Soru ve Cevaplarla İslam ve Konudışı Soru ve Cevaplar Forumundan Kurban kesmek, Allah’a yakınlık mıdır? Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Kurban kesmek, Allah’a yakınlık mıdır?

    Reklam




    Soru :Evvelki senelerde sadece kurban alan değil kapı kapı dolaşıp et dağıtan insanlarda da çok ciddi tesirler görülmüştü. Bu, kurbanın hem Allah’a kurbet hem de insanlara yakınlık hasıl eden bir yönü olduğuna emare sayılabilir mi?

    -Allah’a yaklaşmak için bir yol olan kurban, gönüllerin birbirine yakınlaşması için de önemli bir vesiledir. Sadece kurban değil, bütün ibadetler, fıkhî deyimiyle, taabbudî alana girer ve vahye göre şekillenmiştir. Evet, ibadetler “taabbudî”dir; yani, onları Allah emrettiği için, O’nun istediği zamanda, O’nun gösterdiği şekilde ve O’nun rızasını kazanmak niyetiyle yaparsak ya da sırf Allah yasakladığı için bazı şeylerden sakınırsak, işte o zaman yaptıklarımız ibadet hükmüne geçer ve bizi Allah’a yaklaştırır.


    -İhlas ve takva şuuru ile kurban kesen insan, bir taraftan rıza-yı ilahiyi kazanır, diğer yandan da böyle halis bir amel sayesinde gönüllere taht kurar. Bu şekilde gönüllere otağını
    kuran insanı da hiçbir güç oradan söküp atamaz.


    -İnsanların yüzde doksan dokuzunun kalbi kalbimizle beraber atıp dururken şirazeden çıkmış bir avuç insana takılıp kalmayalım; tehdit etseler de, önümüzü kesseler de onları görmeyelim. Şu kadar var ki, iyilikler yapılırken, ne o iyiliği yapanlar ne de başkaları zarar görmeliler. Bu itibarla, esbâba riâyet edilmeli; orada güzergah güvenliği sağlanmalı, yardımlar devletle ortak yapılmalı; mülkî amirlerle ve emniyet güçleriyle görüşülerek yapılacak iyilikler muhtaçlara kimse zarar görmeyecek şekilde ulaştırılmalıdır.


    -Necran Hristiyanları, Hicri 9. yılda Peygamber Efendimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem) kendilerine yazdığı bir mektup üzerine, oldukça kalabalık bir heyet halinde gelerek birkaç gün Medine’de kalmışlardı. Necranlıların Medine’de kaldıkları süre boyunca kendileriyle ‘İslâm dini’ hakkında, hususen de ‘İslâm nazarında Hazreti İsa ve Hazreti Meryem’in yerleri’ olmak üzere birçok mesele üzerinde konuşmalar ve müzakereler yapılmıştı. İbadet vakitleri geldiğinde Peygamber Efendimiz’in (aleyhissalatü vesselam) izniyle Mescid-i Nebevî’de doğu tarafına yönelerek ibadetlerini de yapabilen Necranlılar, hakikati kabule bir türlü yanaşmayınca, Hazreti Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ilahi emir gereği mübaheleyi teklif etmişti. Necranlılar Rasûl-ü Ekrem’in heybet ve inandırıcılığı karşısında heyecana kapılarak hemen mübaheleyi kabul etmediklerini bildirmiş, vatandaşlık vergisi vererek İslâm hâkimiyeti altında yaşamayı benimsediklerini söylemişlerdi. Peygamber Efendimiz de onlara, kendilerine tanınan hakları ve yükümlülükleri bildiren bir emanname vermişti. Rasûlullahın hak Peygamber olduğunu bildiği ve kardeşine söylediği halde iman etmeyen Necran Piskoposu ve beraberindekiler, Rum krallarının verdiği malları ellerinden kaçırmak endişesiyle şehadet getirmekten yüz çevirmişlerdi. Bununla beraber, gönülleri fethedilmişti ve “Müslüman olmayacağız ama bundan sonra bizden endişe etmeyin!” demişlerdi.


    -Günümüzde de bazı kimselerin benzer menfaatlerden vazgeçemedikleri için yalnış yolda ısrar edebilecekleri göz önünde bulundurulmalıdır. Fakat insanların tabiatında bir centilmenlik vardır, fıtratları arınmaya müsaittir; donanımları tevbeye, inabeye, evbeye açıktır; dolayısıyla da bugün hata edenlerin yarın gelip helallik dilemeleri her zaman muhtemeldir. Bu açıdan da, günümüzde yaşanan çeşitli gurbetlerden sıyrılmak için kurban gibi kurbet vesileleri çok iyi değerlendirilmelidir. Hatta, bu konuda başkalarına da örnek olunmalı ve diğer insanlar/kurumlar da bu hayır seferberliğine teşvik edilmelidir. Nitekim, Allah Rasûlü (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:


    “Bir iyiliğe öncülük eden kimseye o iyiliği yapanın ecri gibi sevap vardır.” (Müslim, İmâre 133)
    Fethullah Gülen



    Paylaş
    Kurban kesmek, Allah’a yakınlık mıdır? Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Kurban kesmek bir ibadettir. Allahu tealanın emrettiğini yerine getirmek anlamına gelir. Hem bu görevi yerine getirmek hem de etin dağıtılması ile fakirlerin doyurulması sağlanmaktadır.