Mumine.com ve Konu Dışı Başlıklar Forumundan küsmenin sebebleri Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    küsmenin sebebleri

    Reklam




    Karşısında bulunan kimseyi hor görmek, daima kendisini diğer mü'min kardeşlerinden üstün tutmak ve onların çok ufak olan hatalarını gözönünde bulundurmaktır Halbuki insan, diğer insanları bırakıp kendisine dönse, o kişilerde bulunan hatalardan daha büyük hataların kendisinde olduğunu görecektir Çünkü Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur:
    "Allah-u Zülcelal bir kuluna hayır dilerse, onu kendi hata ve kusurları ile meşgul eder Allah-u Zülcelal, bir kuluna da şer dilerse, daima kendi hataları ile meşgul olmayı bırakıp, başkalarının hatalarıyla meşgul olmasını nasip eder"
    Ma’ruf-i Kerhi (Kuddise Sirruh) de şöyle demiştir: "Allah, bir kuluna hayır dilediği zaman, ona salih amel kapısını açar İnsanlarla mücadele ve münakaşa etme kapısını kapatır O kimse, daima salih ameller ile meşgul olur ve kimseyle mücadele etmez Ona kim ne derse, 'Evet senin dediğin gibidir' diyerek onunla tartışmaya girmez"
    Allah-u Zülcelal bir kimseye şer murad ederse, onu azabına uğratmak ve cehennem ateşine atmak için, salih amel kapısını ona kapatır ve salih amel yapmayı o kimseye nasip etmez Münakaşa ve mücadele kapısını o kimseye açar Demek ki küsmenin birinci sebebi, kişinin kendi hatalarını bırakıp başka insanların hataları ile meşgul olmasıdır Örneğin bir adam diyor ki: "Ben filan cemaate sohbete gidiyorum Fakat oradaki insanların yaptıkları hatalardan dolayı, ben o cemaatten soğudum Filan adam şu hatayı yapıyor, filan adam bu hatayı yapıyor Onun için namazı bile terkeder hale geldim"
    İşte bu adam, o kişilerin hatalarına bakmak yerine kendi hataları ile meşgul olsa, onların hatalarını görmez bile Öyle ise kişi, biraz derin olarak düşünerek nefsinin kendisini nelerden mahrum bıraktığını anlamaya çalışmalıdır Bir kimse, daima başkalarının hataları ile meşgul olduğu zaman kendi kendine: "Demek ki, Allah-u Zülcelal bana -neuzubillah- şer dilemiş ki, ben daima başkalarının hatalarını görüyorum" diyerek hemen Allah-u Zülcelal'e dönüp; "Ya Rabbi! Senden özür diliyorum Demek ki ben senin emrettiğin şekilde davranamıyorum Bu halimden pişmanım" diye tevbe etmeli ve mü'min kardeşine karşı kalbinde bulunan küsme duygusu ve kin duymanın yerine barışma ve sevgi koymalıdır
    Küsmenin ikinci sebebi; başka bir kişinin iki kişinin arasında koğuculuk yapmak suretiyle birinin sözünü diğerine götürerek küsmelerine sebep olmasıdır
    İki kişinin arasında söz getirip götürerek birbirlerine küsmelerine sebep olan kişi, vebal altına girdiği gibi, yaptığı davranışta çok çirkin bir davranıştır Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur:
    "Koğucu cennete giremez" (Buhari, Müslim)
    Bundan da insanların arasını açmak ve onların birbirlerine küsmelerine sebep olmanın ne kadar kötü birşey olduğu anlaşılmaktadır
    Onun için insan koğuculuk yapmaktan uzak durmalı, mümkün olduğunca küskün olan kimseleri barıştırmak için gayret etmelidir Allah-u Zülcelal, insanların aralarını düzeltmeye çalışmamızı emrederek bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur:
    "…O halde iki kardeşinizin arasını ıslah ediniz" (Hucurat, 10)
    Başka insanların getirdikleri sözlerden dolayı kızıp, mü'min kardeşine kızan kimse, büyük bir yanlışın içindedir Oysa bir kişi kendisine başka bir mü'min kardeşinin sözünü getirdiği zaman, o söz getireni azarlayarak bu yaptığının çok büyük bir yanlış olduğunu anlatmalı ve o sözü söyleyen mü'min kardeşini de affetmelidir Çünkü rivayet edilmiştir ki:
    Kıyamet gününde Allah-u Zülcelal bazı kullarına:
    "Cennet-i Âlâda köşkler göstererek; 'Bu köşkleri görüyor musun?" diye buyuracak Onlar da: "Evet, Ya Rabbi! Görüyoruz, bu hangi peygamberin, hangi evliyanın köşküdür" diye soracak, Allah-u Zülcelal: "Kim onun parasını verirse, onundur" buyuracak O kul: "Ya Rabbi! Bunun parası kimin yanında vardır" diye soracak, Allah-u Zülcelal: "Senin yanında vardır Eğer bu mü'min kardeşini affedersen, bu köşk senindir" buyuracak Kul:
    "Ya Rabbi! Ben onu affettim" deyince, Allah-u Zülcelal şöyle buyuracaktır: "Haydi elele tutun, cennete girin"
    Bakınız, Allah-u Zülcelal kıyamet gününde iki kişinin arasını nasıl buluyor Buna bakarak biz de, koğuculuk yaparak insanların birbirlerine küsmelerine sebep olmak yerine, iki kişinin arasını bulmak için çalışırsak, eğer bu dünyada bazı kimselerin hakkını yemişsek, kıyamet günü Allah-u Zülcelal o kimselerle bizim aramızı bulacaktır
    Küsmenin bir diğer sebebi ise, çekememezliktir Kıskançlık, çok tehlikeli bir hastalık olduğundan, insan kendisini bundan muhafaza etmelidir Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur:
    "Hased etmekten sakının Çünkü hased, sevapları aynı ateşin odunu yediği gibi yer" (Ebu Davud)
    Bir kişi hased yaptığında, biraz derin olarak düşünürse, sanki Allah-u Zülcelal'in taksimatının üzerinde itiraz etmiş gibi olduğunu anlayacaktır Oysa, Allah-u Zülcelal ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur:
    "Yoksa Allah'ın insanlara (kendi) lütfundan verdiklerini, onlardan kıskanıyorlar mı?" (Nisa, 54)
    Allah-u Zülcelal bir kişiye mal vermiştir, bir kişiye ilim vermiştir, bir kişiye de İslam hizmeti yapmayı nasip etmiştir Böyle bir kişiye kıskançlık yaparak kin beslemek ve küsmek, Allah-u Zülcelal'in taksimatına razı olmamak gibidir İşte kıskançlık öyle kötü bir şeydir ki, sahibini hem dünyada hem de ahirette büyük zararlara uğratır Onun için Hasan-ı Basri (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştir: "Ey insanoğlu! Niçin kardeşini kıskanıyorsun? Eğer Allah'ın ona verdiği nimet, O'nun kereminden ise, Allah'ın bağışına mazhar olan kimseyi niye kıskanıyorsun? Eğer böyle değilse, cehennem yolcusu olan kimseyi niye kıskanıyorsun?"
    Kıskançlık hastalığının en büyük ilacı ilim öğrenmek ve bu ilimle amel etmektir Allah-u Zülcelal'in rızasını kazanmak amacıyla İslam hizmeti yapan kimseleri kıskanan kişinin demek ki ameli, ihlaslı bir amel değildir Eğer ihlaslı olsa, İslam hizmeti yapan kişileri gördüğü zaman: "Allah razı olsun! Bu kardeşim ne güzel hizmet ediyor Allah-u Zülcelal'den ayrı kalmış insanların tekrar Allah'a secde etmelerine, yaptıkları günahlarından pişmanlık duyup Allah'a karşı tevbe etmelerine sebep oluyor; ha o yapmış, ha ben yapmışım" diyerek sevinmelidir
    İslam hizmeti yapan kimselere kızan, düşmanlık eden ve kıskançlık yapan kimsenin bu davranışı, Allah için değil de kendi nefsi içindir Bir kişinin hareketi de nefsi için olursa, ondan zarardan başka birşey gelmez
    Mü'min kardeşine küsmenin ve kin beslemenin bir sebebi de, Allah-u Zülcelal'in rızasına karşı o kimsenin merakının az olmasıdır Eğer insan Allah-u Zülcelal'in rızasına meraklı olsa, daima Allah'ın rızası ve İslam dininin kural ve kaideleri doğrultusunda düşünür ve kendi kendine: "Ben niçin benim hakkımda konuşanlara kızıyorum ve küsüyorum Benim hakkımda konuşanlar, bütün sevaplarını bana hediye ettiler Benim günahlarımı da kendi üzerlerine aldılar" diyerek, kendisi hakkında konuşulanlara ne kızar, ne de küser Hatta Hasan-ı Basri (Rahmetullahi Aleyh), bir adama, içi dolu bir meyve tabağını hediye göndererek: "Söyleyin, hakkını bize helal etsin Bizim hediyemiz onun hediyesinden küçüktür" demelerini tembih etmişti Adam, Hasan-ı Basri'ye gelerek, "Ya Hasan! Ben sana ne zaman hediye gönderdim" diye sorunca; Hasan-ı Basri (Rahmetullahi Aleyh) demiştir ki: "Sen, benim gıybetimi yapmak suretiyle bana sevaplarını hediye olarak göndermiştin"
    İmam-ı Şafii (Rahmetullahi Aleyh): "Eğer Allah-u Zülcelal kıyamet gününde bana şefaat etme izni verirse, ilk önce münkirlerime şefaat edeceğim" deyince; "Ya İmam! Niye dostlarına değilde, münkirlerine şefaat edeceksin?" diye sordular O zaman İmam-ı Şafii buyurdu ki: "Dostlarım, dünyada daima benden menfaat gördüler Bense hep münkirlerimden menfaat gördüm Onlar, sevaplarını bana verdikleri gibi, benim günahlarımı da üzerlerine aldılar Bana bu iyiliği yaptıklarından dolayı, kıyamet gününde ben onlara şefaat edeceğim"
    Demek ki biraz derin olarak düşünürsek, bizim hakkımızda kötü konuşan kimseleri sevmemiz gerektiğini görürüz Çünkü onlar bize daima sevaplarını gönderip, bizim günahlarımızı da üzerlerine almaktadırlar Peki bize böyle iyilik yapan kimselere niçin küsüyoruz ki? Onlara hemen küsmemizin sebebi, ilmimizin olmaması ve nefsimize uymamızdır Daima nefsimizi besliyoruz, küçük bir tepki karşısında hemen mü'min kardeşlerimize küsüyoruz Bu da çok yanlış bir şeydir

    Seyda Muhammed Konyevi (KS)


    Paylaş
    küsmenin sebebleri Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    İnsanların birbirlerine küsmesi benlik kavramına fazla önem verilmesindendir. İnsanları Allah için seven bir insanın bütün insanları ayırt etmeden herkesi sevdiğini görecek yapılan hataların bir huy sonucu yansıdığını düşünecek konu basite alınıp umursanmayacaktır.



bırıne küsmenın yolları,  küsmek bir hastalık mıdır ,  küsmek hastalık mıdır,  evliyaya kusmenin zararlari,  küsme bir hastalikmidir,  küsmek hastalıkmıdır,  küsmek hastakıkmı