Diğer Kategoriler ve İslamda ve Dünyada Kadın Forumundan sâliha hanım” olmak istiyorum Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    sâliha hanım” olmak istiyorum

    Reklam




    Gelemiyorum sıkıntıya, sınırlar daraltıyor rûhumu… İnsan olmak zor iş... Sabretmek, sıkılmamak, “sıkıldım” dememek, hep insanlığın bir gereğiyse eğer?! Lâkin insanlık başlığı altında olmak istemeyenlere ‑dünya şartlarında sefâleti saadet zannedenlere- kolay her şey!.. Hani o mâlum belgesellerdeki “iki ayaklı hayvan” tâbirini haklı çıkarırcasına yaşamak... En basit, en alt, en dipsiz seviye…

    Öyleyse zora tâlibim, zor olanı istiyorum. Ve Rabbimden her zorlukla beraber çifte kolaylık dileniyorum. İnsan yetiştirmek istiyorum; fıtratım gereği, yani bir hanım olarak… Biliyorum, yetişmek de gerek; hem yetişmek, hem yetiştirmek!.. Bir gayretle iki nîmet! Zira ben yetiştirirken gelişen, yeşerenim!

    Lokman Sûresi’nde buyrulduğu gibi
    “hayrın hamalı”[1] olmak dileğim, şerrin değil!..
    Aynalı Baba’nın sevinebileceği insan yavruları sunabilmek dünyaya[2]… Büyükler; “Beşiği sallayan el, dünyaya hükmeder.” diyor.

    Gerçekten Fâtih değil midir, çağ açıp çağ kapayan? Rivâyetlerde anlatıldığı üzere, onu yetiştiren güzide hanım Hümâ Hatun, bilhassa hâmileliğinde hiçbir mahrem göze görünmemiş. Diğer yandan, şimdi adını hatırlayamadığım bir kitapta, Nemrud’un öz annesiyle evlendiğini okumuştum. Eski Roma’da da yaygın olan bu âdet, zâlim imparatorları, nasıl bir ruh dünyasına sahip annelerin yetiştirdiğini ortaya çıkarıyor.

    En öncelikli olarak annelik, ardından da zevcelik, evlâtlık, sâliha arkadaş ve komşuluk vesîlesiyle kadın, toplumu derinden etkiliyor. Ya sevip sevgiyi yayıyor ya da fitnenin ve nefretin taşıyıcısı oluyor. Candan öte canım Hocam öyle diyor:

    “–Toplumları âbâd eden de, berbâd eden de kadınlardır!”

    Misalleri çok; Semud kavminde fitneyi çıkaran iki kadın, bir kavmin helâkinin başlangıç sebebi… Lût -aleyhisselâm-’ın karısı, lânetin habercisi oluyor. Pek çok Türk devletinin, Çin prenseslerinin fitnesiyle yıkıldığı mâlumunuz!.. Osmanlı’yı ise, kadınından ayrı anmak ne mümkün; Meryem’den ayrı anılamayan İsâ -aleyhisselâm- gibi… Âilesinin, dolayısıyla toplum yapısının sağlamlığıyla 600 yıllık, inkârı mümkün olmayan bir imza attı Osmanlı, dünya tarihine…

    Şimdinin kadınına ise üzülüyor ve şimdinin kadını olduğum için nice zorluklarla boğuşuyorum. Kaprisin, ihtirâsın, iktidarın sembolü olmak için çırpınan kadınları gördükçe “Eyvah” diyorum, Peygamber Efendimiz’in bildirdiği zaman geldi galiba…

    Hâlbuki sevmek de, sevilmek de kadının tabiat-ı asliyesi.. Hele ki sevmek, sevmek gibisi yok!.. Bir hanım olarak sevilmek ne kadar elzemse, sevmek, sevebileceği insanlarla olabilmek çok daha elzem... Ne kadar yakışır kadına kucaklamak, bir yavrucağın üstünü başını düzeltmek, bağrına basmak, beyinin yakasındaki tozu silme siyâsetiyle onu sahiplenmek, kaşkollar sarmak… Bir sınıfta biri düşse, ilk yardıma koşan kızlar değil midir? Ya da bir hayvancık yaralansa “Ay canım!..” deyip şefkat göstermek öncelikle erkeğe mi yakışır? Veya hemşirelik, en çok kimde güzeldir? Sevmek güzel, herkes için… Ama bu kadın için bir fıtrat… Bu yüzden fıtratını bozan kadınlardaki en büyük eksik, şefkat ve müsâmaha; en bâriz sıfat ise kapris ve bencillik… Mâsum naz kaprise, sevilme ihtiyacı bencilliğe tebdîl oluyor ve sevmek, ancak bedel karşılığı veriliyor.

    Zor, biliyorum ama “sâliha hanım” olmak istiyorum.
    Herkesi ve her şeyi sevebilmek, bedelsiz… Sıkılmadan, teşekkür beklemeden, çileme râzı olarak, sevgi dolu, gülümseyerek yaşamak... Çilenin bakışlarındaki ağırlığını gördüğüm hâlde gülümseyip etrafına sıcacık sevgi iklimi yayan hanımlara hayranım. “Ben”den geçip hayatını sevdiklerine harcayan hanımlara...

    Seviyorum, çünkü bu benim tabiatım!.. Sevilmek istiyorum, çünkü bu da benim en önemli ihtiyacım…

    Ey Allâh’ım! O gülücüklerle dolu, sıcacık duyguların anası, paylaşmanın en sevgili dostu, çilenin en sessiz ve teslim yâri, edebin en nâzenin evlâdı sâliha hanımlardan bir hisse de bizim gönüllerimize ihsan et… Âmin
    .
    Huriye Yılmazer



    Paylaş
    sâliha hanım” olmak istiyorum Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Zor, biliyorum ama “sâliha hanım” olmak istiyorum. Herkesi ve her şeyi sevebilmek, bedelsiz… Sıkılmadan, teşekkür beklemeden, çileme râzı olarak, sevgi dolu, gülümseyerek yaşamak... Çilenin bakışlarındaki ağırlığını gördüğüm hâlde gülümseyip etrafına sıcacık sevgi iklimi yayan hanımlara hayranım. “Ben”den geçip hayatını sevdiklerine harcayan hanımlara...

    Seviyorum, çünkü bu benim tabiatım!.. Sevilmek istiyorum, çünkü bu da benim en önemli ihtiyacım…

    Ey Allâh’ım! O gülücüklerle dolu, sıcacık duyguların anası, paylaşmanın en sevgili dostu, çilenin en sessiz ve teslim yâri, edebin en nâzenin evlâdı sâliha hanımlardan bir hisse de bizim gönüllerimize ihsan et… Âmin.
    Amin, amin, amin ... Saliha hanımlara ihtiyaç o kadar arttıki ,gerçekten kadının hali elini sürdüğü herşeye(eşine,çocuğuna komşusuna ) yansıyor,hanımlar ne kadar saliha olabilirse etraflarındaki insanlarda en azından eş ve çocukları o kadar salih olurlar.Bu şekilde bu çevreyede, düzenede yansır.Güzel bir söz işitmiştim Analar hacer olmadıkça evlatlar ismail olmayacak diye.Mümine hocam bu güzel ve anlamlı paylaşım için Allah sizden razı olsun



  3. 3
    Rabbim bizleri saliha kullarindan eylesin insaALLAH ..



  4. 4
    güzel bir paylaşımdı Allah cc razı olsun



hanımolmak,  hoca hanım nasıl olunur,  Saliha hanımlar