Soru ve Cevaplarla İslam ve Konudışı Soru ve Cevaplar Forumundan Ölüm yokluk mudur? Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Ölüm yokluk mudur?

    Reklam




    Ölüm yokluk mudur?

    Ölüm ruhun bedenden ayrılma olayıdır. Ölen ruh değil, bedendir. İnsan ise asıl olarak ruh demektir. Beden onun hanesi yahut elbisesi hükmündedir. Elbisenin değişmesiyle, yahut parçalanması, yok almasıyla kişinin varlığına bir zarar gelmez. Bu dünya hayatında bize bu bedeni giydiren ve kainatla olan münasebetimizi böylece kuran Rabbimiz, bizi bu alemden göç ettirdiğinde ruhumuzu bu elbiseden ayırmakta, bu binadan çıkarmaktadır. Berzah dediğimiz kabir hayatından sonra, insanlar ebedi bir hayat için yeniden diriltildiklerinde, yani ruhlara o aleme uygun bedenler verilecektir. Ölüm yokluk değildir. Hiçlik değildir.

    Bu konuda Nur Külliyatından şu hikmet dersini aktarmak isteriz:

    İnsan-ı mümine nur-u iman ile gösterir ki: Mevt, idam değil; tebdil-i mekândır. Kabir ise, zulümatlı bir kuyu ağzı değil; nuraniyetli âlemlerin kapısıdır. Dünya ise, bütün şaşaasıyla âhirete nisbeten bir zindan hükmündedir. Elbette zindan-ı dünyadan bostan-ı cinana çıkmak ve müziç dağdağa-i hayat-ı cismaniyeden âlem-i rahata ve meydan-ı tayeran-ı ervaha geçmek ve mahlukatın sıkıntılı gürültüsünden sıyrılıp huzur-u Rahmana gitmek; bin can ile arzu edilir bir seyahattir, belki bir saadettir. (Sözler, 204)

    Sizlere müjde! Mevt idam değil, hiçlik değil, fena değil, inkıraz değil, sönmek değil, firak-ı ebedî değil, adem değil, tesadüf değil, fâilsiz bir inidam değil. Belki bir Fâil-i Hakîm-i Rahîm tarafından bir terhistir, bir tebdil-i mekândır. Saadet-i Ebediye tarafına, vatan-ı aslîlerine bir sevkiyattır. Yüzde doksandokuz ahbabın mecmaı olan âlem-i berzaha bir visal kapısıdır. (Mektubat, 226)

    Nasılki hayatın dünyaya gelmesi bir halk ve takdir iledir; öyle de, dünyadan gitmesi de bir halk ve takdir ile, bir hikmet ve tedbir iledir. Çünki en basit tabaka-i hayat olan hayat-ı nebatiyenin mevti, hayattan daha muntazam bir eser-i sanat olduğunu gösteriyor. Zira meyvelerin, çekirdeklerin, tohumların mevti; tefessüh ile çürümek ve dağılmakla göründüğü halde, gayet muntazam bir muamele-i kimyeviye ve mizanlı bir imtizacat-ı unsuriye ve hikmetli bir teşekkülât-ı zerreviyeden ibaret olan bir yoğurmaktır ki, bu görünmeyen intizamlı ve hikmetli ölümü, sünbülün hayatıyla tezahür ediyor. Demek çekirdeğin mevti, sünbülün mebde-i hayatıdır; belki ayn-ı hayatı hükmünde olduğu için, şu ölüm dahi, hayat kadar mahluk ve muntazamdır.

    Hem zîhayat meyvelerin yahut hayvanların mide-i insaniyede ölümleri, hayat-ı insaniyeye çıkmalarına menşe olduğundan; "o mevt, onların hayatından daha muntazam ve mahluk" denilir.

    İşte en edna tabaka-i hayat olan hayat-ı nebatiyenin mevti; böyle mahluk, hikmetli ve intizamlı olsa, tabaka-i hayatın en ulvîsi olan hayat-ı insaniyenin başına gelen mevt, elbette yer altına girmiş bir çekirdeğin hava âleminde bir ağaç olması gibi, yer altına giren bir insan da, Âlem-i Berzahta, elbette bir hayat-ı bâkiye sünbülü verecektir. (Mektubat,8)





    Alaaddin Başar (Prof.Dr.)



    Paylaş
    Ölüm yokluk mudur? Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Ölüm yoklukmudur, değilmidir?..Çürüyüp toprak olan insan tekrar dirilebilecekmi? Bütün beşer tarihi boyunca çetin bir problem olarak tartışılmıştır ve tartışılmaktadır...Konu aklı aştığı için, taraflar, birbirlerini ikna etmekte güçlük çekmişlerdir ve çekeceklerdir...

    Bize göre akıl, bu konuda vahyin yardımına muhtaçtır...Aksi halde, Mevlana Hz.lerinin buyurdukları gibi ''Bataklığa saplanmış bir merkep gibi'' kalacaktır....işin içinden tek başına çıkamayacaktır...

    Şu anda, elimizde bulunan ve bozulmadan bize ulaşan tek vahiy kaynağıda, Yüce Kitabımız Kur'an-ı Kerimdir..Olaylara O'nun ışığında çözüm aramak lazım...

    İnsanoğlu, cansız topraktan yaratılarak diriltildi, sonra tekrar cansız toprağa döndü ve Cenab-ı hak vaad buyurduğu için tekrar diriltilecektir...Bu hususta Yüce Kitabımızın ikazı;

    ''Siz, cansız iken sizi O diriltti.Sonra sizi, O öldürecek, tekrar sizi O diriltecek ve nihayet yalnız O'na döndürüleceksiniz.''

    Görülüyorki yeniden diriliş, tabii ve akli bir zaruret olmayıp tamamı ile bir ilahi vaad' dan ibarettir...Yani, Yüce Allah vaad buyurmasa idi, hiç bir güç, hiç bir teknik ölüp giden canlıları diriltemezdi...

    Nitekim ölüm karşısında aczini idarak eden insanoğlu, sahip olduğu imkanları düşünerek yeniden dirilişi inkara yönelebilir...Kendi güçsüzlüğünü Yaratıcıya teşmile kalkışıp küfre düşebilir..

    Yeniden dirilişe, tabiat kanunlarının izin vermiyeceğini zannnedenler, kesin olarak bilmelidirlerki, tabiat kanunları Yüce Allah ve O'nun yaratıcı iradesini değil, bütün yaratılmışlar gibi, ve bizim irademizi dizginler..

    Cenab-ı Allah'ı bağlayan ve acze düşüren hiç bir kanun ve adet olamaz..!



Ölüm yoklukmudur