İslam Dini ve İman Bölümü ile Kaza-Kadere İman Forumundan Kaderimizde kim varsa onunla mı evlenmek zorundayız? Evlilik kader midir? Hakkında Kısa Bilgi.
  1. 1
    Cezalı
    Üyelik tarihi
    29 Mayıs 2009
    Bulunduğu yer
    baba ocağından
    Yaş
    23
    Mesajlar
    2.496



    Kaderimizde kim varsa onunla mı evlenmek zorundayız? Evlilik kader midir?






    Soru

    Ancak kaderimizde yazılı olan kişiyle mi evlenebiliriz? Bunu önceden bilmek için çeşitli oruçlar susuz kalıp gece evleneceğin kişinin su vermesi, yeni taşındığın evin anahtarını yastığının altına koyup evleneçeğin kişiyi görebilmek v.s gibi mevzuatların aslı var mı nereye dayanır?
    Cevap

    Değerli kardeşimiz;



    Kader, Allah'ın olmuş ve olacak her şeyi bilmesidir. Bu açıdan insanların iradesini ilgilendiren konularda insan iradesine bırakılmıştır.

    Kaderi ikiye ayırabiliriz: ızdırari kader, ihtiyari kader.

    "ızdırari kader"de bizim hiçbir tesirimiz yok. O, tamamen irademiz dışında yazılmış. Dünyaya geleceğimiz yer, annemiz, babamız, şeklimiz, kabiliyetlerimiz ızdırari kaderimizin konusu. Bunlara kendimiz karar veremeyiz. Bu nevi kaderimizden dolayı mesuliyetimiz de yok.

    İkinci kısım kader ise, irademize bağlıdır. Biz neye karar vereceksek ve ne yapacaksak, Allah ezeli ilmiyle bilmiş, öyle takdir etmiştir. Sizin sorduğunuz soruda bu alanda müzakere edilmektedir. Yani siz bir aday tipi belirliyorsunuz ve arıyorsunuz. Allah’ta sizin istediğiniz vasıflara sahip birkaç kişiyi önünüze çıkarıyor. Sizde bunlardan birini iradenizle beğenip kabul ediyorsunuz. Allah’ın alacağınız eşin kim olduğunu ezelde bilmesi kader, fakat sizin iradenizle seçmeniz cüz’i irade dediğimiz insanın sorumluluk sınırlarıdır.

    Evlilik de irademize bağlı olan ihtiyari kader kısmındandır. Yani insan kimi ister, kimle evlenirse o kaderi olur.



    Evleneceğiniz kişiyi önceden bilmek için çeşitli oruçlar, susuz kalıp gece evleneceğin kişinin su vermesi, yeni taşındığın evin anahtarını yastığının altına koyup evleneçeğin kişiyi görebilmek v.s gibi mevzuatların aslı yoktur. Bunlar hurafe olup itibar etmemek gerekir.


    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet









    Kaderimizde kim varsa onunla mı evlenmek zorundayız? Evlilik kader midir? Mumine Forum

  2. 2
    Cezalı
    Üyelik tarihi
    24 Haziran 2012
    Bulunduğu yer
    Türkiye
    Mesajlar
    91
    Reklam




    kader konusu cok ılgınc..bununla ılgılı detaylı konusursak cok ıyı olur arkadaslar . sagolun.



  3. 3
    Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    19 Ağustos 2012
    Mesajlar
    2
    Sayfanıza aklımdaki bir kaç soruyu araken tesadüfen denk geldim İslam dininde kavramayadığım mevzulardan biride kaderdir anlayamıyorum cüzzi irade külli irade , ızdırari irade 'de dediğiniz herşeyi ok akla uygun sanki aradığım sorunun tam kalıbı gibi hemen alğılıyorum. Allahın kula bir kader yazmış. sanki Allahın yazdığını dünyaya gelip yaşıyoruz bu nasıl tutarsızlık acaba demeden kendimi alamıyorum... saygılarımla hayılrlı geceler



  4. 4
    Devamlı Üye
    Üyelik tarihi
    22 Ağustos 2011
    Bulunduğu yer
    viyana
    Mesajlar
    471
    Bacım özel olarak sorularin varsa sizden gelenlere konu acabilirsin
    Ve sorunu sorabilirsin yardımcı oluruz INŞALLAH . Buarada aramiza hoş geldin kardeşim.



  5. 5
    Özel Üye
    Üyelik tarihi
    30 Mart 2012
    Bulunduğu yer
    ruhumdaki ıssız çöllerden
    Mesajlar
    8.247
    Alıntı sahte41 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sayfanıza aklımdaki bir kaç soruyu araken tesadüfen denk geldim İslam dininde kavramayadığım mevzulardan biride kaderdir anlayamıyorum cüzzi irade külli irade , ızdırari irade 'de dediğiniz herşeyi ok akla uygun sanki aradığım sorunun tam kalıbı gibi hemen alğılıyorum. Allahın kula bir kader yazmış. sanki Allahın yazdığını dünyaya gelip yaşıyoruz bu nasıl tutarsızlık acaba demeden kendimi alamıyorum... saygılarımla hayılrlı geceler
    Allah (c.c)ezeli ilmi ile bilir,kuluna verdiği özgür yani cüzü
    iradeye göre yaptığı amelleri değerlendirir
    konu ile ilgili yazıyı okursan aklının karışmasını
    giderebilirsin kardeşim....


    --------------------


    Şöyle düşünebiliriz. Mesela biz güneşin ne zaman doğup batacağını biliyoruz.Takvime de yazıyoruz. yarın şu saatte güneş doğacaktır. Gerçekten de yarın o saatte güneş doğuyor. Güneşin bu doğuşuna bizim yazmamızın bir etkisi olmadığı gibi biz yarın güneşin doğuşunu biliyoruz öyleyse güneş doğmasa da olur gibi bir söylem de bulunmamız da hata olur. Güneşin doğmasıyla oluşacak bütün faydalar da olmamış olur.

    Allah’ın insanı yaratmasının çok hikmetlerinden birisi ibadettir.

    1- Allah insanı imtihan için yarattı. Bu hikmet insanın yaratılmadan olamayacağı kesindir.

    2- Allah kainatta tecelli ettiği cemal ve kemalini hem kendisi – kendine mahsus bir şekilde – görmek hem de başkalarının gözüyle görmek istiyor. Başkasının görmesi derken bunların başında insan gelmektedir. Bu hikmet de yine insanın yaratılmasını gerekli kılıyor.

    3- İbadet için yarattı. Bu hikmetin yerine gelmesi için var olan birisi gerektir. Yaratılmadan ibadetin yerine gelmesi mümkün değildir. Burada yaptığımız ibadetin miktarına göre cennette ki yerimiz hazırlanıyor.

    4- Allah’ın herşeyden daha büyük olduğunu ilan etmek, ve Allah’ın emirlerini yaymak. Bu hikmetin yerine gelebilmesi için, hem tebliğ edenin hem de tebliğ edilenin yaratılması icap eder.

    5- Bir çekirdeğin ağaç olması için toprağa girmesi gerektiği gibi, insanın da yetişip olgunlaşmsı ve terakkisi için dünya tarlasına gönderilmiştir.

    6- Eğer başka alemde yaratılsaydık o zaman da neden bu alemde yaratıldık diye sormamız gerekecekti. İnsan için en mükemmel imtihan salonu bu olduğu için buraya gönderildik denilebilir.

    7- Bilmekle yapmanın çok farklı şeyler olduğunu vurgulamak gerekir. Bir misal vermiştik. Bizlerin bir çekirdeğin ağaç olacağını bilmemiz onun ağaç olmasına gerek olmadığı anlamına gelmez.



    8- İnsanı imtihana tabi tutmasının bir hikmeti insanların kendi yaptıklarını bilmesi için de önemlidir. Nitekim mahşer meydanında insanın bütün yaptıkları kendisine gösterilecek ve Allah'ın adaleti karşısında insan söyleyecek söz bulamayacaktır. Şayet imtihan etmeden Cennet veya Cehenneme atsaydı o zaman nefis beni imtihan etmeden Cehenneme atman adalet olmaz diye şekvada bulunabilirdi.


    Bir öğretmen düşünün. Kimin ne not alacağını bilsin. Sınıfa girince öğrencilere ben sizin ne alacağınızı biliyordum. Ona göre notlarınızı yazdım. İmtihana gerek yoktur. Elbette öğrencilerin hocalarına itimadı tam bile olsa nefisleri itiraz etmeye yeltenecektir. İşte Rabbimiz nefsin bu itirazını önlemek için bu imtihanı yapmaktadır.

    Ayrıca bir makine veya bina için bir plan yapılsa, madem ki plan var öyleyse binaya ve makinaya ne gerek var denilebilir mi.

    Yarın bir yere gideceğimizi ve şunları yiyeceğimizi planlıyalım. Buna göre madem ne yapacağımız belli öyleyse ne gerek var gitmeye ve yemek yemeye diyor muyuz.

    Biz bile gündelik basit şeyler için bunu diyemezsek, Allah'ın sayısız hikmetlerle yarattığı insanı, madem ne yapacağını biliyordu öyleyse neden imtihan ediyor denilemez.


    Cenab-ı Hak Hakimdir ve Adildir. Hikmetsiz ve abes iş yapmaz ve Adildir. Kullarına da zulmetmez.

    Kaderin bir manası Allahu Tealanın yarattığı varlıkların hayat programlarını ezeli ilmi ile bilmesidir. Yani insanın anne rahmine düştüğü andan tutun dünyaya gelmesi ve aldığı nefese kadar kaderinde vardır ve Allahu Teala tarafından bilinmektedir.

    Kader ilim ve iradeyle düzenlenmiş bir programdır. Kaza ise, bu programın uygulanma safhasının adıdır.

    Kaza Allah’ın kudretinin ortaya çıkmasıdır . Kader ise, Allah’ın ilminin bir yansımasıdır.
    Bu açıdan bakıldığında kader denildiği zaman ilim akla gelir.

    Nitekim “Hiçbir şey yoktur ki, hazineleri Bizim yanımızda olmasın. Herşeyi Biz bilinen bir kader ile indiririz.”
    (Hicr Sûresi, 21)
    ayeti Kader’in Allah’ın bilmesi anlamına geldiğini gösterir.


    Kader ilimden çıkmış bir program olduğundan insanın fiilleri üzerinde zorlayıcı bir yönü bulunmamaktadır. Nitekim ilm-i kelamın kader mevzusunda bir kaidesi olan “İlim maluma tabidir” sözü meseleyi daha açık bir şekilde ifade edecektir. Bunu bir misalle açıklarsak mesela yarın güneşin ne zaman doğup batacağını bilmemiz onun doğması ve batmasına bir etkisi yoktur. Bizler o şekilde bildiğimiz için güneş doğup batmamak da aksine güneş o dakikada doğup batacağı için bizler bilmekteyiz.


    Allah’ın kimin cehenneme, kimin cennete gideceğini ezelî ilmiyle bilmesi onun ilah olmasının bir vasfıdır. İnsan da cennet veya cehennem ehli olmayı gerektirecek amelleri işlemeye müsait özellikler vardır. İnsana verilen cüz-i irade ile cennetliklerin veya cehennemliklerin amellerini işleyebilirler. Bunda da tüm mesuliyet ona aittir.

    Kaderin iki yönü vardır: İnsanın iradesi dışında olanı ki; dünyaya gelmesi, anne ve babasının kim olacağı, eceli vs. (örnekler çoğaltılabilir) gibi hususlardır. Bunda insanın iradesi ile karar vermesi söz konusu olmadığından bunlardan mesul de değildir.

    Kendi iradesi ile yapmaya karar verdiği fiillerinden de mesuldür. Her insan vicdanen bilir ki camiye gitmesi de meyhaneye gitmesi de kendi istemesi ile olur. Burada bir zorlama yoktur.

    Bir hadis-i nebevi (asm) de “her insanın İslam fıtratı üzerine doğduğu" ifade edilmiştir. İslam ifadesinin hadislerde geçen manalarından birisi de temiz ve güzel ahlaktır. Yani her insan özünde temiz ve güzel ahlak üzerine, İmanın esaslarını tasdik edebilme özelliğinde yaratılmıştır. Ancak kul kendi iradesi ile bu vasfını değiştirip cehennemliklere mahsus inanç içine girer ve cehennemliklere mahsus fiiller işlerse bundan da elbette mesul olacaktır.

    Sorularla İslamiyet




insanın evleneceği kişi bellimidir,  insanın evleneceği kişi belli midir,  insanın kiminle evleneceği bellimidir,  insanin evlenecegi kisi bellimidir,  kişinin evleneceği kişi bellimidir,  evleneceğimiz kişi belli mi,  kaderde evleneceğimiz kişi belli mi