Mumine.com ve Konu Dışı Başlıklar Forumundan Kalbe Çöken Sis Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Kalbe Çöken Sis

    Reklam




    Kalbe Çöken Sis

    Mehmet ERDOĞAN

    Günah, kaoslu karanlık bir iklim. Günah, ruh kentine düşen nötron bombası. Günah, şeytanın nefsi bir ajan gibi kullanarak ruha hazırladığı komplo, skandal. Günah ümitsizlik iklimine yelken açmanın bir başka adı. Günah kararmanın, solmanın, sararmanın, ölmenin ilk adımı.

    Bakın, bir büyük düşünür bu hususta ne diyor: "Günah iradenin yüzüne atılmış bir tükrük ve ruha içirilmiş bir zakkumdur." "Nefis ister günahı ilk kez. Şeytan üfler onu nefsin kulağına. Emri İblis verir. Nefis sadece dinler ve itaat eder. Fakat polat iradeliler bundan müstesna.. Onlar yönelmezler şeytanın bu tuzağına. Şeytan şaşkın ve perişan, yalnız ve mükedder kalır tuzağıyla başbaşa..

    "Günah kezzab gibi dökülür kalb çiçeğinin yapraklarına. Bir sam rüzgârı, ölüm öpücüğü kondurmuş gibi solmaya meyleder artık bu çiçek. Günah sis ve dumanı çökünce kalb aynasına artık her seher bir batış her şafak bir gurub çizgisi taşır... "Bakın Zilzal suresinde günah ve sevap için nasıl ezeli ve ebedi bir hüküm koyulmuş "Zerre kadar hayır işleyen ve zerre kadar şer işleyen bunun karşılığını görecektir."

    "Mümin günahını başı ucunda bir dağ gibi görür ve üzerine yıkılacağını zanneder. Münafıksa günahını hemen uçurabileceği burnuna konan bir sinek gibi görür." buyururken Nebiler Nebi'si, nasıl bir tezadı tablolaştırmış ve iki zıt kutbu gözler önüne sermiş değil mi?
    Günah bir girdab bir vakum. Kişinin bütün iyiliklerini içine alıp yok eden bir karadelik... Nice sevap nebülözleri ve iyilik kehkeşanları, nice hayır yıldızları onun görünmez, meçhul midesinde erir gider ve yokluğa karışır.

    Bu hususta Mark Tavin şöyle der: "Günaha karşı en tesirli korunma vasıtası günahtan korkmaktır." Evet günah korkusu insanda üstün bir ruh derecesinin işaretidir. Hatta ve hatta F.Füller'in enteresan bir tesbitinde şunu görürüz: "Günah işleyen insandır. Buna üzülen evliya olabilir. Bununla övünen bir şeytandır."

    Akıllı mıdır günah işleyenler. Vicdanları duru, kalbleri mücella mıdır? His ve duyguları göz ve gönülleri pürhuzur mudur? Hayır asla... "Aklın nuru kalbten gelir" diyor bir büyük mütefekkir.. Kalb küflü ve paslı ise, karanlık kaoslu, zindanlık bir iklime sahipse, ondan nasıl nur ve ışık sudur edecek ve aksedecek akla. Elbette kalbin önce kendine yetecek nuru olmadığından böylelerinin aklı da küsufa uğramış, karanlık girdaplara yuvarlanmıştır. İşte bir başka iblis karadeliğine çekiliş.. Yalnız günahkarların çoğu kendilerini akıllı ve kurnaz telakki ederler. Her fırsatta bir başka günah işlemek onlar için böbürlenecek ve caka satılacak bir husustur. Fakat İbrahim bin Ethem Hazretleri onlar için İslâm'ın hükmünü bir tek cümleyle özetleyivermiştir: "Günah irtikap eden akıllı değildir."
    İnsan günah işlediği nisbette vicdanı huzursuzluk içinde kıvranır. Ve ruhu bir yangın seline düşmüş gibi kavrulur. Niçin mi? Fıtrata zıt bir iklime girmiştir günah işleyen. Eşyayla cedelleşmeye, kendisiyle savaşmaya düşmüştür. Nefsin sesini dinleyip özünü hançerlemiştir. Fakat hançer zehirlidir. Ancak bu zehri tevbe ilacı söküp atar, bünyeden. Tevbenin de bu hastalıktan ruhu kurtaracağı Hak tarafından tam belirli bir zemine oturtulmamıştır. Eğer tam kesin çizgilerle günah işleyenin tevbeyle hemen günahı silindiği açık bir şekilde ortaya dökülseydi, o zaman günaha rağbet artardı. Kul, günah işler ve ardından tevbe eder ve bu yükten kurtulur, fakat kurtuluş kolay olduğundan hemen bir günaha daha girişirdi. Bu tevbeyi kabuldeki Hakk'ın belirsizlik iklimi kişiyi epey dilgir edeceğinden, "Acaba günahım affoldu mu?" gibi bir düşünceyle hayıflanacağından dolayı o günahı terketmeye meyledecektir. "Bir günah, bu kadar sıkıntı çekmeye değmez" deyip yolunu değiştirecektir. Hz.Ömer bu meseleyi şöyle dile getirir: "Günahtan sakınmak tevbe ile uğraşmaktan kolaydır. " Belki de bu Hakk'ın bize büyük bir lütfudur. Yüce Mevla kullarının acı çekmesini istemediği için günahları yasaklamış ve onlardan sakınmayı bizlere emretmiştir. Belki de yasak olmasaydı bizler yaşadığımız iç hafakanlarının sebebini anlayamayacak ve her işlediğimiz günah ile bir ızdırab seline düşecek, fakat asla çektiğimiz sıkıntıların kaynağını keşfedemeyecektik.
    Hani mayın tarlasına girmiş bir çocuk nasıl mayınların patlamasından muzdarib olur, fakat sebebini bir türlü anlayamazsa insan da böyle bir çile iklimine sürüklenebilirdi ikazsız ve tebliğsiz bir günah silsilesi zemininde. Goethe bu sırrı keşfetmiş bir mütefekkir olarak şöyle der: "Günah yasak olduğu için acı vermez, acı verdiği için yasaktır."

    Yalnız günahın en dehşetlisi günahın günah olduğunu idrak etmemek çizgisinde başlar. Günah işledikçe kendini ferih u fahur hissetme düşüncesi ve kendini yalancı zevk ve eğlencelerle aldatma meyli, insan için tasavvuru imkansız bir hamakat ve dibi bulunmaz bir boşluğa yuvarlanma tablosu çizer.

    Daima günah işleme fakat hiç tınmama. Vurdumduymaz davranma. İç sızısı duymama. Vicdan sarsıntısı geçirmeme. Kalb ve ruh ürpertisi hissetmeme. Ne düşüştür bu Ya Rabbi; ne sükuttur! Zaten Beahumarchais'e "En az merhamet gösterenler en büyük günahları işleyenlerdir." sözünü söyleten his ve düşünceleri küsufa uğramış ve kalbleri adeta bir granit gibi sertleşmiş böyle kişilerdir. Artık onların gönüllerinde küçük bir canlılık eseri, bir hayat emaresi yoktur. "Her günahtan küfre giden bir yol vardır" dediği gibi Kudsi Mürşidin; her bir günah kalbe bir siyah nokta koyar. Bu noktalar çoğaldıkça kalb bir gün kapkara bir renk alır. Günahın siyah izlerinden oluşan siyah noktalar kümesi yahut küçük bir karadeliktir artık bu kalb. Bütün iyilik, güzellik, iman, ihlas, hoşgörü ve sevgi ışıklarını yutan bir karadelik...


    ALINTI





    Paylaş
    Kalbe Çöken Sis Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    RABBİM RAZI OLSUN ELLERİNİZE SAĞLIK Günaha karşı en tesirli korunma vasıtası günahtan korkmaktır



  3. 3
    Allah sizdende razı olsun ravza bacım günahtan korkan ve tevbe eden kullardan eylesin Rabbim bizleri saolun Allaha emanet olalım.