Makale ve Şiirler ve Kişisel Gelişim Yazıları Forumundan Başkalarının hayatı ders alınacak bir yazı.. Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Başkalarının hayatı ders alınacak bir yazı..

    Reklam




    kötü babalar kimlerdir bilir misiniz?

    Gençliklerinde yaptıklarını unutanlar" (Diderot)

    "Ben senin yaşındayken.." diye başlar ebeveynlerle evlatları birbirinden uzaklaştıran konuşmalar.

    Çocuklar anne babalarının hatalarını ve zaaflarını farkında olmadan kendiliğinden benimserken, anne babanın kendi meziyetleri üzerindeki nutukları ve öğütleri aynı kolaylıkla yerine ulaşmaz. Zira ulaşması gereken hedef manasındaki şahsiyetler uzaklaştıkça ışık saçarlar.

    Çocukluğumun bir İhsan Amcası vardı. Gençliği yokluklar içinde geçmiş, çalışıp, didinmiş, bir yerlere gelmişti. Onun hayatı ancak romanlarda rastlanacak türden fevkaladeliklerin bir araya geldiği bir hayat olduğu halde kendi hayatından hiç söz etmezdi. Daha doğrusu sonradan öğreneceğim bir taktikle kendi hayatını bir başkasının hayatıymışçasına anlatırdı.

    Neden böyle yapardı? Bir gün dedeme, İhsan amca'nın çok sevdiği askerlik arkadaşını anlattım. Anlatmak da değil, dedemden hesap sordum. Neden türlü hikayelerini dinlediğim Necati Çavuş, İhsan amcanın arkadaşıydı da, dedemin böyle bir arkadaşı yoktu. Dedem sordu. "Kimmiş bu Necati Çavuş, sen hangi hikayesini biliyorsun?" İhsan amcadan dinlediğim herşeyi anlattım. Savaş yıllarında gevenleri kazıp, hayvanlarını beslediğini, yokluğun ne olduğunu bildiği için ekmeğin bir kırıntısını bile ziyan etmediğini. Ama ille de küçük kız kardeşinin bir gece açlıktan uyuyamadığı için, farelerin gezindiği unu, un olarak yemeğe kalkmasını hiç unutmadığını, Cuma günleri, açlıktan ölen kardeşi için fakirlere bedava ekmek dağıttığını..." Ben daha anlatacaktım ki dedemin bu hikayeleri gayet iyi bildiğini farkediverdim." Rahmetli güzel bir kız olacaktı." "Hangi kız?" "İhsan'ın kardeşi..." deyiverdi dedem. Çocukluk işte, bütün o anlatılanların kendi hikayesi olduğunu öğrenince uzun bir süre İhsan amcaya küstüm. Niye benimle dalga geçer gibi kendi hayatını bir başkasının hayatıymış gibi anlatmıştı. Üstelik sadece bana değil, iki torununa da.

    Yıllar sonra, bir üniversite öğrencisi olarak, ziyaretine gittim. Hasta yatağında bitkin bir şekilde yatıyordu. "Senin için değildi" dedi. "Torunlarım için. Ben senin için zaten uzakta sayılırım. Ama torunlarıma kendi tecrübelerimi, kendim olarak anlatsam etkili olmazdı. Tecrübe istifade edilmek içindir. Benim tecrübelerim torunlarım için bir yük değil, bir ışık olsun istedim."

    Bu açıklamalardan sonra uzun uzun düşündüm. Anlattıklarının kendi hayatı olduğunu bilmeden önce beni bu kadar derinden etkileyen neydi diye? Öylesine anlatıyordu. Bir başkasının hayatını farkedilir kılmaya çalışıyordu. Ve adeta bir vefa borcunu yerine getirir gibi, bu farkettiklerini belli etmeden bizim üzerimize işlemeye çalışıyordu.

    "Ben senin yaştayken..." diye başlayan cümleler ne kadar otorite bir havada, "sen de benim gibi olmalısın" hükmünü uygulamaya yönelikse İhsan Amca'nın tavrı o kadar demokratı. "İstedim ki benim tecrübelerim size yük olmadan ulaşsın."

    Uzaktakini cazip kılan işte bu yükten kurtarılmış tecrübe değil mi?

    İnsanın en büyük meziyeti hatırlamak olduğu kadar unutmak aynı zamanda. Doğumdan ölüme kadar bazı şeyleri hatırda tutuyor, bazı şeyleri unutuyoruz. Hatırlayışın bize yük gibi geldiği durumları unutarak direnç gösteriyor hafızamız. Bu direnç her insanın mizacına meşrebine göre farklı farklı.

    Kimisi hatalarını başucunda tutuyor, kimisi başarılarını. Kendimiz için kendiliğinden muhafaza edilen "dün", bir başkasına aktarılmaya kalkıldığında canlılığını yitirip ağır bir " hayat tortusu" oluveriyor kolayca. Neden? Bizim hayatımızın tek kişilik kumaşından başkalarına elbiseler hazırlamaya kalkmamızdan çoğu zaman.

    Rivayete göre, 3.Selim çağında Galata kadısı Şeytan Emin Efendi, "Bir kişi ömrünün on yılını başkalarına satabilir" diye fetva vermiştir. Fetvadaki ömürden kastedilen ihtimal ki, kişinin kendi bedensel gücünü satması. Bir an için bedensel gücümüzü değil de karşımızdaki insana, en sevdiğimize yaşadığımız sevinçleri ve üzüntüleri yani hayatımızın on yılını aktarmanın mümkün olabileceğini farzedelim.

    Sevdiklerimizin yaşanmamış on yılı ile kendi yaşadığımız onyılı değiş tokuş etmek olmaz mı? Çoğu zaman gençlere öğüt verirken, "ben hem senin için, hem kendim için yaşadım bütün bu hataları" demeye getiririz. Oysa yürünmüş yolun güvencesine sığınmak istemez gençler.

    Bizden bekledikleri hata yapmamayı öğrenmek değil, aşk ve vecd ile tövbe'yi öğrenmektir.

    Tövbe etmesini bilenlerin hatalarının bile bir değeri vardır çünkü.


    alıntı


    Paylaş
    Başkalarının hayatı ders alınacak bir yazı.. Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    çok anlamlı... ALLAh (c.c)razı olsun



ders alınacak yazılar,  kompozisyon başkalarının hayatı ile ilgili,  başkalarının hayatı ile ilgili sözler,  başkalarının hayatını ile ilgili kompozisyon,  başkalarının hayatı ile ilgili kompozisyon,  başkaların hayatıyla ilgili kompozisyon,  başkaların hayatı ile kompo