Soru ve Cevaplarla İslam ve Konudışı Soru ve Cevaplar Forumundan Sarhoşluk neden ileri gelir? Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Sarhoşluk neden ileri gelir?

    Reklam




    Sarhoş şahsın içtiği içki miktarı arttıkça, kandaki alkol miktarının artacağı şüphesizdir. Bilineceği gibi, vücudun alkolü yakma sürati bir saatte ancak 5-10 santimetreküptür. Bu miktardan fazla alkol vücuda girerse kandaki alkol nisbetide artacaktır. İşte şahısta görülen sarhoşluk belirtileri kandaki alkolün beyine olan tesirlerinden ileri gelmektedir. Kana karışan alkol miktarı ile, beyinde tesir altında kalan saha arasında bir alâka mevcuttur. Meselâ 70 kiloluk bir adam, şayet aç karnına iki şişe bira içecek olursa, kanında mevcut olan alkolün miktarı %0,05 (on binde beş) olur. Kandaki bu miktar alkol ile beynin dış cidarlarının, bilhassa endişe ve merakla alâkalı merkezlerin normal faaliyeti zarar görür. İçki içen kimseye yalancı bir iyilik hali verir. Her şeyi sanki toz pembe görmeye başlar. Utanma hissi kaybolur. Tıpta buna öfori denir. Bu durumda şahsın kendi kendisini kontrol mekanizması kaybolmuştur. Sarhoş gelişigüzel ve abuk sabuk sözler söylemeye başlar. Yaptığı her işin en iyisini yaptığına emindir. Meselâ bir sarhoşa daktiloda yazı yazdırsanız, sarhoş olmadan önce iyi yazı yazsa da, hatalarla dolu bir yazıyı önünüze getirecektir. Buna rağmen kendisi en hatasız bir yazı yazdığını ileri sürer. Sarhoşu bir atış taliminde atış yaptırsanız, hep karavana atış yapan sarhoş, hep on ikiden vurduğunu zanneder. Ayrıca böyle bir halde vasıta kullanan veya bir işte çalışan kimsenin araba kazası veya iş kazası yapma ihtimâlide artmıştır. Bu ihtimâl sarhoşluk arttıkça daha da artacaktır.Şayet bir sarhoş, kanındaki alkol nisbeti %0,1’e (binde bir) yükselecek kadar içki kullanmışsa, beynin arkasında bulunan motor merkezlerdeki faaliyetler bastırılacaktır. Bu ise şahsın adalelerine hâkim olabilme kabiliyetinin yavaş yavaş kaybolmasına yol açacaktır. Şayet kanındaki alkol nisbeti %0,2(binde iki) ye yükselirse, orta beynin daha derin kısımları tesir altında kalacak ve sarhoşu bir rehâvet basacaktır. Alkol nisbeti %0,5 (binde beş)’i geçerse, beyin sapı diye adlandırılan kısımdaki solunum merkezi felce uğrayacak ve sarhoş baygınlığı müteâkip sessizce hayatını kaybedecektir. Bu şekilde çok sarhoşlar içki masasında hayatlarını kaybetmişlerdir.Alkolün %97’si karaciğerde okside olur, yani yanar. Burada su ve karbon diokside kadar parçalanır. Geri kalan %3’ü böbreklerden idrarla, deriden ter vasıtasıyla ve akciğerlerden solunum vasıtası ile atılır. Onun için içki içen şahsın ağzı alkol kokar. Ayrıca çok sık idrara çıkmak ihtiyacını hisseder.Karaciğerde saatte ancak 10 cm3 kadar alkol yanabilir. Bunun haricinde hiçbir şey, yani ne açık hava ve egzersiz, ne sıcak kahve, ne de soğuk banyo, vücuttan alkolün atılmasına faydası yoktur. Sadece zamanın geçmesi ile alkolün vücuttan tasfiyesi mümkün olur. Şahsın içtiği içki artsa da alkolün vücuttaki yanma sürati artmaz. Bu neticeye göre bir şişe biranın tesirinin geçmesi ortalama 2,5-3 saatte mümkün olabilir.İçkiden dolayı kanındaki alkol yüzdesi %0,50 (binde beşe) çıkan şahıslar etil alkolün zehirleyici tesiri ile ölürler. Böyle çok insanlar, bir seferde fazla miktarda alkollü içki aldıklarından dolayı zehirlenip ölmüşlerdir.ALKOLÜN TESİR BASAMAKLARI1. Zihnî FaaliyetlerKandaki alkol nisbeti %0,05 (on binde beş) ise, (ki bu miktar alkol, aç karnına içilen iki şişe biradan da ileri gelebilir) önce sadece insana has olan, davranışların en yüksek seviyesi sayılan zihnî faaliyetlere zararı olur. Matematik hesapları yanlış yapar. Kararları ve hükümleri hatalıdır. Dikkati azalmıştır. Hafızası bozuktur. Duyduğu sesler hakkındaki hükümleri yanlıştır. Edep hissi azalmıştır. Kalabalıkta utanmadan idrarını açıkta yapabilir.2. Fizikî FaaliyetlerKandaki alkol yüzdesi %0,1 (binde bir) olunca, beynin alt kısmına ve arkadaki motor merkezlere tesir eder. Beyinciğe tesiri olur. Kasların intizamlı çalışması bozulmuştur. Şahıs bunun için düzenli yürüyemez, yalpalar. Dil kaslarının intizamlı çalışması olmadığından, boğuk ve anlaşılmayacak tarzda konuşur. Şahısta görme bulanıktır. Yürüme yanında, koşma ve diğer atletik kabiliyetler de bozulmuştur.3. Hayatî FaaliyetlerKandaki alkol yüzdesi %0,5 (binde beş) veya daha fazla olursa, alkol beyin sapına tesir eder. Solunum felç olur, kalb durur. Şahıs alkol zehirlenmesinden ölür gider.Beyin Hücrelerindeki Tahribat İlk Kadeh İçki İle Başlar.Herkes çok içki içmenin vücuda zararlı olduğunu kesinlikle kabul eder. Ancak bazı içkiye alışık olanlar; “Evet, şüphesiz içki içmek zararlıdır. Ancak bu çok fazla içilirse meydana gelir. Az içilirse zararı olmaz” derler. Bu sözlerle o şahıslar ancak kendilerini aldatırlar. Bugün kesin deliller göstermiştir ki, içki az miktarda alınsa da kesinlikle vücutta kalıcı zararlar bırakmaktadır. Hatta beyin hücrelerindeki tahribat ilk kadeh içki ile başlamaktadır.Kılcal Damarların TıkanmasıAlkolün beyin üzerindeki zincirleme tesirlere nasıl sebep olduğu meselesi fizyoloji âlimlerini uzun zamandan beri uğraştırıyordu. 1940 yılından bu yana sayıları çoğalan âlimler, alkolün bu tesirlerinin direkt değil de, dolayısı ile olduğunu anladılar. Şöyle ki, beyin hücreleri normal faaliyetlerinin devamı için, bütün vücud hücrelerinde olduğu gibi, oksijene muhtaçtırlar. İşte alkol, beyin hücrelerini oksijenden mahrum ederek, beynin farklı kısımlarına tesir eder. Bu teori kuvvetli desteğini şu misâlde bulur: Çeşitli çalışmalar göstermiştir ki, bir pilot 2700 metrenin üzerine çıkanca âdeta sarhoş bir şahsın haline benzer uyuşukluk halini hissedebilir. Aynı pilot, oksijen maskesi takmadan 5400 metrenin üzerine çıkacak olursa, oksijensizlikten solunum merkezinin faaliyeti duracak ve pilot hayatını kaybedecektir.



    Paylaş
    Sarhoşluk neden ileri gelir? Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Güney Corolina (Karolin) Tıp Fakültesinden Prof.Dr. Melvin Knisely ve çalışma arkadaşları, yaptıkları çeşitli tecrübelerle alkolün beyin hücrelerini nasıl oksijenden mahrum ettiklerini göstermişlerdir. Normal ve sıhhatli bir insanda, kalb, kanı atardamarlardan geçirerek, vücudun bütün organlarına yayılan fevkalâde ince kılcal damarlara kadar pompalayacak biçimde yaratılmıştır. Kılcal damarlarda seyreden alyuvarların taşıdığı oksijen dokulara verilir ve dokularda birikmiş artıklar ve karbon dioksit kana geçer. Bu oksijen ve karbondioksit alışverişinin davamı ile dokuların hayatiyeti devam eder. Sıtma, tifo gibi elliden fazla hastalık tipinde ise bazı sebeplerden dolayı alyuvarların kümeler halinde pıhtılaşmasından, ince olan kılcal damarlar tıkanır. Neticede dokular oksijensiz kalır ve dokulardaki hücreler ölürler.İçki ve Göz KüresiAlkol, yukarıda bahsi geçen hastalıklardakine benzer mekanizma ile kapillerler de yani kılcal damarlarda tıkanmaya, dolayısı ile oksijensiz kalan o bölgelerdeki hücrelerin ölümüne yol açmaktadır. Dr. Knisely, çalışmasında, göz küresi saydam tabakasının hemen altında yayılmış bulunan kılcal damarları ışıklandırmıştı. Böylece, bu araştırmacı, insanda görülen elliden fazla değişik hastalıklarda, kanda pıhtılaşma ve kılcal damarlarda tıkanma olduğunu müşahede etti. Araştırıcının en enteresan müşahedesi ise, alkolle alâkalı idi. Dr. Knisely, alkol verdiği hayvanlarda da bu pıhtılaşmayı gördü. Öyle ki hayvana verilen alkol yüzdesi arttıkça, gözdeki kılcal damarlardaki alyuvarlarda da, pıhtılaşma oranı artmakta idi.Dr. Knisely ve arkadaşları, özel bir hastanede yatan alkol ile zehirlenmiş olan hastaları 17 ay gibi uzun bir zaman müddetince incelemeye tâbi tuttular. Hasta yatırıldığı zaman müşahedelerinde objektif olabilmek ve sonra kandaki alkol yüzdesini ölçmek için, hastadan kan aldılar. Gruptan iki kişi, hastanın göz kılcal damarlarını dikkatle incelediler. Netice olarak ta kandaki alkol miktarı arttıkça, gözdeki kılcal damarlarda kan akış hızının yavaşladığını buldular. Kandaki alkol yüzdesi arttıkça, tıkanmış kılcal damarlar sayısı da artmaktadır. Alkol yüzdesi en yüksek olanlarda, önemli sayıda kılcal damarlar tahrip olmakta ve gözde kanlanmalar teşekkül etmektedir.Beyin Ne Durumda?Normal olarak bir insan beyninde, milyarlarca sinir hücresi (nöron) bulunur. Bu hücrelerin bir özelliği doğumdan sonra, ölüme kadar sayılarının sabit kalmasıdır.Yani sinir hücreleri doğumdan sonra sayıca çoğalmazlar. İşte, yukarıda bahsedildiği gibi, alkol göz yuvarlağındaki kılcal damarları tıkayıp hücrelerde ölüme sebep olduğu gibi, beyinde de aynı neticeye sebep olmaktadır. İlk kadeh içkiyi içen şahısta dahi alkol beyinde bazı kılcal damarlarda tıkanmaya, dolayısı ile de birkaç bin sinir hücresinin oksijensizlikten ölümüne yol açmaktadır. Bu içki alışkanlığı devam ederse, beyinde telâfisi kesinlikle mümkün olmayan milyonlarca sinir hücrelerinin ölümüne yol açacaktır.Alkoliklerdeki belirtilen beyin hasarından dolayı, beyinle alakalı bütün fonksiyonlarda gerileme ve hasar vardır. Daha önce normal olan şahıslarda, içkiden ileri gelen beyin hasarından sonra, öğrenme, anlama, kavrama, hafıza, problem çözme, tecrit yani ayırt etme, dikkat ileriye dönük plan yapma vs. gibi, insanın insan olma özellikleri diyebileceğimiz beyinle alakalı bütün faaliyetlerde, aksama, gerileme ve kayıp söz konusudur. Her içki içen şahıs, içtiği içkinin miktarına göre, az çok, belli nisbetlerde bu kayıplardan hissedardır.Ancak son yıllarda yapılan araştırmalardan anlaşıldığına göre, içkilerde bulunan alkol, nörotoksik bir maddedir. Yani sinir hücrelerine zehir gibi tesir eder. Bizzat sinir hücrelerine zarar verip ölümlerine yol açar.Beyinde nöron diye adlandırılan sinir hücrelerinden başka, nöronların desteklenmesinde, beslenmesinde vasıta olan ve gliya hücreleri diye adlandırılan ikinci bir hücre grubu daha vardır. Alkol kullanan şahısta, sinir hücrelerinden başka, bu destekleyici gliya hücreleri de ölür, dejenere olurlar.Dr. C.B. Courville isimli meşhur bir nöropatolog, alkolün sinir sistemi üzerindeki tesirlerini, “Effects of Alcohol on the Nervous System of Man” isimli kitabında neşretmiştir.Bu araştırıcı, kendi otopsi müşahedelerine dayanarak, uzun seneler alkol almış şahısların beyinlerinin, âdeta içine su çekilmiş sünger gibi ödemli (sıvı birikmiş) olduğunu söylemiştir. Ayrıca aynı şahısların beyinlerinde çok sayıda küçük kanama odakları olduğunu, damarlarda fazlaca bir kan birikimi bulunduğunu da belirtmiştir. Dr. Courville, alkolik şahısların beyinlerinin kanamaya daha müsait olduğunu, normal şahısları öldürmeyecek kadarki darbelerde bile alkoliklerin öldüğünü kaydediyor.Alkolizm ve DelilikNorveçli psikiyatrist Dr. Otto Haugh, kendi geliştirdiği çalışmaları ile alkolik şahısların beyinlerindeki tahribatı açıkça göstermiştir. Bu şahıs pneumoencephalography (pnömo ensefalografi) diye adlandırıldığı metoduna göre, lokal anestezi altında omurilikten az miktarda beyin omurilik sıvısı almakta ve bunun yerine beyine zarar vermeyen hava verilmektedir. Hava, beyin boşluklarındaki sıvının yerini almakta, beyin hudutları görülmektedir. Alkolik şahıslarda beyindeki bu boşlukların büyüdüğü, röntgen filminde fark edilmektedir. Bu alkolik şahsın beyninin yenmesi değildir de nedir? Şaşırtıcı bir sonuç, bira içenlerde beyin hasarının, alkol yüzdesi en fazla olan içkilerden olan, viski içenlerdeki kadar, hatta daha fazla olması idi.Amerika Birleşik Devletleri’nde akıl hastanelerine yatırılan hastaların büyük ekseriyetinde, orta veya uzun müddet içki içtiklerine dair hikâye vermektedirler. Psikiyatrik hastalardan, alkolizm hikâyesi olanlar kesinlikle bilinmemekle beraber, %25-33 olarak tahmin edilmektedir. Alkol alanlar, kendi kendilerini delilik tehlikelerine attıklarını unutmasınlar.Karaciğer ve Diğer OrganlarHekimler, karaciğerde siroz hastalığının alkoliklerde, içki içmeyenlere göre sekiz misli daha fazla görüldüğünü çoktan beri biliyorlardı. Ancak bunun sebebi Dr. Knisley’in grubunun çalışmaları ile anlaşılmıştır. Alkol beyinde yaptığı gibi, karaciğer ve diğer organlarda da kılcal damarların tıkanmasına yol açmaktadır. İşte devamlı içki kullanan şahısların organları oksijen yokluğundan dolayı hücrelerin ölmesine sebep olmakta, buda çeşitli bozukluklar halinde kendisini göstermektedir.NeticeBütün bunlar ara sıra veya az da olsa içki içenlere ne ifade edecek? Bu hakikatler“Damlasından da olsa kendinizi koruyunuz” diye özetlenebilecek olan dinimizin hükmünün hak ve doğru olduğuna delil olmaz mı?Alkolik şahıslarda beyinde kanamaya olan meyil artmıştır. Normal şahısları öldürmeyen darbeler alkolikleri öldürebilir. Yukarıda bu sebepten ölmüş bir şahsınbeyni görülüyor.Diyanet İşleri BaşkanlığıSelam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet




sarhoşluk nedir,  sarhoşluk belirtileri,  Sarhosluk nedir