Soru ve Cevaplarla İslam ve Kadın Mahrem Soruları Forumundan Kadınlar neden kapanmak zorundalar? Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Kadınlar neden kapanmak zorundalar?

    Reklam




    Kadınlar neden kapanmak zorundalar? Madem kadın hakları var İslam’da, o halde neden iki kadın şahit bir erkek şahide bedel oluyor? Madem İslam’da kadın hakları var, o halde neden kadınlar kapanmak zorunda da erkekler değil?
    Kadının kendine göre bir yapısı vardır. O başta erkeğinin hanımıdır. Erkek ise, hanımının başkaları tarafından göz hapsine alınmasını, kendisine kahredici gözlerle bakılmasını istemez. Güzelliği varsa, bunu kendisi için kullanmasını ister. Zamanımızın bozuk anlayışı bir ölçü değildir bizim için. Esas yakalanılması gereken seviye açısından meseleyi ele alıyoruz. Bu zamanda erkek, hanımının açılıp saçılmasını normal görüyor hatta istiyorsa, o onun iffet ve aile konusundaki anlayışını gösterir fakat İslam, iffeti, aileyi bir toplumun temeline koyar. Bunlar ne kadar sağlam olursa toplum da o kadar gelecek vaat eder.


    Günümüzdeki, çabuk evlenmeler, çabuk boşanmalar, sahipsiz kadınlar, perişan çocuklar, açılıp saçılmanın bir neticesidir dersek mübalağa yapmış olmayız zannediyoruz. Evlilikte emniyet, güven ve karşılıklı sevgi saygı esastır. Açıklık ise büyük ölçüde bu vasıfları kırar. Yani erkek, hanımından şüphe eder, acaba bir başkasına güzelliğini satamaya çalışıyor mu diye. Kadın da kocasından emin değildir, acaba bir başka kadınla beraber oluyor mu diye. Bunlar ailede şüphe doğurur, güveni sarsar ve tabi ki netice, günümüzde olduğu gibi boşanmaların haddi hesabı olmaz.


    Kapansa ne olur? O zaman kadın sadece erkeği için güzel olur, başkası için sokak için değil. Sadece erkeğinin cazibesini çeker başkasının değil. Açılan kadın, yabancı gözlerin yaymış olduğu radyoaktif enerjiden o kadar etkilenir ki, o kadın erkeğinin gözünde çabucak eskiyiverir. Kadın ne kadar güzel olursa olsun bu böyledir.


    Ayrıca kadın, bir annedir İslam’da. Ona esas kıymetini kazandıran ikinci tarafı da budur. Cennet annelerin ayakları altındadır. Anne denilen varlık, çocukları için bir terbiyeci, bir sığınaktır. Onun rahmet ve merhametine muhtaçtır çocuk. Bunu baba veremez ona. Dolayısıyla, anne, iffetini, güzelliğini, enerjisini kapanmak suretiyle korumalıdır ki, o iffet, o ruhi güzellik, o enerji çocuğunda yoğunlaşsın ona aksetsin. Ve böylece sağlam karakterli, merhametle dolmuş ve doymuş, hep sevgi görmüş bir nesil yetişsin. Açılan ve boyanarak kendisini başkalarına beğendirmeye çalışan bir kadın, bir anne olarak kendini çocuğuna ne kadar verebilecek, vaktini ona ne kadar ayırabilecektir!? Dışarıda annesini diğer erkeklerin önünde açık saçık gören bir çocuğun yaşayacağı buhran ve hayal kırıklığı, mutlaka o çocuğun geleceğine aksedecek, küçükken yaşadığı yıkımları büyüyünce üzerinden atamayacak ve değişik bunalımlara girecektir.


    Kadın çalışmayacak değildir. Çalışabilir ama kendine göre bir işte çalışacaktır. Erkeklerin yıpratıcı bakışlarına hedef olmayacak, kendisine madden ağır gelmeyecek mekânlarda ve işlerde çalışabilir, eğitim öğretim görebilir. Değişik makamlara gelebilir. Ama bunların hepsi, kadının fıtratı, çekingenliği, ürkekliği ve vücudunun nazikliği (bunlar yaratılıştan gelir) göz önünde bulundurularak ele alınmalıdır. Böyle olacağındandır ki, kadın hayatın pek çok yerine fıtratı itibarıyla giremeyecek, dolayısıyla da sosyal hayattan daha çok kendi fıtratının korunduğu aile içinde bulunacak ve buradan hareketle de erkeklerin şahit olduğu pek çok şeye şahit olamayacaktır. Onun için erkeklerden bir kadınlardan iki şahit istenir. Heyecanları, çabuk hislenmeleri, daha çabuk unutabilmeleri gibi temel bazı özelliklerinden dolayı iki kadın istenmiş ki, unuttuklarında birbirlerine hatırlatsınlar.


    Bunun yanında sadece kadınların şahitliği istenip de erkeklerin şahitliğinin geçerli olmadığı yerler de vardır ki, bu tamamen kadınların kendilerine has halleriyle alakalıdır. Doğum, süt anneliği vs..


    Eğer kadınlar, en güzel şekilde annelik yapabilseler çocuklarına, çocuklar herhangi bir psikolojik boşluk oluşmadan yetişebilseler, gereken sevgiyi ve alakayı görebilseler, bugün toplumu titreten, anarşi, terör, kapkaççılık, hırsızlık, adam öldürme gibi durumlar olmayacaktır. İşte o zaman kadınlar en önemli vazifelerini yapmış ve insanlığa huzurlu bir toplum hediye etmiş olacaklardır.


    Kapanmak zorunda olan elbette kadın olacaktır. Çünkü cazip olan odur, ilgi çeken odur, erkekleri tahrik eden odur, tecavüze uğrayan odur. Erkeklerde ise böyle bir durum söz konusu değildir. Ayrıca kapanma kadın için koruyucu bir kalkandır: Erkeği tahrik etmez, üzerine saldırtmaz, erkekler tarafından tuzağa düşürülüp aldatılmasına meydan vermez.


    Bir kadın birden fazla erkekle evlenemez. Çünkü o zaman nesil karışır. Düşünün bir kadının dört tane kocası var. Hepsi de kadınla yakınlık kuruyor. Doğacak çocuk kime ait olacak. Anne bir baba dört tane. Düşünülebilir mi böyle bir şey. En önce kadınla yakınlık kuran baba oldu diyelim, diğerleri, çocuk doğuncaya kadar ne yapacak? Bütün bunlar bir neslin karışması değil sadece, erkeklerin kavgası, kadınların da perişan olması demektir. Ayrıca, bir erkeğin dört kadına kadar evlenmesi bugünkü yanlış anlayışta olduğu gibi bir farz değil, icabet edilmesi gereken bir sünnet değildir. Sadece zorunlu durumlarda bir kullanılacak bir ruhsattır. İslam erkeğe öyle bir vazife yüklemiştir ki kadınlar hakkında, bir erkeğin dört kadını alıp da hepsinin hakkını ödeyerek geçinmesi mümkün değildir. Bu yüzden de böyle bir şeye çoğu zaman cesaret edilemez. Diğer taraftan bu meseleyi İslam’ın bir ayıbı gibi gösterenlere (batıya vs.) bakıyoruz. Evlenmiyorlar, belki sadece bir kadınla çok güç de olsa evleniyorlar fakat hiçbir zaman meşru dairede bir hanımı olmuyor. Affedersiniz, evde bir hanım vardır, dışarı da sayısı belirsiz metresleri vardır. Batı dünyasına bakalım, genel durum, anlatılanların mübalağa olmadığını gösterecektir. Hatta filmlerine bile yansımıştır bu hastalık. Filmlerinde toplumlarını yansıtmaktadırlar.


    Erkek, hanımını her aklına geldiği, her sinirlendiği zaman dövemez. Dinimiz bu hakkı vermiyor ona. Ancak, kadın serkeşlik yaparsa, kocasını kendisinden faydalanması vs konularda dinlemezse, erkek önce ikaz eder, sonra yatağını ayırır. Kadın yine düzelme yoluna gitmezse bu sefer de yaralamayacak, yüzüne vurmayacak şekilde terbiye maksatlı küçük bir çubukla vurabilir. Buna da dövme denecekse densin. Kaldı ki, dinimizin dışındaki dünyada nice dövmelere şahit oluyoruz ki, insanlıkla bağdaştırılmayacak şeyler. İslam, bazen terbiye ağırlıklı hüküm koyar demiştik. Dövme meselesi, aynı zamanda, her zaman gücünü kullanmaya yeltenecek erkeği de bir sisteme sokmaktadır. Sen gücünü her zaman kullanamazsın, önce terbiye etmek için ikaz edeceksin, sonra yatağını ayıracaksın, sonra da hafif şekilde vuracaksın demiştir. Burada sadece kadının değil, erkeğin de terbiye edilmesi frenlenmesi söz konusudur. Mesele psikolojik ele alınmalıdır. İslam psikolojileri gözeterek hüküm koyuyor. Erkek, güç kullanır. İslam ise bu gücü dengeler.

    Prof.Dr.Faruk Beşer



    Paylaş
    Kadınlar neden kapanmak zorundalar? Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Ailedeki bireyler iffet konusunda ne kadar hassas davranırlarsa aile ve toplum o derece daha sağlıklı olur. Kadın erkeklerin dikkatini çeken özellikte yaratılmıştır. Tesettürüne dikkat etmeyen kadın onu gören bütün erkeklerin günahını alır. Güzelliğini sadece eşine göstermelidir.