Makale ve Şiirler ve Kişisel Gelişim Yazıları Forumundan Moralin niye bozuk? Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Moralin niye bozuk?

    Reklam




    Moralin niye bozuk?
    Hz. Adem (a.s.) gibi 200 sene tevbe mi ettin ?
    Moralin niye bozuk?
    Hz.ibrahim (a.s.) gibi ateşe mi atıldın ?
    Moralin niye bozuk?
    Hz.zekeriyya (a.s) gibi testereyle mi kesildin ?
    Moralin niye bozuk?
    Hz.yusuf (as) gibi kuyuya mı atıldın ?
    Moralin niye bozuk?
    Hz.MUHAMMED (sav) gibi taif'te taşlandın mı, başına işkembe mi konuldu namaz kılarken, dişin mi kırıldı,
    yüzüne tükürük mü atıldı, hicrete mi zorlandın, sevdiklerinden mi ayrıldın
    Moralin niye bozuk?
    Hz.hamza (r.a) gibi burnun kulağın mı kesildi?
    Moralin niye bozuk ?
    Musab bin umeyr (r.a) gibi kolların mı kesildi?
    Moralin niye bozuk ?
    Cafer bin ebi talip (r.a) gibi ok, mızrak ve kılıç darbeleriyle yaralandın mı?
    Moralin niye bozuk?
    Ammar,sümeyye, yasir (r.a) gibi işkence mi gördün?
    Moralin niye bozuk ?
    Bilal (r.a) gibi kızgın kumlara yatırılıp, üzerine taşlarmı kondu?
    Moralin niye bozuk ?
    Yunus peygamber (as) gibi denize mi atıldın?
    Moralin niye bozuk?
    Eyüp peygamber (as) gibi vücudunu yaralar mı kapladı?
    Moralin niye bozuk?
    Hz. İsa (as) gibi çarmıha mı gerilmek istendin?
    Moralin niye bozuk?
    Üstad Bediüzzaman gibi zindana mı atıldın, zehirlendin mi?
    Moralin niye bozuk?
    Ne düşünüyorsun, dünyalık işler mi?
    Silkinelim, kendimize gelelim........?
    ...
    Üzüleceksen,
    namazını kazaya bıraktığın için, teheccüde kalkamadığın için, birinin kalbini kırdığın,
    pazartesi perşembe orucunu tutamadığın için üzül
    Üzüleceksen,
    bugün Allah için bir şey yapamadığın için,
    Allah ve Rasulü (sav)'i memnun edemediğin için üzül
    Filistinde, Çeçenistanda, Irakta ve dünyanın dört bir yanında zulüm gören, işkence edilen,
    öldürülen din kardeşlerin için üzül
    üzülürsen,
    bir fakire yardım edemediğin için, yetimin elinden tutamadığın için üzül
    Üzüleceksen,
    Afrika'da ve diğer ülkelerde bir lokma ekmek bulamayan, hastalıklarla mücadele eden insanlar için üzül
    Üzüleceksen,
    Kur'an'ı yeterince okuyup, hayatına tatbik edemediğin için üzül
    Üzüleceksen,
    Peygamber Efendimiz (sav)'i, canından, malından, aile bireylerinden, herşeyden çok sevemediğin için üzül
    Üzüleceksen,
    hakiki manada kul, Efendimiz (sav)'e ümmet olamadığın için üzül
    Üzüleceksen,
    Efendimiz (sav)'in şefaatine nail olamama korkusuyla üzül...
    "Sabredenlere,
    Belki çok Dertlisin..
    Belki Artık Yeter Diyorsun...
    Belki Kendinden Geçmişsin...
    Belki de Ağlıyorsun...
    Belki Bu Musibetlerin Sonunda
    Eline Bir şey Geçip Geçmeyeceğini Düşünmektesin...
    Duy!!!
    Rabbin Sana Söylüyor..
    Felaketlere Karşı Dişlerini Sıkıp Göğüs Gerenlere
    Mükafatları Hesapsız ödenecektir.."



    Belki De Onca Insanın Arasında
    Neden Senin Seçildiğini Soruyorsun...
    Oysa Rabbinin Seçtikleri Kıymetlilerdir...



    "içinizden Mücahidlerle Sabredenleri Ortaya çıkarıncaya
    Kadar Elbette Sizi Deneyeceğiz" (Muhammed, 47/31)



    Hayat Bir Imtihan Değil Mi ?
    Her Soru Ebedi Hayatında Yer Alan Bir Tuğla...
    Nefes Alıp Verdiğin Her An Yeni Bir Soruya Gebe...
    Onlar Olmasaydı Sonsuzluk Yurdunda
    Sana Ait Hiç birşey Olmayacaktı...
    Derdin Yoksa üzül asıl!
    Dertliysen Bil Ki...
    O Seni Seviyor....
    Bak
    Sevdiğin Ne Diyor ?
    "Allah Hayrını Dilediği Kişiyi Sıkıntıya Sokar!"
    Belki Sen Ashab-uhdud Kadar Acı çekmedin...
    Hani Kralları Onları Iman Ettikleri Için
    Ateş Dolu Hendeklere Atmıştı Ya...



    Belki Sen Ebu Zer (r.a) Kadar Acı çekmedin...
    Amcası Inandığı Için Onu Hasıra Sarıp Yakmıştı Ya...



    Belki Sen Vahşi Kadar Acı çekmedin...
    Sevgilisi Ona "bana Görünme!" Demişti ya...



    Belki Sen Yakup (a.s) Kadar Acı çekmedin...
    Yusuf'u (a.s) Elinden Alınmıştı Ya...



    Belki Sen Hatice(r. Anha) Kadar Acı çekmedin...
    Muhammed (s.a.s) Yurdundan Kovulmuştu ya....



    Unutma! Rabbin Kimseye Dayanabileceğinden Fazlasını Yüklemez...



    Belki Kalbindir Acıyan...
    Belki Bedenin...
    Bekki De Ruhundur Kıvranan....
    Belki Yokluktur Seni Saran....
    Belki de Bin Bir Türlü Muamma...
    Her Ne Durumda Olursan Ol
    Diline Yakışır Bu Dua...



    La ilahe illa ente sübhaneke inni küntü minezzalimin. ...
    Ya Rabbi, razı olmadığın şeylerden ne yapmışsam hepsini affet…


    Senden Başka Ilah Yoktur!
    Sen Bütün Noksanlıklardan Münezzehsin...
    şüphesiz Ben Nefsime Zulmedenlerden Oldum...
    Sen Bağışla Beni ALINTI


    Paylaş
    Moralin niye bozuk? Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Belki Kalbindir Acıyan...
    Belki Bedenin...
    Bekki De Ruhundur Kıvranan....
    Belki Yokluktur Seni Saran....
    Belki de Bin Bir Türlü Muamma...
    Her Ne Durumda Olursan Ol
    Diline Yakışır Bu Dua...



    La ilahe illa ente sübhaneke inni küntü minezzalimin. ...
    Ya Rabbi, razı olmadığın şeylerden ne yapmışsam hepsini affet…


    Senden Başka Ilah Yoktur!
    Sen Bütün Noksanlıklardan Münezzehsin...
    şüphesiz Ben Nefsime Zulmedenlerden Oldum...
    Sen Bağışla Beni
    çok güzeldi çok, emeğine sağlık fatmagül



  3. 3
    beğenmene sevindim teşekkürler



  4. 4
    La ilahe illa ente sübhaneke inni küntü minezzalimin. ...
    Ya Rabbi, razı olmadığın şeylerden ne yapmışsam hepsini affet…


    Senden Başka Ilah Yoktur!
    Sen Bütün Noksanlıklardan Münezzehsin...
    şüphesiz Ben Nefsime Zulmedenlerden Oldum...
    Sen Bağışla Beni
    Enbiya suresinden ayet olan Yunus (a.s)ın balığın karnında
    yaptığı bu duanın çok faziletli olduğu bildirilmiştir,
    ayrıca Peygamberimiz tarafından okumamız tavsiye edilmiştir.
    tekrardan sağol fatmagül,çok güzeldi.




  5. 5
    Geçenlerde Avustralyalı hemşire Bronnie Ware, ölüm döşeğindeki hastaların en büyük 5 pişmanlık nedenini açıkladı. Ware, “The Top Five Regrets of the Dying – A Life Transformed by the Dearly Departing” adlı kitabında ölüm yatağında insanların en çok pişmanlık duyduğu şeyin “hayallerini gerçekleştirememek” olduğunu ileri sürmüş. İnsanların ölümlü olduğu gerçeğiyle yüz yüze geldiklerinde çok önemli değişimler geçirdiğini belirten Ware, ölmek üzere olan hastaların inkar, korku, öfke, pişmanlık ve sonunda kabullenme gibi aşamalardan geçtiğini söylemiş. Hastalarına en çok ne için pişmanlık duyduğunu soran Ware, aldığı yanıtların temelde benzer olduğunu ve beş başlık altında toplandıklarını keşfetmiş:


    Keşke başkalarının benden beklediği hayatı yaşamak yerine hayallerimi gerçekleştirme cesaretim olsaydı”
    “Keşke bu kadar çok çalışmasaydım”
    “Keşke duygularımı ifade edecek cesaretim olsaydı”
    “Keşke arkadaşlarımla bağlantılarımı kopartmasaydım”
    “Keşke kendime daha fazla mutlu olmak için izin verseydim“





    Avustralya Katolik ve protestranlardan oluşan bir ülke. Bu beş maddeye bakılırsa çogunda ahiret ile ilgili bir önemseme bir kaygı görünmüyor. Allah ayetlerde dünya hayatı isteyene dünya hayatını ahiret hayatının isteyene de ahiret hayatını vereceğini söylüyor. Tabiî ki sadece dünya hayatını isteyenlerin ahiretten bir payı olmayacağını ve onları cehennemle cezalandıracağını belirtiyor.



    Aşağıda okuyacağınız Bakara suresi 201. ayet namazlarımda kullandığım güzel bir ayet. Allah ahirtette de, dünyada da bizlere iyilik versin ve bizi cehennem azabından korusun.






    İnsan Suresi
    27. ayet “ Bunlar şu geçici (dünya hayatını) seviyorlar ve önlerindeki ağır bir günü ise önemsemiyorlar.”






    Ali İmran suresi :
    145. ayet “ ALLAH’ın izni olmadan hiç kimse ölemez. Ölümün belirlenmiş bir süresi var. Kim dünya nimetini isterse ona ondan veririz, kim ahiret nimetini isterse ona da ondan veririz. Şükredenleri ödüllendireceğiz.”






    Bakara suresi
    200. ayet “Halktan kimi “Rabbimiz, bize bu dünyada ver,” der; onun ahiretten bir payı olmaz.






    Bakara suresi
    201. ayet “ Kimi de, “Rabbimiz, bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver. Bizi ateşin azabından koru,” der.






    İsra suresi.
    18. ayet “Peşin isteyene dünyada peşin veririz: Dilediğimize dilediğimiz kadar. Sonra da ona cehennemi veririz; yaslanır ona, kınanmış ve kovulmuş olarak.”






    Kasas suresi
    60. ayet “ Size verilen her şey, bu dünya hayatının malı ve süsüdür. ALLAH’ın yanında olanlar ise daha iyi ve süreklidir. Anlamaz mısınız?”






    Kasas suresi
    61. ayet “ Kavuşacağı güzel bir ödülü kendisine söz verdiğimiz bir kimse, kendisini dünya hayatının malıyla nimetlendirdiğimiz ve sonra diriliş günü hesaba çekilen kimse gibi midir”





    Yukarıdaki 5 pişmanlığı içlerinden geçiren , ahiret için kaygı duymayan ayrıca dünya nimetleri için çalışıp didinen (şan,söhret,para, makam, ev araba vs) insanlar ahrette cehennem azabı ile karşılaştıklarında ne yapacaklar?



    Allak Kuran’ı okuyup öğüt almamız için bize ayrıntılı bir biçimde açıklamıştır.






    Bakara suresi
    221. ayet” …Ve ayetlerini insanlara açık açık bildirir ki, düşünüp öğüt alabilsinler.






    Enam suresi
    126. ayet ” Biz öğüt alan bir topluluğa ayetleri ayrıntılı bir biçimde açıkladık.”





    Bizler Kurandaki ayetlerde ahiret hayatını dünya hayatına tercih eden insanların azap kendilerine geldiğinde, azap karşısında nasıl davrandıklarını, bu azabın ertelenmesi için Allaha nasıl yakardıklarını görebiliyoruz.



    İnsanların ölümlü olduğu gerçeğiyle yüz yüze geldiklerinde çok önemli değişimler geçirdiğini belirten Hemşire Ware, ölmek üzere olan hastaların inkar, korku, öfke, pişmanlık ve sonunda kabullenme gibi aşamalardan geçtiğini söylüyor. Tabiki insanoğlu asıl korkuyu, pişmanlığı öfkeyi cezaya çarpılmadan önce daha çok hissedecektir. Hep beraber ilgili ayetlere bakalım;


    Nebe suresi
    40. ayet “Biz, sizi yakın bir azap ile uyarmış bulunuyoruz. O gün kişi yapmış olduklarına bakar ve inkarcı ise, “Keşke toprak olsaydım!” der.






    Zümer suresi
    56. ayet “ Ki kişi, “ALLAH’ın öğretisine aldırmamaktan ötürü vay halime; doğrusu ben alay edenlerdendim,” demesin”






    Zümer suresi
    57. ayet “Veya, “ALLAH beni doğruya iletseydi kesinlikle erdemlilerden biri olacaktım,” demesin”






    Zümer suresi
    58.ayet “Yahut azabı gördüğü an, “Keşke ikinci bir şansım daha olsaydı da güzel davrananlardan olsaydım,” demesin”






    İbrahim suresi
    44. ayet “ Halkı, azabın kendilerine geleceği gün konusunda uyar. Zalimler, “Rabbimiz bizi yakın bir süreye kadar ertele de senin çağrına katılalım ve elçilere uyalım,” diyecekler. Oysa daha önce siz, sonunuzun gelmeyeceğine yemin etmemiş miydiniz?”






    Mümin suresi
    49. ayet “Ateştekiler, cehennemin gardiyanlarına, “Rabbinize yalvarın da bizden azabı hiç değilse bir gün hafifletsin,” derler.






    Ahkaf suresi
    34.ayet “Gün gelir, o inkâr edenler, ateşe arz edilir. “Bu gerçek değil miymiş?” diye sorulur. “Elbette! Rabbimize yemin ederiz, gerçekmiş!” derler. Allah buyurur: “O halde, inkâr ettiğinizden ötürü tadın azabı!”






    Fatır suresi
    37. ayet “Orada, “Rabbimiz, bizi çıkar da yapmış olduğumuzdan farklı işler yapalım,” diye feryat ederler. Öğüt alabilecek bir kişinin öğüt alabileceği kadar uzun bir süre sizi yaşatmadık mı? Size uyarıcı da gelmişti. Öyleyse tadın. Zalimlerin yardımcısı yoktur.”



  6. 6
    Alıntı Sırr-ı Lika Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    Keşke başkalarının benden beklediği hayatı yaşamak yerine hayallerimi gerçekleştirme cesaretim olsaydı”
    “Keşke bu kadar çok çalışmasaydım”
    “Keşke duygularımı ifade edecek cesaretim olsaydı”
    “Keşke arkadaşlarımla bağlantılarımı kopartmasaydım”
    “Keşke kendime daha fazla mutlu olmak için izin verseydim“

    Hz. Ebu Hüreyre anlatıyor: Peygamberimiz (a.s.m) şöyle buyurdu:


    Kuvvetli (iman, azim, teşebbüs kabiliyeti bakımından güçlü) mümin, zayıf müminden Allah'a daha sevimlidir.
    Her birinde hayır vardır. Senin için (her iki dünyada) faydalı olan şeylere rağbet et;
    Allah'tan yardım iste, âcizlik/tembellik gösterme!

    Şayet başına bir musibet gelirse; eğer şöyle yapsaydım, şöyle şöyle olurdu (veya; keşke şöyle yapsaydım, o zaman şöyle şöyle olurdu)şeklinde bir şey söyleme! Bilakis şöyle de; ?Bu Allah?ın takdiridir, o neyi isterse onu yapar.
    Çünkü, LEV(eğer, şayet, keşke) kelimesi şeytanın işine yarar/iş yapmasına kapı açar.
    (Müslim, kader, 34; İbn Mace, Mukaddime, 10; Ahmed b. Hanbel, 2/366, 370)


    Bu hadisin ifadesinden de anlaşılacağı gibi, şeytana iş yapma imkânı veren LEV=eğer, şayet, keşke kelimesinin ifade ettiği hususun kaderle yakın ilişkisi vardır. Geçmişe ait olaylar birer vukuattır. Vukuat ise birer mukadderattır, kaderin birer yansımasıdır. Bu gerçeğe rağmen, şayet kişi eğer şöyle yapılsaydı böyle olmazdı veya keşke şöyle yapılsaydı o zaman bunlar başımıza gelmezdi diye bir zihinsel hayıflanmaya başlarsa, şeytan zihnini bütün bütün karıştırır, içine vesvese verir.


    Adam mutezile gibi kaderi inkâr edercesine işin vukuunu tamamen sebeplere bağlar. Bu husus, itikadî yönden zararlı olduğu gibi, işin sonucunu değiştirebilecek bir fırsatı kaçırmanın teessüfünden bir moral çöküntüsü de yaşar. Zaten şeytanın yapmak istediği de budur.
    Kuşkusuz, Allah'ın takdirine inanıp boyun eğen, sadece kendi cüzî iradesiyle yaptığı yanlışlığa işaret etmek isteyen kişinin durumu bundan farklıdır. (Nevevî, ilgili hadisin şerhi.)


    keşkenin tek kullanılabilevceği yer varsa o da geçmişe dönük muhasenbemizde yanlış gördsüğümüz yerde keşke daha iyi bir kul olsaydım daha iyi işler yapsaydım veya şunun kalbini kırmasaydım gibi takva içerikli yerler olabilir..bunun harici Resulullahın diliyle yasaklanmıştır..bunun esprisi kadere ittiraz içermesidir..geçmişe dönük keşkelerin ucu kader-i ilahiye dokunur...zira geçmişe kader açısından bakılır..ama biz cüzi ihtiyarımızın hatalarına dair özrü ve pişmanlığı her daim duymalıyız..keşkeler bu hissiyata tercüman ise ancak o vakit sorun yok.
    alıntı..