Özel Gün ve Gecelerimiz ve Kandil, Özel gün Mesajları Forumundan Berat Kandili Ertesi Gün Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Berat Kandili Ertesi Gün

    Reklam




    Beratı almak için...
    Ahmet Taşgetiren
    2005 - Eylul, Sayı: 235, Sayfa: 003
    Receb'in ilk cuma gecesi Regaib,.. 27'inci gecesi Mirac, Şaban'ın 15'inci gecesi Berat, Ramazan'ın 27'inci gecesi Kadir ve 12 Rebiulevvel Mevlid...
    İnsanlar geceler ve gündüzler içinden akıyor... Nereye?
    “Yevmeizin...” Kur'an'ın işaretlediği “O gün”e... , “insanların dünyada yapıp ettiklerinin kendisine gösterilmesi için kabirlerinden çıkarılacağı”, “kalblerde gizlenenlerin ortaya çıkacağı”, “yüzlerin kararacağı veya ağaracağı” “O gün”e...
    İslam'ın çok özel günleri, geceleri var.
    Bir kere her günün gündüzünü ve gecesini kapsayan 5 vakti, çok özel bir itinaya tahsis edilmiş. Müslüman olmanın temel şartlarından olan, "dinin direği" olan namaza durduğunuzda günün o namaza denk düşen kısmını çok çok özelleştirmiş olmaktasınız.
    Ayrıca gecelere davet edeceğiniz "teheccüd" namazı, gecelerinizi derinleştirecek, müstesna bir anlam kazandıracak.
    Cumalar özel.
    Her yılın bir ayı demek olan Ramazan günleri özel.
    Ömürde bir kere içinden geçip iliklerinize kadar hissedeceğiniz Hac günleri özel.
    Bütün bu özel günler içinde bir de özel geceler geliyor...
    Kadir gecesinin adına hususi bir sure inmiş. Bin yıllık bereket yüklenmiş Kadir gecesine... Kadir-ü Mutlak ve Halik-u Zülcelal tarafından...
    Kur'an'da bir başka gecenin daha tarifi yapılıyor. "Rabbin buyruğu ile kendisinde her türlü hikmetli işin tefrikinin, ayrımının yapıldığı... Mübarek bir gece... " (Duhan suresi, 2-4)
    Bu, Rasulullah (sallallahü aleyhi ve sellem)'ın Şaban'ın 15'inci gecesine yaptığı işaretten de yola çıkılarak, müfessirler tarafından "Berat Gecesi" olarak anlaşılmış.
    En doğrusunu elbet Allah Teala bilir, ama "kendisinde her türlü işin tefrikinin yapıldığı" tarifi ile "Berat"ı buluşturmak doğru ise, ortaya çıkan manayı şöyle çerçevelemek mümkün olur:
    İnsanın yapıp ettiği her şeyin notu bu gecede belirlenir. Bir ayrım - tefrik yapılır. İnsanın müsbetleri - menfileri tefrik edilir. Her biri kendi dosyasına konur. Ve sonunda hakedenler için bir "Berat" verilir.
    Bildiğimiz bir şey var ki, insanla ilgili nihai değerlendirme Mahşer günü yapılacaktır. Büyük muhasebe o gündür. Mutlak tefrik o günde (yevmeizin) olacaktır. Ama acaba, oraya varmadan önce henüz dünya hayatında iken, diyelim böyle özel bir gecede, geçen bir yılın muhasebesi yapılmakta ve insanın hayat kitabı Mahşer zamanına yönelik olarak cildler halinde dercedilmekte midir?
    Ve insanoğlu her yıl bir "Berat" alıp alamama noktasına gelmekte midir?
    Ve insana "Burada alamadığın beratları, ebedi dünyada da bulamazsın" gibi bir ihtar yapılmakta mıdır?
    Ümid edebiliriz ki sonsuz rahmet - meveddet sahibi Halik-u Zülcelal, insana neredeyse son nefesine kadar bir kurtuluş ipi sunmaktadır. Bütün hayatı boyunca insana, gönderildiği bu dünya sınavından başarıyla çıkması için fırsat üstüne fırsat tanınmaktadır.
    Gündüzler boyunca... Geceler boyunca...
    Sanki "Gel" çağrısı çınlayıp durmaktadır.
    Bu geceler - günler her yıl geliyor. Herbirine hususi manalar yüklenmiş. Kimine "mübarek" denmiş, kimine "bin yıllık bereket" izafe edilmiş...
    "Gündüzlerde kaybolduysan gecelerin derinliğinde ara kendini", "Günler içinde kaybolduysan aylar içinde, yıllar içinde ara kendini" dercesine bir çağrı afakta yankılanıp duruyor.
    Belli ki mutlak hesaplaşma Beraat Gecesi değildir. Berat Gecesi yapılacak tefrik, nihai tefrik değildir.
    Ama yine belli ki, tüm günleri namazsız tüketmişsek, tüm bu Beraat - Mirac - Kadir gecelerini heba etmişsek, Ramazanları, Cumaları kurtuluş vesilesi haline getirememişsek, Mahşer günü "Berat" almak da mümkün değildir.
    Belli ki Mahşer günü alınacak "Berat"ın hazırlığı bugünlerin içindedir.
    Üzerinde nefis gibi dehşetli bir baskın gücün yönlendirici tesirini hisseden, bu yüzden de uzunca bir ömrün insicamını korumakta zorlanacak olan insanoğlu için, adeta ara "hesaplaşma durakları" oluşturulmuş. Bunlar arasında "Berat" Mahşer'i insan hayatına taşıyan en uyarıcı duraklardan birisi...
    Sanki her yıl insana "Dosyan hazır mı?" sorusu soruluyor.
    -Dosyana bak, dosyana bak, dosyana bak! Bir gün mutlaka bakılacak olan dosyanı unutma. Bir gün mutlaka ve tüm alemin huzurunda bakılacak olan dosyanda utanılacak şeyler bulunmaması için bugünden gözden geçir dosyanı ve hesap - kitabı düzgün hale getir.
    Belki "Berat Gecesi"nin nasıl hayati bir mahiyet taşıdığını anlamak için Kur'an'ın Mahşer ve Kıyamet'e ilişkin surelerini bir kere daha okumak lazım. Bu gece bir "Mahşer aydınlığı" ürpertisi yaşamak lazım.
    Allah'ın huzuruna taşınacak bir dosyada nelerin bulunması gerektiği hususunda büyük bir hassasiyet göstermek lazım.
    Her yılın "Berat Gecesi"nin sabahında, yüzümüzde bir aklık hissedecek, içimizde derin bir sürurun esintisini duyacak hazırlığımızın olması lazım.
    Bunun için de "Bir müslümanın hayat dosyası" üzerinde kafa yormuş olmamız lazım.
    Namazlarımız, oruçlarımız, Hac ve zekatlarımız ne durumda?
    Günahlarımız ne durumda?
    Tevbelerimiz ne durumda?
    Tevbeyi, günahın ateşi içimizi yakarken yapmış mıyız?
    Dualarımız ne durumda?
    Bir yıl süreyle Rabbimiz bizi hangi hallerde gördü?
    Hayat filmimizi yeniden seyre koyulduğumuzda utançlarımız mı büyük olacak, sevinçlerimiz mi?
    "Berat Gecesi"inde sanki tüm bunlar bizzat Halik-u Zülcelal tarafından tefrik ediliyormuşçasına muhasebesini yapıp, ertesi günü yeni bir kararla soluk almaya başlamak lazım.
    "Berat Gecesi" Ramazan'dan 15 gün önceye rastlıyor. Bu da Rabbin bir "hikmetli emr - iş"i olsa gerek. Mahşer ortamı pişmanlıklar ortamı. "Bana bir gün ver Rabbim, gidip eksileri artı yapayım" deme ortamı. Mahşer'den dönüş yok. Oysa bir tür "Hayat mahşeri" demek olan "Berat Gecesi"inde, hayatımızın tüm artılarını - eksilerini görebilme ve içimizde tıpkı Mahşer ortamındaki gibi bir "pişmanlık çığlığı" oluşturabilme kıvamını sağlarsak, bizlere koca, Ramazan gibi bir arınma mevsimi ikram ediliyor.
    Ve eğer hayat dosyamızda Rabbin huzuruna taşınamayacak vasıfta görüntüler varsa, Ramazan'ın manevi ikliminde dosyaları onlardan arındırma imkanı bulunuyor. Ramazan, günahlar bizi yakmadan, günahların yakılacağı bir mevsim. Ramazan hayır - hasenatımızın yaralı yanlarını onaracağımız bir mevsim. Ramazan yıkık gönüllerle buluşuup bir Cennet penceresi açacağımız mevsim. Ya da Ramazan, Berat Gecesi berat alamamışsak, hiç olmazsa, muhasebenin tazeliği ile Ramazan'ın içinden "kurtuluş"la çıkmak için yeniden ve farklı bir aşkla gayrete soyunacağımız mevsim.
    "Sümmeletüs'elünne yevmeizin an'innaim... O gün verilen nimetlerden hesaba çekileceksiniz." (Tekasür suresi, 6)
    O gün!
    Neden bugün olmasın?
    O gün ya bugün olsaydı?
    Ya şu Berat Gecesi o gün olsaydı?
    Dosyalarımız hazır mıydı?
    Gelecek yıl "Berat Gecesi"ne ulaşmak, bir Ramazan daha yaşamak, yani Mahşer yolculuğuna çıkmadan önce hesapları bir kere daha gözden geçirmek ve varsa borçları ödemek mümkün olacak mı?
    Her Berat Gecesi, bir Mahşer sorusu gibi duruyor önümüzde...


    Paylaş
    Berat Kandili Ertesi Gün Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Sevap hanemizi artırmak için Allahu teala rahmetini bazı günlere de yayarak bizlerin bu günlerden istifa ederek gündüzü oruç ile geceyi de namaz dua ve zikirlerle geçirmemiz tavsiye edilmektedir.