Kadın ve Çocuk Sağlığı ve Kadın Sağlığı Forumundan Kadına karşı şiddet, nasıl biter? Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Kadına karşı şiddet, nasıl biter?

    Reklam




    Son zamanlarda artan kadına yönelik şiddete, çocukların cinsiyet ayrımı yapılmadan yetiştirilmesiyle çözüm bulunabilir. Sosyolog Sema Sancak'a göre erkeği ayrıcalıklı, kızı susan ve ürkek yetiştirmekten kaçınılmalı. Erkek su içecekse suyunu kendi almalı. 'Kızım, git ağabeyine su ver' davranışında bulunulmamalı.
    Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Kadın Sorunlarını Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü sosyolog Sema Sancak, kadına yönelik şiddetin dünyanın ortak sorunu olduğunu söyledi. 20 yıldır Van ve çevresinde kadın sorunları üzerine çalışmalar yapan Sancak, kadına uygulanan şiddetin eskiden beri var olduğunu, göz önünde olmadığı için toplumun bundan haberdar olmadığını belirtti. Sancak, şiddetin son bulması için kadınlara kendi haklarının anlatılmasının yetmediğini, erkeklerin de eğitilmesi gerektiğini ifade etti.
    Kadının ikinci sınıf insan olarak görülmemesi için en büyük sorumluluğun annelere düştüğünü belirten Sancak, şöyle konuştu: "Anneler olarak kız ve erkek çocuklarımızı cinsiyet ayrımı yapmadan yetiştirmeliyiz. Erkeği ayrıcalıklı, kızı daha susan ve ürkek yetiştirmekten kaçınmalıyız. Erkek su içecekse suyunu kendi almalı. 'Kızım, git ağabeyine su ver' davranışında bulunmamalıyız. Böyle davranmazsak erkekler üstün olduğunu düşünmeyecek. Anneler olarak erkek çocuğumuza üniversiteye gittiğinde kendi kendine yetebilecek işleri yapabilmeyi öğretmeliyiz. Erkekler halk arasında 'kılıbık' denildiği için eşlerine bir bardak su vermiyor ve sürekli 'su getir, yemeğimi getir, yatağımı yap' diye talimatlar veriyor. Bu işleri neden erkekler kendileri yapmıyor veya eşlerine yardım etmiyor? Çünkü annesi onu öyle yetiştirdiği için aynı davranışı eşinden ve gelecekte kızından bekliyor."
    Diyanet ve müftülük harekete geçmeli
    Sosyolog Sema Sancak'a göre kadına yönelik şiddetin son bulması için toplumun tüm kesimlerinin ve kurumlarının harekete geçmesi gerekli. Özellikle de toplum üzerinde önemli etkileri olan genelde Diyanet İşleri Başkanlığı, yerelde ise müftülüklere büyük görevler düşüyor. Van'da yaptıkları bazı çalışmalarda din görevlileri ile hareket ettiklerini söyleyen Sancak, şunları belirtti: "Mahalle gezilerimizde bizler kadınlara haklarını anlatırken din görevlisi arkadaşımız da konunun dinî yönünü anlatıyordu. Bunun önemli bir faydasını görüyorduk. Bu yüzden Diyanet İşleri Başkanlığı ve müftülüklere çok büyük işler düşüyor. Daha önce Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü ile Diyanet İşleri Başkanlığı arasında yapılan bir protokol var. Camilerde vaaz ve hutbelerde, töre cinayetleri ve kadına yönelik şiddetin günah olduğunun anlatılması gerekiyor. Diyanet'in programında bu konu var. Ancak bunu belli periyotlar dâhilinde daha sık gündemde tutmak gerekiyor."







    Son zamanlarda artan kadına yönelik şiddete, çocukların cinsiyet ayrımı yapılmadan yetiştirilmesiyle çözüm bulunabilir. Sosyolog Sema Sancak'a göre erkeği ayrıcalıklı, kızı susan ve ürkek yetiştirmekten kaçınılmalı. Erkek su içecekse suyunu kendi almalı. 'Kızım, git ağabeyine su ver' davranışında bulunulmamalı.
    Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Kadın Sorunlarını Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü sosyolog Sema Sancak, kadına yönelik şiddetin dünyanın ortak sorunu olduğunu söyledi. 20 yıldır Van ve çevresinde kadın sorunları üzerine çalışmalar yapan Sancak, kadına uygulanan şiddetin eskiden beri var olduğunu, göz önünde olmadığı için toplumun bundan haberdar olmadığını belirtti. Sancak, şiddetin son bulması için kadınlara kendi haklarının anlatılmasının yetmediğini, erkeklerin de eğitilmesi gerektiğini ifade etti.
    Kadının ikinci sınıf insan olarak görülmemesi için en büyük sorumluluğun annelere düştüğünü belirten Sancak, şöyle konuştu: "Anneler olarak kız ve erkek çocuklarımızı cinsiyet ayrımı yapmadan yetiştirmeliyiz. Erkeği ayrıcalıklı, kızı daha susan ve ürkek yetiştirmekten kaçınmalıyız. Erkek su içecekse suyunu kendi almalı. 'Kızım, git ağabeyine su ver' davranışında bulunmamalıyız. Böyle davranmazsak erkekler üstün olduğunu düşünmeyecek. Anneler olarak erkek çocuğumuza üniversiteye gittiğinde kendi kendine yetebilecek işleri yapabilmeyi öğretmeliyiz. Erkekler halk arasında 'kılıbık' denildiği için eşlerine bir bardak su vermiyor ve sürekli 'su getir, yemeğimi getir, yatağımı yap' diye talimatlar veriyor. Bu işleri neden erkekler kendileri yapmıyor veya eşlerine yardım etmiyor? Çünkü annesi onu öyle yetiştirdiği için aynı davranışı eşinden ve gelecekte kızından bekliyor."
    Diyanet ve müftülük harekete geçmeli
    Sosyolog Sema Sancak'a göre kadına yönelik şiddetin son bulması için toplumun tüm kesimlerinin ve kurumlarının harekete geçmesi gerekli. Özellikle de toplum üzerinde önemli etkileri olan genelde Diyanet İşleri Başkanlığı, yerelde ise müftülüklere büyük görevler düşüyor. Van'da yaptıkları bazı çalışmalarda din görevlileri ile hareket ettiklerini söyleyen Sancak, şunları belirtti: "Mahalle gezilerimizde bizler kadınlara haklarını anlatırken din görevlisi arkadaşımız da konunun dinî yönünü anlatıyordu. Bunun önemli bir faydasını görüyorduk. Bu yüzden Diyanet İşleri Başkanlığı ve müftülüklere çok büyük işler düşüyor. Daha önce Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü ile Diyanet İşleri Başkanlığı arasında yapılan bir protokol var. Camilerde vaaz ve hutbelerde, töre cinayetleri ve kadına yönelik şiddetin günah olduğunun anlatılması gerekiyor. Diyanet'in programında bu konu var. Ancak bunu belli periyotlar dâhilinde daha sık gündemde tutmak gerekiyor."




    Paylaş
    Kadına karşı şiddet, nasıl biter? Mumine Forum

  2. 2
    Reklam





    يَا اَيُّهَا الَّذينَ امَنُوا لَا يَحِلُّ لَكُمْ اَنْ تَرِثُوا النِّسَاءَ كَرْهًا وَلَا تَعْضُلُوهُنَّ لِتَذْهَبُوا بِبَعْضِ مَا
    اتَيْتُمُوهُنَّ اِلَّا اَنْ يَاْتينَ بِفَاحِشَةٍ مُبَيِّنَةٍ وَعَاشِرُوهُنَّ بِالْمَعْرُوفِ فَاِنْ كَرِهْتُمُوهُنَّ فَعَسى اَنْ تَكْرَهُوا شَيًْا وَيَجْعَلَ اللّهُ فيهِ خَيْرًا كَثيرًا
    Ey iman edenler! Kadınlara zorla mirasçı olmanız size helal değildir. Açık bir hayasızlık yapmış olmaları dışında, kendilerine verdiklerinizin bir kısmını onlardan geri almak için onları sıkıştırmayın. Onlarla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmadıysanız, olabilir ki, siz bir şeyden hoşlanmazsınız da Allah onda pek çok hayır yaratmış olur.

    وَلَنْ تَسْتَطيعُوا اَنْ تَعْدِلُوا بَيْنَ النِّسَاءِ وَلَوْ حَرَصْتُمْ فَلَا تَميلُوا كُلَّ الْمَيْلِ فَتَذَرُوهَا كَالْمُعَلَّقَةِ وَاِنْ تُصْلِحُوا وَتَتَّقُو
    ا فَاِنَّ اللّهَ كَانَ غَفُورًا رَحيمًا
    Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, kadınlar arasında adaleti yerine getiremezsiniz. Öyle ise (birine) büsbütün gönül verip ötekini (kocası hem var, hem yok) askıda kalmış kadın gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir.


    وَمِنْ ايَاتِه اَنْ خَلَقَ لَكُمْ مِنْ اَنْفُسِكُمْ اَزْوَاجًا لِتَسْكُنُوا اِلَيْهَا وَجَعَلَ بَيْنَكُمْ مَوَدَّةً وَرَحْمَةً اِنَّ فى ذلِكَ لَايَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ
    Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de onun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.



    عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ؛ قَالَ: قَالَ رَسُولُ للّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: اللَّهُمَّ! إنِّى أُحَرِّجُ حَقَّ الضَّعِيفَيْنِ: اَلْيَتِيمِ وَالْمَرْأةِ.
    Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki "Allahım! Ben şu iki zayıfın hakkının çiğnenmesinden cidden sakındırırım: Yetim ve kadın."

    أَ فاستوصُوا بالنساءِ خيراً فانهنَّ عَوَانٌ عِنْدَكُمْ ليسَ تَمْلِكُونَ مِنْهُنَّ شيئاً غيرَذلكَ إَّ أن
    يأتينَ بِفَاحِشَةٍ مبيِّنةٍ، فإن فعَلْنَ فاهجُروهُنَّ في المضاجِعِ واضْرِبُوهُنَّ ضرباً غيرَ مبَرِّحٍ، فإنْ اطعنَكُمْ ف تبغُوا عليهنَّ سبِيً، أ وإن لكُمْ على نسائكمْ حقاً، ولنسائكُمْ عليكم حقاً: فأما حقُّكمْ على نسائِكُمْ فََ يوطِئْنَ فُرُشَكُمْ من تكرهُونَ، وَ يأذنَّ في بيوتكُمْ لمن تكْرهُونَ، أَ وإنْ تُحْسِنُوا إلَيْهِنَّ فِي كِسْوَتِهِنَّ وَطَعَامِهِنَّ

    Sakın ha, kadınlara da iyi muamele yapın. Çünkü onlar yanınızda esir durumundadır. Onlara iyi muamelenin dışında (terk etmek dövmek gibi) bir başka şey yapmak hakkına sâhip değilsiniz. Ancak açık bir çirkinlikte bulunulursa o hâriç. Çirkin iş yapmaları hâlinde, önce yataklarını ayırın, (yine de devam edecek olurlarsa) yaralamıyacak şekilde dövün. Bundan sonra itaat ederlerse, (onların yaptığına ayırmadövme gibi muamelelere) zulmen devam etmek için bir yol (bir bahâne) aramayın. Bilin ki, sizin kadınlarınız üzerinde bazı haklarınız var. Kadınlarınızın da sizler üzerinde bazı hakları vardır. Kadınlarınız üzerindeki haklarınız istemediğiniz kimselere yatağınızı çiğnetmemeleri, evlerinize hoşlanmadıklarınızın girmesine izin vermemeleridir. (Onların sizdeki hakları ise) yiyecek ve giyeceklerinde iyi davranmanızdır.Haberiniz olsun, şeytan şu beldenizde kendisine ebediyen tapılmayacağını idrak etmiştir. Fakat, sizin önemsemediğiniz şeylerde ona itaat devam edecek, bunlar da onu memnun kılacak (menfî neticeler hâsıl edecek)tır.


    وَعَنْ جَابِرٍ رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قَالَ: قَالَ رَسُولُ للّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: َ يَفْرُكُ مُؤْمِنٌ مُؤْمِنَةٌ. إِنْ كَرِهَ مِنْهَا خُلْقًا رَضِىَ آخَرَ.
    Hz. Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Bir mü'min erkek, bir mü'min kadına buğzetmesin. Çünkü onun bir huyunu beğenmezse başka bir huyunu beğenir."

    -وَعَنْ حكيم بن معاوية عن أبيه رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قَالَ: قُلْتُ يَا رَسُولَ للّهِ: مَا حَقُّ زَوْجَةِ أَحَدِنَا عَلَيْهِ: قَالَ: أَنْ تُطْعِمُهَا إِذَا طُعِمْتْ،َ وَأنْ تَكْسُوهَا إِذَا اكْتَسَيْتَ، وََ تَضْرِبِ الْوَجْهَ، وََ تُقَبِّحْ، وََ تَهْجُرْ إَِ فِي الْبَيْتِ.

    Hakîm İbnu Mu'âviye babası Mu'âviye (radıyallahu anh)'den anlatıyor: "Ey Allah'ın Resûlü! dedim, bizden her biri üzerinde, zevcesinin hakkı nedir?""Kendin yiyince ona da yedirmen, giydiğin zaman ona da giydirmen, yüzüne vurmaman, takbîh etmemen, evin içi hariç onu terketmemen."
    وعن أبى هريرة رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قال: قال رسولُ اللّه: أكْمَلُ المُؤمِنِينَ إيمَاناً أحْسَنُهُمْ خُلُقاً، وَخِيَارُكُمْ خِيَارُكُمْ ‘هْلِهِ.
    Hz. Ebu Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Mü'minler arasında imanca en kâmil olanı, ahlâkça en güzel olanıdır. En hayırlınız da ailesine hayırlı olandır."



    Nisa, 4/19

    Nisa, 4/129

    Rum, 30/21
    İbn Mace, Edep, 6, II, 1213; Ahmed b.Hanbel, Müsned, 2/439
    Tirmizî, Tefsir 9, 3087, IV, 274.
    Müslim, Radâ 61, II,109