Soru ve Cevaplarla İslam ve Kadın Mahrem Soruları Forumundan Burun estetiği yaptırmak caiz mi? Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Burun estetiği yaptırmak caiz mi?

    Reklam




    Cevabımız



    Değerli Kardeşimiz;



    “Bugün estetik veya güzelleştirme ameliyatı” olarak bilinen operasyonlarla vücut üzerinde yapılan değiştirmeler daha çok burun, çene, göğüs ve yüzü hedef alır. Bu, ruh ve ahlâk güzelliğinden ziyade, şekil ve görünüşe önem veren maddeci anlayışın teşvik ettiği bir musibettir.



    Esas olarak, akl-ı selîm sahibi bir insan ’ın kendisine ihsan ettiği vücut elbisesine razı olur. Çünkü organların yerli yerinde yaratılmış olması, en uygun bir şekilde vücuda yerleştirilmesi insanın şükretmesine kâfidir. İnsan hiçbir emek harcamadan, hiçbir masraf yapmadan kendisinde mevcut olan güzellik ve özelliklerle yetinmeli, yaratılışı değiştirecek şekilde daha da “cazipleştirme” düşüncesiyle vücudunu sun’î bir biçime sokmaya yeltenmemelidir.



    Meseleye dinî açıdan bakıldığında üç husus karşımıza çıkmaktadır:

    Birincisi, bu işlem şeytânî bir vesveseden kaynaklanmaktadır. Nitekim Şeytan Hz. Âdem’e secde etmeyip ’ın rahmetinden uzaklaştırılınca şöyle demeye başladı:

    “Onlara muhakkak emredeceğim de allah’ın yarattıklarını değiştirecekler... Kim ’ı bırakarak Şeytanı dost edinirse, şüphesiz, açıktan açığa büyük bir ziyana düşmüş demektir.”1



    İslâmdan önceki Araplar Şeytanın bu vesvesesine kulak vererek, ciltlerini maviye boyarlar, putları adına çocuklarının başında bir miktar saç bırakırlardı.

    Peygamber Efendimiz de birtakım işlemlerde vücutta değişikliklere yönelik hareketleri tasvip etmemiştir. Buharî ve Müslim’de rivayet edilen hadislerde, güzellik için vücuda dövme yapanın, yaptıranın, dişlerini yontarak inceltip seyrekleştirenlerin, kaşının kıllarını yolarak inceltenlerin, peruk takanların, ’ın yarattığını değiştirenlerin İlâhî rahmetten uzak oldukları haber verilmektedir.2




    Gerek bu işlemleri yapan ve yaptıranlar, gerekse bugünkü şekliyle yüz ve diğer organlarda estetik ameliyata başvuranlar, tarafından kendilerine verilen şekil ve güzelliği kabul etmeyerek kadere itiraz etmekte ve ilâhî sanatı beğenmemektedir. İşte hiçbir mazeret ve ciddî-sıhhî bir sebep yokken, sırf güzellik düşüncesiyle estetik ameliyatı yaptırmak meşru görülmemektedir.



    Meşru görülmemesine sebep olan ikinci husus, bedene eziyet verip, azap ve ıztıraba sokmaktır. Eskiden olduğu gibi dövme yaptıranlar, dişlerini inceltip seyrekleştirenler; şimdilerde de estetik ameliyat yaptıranlar vücutlarını eziyet ve tehlikeye sokmakta, tarafından kendilerine emanet olarak verilen bedene eziyet etmektedir. Ameliyatta bıçağın altına yatan, narkoz verilerek uyuşturulan insan büyük ölçüde tehlikeyle yüz yüze gelmektedir. Halbuki Cenab-ı Hak “Kendi elinizle kendinizi tehlikeye atmayın”3 buyurarak bu nevi işleri yasaklamaktadır.




    Üçüncü husus da, bu ameliyat çok pahalıya yapıldığından büyük bir israfa yol açmasıdır. Üstelik bu israf hakikat ve öz için değil, görünüş ve şekil için yapılmıştır. Bugün birçok insan müzmin hastalıklardan kurtulmak için paratemin edip ameliyat olamazken, sırf vücudu güzelleştirmek için estetik ameliyat olanlar milyonlarca para dökmektedir. İsraf da haramdır.



    Ancak meşru ve mâkul bir mazeret varsa mesele farklılık arz eder. Meselâ doğuma dayalı olarak “tavşan dudak” denilen yarık dudaklı doğanlar veya benzeri bedenî bir kusuru olanlar istisna grubuna girmektedir. Yangın, trafik kazası veya benzeri bir kaza sonunda bedeninde bir kusur olanlar da aynı şekilde mütalâa edilmektedir. Yani böyle bir kusuru olan kimse, toplum içinde psikolojik bir sıkıntı çekiyor, aşağılık duygusuna kapılıyor, şahsiyeti rencide oluyor; bu hali kendisini hakir ve çirkin gösteriyorsa; böyle bir ârızanın giderilmesi bir çeşit tedavi mahiyetini taşır.4 Dolayısıyla bu ameliyatta bir mahzur yoktur. Çünkü dinde bizim için bir zorluk kılmamıştır. Yukarıda mealini verdiğimiz hadisteki “güzellik için” kaydı meseleye açıklık getirmektedir. Yani estetik ameliyat ve vücuttaki değişiklikler önemli bir kusur ve arızayı gidermek niyeti ile değil de, güzelleşme kasdıyla yapılırsa haram olur; bir zararı ve çirkinliği gidermek niyetiyle normal hale getirmek için yapılırsa caiz olur.



    1. Nisâ Sûresi, 119.

    2. Müslim, Libas: 119-120; Buhârî, Libas: 82, 85.

    3. Bukara Sûresi, 195.

    4. Umdetü’l-Karî, 22: 63; el-Kardâvî, İslâmda Helâl ve Haram, s. 103.



    Mehmed Paksu

    Helal – Haram



    Cevabımız



    Değerli Kardeşimiz;



    İnsan hem iyilik hem de kötülük yapmaya uygun yaratılmıştır. Onun için zaman zaman isteyerek veya istemeyerek günahlara girebiliyor. Bu konuda Kur’anı Kerim de, “, kendisine şirk koşulmasının dışındaki istediği kimselerin bütün günahlarını bağışlar.(Nisa Süresi,48;116)” buyurarak hangi günah olursa olsun affedebileceğini bildirmektedir.



    Kitaplarımız da canı gönülden yapılan tövbenin tarafından kabul edileceği ifade edilir. Nitekim ’u Teala, “Ey iman edenler, nasuh tövbe ile tövbe edin ki da sizin kabahatlerinizi affetsin ve altlarından ırmaklar akan cennetlerine koysun.” (Tahrim Suresi,8) buyurarak yapılan tövbelerin kabul edileceğini beyan eder. Ayette geçen nasuh tövbe ise şöyledir:



    1-’a karşı günah işlediğini bilerek, bu günahtan dolayı ’a sığınmak ve pişman olmak.



    2-Bu suçu işlediği için üzülmek, Yaratıcıya karşı böyle bir günah işlediğinden dolayı vicdanen rahatsız olmak.



    3-Bir daha böyle bir suça dönmeyeceğine dair bir karar içerisinde olmak.



    4-Kul hakkını ilgilendiriyorsa onunla helalleşmek.



    Bir hadiste Peygamberimiz şöyle buyurmuş. Nasuh tövbe şudur:



    -Günahlara pişmanlık.



    -Farz ibadetleri yapmak.



    -Zulüm ve düşmanlık yapmamak.



    -Kırgın ve küskünlerle barışmak.



    -Bir daha o günaha dönmemek üzere karar vermek.



    İnşallah bu şartları yerine getirirsek ’ın tövbelerimizi kabul edeceğinden ümitli oluruz. Ancak insan her zaman korku ve ümit içerisinde olmalı. Ne ibadetlerimize güvenip övünebiliriz. Ne de günahlarımızdan ümitsizliğe düşebiliriz. Ben çok iyiyim, bu işi hallettim demek ne kadar yanlışsa; ben bittim, beni kabul etmez demek de o kadar yanlıştır. Ayrıca, suçunu anlayıp tövbe edip, ’a sığınmak da büyük bir ibadettir.

    Selam ve dua ile...



    Paylaş
    Burun estetiği yaptırmak caiz mi? Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Vücut Allah tarafından insanlara emanet olarak verilmiştir. Vücuda döğme yaptırmak ya da Allah'ın yarattığını değiştirmek ne kadar uygun olabilir. Allah insanları her ne şekilde yaratmışsa bir sınav olarak verdiğini düşünmek ve diğer dünyada daha güzelini görmek için sabretmek gerekir.



burun estetiği caiz mi,  burun estetiği insanı ne kadar değiştirir,  Kuranda estetik,  burun estetiği caiz midir,  burun estetiği yüzü ne kadar değiştirir,  kuranı kerimde estetik,  Kuranda estetik ameliyati