktır Belki de insanı insan yapan en önemli hususlardan biridir ahde vefa
    Kelime anlamıyla, ‘ahid’ ve ‘akit’ sözlü ve yazılı olarak tespit edilen anlaşma demektir ‘Vefa’ da yapılan anlaşmanın icaplarını bütünüyle yerine getirmektir Peki gerçek ahde vefa nedir?

    İnsanlığın İlk Ahdi

    İnsanlığın en eski sözü, misak’ı bir ahdi vardı: “Evet sen bizim Rabbimizsin” Bizler Rab olarak seni biliriz, sana iman eder ve ancak sana kulluk ederiz…
    Evet, insanlık, ilk ahdini bu şekilde ikrar etmişti Rabb’ine karşı Bütün Peygamberler de ümmetlerine verdikleri bu sözü hatırlatarak, onlara gerçek, doğru ve sağlam yolun ne olduğu göstermişti Kimisi iman etmiş kimisi de etmemişti…

    Ve Allah-u Zülcelal verilen bu sözü son bir kez daha şu şekilde hatırlattı: “Kıyamet günü de, biz bunlardan habersizdik demeyesiniz diye, Rabbin âdemoğullarından, onların bellerinden zürriyetlerini çıkardı Onları kendilerine şahit tuttu ve dedi ki: ‘Ben sizin Rabbiniz değil miyim?’ (Onlar da) ‘Evet buna şahit olduk’ (sen bizim Rabbimizsin), dediler” (1)
    Görüldüğü gibi bizlerin öncelikle yerine getirmemiz gereken ahid, Allah-u Zülcelal’e verdiğimiz ahittir Müslüman, her şeyden evvel iman etmekle, imanın gereklerini yerine getirmeye söz vermiş olmaktadır İmanın derecesi de söz vermiş olduğu ahde sadık kalıp kalmamasıyla ölçülmektedir

    “Mü’minler içinde öyle yiğitler vardır ki, Allah’a verdikleri sözlerine sadâkat gösterdiler Onlardan kimi ahdini yerine getirdi (çarpıştı, şehid oldu) kimi de sırasını beklemektedir Bunlar asla sözlerini değiştirmemişlerdir” (2)
    Elbette böylesine sözünün arkasında duran müminlerin aşamayacağı hiçbir zorluk da olamayacaktır

    Peygamber Efendimize (sav) Verilen Söz

    Akabe Bi’atı’nda bulunanlar, Resulullah’a (sav) şu şekilde biat etmişlerdi: "Refahta olduğu kadar sıkıntıda, sevinçte olduğu kadar üzüntüde de O’nu (sav) destekleyecek ve her konuda emirlerine itaat edeceğimize, Resûlullah'ı kendi nefislerimizden aziz tutup, durum ne olursa olsun ona muhalefet etmeyeceğimize, Allah yolunda hiç bir kınayıcının kınamasından korkmayacağımıza, Allah'a asla şirk koşmayacağımıza, hırsızlık ve zina yapmayacağımıza, çocuklarımızı öldürmeyeceğimize, kendiliğimizden uyduracağımız yalan ve dolanlarla hiç kimseye iftirada bulunmayacağımıza, hiç bir hayırlı işte Resûlullah'a muhalefet etmeyeceğimize dair bey'at ettik” (3)

    Böylelikle onlar Yesrib’in (Medine) ilk müslümanları oldular Bu şüphesiz, Peygamber Efendimize (sav) mutabaatın ve İslam’a sıkı sıkıya bağlanmanın bir göstergesiydi

    Akitlerde Sadakat

    Dinimiz yapılan sözleşmelere akitlere çok önem vererek, tarafların yapılan bu akitlere sadık kalmalarını ve şartlarını yerine getirmeleri üzerinde önemle durur Eğer şartlar yerine gelmezse kişilerin birbirlerine karşı itimatları kalmaz, güven sarsılır Bu yüzden konu hakkında gerek Kuran-ı Kerim’de ve gerekse hadis-i şeriflerde müslümanlar uyarılmıştır Güven ortamına zarar verecek, kişilerin birbirlerine karşı olan itimatlarını sarsacak davranışlardan çekinmeleri gerektiği belirtilerek, verdikleri sözleri yerine getirmemekten, yaptıkları akitleri bozmaktan men edilmişlerdir
    Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır: “Onlar ahdini yerine getirenler ve verdikleri sözü bozmayanlardır” (4) Bu ayet-i kerimede muttakî müslümanların ahidlerini ifa ettikleri ve verdikleri sözü yerine getirdikleri bildirilmektedir
    Diğer bir ayet-i kerimede de şöyle buyurulmaktadır: “Mü’minler emanetlerine, akitlerine riayet ederler” (5)

    Münafıklık Alameti

    İslam güzel ahlak üzerine kurulmuştur Mümin bir diğerini aldatmaz Verdiği sözü tutar Yalan söylemez Çünkü yalan söylemek, sözünde durmamak, ahde vefasızlık; münafıklık alametlerinden sayılmaktadır
    Nitekim bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurmaktadır: “Dört şey vardır ki bunlar kimde bulunursa o kimse halis münafıktır Kimde bunlardan bir haslet bulunursa onu bırakıncaya kadar, kendisinde nifaktan bir haslet vardır (O hasletler): Kendisine bir şey emanet olunursa hıyanet eder, konuşunca yalan söyler, söz verince sözünde durmaz, kavga ederse baştan çıkar (haktan ayrılır)” (6)

    Diğer bir hadis-i şerifte de şöyle buyrulmaktadır: “Kıyamet gününde sözünde durmayan her hain için bir sancak (dikilecek) bu filanın vefasızlığıdır, hıyanetidir denilecektir” (7)
    En dikkati çeken hadisi şerif ise: ‘Bizi aldatan bizden değildir’ hadisidir (8)

    En Güzel Örnek

    Her hususta olduğu gibi bu konuda da bizlere örnek, Peygamber Efendimiz (sav) olmalıdır O hayatı boyunca, peygamberlikten önce ve sonrasında, bütün akitlerine sadık kalmış ve biz ümmetine de ahidlerini ifa etmeleri, sözlerini yerine getirmelerini tavsiye buyurmuştur
    Peygamberimiz verdiği sözde duran, yaptığı anlaşmaya bağlı kalan en büyük insandır Bu hususta dostunu da, düşmanını da ayırt etmemiştir Dostuna verdiği bir sözde durup, onu yerine getirdiği gibi, düşmanlarıyla yaptığı anlaşmaya da sadık kalmış, her ne pahasına olursa olsun, aykırı harekette bulunmamıştır

    Peygamberliğinden önce ticarî hususta bir dostuna verdiği sözü tutmak için üç gün beklemesi meşhurdur O adam unutup gelmediği halde, "Nasıl olsa artık gelmez" diyerek çekip gitmemiş, verdiği sözde durmanın en güzel örneğini bizlere sunmuştur

    Tutulmayan Sözler ve Kayıplarımız

    Günlük yaşantımızda, bir çok konuda birbirimize sözler veririz Gerek beşeri ilişkilerimiz, gerekse ticari ilişkilerimiz hep söz üzerine dayalıdır Zaman zamanda bu hususları yazılı hale getiririz
    En basit örneğiyle, kişi belli bir saatte bir yerde bulunacağını söylese, bu bir sözleşme hükmündedir Sözün yerine getirilmesine bir engel çıktığı takdirde karşı tarafa, buluşma saatinden önce haber verilip özür dilenmelidir
    Alınan ve zamanında ödenmeyen borçlar da bunun dışında değildir Müslümanın sözü karşı tarafa verilmiş bir senet gibidir O bakımdan verilen söz küçüğüne, büyüğüne bakmadan mutlaka yerine getirilmelidir Maalesef günümüzde inananlar olarak bu konuya gereken önemi veremiyoruz

    Ahde vefâ olmayınca, verilen sözler yerine getirilmeyince, insanlarında birbirlerine karşı güven ve saygısı kalmamaktadır Toplumun yardımıyla yapılacak bir çok hayırlı hizmetlerde aksama olmakta ya da tamamen yapılamaz hâle gelmektedir
    Her şeyin ötesinde, zaman kaybı, para kaybı, güven kaybı, itimatsızlık oluşmaktadır Hatta verilen sözlerin yerine getirilmemesini bahane ederek, gereksiz yalanlarla kişi başka yönden de zarara uğramaktadır Dolayısıyla kişilerin birbirlerine hakları geçmektedir İnananlar olarak en kötü şartlarda bile sadakatle verdiğimiz sözleri muhakkak yerine getirmeliyiz Anamıza, babamıza, yakınlarımıza, dostlarımıza özetle birbirimize karşı da vefâlı olmalıyız

    İbret Tablolarından

    Peygamberimiz en sıkışık ve en zor şartlar altında bulunsa dahi, verilen sözde durmayı, netice kendisinin aleyhine de olsa hiçbir surette vefasızlık göstermemeyi tavsiye etmiştir
    Bedir Savaşı için hazırlıklar yapılıp İslâm ordusu Medine'den ayrıldığı sırada Huzeyfe el-Yemâni ile babası Huzeyl, Peygamberimizle birlikte çarpışmak üzere yola çıkmışlardı Müşrikler, baba-oğulu yolda görerek sorguya çektiler: "Siz herhalde Muhammed'in yanına gitmek istiyorsunuz"

    "Evet, bizim bundan başka bir niyetimiz yoktur" dediler Bunun üzerine müşrikler, onlardan Medine'ye dönmek, Peygamberimizle birlikte savaşta bulunmamak üzere söz aldılar Bir müddet sonra Huzeyfe ile babası Bedir'de Peygamberimizin huzuruna gelerek mücahitlerle birlikte savaşmak istediklerini söylediler, müşriklerle aralarında geçen hadiseyi de anlattılar
    Peygamberimiz, onların müşriklere verdikleri sözü öğrenince, insan gücüne o anda çok fazla ihtiyacı olmasına rağmen onlara şöyle dedi: "Hayır, siz Medine'ye dönün Onlara verdiğiniz sözü yerine getirin Biz de müşriklere karşı Allah'tan yardım isteriz Onun yardımı bize kâfidir" (9) Müşrik de olsa verilen sözde durmayı daha uygun görmek, ahdini bozmamak, yapılan anlaşmaya bağlı kalmak ancak bir Peygamberin gösterebileceği meziyettir Ve Müslümanlar da O’na uymak durumundadırlar

    Peygamber Efendimizin (sav) Hz Hatice (ranha) validemize karşı gösterdiği vefa da bu hususta bir diğer önemli örnektir Hz Aişe (ranha) validemiz şöyle diyor “Hz Hatice’den başka hiçbir kadına gıpta etmedim O, Rasûlullah ile olan nikahımdan üç yıl önce vefat etmişti Fakat Rasûlullah (sav) her zaman onu hatırlar, onun hatırasını anar, onun için keçi keser, etini yakınlarına, hizmetçilerine hediye eder, dağıtırdı” (10)

    Bireyselleşme ve bencilliğin günümüzün temel meselelerinden olduğu düşünüldüğünde, yukarıdaki örnekler, her zaman için büyük ibret tabloları olarak karşımızda duracaktır

    Sözünü yerine getirenler, ahdine vefa gösterenler hem Allah-u Zülcelal nezdinde hem de kullar nezdinde sevilen ve itibar görenlerdir Dürüst, emin ve güvenilir vasıflarıyla vasıflanmak her mümin için bir hedef olmanın ötesinde, her müminin üzerinde şerefle taşıması ve olmazsa olmaz bir meziyet olarak algılanmalıdır
    Allah-u Zülcelal verdiği sözü yerine getirmeyen, ahdini bozanların kötü sonuçlarını şu şekilde bizlere bildirmektedir “Allah’a verdikleri sözü kuvvetle pekiştirdikten sonra bozanlar ve Allah’ın riayet edilmesini emrettiği şeyleri terk edenler ve yer yüzünde fesat çıkaranlar, işte lânet onlar içindir ve kötü yurt (cehennem) onlar içindir”(11) Allah-u Zülcelal bizlere doğru, dürüst, sözüne güvenilen ve itibarlı müminlerden olmayı nasip etsin (Amin)

    Kaynaklar: 1) A‘râf 7/172 2) Ahzab/23 3)Buhari 4) Rad/20 5) Mü’minun/8 6) Buhari 7) Buhari 8) Müslim 9) Buhari 10) Buhari 11) Ra’d/ 25

    YALKIN TUNCAY




    Paylaş
    Tutulmayan Sözler Salgın Bir Hastalık; Ahde Vefa Göstermemek Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Bir Müslümanın güvenilir olması gerekir. Kendisine itibar edilmesi için bu özelliğini kaybetmemesi lazım. Doğru sözlü ve sözünde duran bir özelliğe sahip olması lazım.



tutulmayan sözlerle ilgili sözler,  ahde vefa ile ilgili güzel sözler,  ahde vefa sözleri,  ahde vefa ile ilgili hadisler,  güven kaybı ile ilgili sözler,  ahde vefa ile ilgili sloganlar,  ahde vefa ile ilgili sözler