Soru ve Cevaplarla İslam ve Konudışı Soru ve Cevaplar Forumundan Haklı veya haksız olduğumuz hususlarda beddua caiz midir? Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Haklı veya haksız olduğumuz hususlarda beddua caiz midir?

    Reklam




    Beddua; Bir kimsenin başına kötü şeyler gelmesi için yapılan dua.
    Beddua, Farsça'da "kötü" anlamına ge­len bed ile Arapça'da "dileme, isteme" gibi anlamlara gelen dua kelimelerinden oluşmuş bir bileşik isimdir. Dinin zulüm ve haksızlık saydığı geçerli sebeplere da­yanması şartıyla beddua etmenin caiz olduğunu gösteren âyet ve hadisler var­dır. Nitekim müfessirlerin çoğu. "Allah kötü sözün alenen söylenmesini sevmez; ancak zulme uğrayanlar hariçtir" (1) mealindeki âyetin haksızlığa uğrayanların zalime beddua etmelerine izin verdiğini belirtmişlerdir.
    Ayrıca Hz. Peygamberin de müslümanlara işken­ce etmek, İslâm dinine şiddet ve baskı yoluyla karşı koymak gibi kötülükleriyle tanınan bazı müşriklere beddua ettiğini ve bu bedduasının etkisini gösterdiğini bildiren hadisler vardır. Bu hadislerin birinde verilen bilgiye göre Resûl-i Ek­rem, müşriklerin önde gelenlerinden Ebû Cehil, Ümeyye b. Halef (veya Übey b. Ha­lef), Utbe b. Rebîa, Şeybe b. Rebîa ve Ukbe b. Ebû Muayt'ın içinde bulunduğu ye­di kişi hakkında beddua etmiş ve hadi­sin râvisi İbn Mes'ûd'un bildirdiğine gö­re bu kişilerin hepsi Bedir Savaşı sıra­sında öldürülmüş, böylece Peygamber'in bedduası yerini bulmuştur (2). Yine Hz. Muhammed'in müslümanları uyarmak düşüncesiyle, para­ya taparcasına düşkün olan (3), ana babaya âsi olan (4) bazı kimselere ad vermeden beddua ettiği bilinmektedir.
    Özellikle mazlumun bedduasının ka­bul olunacağına dair bazı hadisler var­dır. Nitekim birçok kaynakta yer alan bir hadise göre Resûlullah Muâz b. Cebel'i Yemen'e vali olarak gönderirken bazı görevlerini sıraladıktan sonra, "Mazlumun bedduasından sakın! Çünkü onun­la Allah arasında perde yoktur" diyerek zulüm ve haksızlık konusunda onu uyar­mıştır(5).
    Ayrıca baş­ka hadislerinde de misafirin duası ve babanın çocuğu hakkındaki duası, ada­letli devlet başkanı ve oruçlu kimsenin duasıyla mazlumun bedduasının kabul edileceğinden şüphesi olmadığını belirt­miş(6), bizzat kendisi de mazlu­mun bedduasına uğramaktan Allah'a sı­ğınmıştır.(7)
    Bununla birlikte beddua Hz. Peygamber'den en az duyulan sözlerdendir. Bu­nun sebebi, İslâm ahlâkında af ve ihsa­na adaletten daha çok önem verilme­sidir. Nitekim, "Bir kötülüğün karşılığı onun dengi bir kötülüktür. Yine de bir kimse bağışlar ve böylece iyilik yolunu tutarsa artık onu ödüllendirmek Allah'a düşer"(8); "Kim sabreder ve bağışlarsa işte bu, muhakkak ki bü­yüklere yaraşır yüce davranışlardandır"(9) mealindeki âyetler ba­ğışlamanın üstünlüğünü açıkça göster­mektedir. Hatta bazı tefsirlerde, Uhud'da müslümanlara karşı savaşan müşrik­lerle ilgili olarak Hz. Muhammed'e hita­ben, "Senin yapacağın bir şey yok. Allah ya onların tövbelerini kabul edecek ya da kendilerine kötülük ettikleri için onları azaba uğratacaktır"(10) mealindeki âyetin, bazı müşriklere beddua eden Hz. Peygamberi ikaz et­mek maksadıyla geldiği, nitekim bu ki­şilerin sonradan müslüman oldukları be­lirtilmektedir(11).
    Esasen Hz. Muham­med'in (s.a.v.) genellikle İslâmiyet'e karşı dire­nenlere beddua etmek yerine onların hi­dayete ermeleri için dua ettiği bilinmektedir.(12)
    İslâm âlimleri, müslümanların olur ol­maz sebeplerle birbirleri aleyhine bed­dua etmelerinin İslâm ahlakıyla uyuşmayacağına dikkat çekmişlerdir. Bilhassa mutasavvıf ahlâkçılar bedduanın tasav­vufî edeple bağdaşmadığını belirtirler. Nitekim Gazzâlî tevekkül ehlinin uyması gereken kuralları sıralarken bunlardan birinin de malı çalınan kimsenin hırsıza beddua etmekten kaçınması olduğunu, eğer beddua ederse tevekkülünün bâtıl olacağını kaydettikten sonra zâhid ve mutasavvıfların zalime beddua etmek yerine ona acıdıklarını, ıslah olması için dua ettiklerini anlatan rivayetler(13) aktarır.(14)

    Müslüman olsun gayr-i müslim olsun haksız yere beddua etmek caiz değildir. "Kim bir zimmiye eziyet ederse ben onun davacısıyım. Ben kime (bu dünyada) davacı olursam, kıyamet gününde de davacı olurum." (15) mealindeki hadis, müslüman olmayanlara bile haksız yer beddua etmenin caiz olmadığını göstermektedir.

    Yapılan bir lânetin (bedduanın) yerine vardığında haksız yere yapıldıgını görünce sahibine döneceğini haber veren rivayetler vardır(16). Haksız yere beddua eden kişi bu durumda tevbe etmelidir

    Sorularla İslamiiyet


    Paylaş
    Haklı veya haksız olduğumuz hususlarda beddua caiz midir? Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    çok doğru güzel kardeşim,allahım muhafaza buyursun hepimizi,rabbime sığınırım,çok kötü olduğunu bildiğim bir kimseye bile birşey söylerken kendi kendime ürküyorum ve vazgeçiyorum,bu önemli bilgileri bilmeyen kardeşlerimizle paylaştığınız için çok teşekkür ederim allahım razı olsun



  3. 3
    teşekkürler.cümlemizden inşallah..



  4. 4
    Kayıtsız Üye
    Kocam bana cok iskence ediyo eve para getirmiyo aldigi ayligi ailesine veriyo birsey soyleyince beni dovuyo boguldum artik evde bisey oldugu zaman hemen ailesine anlatiyo birtane cocugum var onun hatirina sabrediyorum ama canimi yaktigi icin kocama beddua ediyorum gunah olurmu



  5. 5
    Kayıtsız Üye
    Cok ama cok canım yandı. Belki bu duruma düşmeyi ben hakettim ama insanlara hep güler yüz ve iyi niyetli yaklaştğmdan onların gözünde farklı algılandım. Yanlış anlaşıldm. Çok sonradan yüzüme gülen insanların bile arkamdan yalan yanlış şeyler konuştuğunu işittim ve yüreğim derinden sızladi. Böylelikle hayatmda hiç olmadığı kadar içten beddua ettim. Hâlâ aklıma geldikçe kızıyorum bedduamda kararlyim dyorum ama bazen de en iyisi Allah'a havale etmek diyorum. Allah hakkımı en güzel şekilde alsın mı demeliyim yoksa af mı etmeliyim. Affetsem gönül razı değil, affetmesem beddua edecm. Napablirim bana yardımcı olur musunuz



beddua ile ilgili ayetler,  beddua ile ilgili hadisler,  beddua etmek ile ilgili hadisler,  ah etmek ile ilgili hadisler,  beddua ile ilgili hadis,  beddua etmek ayet,  beddua etmekle ilgili ayetler